T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/32 Esas
KARAR NO : 2025/136
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkilinin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, hasarın müvekkili tarafından giderildiği ve bu nedenle yapılan masrafların davalıya tahakkuk ettirildiğini, ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, borçlunun itirazı neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, itirazın haksız olduğunu zira davalının kusurundan kaynaklanan zararın müvekkili tarafından giderildiğini ve bundan davalının sorumlu olduğunu, benzer davalarda davanın kabulü yönünde kararlar verildiğini, itirazın iptali ile takibin devamını, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile taraflarına ödenmesini, davalıların hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacak bakımından zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava dilekçesi eklerine karşı cevap ve delil sunma haklarının saklı tuttuklarını, müvekkilinin 5809 sayılı kanun kapsamında faaliyet gösteren ve ilgili mevzuat kapsamında BTK tarafından yetkilendiren bir kurum olduğunu, yetkilendirildiği faaliyetlerin kamu hizmeti niteliğinde olduğunu, müvekkilinin pasif husumet taraf sıfatı bulunmadığını, davanın ilgili çalışmaları yapan ...AŞ yüklenici firmaya ihbarının gerektiğini, yüklenici firma ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme gereği doğacak zarar ziyandan yüklenicinin sorumlu olacağını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, nitekim benzer davalarda bu yönde kararlar verildiğini, davacının tek taraflı düzenlemiş olduğu tutanağa dayalı taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen miktarı kabul etmediklerini, ispat yükü altında bulunan davacının zararı ispat edemediğini, iddialarını belgelendiremediğini, ayrıca davacının sabit personel giderini söz konusu maliyetlere yansıttığının anlaşıldığı, davacının iddialarının mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ispatının gerektiğini, müvekkilinin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağının bulunmadığını, öte yandan davacının meydana gelen kazadaki kusur oranının önem arz ettiğini, bu haliyel illiyet bağının incelenmesi gerektiğini ve illiyet bağının varlığı halinde kusur oranının tespit edilerek illiyet bağının ne oranda kurulacağının belirlenmesi gerektiğini, işi bizzat yürütmeyen müvekkili ile dava konusu arasıdna illiyet bağının kurulamayacağından davanın reddinin gerektiğini, kötü niyet tazminatı taleplerini bulunduğunu, davacının icra inkar tazminatının kabul edilemeyeceğini, davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirilen ... 6. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.763,18-TL hasar bedeli ve 144,27 TL faiz olmak üzere toplam 2.907,45-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davasında 2.907,45-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi 08/04/2024 tarihli raporunda Yukarıda izah edilen hususlar bir arada değerlendirilmek suretiyle; Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 1.071,61-TL İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 37,77TL Davacı şirketin toplam alacağı 1.109,38 TL Davacı ... A.Ş.'nin, ... 6. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalı .. Şirketi'den alacağının 1.109,38 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda ceza bedeli oranı hususunda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır şeklinde rapor ibraz etmiştir
Dosya bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilip yeniden rapor alınması için üçlü bilirkişi heyetine gönderilmiş bilirkişi heyeti 03/01/2025 tarihli raporunda Hasarların meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu Davacının karşı kusurunun bulunmadığı, Davaya konu hasar bedelinin; Hasarın davacı kurum elemanları veya yüklenici şirket aracılığı ile giderilmesi hususu , Sayın Mahkemenin yetki alanı içinde bulunan Hukuki değerlendirmeye göre , Dava konusu hasarın, davacı ...'ın kurum dahilinde çalışan kendi elemanlarıyla giderildiği kanaatine varılması halinde Yargıtay kararına göre, işçilik eleman ve araç giderlerinin hasar maliyetine dahil edilemeyeceği, Bu durumda davalının ödemekle yükümlü olduğu tutarın, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile yapılan takip tarihi itibariyle; hasar bedeli/asıl alacak 65,66 TL gecikme faizi 4,05 TL olmak üzere TOPLAM 69,71 TL olduğu Dava konusu hasarın davacı ...'ın kurum dışı eleman ve müteahhit ya da taşeron tarafından yani yüklenici şirket ... tarafından giderildiği kanaatine varılması halinde, işçilik giderleri de hasar maliyetine dahil edildiğinde , ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile yapılan takip tarihi itibariyle; hasar bedeli/asıl alacak 2.361,06 TL gecikme faizi 145,65 TL olmak üzere toplam 2.506,71 TL olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.
HMK 282.maddesi gereği hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında,
Taraflar arasında benzer mahiyette adliyemizde sayıca epey miktarda dava olduğu ve davalarda bazı bilirkişilerce davacının %100 kusurlu bazı bilirkişilerce davalının %100 kusurlu ve bazı bilirkişilerce ise tarafların müşterek kusurlu kabul edildiğine yönelik raporlar sunulduğu ve tarafların bu raporlara kendi lehlerine yönelik olanları emsal raporlar olarak dosyaya ibraz etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf yapmış olduğu kazı çalışmalarını dosyada ihbar olunan şirket olan ... Şirketi eliyle yapmış ve bu kazı çalışmaları neticesinde davacının altyapılarında hasarlar meydana gelmiştir. Taraflar arasında bu hasarın meydana gelmesi hususunda anlaşmazlık olmayıp hasarın meydana gelmesinde kusurun kime ait olduğu üzerinde toplanmaktadır. Davalı taraf ve kazıyı yapan ihbar olunan şirket davacının kabloları yeterli derinlikten geçmediğini bu sebeple davacının kusurlu olduğunu savunmakta iken davacı tarafta ise hasardan dolayı davalı şirketin kusurlu olduğunu belirterek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir. Kazı yapan tarafça kazıya başlanılmadan önce davacı şirketten nezaretçi talep edilmesi gerekirken davalı taraf adına kazıyı yapan ihbar olunan şirket nezaretçiyi sözlü olarak talep ettiğini beyan etmiş ancak dosyada ihbar olunan şirketin davacıdan nezaretçi talep ettiğine ilişkin herhangi bir yazılı belge bulunmamıştır.
Gerek davalı taraf gerekse ihbar olunan şirket tacir olup TTK 18/2 mad gereği ticaretine ait bütün faliyetlerini basiretli bir iş adamı gibi yapmak zorundadır davalı adına kazıyı yapan ihbar olunan şirket nezaretçi talebini sözlü yaparak basiretli tacir gibi davranmamıştır ve kazıyı yaptıktan sonra davacının kablolarına zarar vermesine rağmen kazı çalışmalarına devam etmiştir bu sebeple davalı taraf ve davalı adına kazı yapan ihbar olunan şirket kusurludur.
Davacı şirket ise ...(Uygulama) Usul ve Esaslarında; “Kablo kanalının en az 80 cm derinlikte açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun döşenmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kumun üzerine aralık bırakmadan koruyucu tuğla yerleştirilmesi, ikaz bandının serilmesi, tuvanenin doldurulması, kaplamanın yapılması, zeminin eski haline getirilmesi, kablo güzergahına ikaz levhaları çakılması” hükümleri yer almasına rağmen dosyaya sunulan raporlarda kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı sermediği kabloların yeterli derinlikten geçmediği anlaşıldığından Bu nedenle, zararın meydana gelmesinde davacı şirketin müterafik kusuru olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu hasar süreci bilgilendirme formu incelendiğinde davacının icra takibine konu yaptığı 2.763,18-TL'lik alacağın 2.000,89-TLsinin malzeme bedeli 140,78-TL'sinin dağıtılamayan enerji bedeli 200,00-TLsinin eşik kesinti süresi aşım bedeli 421,50-TLsinin ise KDV olduğu ve davacının davalıdan malzeme bedeli dağıtılamayan enerji bedeli eşik kesinti süresi aşım bedeli ve KDV talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan hizmet alım sözleşmesine göre dava konusu elektrik tesisine zarar verilen bölgelerde arıza giderme bakım onarım yeni tesis vb hizmetlerin beda enerji dağıtım ve perakende satış hizm aş ye verildiği ve söz konusu onarımlarında yüklenici bu şirket tarafından yapıldığı ve bu sözleşme ile toplu fiyat üzerinden anlaşıldığı dosyaya konu somut kazı çalışması sebebi ile davacının ekstra bir bedel ödemediği anlaşıldığından davacının işçilik talebinin yerinde olmayacağı ve davacının dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden ise bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere gerçek zarar ilkesi göz önüne alındığında talebin de yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli yönünden ise davacı taraf kullanıcılara tazminat ödediğine dair herhangi bir belge sunmadığından davacı tarafın bu talebi de yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın neticen davalıdan sadece 65,66-TL malzeme bedeli bu bedelin %18 KDV'si ve 4,05-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 69,71-TL'lik bir talepte bulunmasının mümkün olduğu anlaşılmış bu bedel üzerinde ise HMK 282.maddesi gereği dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının mahkememizce değerlendirilmesi neticesinde yukarıda ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere davacı şirket ve davalı şirket %50 oranında kusurlu kabul edildiğinden davacının 32,83-TL malzeme gideri ve KDV ile 2,02-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34,85-TL talep edebileceği kanaatine varılmış Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 32,83 TL asıl alacak ve 2,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34,85 TL üzerinden devamına, asıl alacak 32,83 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 32,83TL asıl alacak ve 2.02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34,85 TL üzerinden devamına, asıl alacak 32,83 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Reddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçlunun kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE
3- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının ve 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 34,85 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.872,60 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 16.161,75 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 134,14-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 500-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 495,85TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk sarf kararına ilişkin mahkememizin 2024/16 esas sayılı dosyası üzerinden karar verildiğinden bu dosyada arabuluculuk sarf kararı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 26/02/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır