T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/351 Esas
KARAR NO : 2025/311 Karar
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu kazada, müvekkilin aracında gerçekleşen hasar ve değer taleplerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması zaruretinin hâsıl olduğunu, davalı sigorta şirketine ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı ... plakalı araç, 13/09/2023 tarihinde müvekkiline ait ...plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası davalı aracın ZMM sigorta şirketine (... Sigorta AŞ) başvuruda bulunduğunu ve sigorta şirketince atanan eksperce müvekkiline ait araçta 196,499.82-TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, ancak müvekkilinin aracında ZMM şirketince belirlenenden daha fazla hasar meydana geldiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkilinin uğradığı gerçek değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla mahkememize başvurma zorunluluğunun doğduğunu, davalı tarafça müvekkilinin zararının karşılanmaması hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, her ne kadar davalı aracın ZMM sigorta şirketince müvekkiline ait araç için 109.816 -TL değer kaybı ödemesi yapılmış ise de bu tutarın müvekkilinin aracında meydan gelen değer kaybını karşılamak için yetersiz olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı araç 2018 model ...paket olduğunu, kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedelinin yüksek olduğunu, meydana gelen değer kaybının hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunulduğunu, talep üzerine hazırlanan ekspertiz raporuna göre müvekkiline ait araçta 302.000,00-TL tutarında reel değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı ile ilgili bir birinden farklı iki tespit bulunduğunu, iş bu dava öncesi 18.01.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, iş bu davayı açmadan önce taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davalarının kabulünü, 13/09/2023 tarihli kaza neticesinde müvekkiline ait ... plakalı aracın uğramış olduğu değer kaybı bedelinin bilirkişi atanarak tespitini, şimdilik, 100,00-TL değer kaybı bedeli tazminatının poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada zamanaşımı dolduğunu, bu bakımdan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, ayrıca dava görevli ve yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davanın bu yönlerden de reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket nezdinde ihtiyari mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi’nden dolayı sorumluluğu trafik poliçesi teminatı üzerinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, huzurdaki davanın kısmi dava ya da belirsiz alacak talebi olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından dosyaya eksper raporu sunulmuş olmasına ve talebini buna dayandırmış olmasına rağmen; başvuran tarafın ilgili raporu esas almayarak HMK'nın 109'uncu maddelerine dayanarak kısmi alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, kanundaki düzenlenmenin amacına aykırı işbu başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuran tarafından sunulan raporun hem başvuru dilekçesinde esas alınmaması hem de eksper ücretinin müvekkili şirketçe karşılanması talebinin birbiriyle örtüşmediğini, usule aykırı şekilde kısmi dava olarak yapılan başvurunun usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirket nezdinde Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 13.09.2023 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde davacıya ait araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak müvekkili şirkete başvuru yaptığını, başvuruya ilişkin hasar dosyası oluşturulduğunu, söz konusu hasar dosyasından gerekli değerlendirmeler yapılarak hasar aşamasında 85.164,41-TL maddi hasar ödemesi ve 109.816,39-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirket sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu yerine getirildiğini, bu nedenle iş bu haksız ve mesnetsiz başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş genel şartlar kapsamı dahininde değerlendirilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu belirttiklerini, zira başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadıkları bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de; araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklandığını belirterek yapılan ödemeler nedeni ile müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığından huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE:
Dava trafik kazası sebebi ile davacının aracında meydana gelen değer kaybı tazminatının tahsiline ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ait ... plakalı araç ile davalı şirketin ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plakalı aracın yapmış olduğu 13/09/2023 tarihli trafik kazası sebebi ile davacının aracında hasar meydana gelip değer kaybı oluştuğunu belirtmiş ve değer kaybının davalıdan tahsili için aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısına başvuru neticesinde 109.816,00 TL ödeme yapıldığını bu ödemenin davacıya ait araçta oluşan değer kaybını karşılamak için yetersiz olduğunu belirterek davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı taraf davalı sigorta şirketine 18/01/2024 tarihinde değer kaybı tazminatının ödenmesi için başvuru yapmıştır.
... plakalı aracın kasko poliçesinin incelenmesinde poliçenin başlangıç tarihinin 31/01/2023 bitiş tarihinin 31/01/2024 olduğu kazanın 13/09/2023 tarihinde poliçe sorumluluk süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine ve görevine itiraz etmiş ise de davalı tarafın yetki itirazında yetkili mahkemeyi belirtmemiş olması sebebiyle usulüne uygun bir yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmış ve görev yönünden yapılan incelemede ise uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Dosya davacının aracında meydana gelen değer kaybı miktarının tespiti ve davacının davalıdan değer kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği noktasında bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi dosyaya sunduğu 13/02/2025 tarihli raporda Kazanın oluşumunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın dönüş manevrası sırasında... plakalı araca yandan sürtmesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/fj maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda ASLİ KUSURLU olduğu.Araç Değer Kaybının Rapor tarihi ( 11.02.2025) itibariyle: 402.919,17TL, Dava tarihi ( 05.06.2024) itibariyle:Yİ-ÜFE güncelleme hesabı ile: 358.532,98 TL (çarpım katsayısı: 0,8898), Kaza tarihi (13.09.2023) itibariyle: Yİ-ÜFE güncelleme hesabı ile: 277.521,95TL (çarpım katsayısı: 0,6887) olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunun ayrıntılı, irdeleyici ve hükme elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf 18/04/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davasını 167.705,56 TL'ye artırmıştır.
Kaza yapan ve onarılan bir aracın değerindeki düşüşe “araç değer kaybı” denilmektedir. Yargıtay, araç değer kaybını şu şekilde tanımlamaktadır; değer kaybı zararı, aracın olay tarihindeki hasar değeriyle hasarı giderildikten sonra (tamir edilmiş hali ile) edeceği değer arasındaki farktan ibarettir (Y17HD-K....).
Kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte, kazalı bir araçta hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır. Kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur. Kusur durumu gibi değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi incelemesini gerektirmektedir (HGK-K....).
Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ve daha önce karışmış olduğu kaza da dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir (Y17HD-...).
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E. ... K. Sayılı ilamında; “Değer kaybı zararı belirlenirken yapılması gereken, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 2. el değerinin belirlenmesi ve aracın tamir edilmesinden sonra, aracın yaşı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alındığında yine serbest piyasa koşullarında 2. el değerinde ne kadarlık bir azalma olacağının belirlenmesinden ibaret olduğu” Şeklinde belirtmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle davacının aracında meydana gelen değer kaybının 277.521,95TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı aracın ZMMS tarafından değer kaybı sebebi ile 05/02/2024 tarihinde davacıya 109.816,39 TL ödeme yapılmıştır. Davacının aracında kaza tarihi itibariyle hesaplanan değer kaybından yapılan ödemenin düşülmesi gerekmekte olup, ödemenin düşülmesi neticesinde davacının bakiye değer kaybı alacağının 167.705,56 TL olduğu anlaşılmıştır.
davacının davalı şirkete 18/01/2024 tarihinde başvuru yaptığından kasko poliçesi kapsamında yapılan başvuruda temerrüdün 15 günü izleyen 03/02/2024 tarihinde gerçekleştiği tespit edilmiş olup 67.705,56 TL değer kaybı tazminatının temerrüdün gerçekleştiği 03.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davacının davasının kabulü ile 167.705,56 TL değer kaybı tazminatının 03/02/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 11.455,97 -TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TLpeşin harcın ve 2.863,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.165,37 -TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının 427,60-TL peşin harcın ve 2.863,00 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 4.579,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır