T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/337 Esas
KARAR NO : 2025/626
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2024
KARAR TARİHİ : 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete daha önce satışı yapılan yazılıma ilişkin olarak müvekkili şirketçe verilen bakım ve teknik destek hizmetine istinaden 21.05.2021 tarihli, ... fatura numaralı, 4.130,00 EUR bedelli, 16.06.2021 tarihli, ...- fatura numaralı, 6.246,26 EUR bedelli ve 19.07.2022 tarihli, ... fatura numaralı, 6.246,26 EUR bedelli faturaların tanzim edilmiş olduğunu, söz konusu faturaların e-fatura olarak tanzim edilmiş olup, düzenlendiği tarihte davalı şirkete gönderilmiş ve 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmeyerek fatura içeriklerinin kabul edilmiş olduğunu, davalı tarafça kısmi ödemeler yapılmış, ancak tüm uyarılara rağmen fatura bakiyelerinin kapatılmamış olduğunu, kısmi ödemelerin mahsubuyla kalan bakiye alacak üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının haksız itirazı ile takibin durmuş olduğunu, takip konusu alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, davalı tarafından ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin müvekkiline ait ...'ne aralarında akdedilen sözleşmeler gereğince bir takım hizmetler vermiş olup, müvekkilince hizmetlerin karşılığının tam ve eksiksiz olarak ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin kayıtlarında davacının hiçbir alacağı bulunmadığından takibe haklı olarak itiraz etmiş olduklarını, ayrıca davacı taraf yabancı para cinsinden alacak talebinde bulunmuş ise de Yargıtay içtihatları uyarınca TL olarak tutulan bir cari hesaba kur farkına dayalı olarak döviz cinsinden alacak talep edilebilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bakım ve teknik destek hizmetine ilişkin alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu ... 36. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafça davalı aleyhine 21.05.2021 tarihli ... numaralı faturadan kalan 21.05.2021 tarihli 2.319,04 EUR bakiye alacak ile 187,98 EUR işlemiş faizi,
16.06.2021 tarihli ... numaralı faturadan kalan 16.06.2021 tarihli 2.110,13 EUR bakiye alacak ile 136,61 EUR işlemiş faizi, 19.07.2022 tarihli ... numaralı faturadan kalan 19.07.2022 tarihli 22,35 EUR bakiye alacak ile 1,37 EUR işlemiş faizi
olmak üzere toplam 4.777,48 EUR alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takipten fiili ödeme tarihine kadar fiili ödeme tarihindeki EUR alış kuru üzerinden 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz talebinde bulunduğu, davalı tarafın takip alacaklısına herhangi bir borçlarının olmadığı gerekçesiyle takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK 67 maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 15/10/2024 celse tarihli ara kararı ile, Dosyanın Mali Müşavir bilirkişi ...'a tevdi edilerek ; taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verilip verilmediği, verildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin hangi para birimi üzerinden yapılacağı konusunda anlaşma olduğu, kur farkı ödenmesine ilişkin taraflar arasında anlaşma olup olmadığı, buna yönelik faturaların taraf defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor düzenlemesine karar verilmiş olup, Bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 19/11/2024 tarihli raporda özetle; Davacı tarafça yapılan icra takibine konu edilen faturalara ilişkin hizmetin verilip verilmediği hususunda taraflar arasında her hangi bir ihtilaf bulunmamakta olup, takip konusu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı taraf davacı ile olan ticari ilişki süresince tüm ödemelerini TL cinsinden yapmış olup, davalının ödemelerine karşılık davacı tarafça hiç kur farkı faturası düzenlenmemiş olduğu, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtlarında ticari ilişkinin sona ermiş olduğu 28.09.2022 tarihi itibarıyla davacı tarafın her hangi bir alacağının bulunmadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında hizmet bedellerinin hangi para birimi üzerinden ödeneceğine dair yazılı bir anlaşma bulunmadığı gibi, ticari ilişkinin devamı süresince de taraflar arasında devam etmiş olan uygulamanın döviz veya dövize endeksli sözleşme uygulamasıyla örtüşmediği, ancak davacı tarafça tüm faturaların döviz cinsinden düzenlenmiş olmasına rağmen davalı tarafça söz konusu faturalara itiraz edilmemiş olduğu, bu itibarla taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazında ödeme esasına göre kurulmuş olup olmadığı konusunda kesin bir kanaate varılamadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazında ödeme esasına göre kurulmuş olduğunun kabulü halinde ise davacı tarafın takip tarihi itibarıyla talep edebileceği bakiye alacak miktarının 4.387,51 EUR, takip tarihine kadar işleyecek faiz miktarının ise 282,48 olarak hesaplanmış olduğu, İcra takibinden sonra yapılan bir ödeme bulunmadığından TBK 100. madde kapsamında hesaplama yapmayı gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini içerir raporunu sunduğu görülmüştür.
Davacı tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporun karşı beyan ve itirazları üzerine... ATM 'ye talimat yazılarak dosyanın Mali Müşavir bilirkişisi ...'a tevdi edilmesine karar verilerek, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve taraf beyanları da irdelenerek taraf defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verilip verilmediği, verildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin hangi para birimi üzerinden yapılacağı konusunda anlaşma olduğu, kur farkı ödenmesine ilişkin taraflar arasında anlaşma olup olmadığı, buna yönelik faturaların taraf defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine ilişkin rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup Bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 24.03.2025 havale tarihli raporda özetle; Davacı taraf açısından; davacı firmaya ait ticari defterler, davalı şirket açısından 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yılları ile ilgili olarak incelendiğindi Ticari Defterlerin ispat kuvvetinden yararlanmak için; Noter açılış onaylarının yapılmış olması, Defterlere yapılacak kayıtların usulüne uygun gerçek ticari belgelere dayandırılması, Yasal süresi içinde kapanış onaylarının yapılmış olması gerektiğini, Yasal defterler ile ilgili yapılan tespitler neticesinde, Davacı ...ş..'nin yukarıda listelenen 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ait yasal ticari defterlerinde; 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikleri ile yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı2024 yılında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı, 2024 yılı Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri getirip getirmediği, söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 2019 Yılı İle İlgili Olarak; Davalının 2018 yılından devreden 656,47 TL borç bakiyesi tutarı olduğu ve söz konusu tutarın açılış fişinde aynı tutarla kayıtlı olduğu, Davacının davalıya kdv dahil olmak üzere 2 adet fatura karşılığında 69.038,13 TL tutarlı fatura düzenlediği, Davalının davacıya 3 adet işlem karşılığında toplamda 42.215,62 TL ödeme yaptı; Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 27.478,)8 TL Borç Bakiyesi Verdiği (hesap sahibinin borçlu olduğu) 2020 yılı ile ilgili olarak; Davalının 2019 yılından devreden 27.478,98 TL borç bakiyesi tutarının açılış fişinde aynı tutarla kayıtlı olduğu, Davacının davalıya kdv dahil olmak üzere 2 adet fatura karşılığında 84.135,73 TL tutarlı fatura düzenlediği, Davalının davacıya 3 adet işlem karşılığında toplamda 121.607,00 TL ödeme yaptığı, Davacının davalının cari hesabına borç olarak yansıttığı 31.12.2020 tarih 9.992,29 TL tutarlı kur farkı tutarına fatura düzenlemediği, Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 0,00 TL olduğu, 2021 yılı ile ilgili olarak; Davacının davalıya kdv dahil olmak üzere 2 adet fatura karşılığında 107.236,52 TL fatura düzenlediği, Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 107.236,52 TL Borç Bakiye(hesap sahibinin borçlu olduğu) tutarlı olduğu, 2022 yılı ile olarak; Davalının 2021 yılından devreden 107.236,52 TL borç bakiyesi tutarının açılış fişinde aynı tutarla kayıtlı olduğu, Davacının davalıya kdv dahil olmak üzere | adet fatura karşılığında 110.976,04 TL tutarlı fatura düzenlediği, Davalının davacıya 3 adet işlem karşılığında toplamda 208.220,31 TL ödeme yaptığı, Davacının davalının cari hesabına borç olarak yansıttığı 31.12.2022 tarih 78.748,36 TL tutarlı kur farkı tutarına fatura düzenlemediği, Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 88.740,61 TL Borç Bakiyesi Verdiği(HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU)2023 YILI İLE OLARAK;- Davalının 2022 yılından devreden 88.740,61 TL borç baki aynı tutarla kayıtlı olduğu, Davacının davalının cari hesabına borç olarak yansıttığı 31.12.2023 tarih 6.262,76TL tutarlı kur farkı tutarına fatura düzenlemediği, Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 145.003,37 TL Borç Bakiyesi verdiği (hesap sahibinin borçlu olduğu) ,2024 yılı ile ilgili olarak; Davalının 2023 yılından devreden 145.003,37 TL borç bakiyesi tutarının açılış fişinde aynı tutarla kayıtlı olduğu, Davacının adına ... 36. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosya ile 24.04.2024 takip tarihli itibariyle icra takibi başlattığı, Davacının dava ve takip konusu ettiği ve yukarıda dökümü yapılan faturaların davacı taraf ticari defterlerinde ve davalı taraf bilirkişi raporu ile davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Dava ve takip konusu edilen faturalar ile taraflar arasındaki oluşturan diğer tüm faturaların tamamının EURO üzerinden düzenlendi davalı taraf ile ilgili bilirkişi raporu incelendiğinde; Davacının ticari defterlerinde takip tarihi olan 24.04.2024, dava tarihi olan 30.05.2024 tarihleri itibariyle davalıdan alacak bakiyesinin 145.003,37 TL tutarlı olarak kayıtlı olduğu, Davalı taraf ile ilgili bilirkişi raporu incelendiğinde 31.12.2022 tarihi itibariyle davacıya ait bakive hıtarının 0.00 TT. olarak kayıtlı olduğu davacının, davalının cari hesabına borç olarak yansıttığı ve yukarıda dökümü yapılan 145.003,41 TL (145.003,41 TL-0,04 TL (yuvarlama farkı)-145.003,37 TL) kur farkı tutarlarına fatura düzenlemediği,- davacının, davalının cari hesabına borç olarak yansıttığı ve yukarıda dökümü yapılan 145.003,41 TL (145.003,41 TL-0,04 TL (yuvarlama farkı)-145.003,37 TL) kur farkı tutarlarına fatura düzenlemediği, Davacının ticari defterlerinde ve davalı taraf bilirkişi raporunda, takip tarihi olan 24.04.2024, dava tarihi olan 30.05.2024 tarihlerinden sonra davalı tarafından davacı adına yapılan herhangi bir ödeme olmadığı Tespit edilmiş olduğu yönünde takdir ve görüşlerini içerir raporu sunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 12/05/2025 tarihli celse ara kararı ile, Dosyanın daha önce rapor alınan Bilirkişi ...'a yeniden tevdi edilerek, davacı defterlerine ilişkin tespitlerin yer aldığı İzmir ATM Talimat raporu da irdelenmek suretiyle tarafların tüm raporlara karşı yapmış oldukları beyan ve itirazları karşılar nitelikte ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından 11/06/2025 mahkememize sunulan tarihli raporda özetle; Davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşme içeriğinden taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazında ödeme esasına göre kurulmuş olduğunun anlaşıldığı, ancak tahkikat aşamasına geçildikten sonra sunulmuş olan sözleşmenin delil olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazında ödeme esasına göre kurulmuş olduğunun kabulü halinde tarafımca düzenlenen 19.11.2024 tarihli kök raporda yapılan hesaplamalarda her hangi bir değişikliğe gidilmesine gerek bulunmadığı görüş ve kanaatlerini içerir ek raporunu beyan ettiği görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen 26.02.2018 tarihli bir satış sözleşmesinin, yine 26.02.2018 tarihli Bakım ve Teknik Destek Sözleşmesinin "Fiyatlar ve Ödemeler" başlıklı kısmında " ödeme koşulları" başlıklı alt başlığın 3. bendinde, "tüm faturalama işlemleri ve ödemeler, avro ve veya avro karşılığı tl olarak yapılacaktır. ödemenin Tl olarak yapılması durumunda, ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru esas alınacaktır." düzenlemesinin mevcut olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; itirazın iptali davasına konu faturaların Bakım ve Teknik Destek Sözleşmesi kapsamında verilen hizmete ilişkin olarak düzenlendiği, fatura alacağının mevcut olup olmadığına dair tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinden mali müşavir bilirkişiler tarafından tanzim olunan raporlarda, tarafların ticari defter kayıtları arasında davacı taraf lehine 145.003,37 TL fark bulunduğu ve söz konusu farkın davacı tarafça davalının hesabına borç olarak yansıtılan kur farklarından kaynaklandığının anlaşıldığı, esasen taraf ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde faturaların Türk Lirası cinsinden ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğundan TL cinsinden düzenlenen faturaların her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, böylece davacı tarafça davalıya faturaya konu hizmetin verildiği konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın TL cinsinden düzenlenmek zorunda kalınan faturalar nedeniyle oluştuğu, faturaya konu hizmete ilişkin alacağın Euro cinsinden olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen 26.02.2018 tarihli bir satış sözleşmesinin, yine 26.02.2018 tarihli Bakım ve Teknik Destek Sözleşmesinin "Fiyatlar ve Ödemeler" başlıklı kısmında " ödeme koşulları" başlıklı alt başlığın 3. bendinde, "tüm faturalama işlemleri ve ödemeler, avro ve veya avro karşılığı Tl olarak yapılacaktır. ödemenin Tl olarak yapılması durumunda, ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru esas alınacaktır." düzenlemesinin mevcut olduğu, anılan hüküm uyarınca davacının, davalıya verdiği hizmet karşılığı alacağını Euro cinsinden talep edebileceği kanaatine varılmakla, takibe konu faturalar için verilen hizmet bedelinin toplamı 16.622,52 EURO olduğu, davalı tarafça 21.05.2021 tarihinde TL olarak yapılmış olan ödemelerin TCMB efektif satış kuru üzerinden EURO karşılıkları toplamı 12.235,01 EURO olması nedeniyle bakiye alacağın 16.622,52 – 12.235,01 = 4.387,51 EURO olacağı anlaşılmakla, icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın 4.387,51 EURO yönünden iptaline, bakiye asıl alacak ile takibin fatura alacağından kaynaklanması ve takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair delil ibraz edilememesi karşısında işlemiş faiz talebinin yerinde olmaması nedeniyle fazla istemin reddine karar verilmiş, sözleşme gereği Euro cinsinden yapılması gereken ödemenin TL cinsinden yapılan kısmının mahsubu ile bakiye borcun davalı tarafça hesap edilebilir olması nedeniyle mahkememizce itirazın iptaline karar verilen asıl alacak bedelinin takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı yüzde 20'si oranında 30.484,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne,
2- ... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.387,51 euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, kabul edilen asıl alacağa takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı yüzde 20'si oranında 30.484,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 10.411,95TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.833,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.578 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 2.833,95 TL peşin harcından oluşan toplam 3.261,55TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olan 13.625 TL yargılama giderinden tarafların haklılık oranına isabet eden 12.514,59 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 13.524,25TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600 TL bedelin 3.306,60 TL'nin davalıdan, 293,39TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2025
Katip
E-imza
Hakim
E-imza