T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/270 Esas
KARAR NO : 2025/380
DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davalı ile müvekkili arasında uzun yıllardır arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin davalıya belirli periyotlarla borç verdiğini, müvekkilinin davalının bu borçları ödemesinden şüphe duyduğu için ilk etapta borç vermeye yanaşmadığını ancak davalının senet teklifi doğrultusundan ve aralarındaki arkadaşlık ilişkisi sebebiyle borç vermek durumunda kaldığını, verdiği her bir borç miktarı için de davalının kendisine borç tutarı kadar senet verdiğini ve geri ödeme taahhüdünde bulunduğunu, müvekkilinin verdiği borçları geri alma zamanı geldiğinde davalının durumu geçiştirdiğini ve fazladan zaman istediğini, bir müddet sonra da telefonları dahi açmadığını, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla davaya konu bonolarla icra takipleri başlatmışsa da bu takiplerin sonuçsuz çıktığını, davalının borçlarını ödememek ve alacaklılarından mal kaçırmak kastıyla her türlü fiili eylemi gerçekleştirdiğini, yapılan haksız itirazlar sonucu başlatılan takiplerin durdurulduğunu, davalının mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, alacak tutarı olan 112.500,00 TL üzerinden, davalının borca yeter miktardaki menkul, gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine mümkünse teminatsız, bu mümkün değilse Mahkemenin uygun göreceği bir miktar teminat ile ihtiyati haciz konulmasına, alacak miktarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; müvekkilinin ''...'' vergi no ile 2010 yılında züccaciye işi yapmaya başladığını ve uzun yıllar ticaret hayatını sürdürdüğünü, müvekkilinin davacı asil ile arkadaşlık ilişkisinin bulunmadığını, davacı asilin ... adı altında ticaretle uğraşmakta iken müvekkili ile ürün alış verişi gerçekleştirdiğini ve aralarında ticari ilişki kurulduğunu, TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayıldığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki olduğu açıkça ortada olduğu, işbu davanın görev yönünden usulden reddi gerektiğini, dava konusu senetlerin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, müvekkilinin, davacı ...'den züccaciye ürünleri almak amacıyla sipariş oluşturup ürünler için çek ve senet düzenlediğini, ancak davacı tarafça çek düzenlenen ürünlerin teslim dahi edilmezken teslimi gerçekleşen ürünler içinse ürünlere ilişkin irsaliye faturalarını dahi teslim edilmediğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı şekilde başlattığı icra takiplerine de bu minvalde itiraz edildiğini ve davacı tarafça haksız olduğu bilindiğinden itirazlara ilişkin herhangi bir dava açılmadığını, davacı tarafın, müvekkiline ait ,,, plakalı aracı müvekkilinin İstoc Mahmutbey adresinden anahtarını almak suretiyle kaçırdığını ve 2 yıl sakladığını, 2 yıl boyunca müvekkiline ait araç ile seyahat ettiğini, aracı kaçırmasının yanı sıra geçmiş olduğu köprü ücretleri, trafik cezaları, park cezaları müvekkilinin tarafından ödendiğini, müvekkilinin maddi manevi zarara uğratıldığını, bu nedenle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Somut olayda; tarafların tacir olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, davaya konu alacağa dayandırılan çekin düzenleme tarihi itibari ile tacir olduğuna dair delil olmadığı, şirket ortağı/yetkilisi olmasının tek başına tacir niteliği kazandırmayacağı, uyuşmazlığın kaynağının süresinde ibraz edilmeyerek zamanaşımına uğramış çek olması, ilamsız icra takibine dayanması, zamanaşımına uğrayan çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcı sayılması (HGK'nın 09/11/2016 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilâmı), ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " belirtilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Somut olayda; davacının tacir olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, davaya konu alacağa dayandırılan çekin düzenleme tarihi itibari ile tacir olduğuna dair delil olmadığı, şirket ortağı olmasının tek başına tacir niteliği kazandırmayacağı, uyuşmazlığın kaynağının süresinde ibraz edilmeyerek zamanaşımına uğramış çek olması, ilamsız icra takibine dayanması, zamanaşımına uğrayan çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcı sayılması (HGK'nın 09/11/2016 tarih,...Esas ve ... Karar sayılı ilâmı), ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalının uzun süredir arkadaş olduklarının, davalının davacıdan borç para aldığının, her alınan borç parada alınan borç miktarında davaya konu senetlerin düzenlendiğinin, davalının borcunu ödemediğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde taraflar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunmadığının, davacının ... adı altında ticari faaliyet gösterdiğinin, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun, davalının davacıdan züccaciye ürünleri satın aldığının, karşılığında çek ve davaya konu senetleri verdiğinin ve ürünlerin teslim edilmediğinin belirtildiği, davanın ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açıldığı, bu dosyada davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmiş ise de davaya konu bonolar incelendiğinde keşidecisinin davalı, lehtarının davacı olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 778 ve 749 maddeleri kapsamında bonolarda zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu, davaya konu bonoların vade tarihleri incelendiğinde dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımına uğrayan bononun kambiyo senedi niteliğini kaybedeceği, yazılı delil başlangıcı olarak sayılacağı, tarafların tacir olup olmadıkları yönünden vergi dairelerine ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevaplar verildiği, müzekkere cevapları incelendiğinde davalının tacir vasıfının bulunduğu ancak davacı yönünden tacir olduğuna ilişkin kaydın bulunmadığı, davacının ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, yukarıda belirtilen istinaf ilamlarında da açıklandığı üzere davacnın şirket ortağı/yetkilisi olmasının tek başına tacir niteliği kazandırmayacağı, davacının tacir vasfının bulunmadığı, davanın ticari dava olmadığı, ticari dava niteliğinde olmayan taraflar arasındaki uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, karşı görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, karşı görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Mahkememiz ile ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin ...Esas sayılı dosyası arasında görev uyuşmazlığı bulunduğundan kararın taraflarca istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; tarafların yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır