T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/360 Esas
KARAR NO : 2025/555
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... 'in 23 Eylül 1996 tarihinde, petrol ürünlerinin üretimden tüketime kadar olan faaliyet zinciri üzerinde çalışmalar yapmak ve sektörü her düzeyde etkin bir şekilde temsil etmek üzere Türkiye'nin önde gelen akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından kurulmuş olduğunu, derneğin yönetim kurulunun üye kuruluşların temsilcilerinden oluştuğunu, ... İktisadi İşletmesi'nin ...tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (mülga) Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği'nin 4/ş maddesine istinaden “Yetkilendirilmiş Kuruluş” olarak tayin edilmiş olduğunu, davalı şirketin madeni yağ üreticisi olduğunu, Çevre Kanunu'nun 11. maddesi ile üretici, ithalatçı ve satıcılara bir takım yükümlülükler getirilmiş olup, söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla Bakanlığın koordinasyonunda yükümlülerce tüzel kişiliği haiz birliklerin oluşturulmasının ve bu kapsamda yükümlülük getirilen kurum ve kuruluşların sorumluluklarının bu birliklere devrine ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenmesinin öngörülmüş olduğunu, Bakanlıkça çıkarılan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği'nin 9/1.f maddesine göre madeni yağ üreticilerinin yetkilendirilmiş kuruluşa üye olmak suretiyle kullanım sonrası ortaya çıkan atık yağların yönetmelik hükümleri çerçevesinde ülke genelinde toplanmasını, rafine edilmesini ve/veya bertaraf edilmesini sağlamakla ve bunula ilgili Bakanlığa bildirimde bulunmakla, rafinasyon tesisleri ile toplamaya ilişkin işbirliği yapmakla ve yönetmeliğe uygun olarak yönetimlerini sağlamak amacıyla gerekli harcamaları karşılamakla yükümlü olduklarını, yönetmeliğin 9/2. maddesi gereğince yetkilendirilmiş kuruluşa üye olan yağ üreticilerinin yükümlülüklerinin yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yerine getirileceğini, davalı şirketin bu amaçla Türkiye'de yetkilendirilmiş tek kuruluş olan ... ile 25.04.2023 tarihinde katılım protokolü akdetmiş olduğunu, protokolün 6.2.1 ve 6.2.2 maddeleri ile tüm katılımcıların yetkilendirilmiş kuruluş olan ... organizasyon kapsamındaki faaliyeti sebebiyle maktu ve eşit olarak ödeyecekleri tutarların belirlenmiş olduğunu, protokolün 6.2.3 maddesinde ise yetkilendirilmiş kuruluşun gelirlerinin giderlerini karşılamaması durumunda, aşan miktarın, bir önceki yılda piyasaya 1.500 tonun üzerinde madeni yağ arz eden katılımcı şirketlere bir önceki yıla ilişkin madeni yağ arzları oranında paylaştırılarak yansıtılacağının kararlaştırılmış olduğunu, bu kapsamda aylık olarak düzenlenecek faturaların fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde ödenmesi gerektiğini, ... Yönetim Kurulu'nun 15.06.2023 tarihli kararıyla atık yağ toplama operasyonu nedeniyle yıl içinde oluşan iktisadi işletme zararının, bir önceki yıl satışları 1.500 tonun üzerinde olan katılımcılara paylaştırılmak suretiyle fatura edilerek tahsiline karar verilmiş olup, bu hususun davalı ve tüm katılımcı şirketlere e-posta yoluyla bildirilmiş olduğunu, akabinde ... tarafından davalı şirkete düşen gider katılım payı karşılığı olarak 01.08.2023 tarihli ... numaralı 212.222,53 TL bedelli, 08.12.2023 tarihli ... numaralı 142.080,79 TL bedelli ve 05.02.2024 tarihli ... numaralı 9.090,17 TL bedelli faturaların düzenlenmiş olduğunu, davalı şirketin fatura tarihlerinden itibaren 30 günlük süre içerisinde ödeme yapmamış olup faturaların bir kısmı için iade faturası düzenlemiş olduğunu, davalı şirketçe düzenlenen iade faturalarına müvekkilince itiraz edilmiş olduğunu, 21 katılımcı şirkete bugüne kadar toplam 14.123.908,80 TL tutarında fatura düzenlenmiş olup, bu miktarın 13.285.035,39 TL tutarındaki kısmının 19 katılımcı şirket tarafından ihtilafsız bir şekilde ödenmiş olduğunu beyan ederek; fatura bedelleri toplamı olan 363.393,49 TL'nin, fatura tarihlerinin 30 gün sonrasından itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sözleşme hükümlerini müzakere dahi edememiş olup, idarenin hatalı uygulaması sebebiyle sözleşme imzalamak zorunda bırakılmış olduğunu, davacı tarafın tek yetkili kuruluş olmasının bazı keyfi uygulamaları da beraberinde getirmiş olduğunu, baskı ile imzalatılan hükümlerin genel işlem şartı mahiyetinde olduğunu, faturaların dayandırıldığı sözleşme hükmünde yer alan gelir ve gider kalemlerinin yalnızca davacının kontrolünde olup, muğlak ve keyfiyete açık olduğunu, sözleşmenin 6.2.3 maddesi ile davacıya, yalnızca kendi kontrolünde olan kayıtlara dayanarak müvekkilini borçlandırma yetkisi verilmiş olduğunu, muhasebe kayıtlarının her zaman gerçek durumu yansıtmayabileceğini, müvekkilinin davacının kayıtlarına müdahale etme imkanının olmadığını, ortaya çıkan zararın yönetimin basiretsizliğinden kaynaklandığını, davacı derneğin tüm kayıtlarının mahkemece incelenerek, usulsüz harcamaların bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının yetkilendirme usul ve esaslarına riayet etmediğini, yönetmeliğin 4-b hükmü gereğince davacının her yıl piyasa araştırması yaparak atık maliyetlerini belirlemesi gerektiğini, ancak davacının piyasa araştırmasını doğru yönetememiş, maliyetleri doğru tespit edememiş ve bu özensizliğinin bedelini üyelerine yansıtmış olduğunu, yönetmeliğin 4-e hükmü gereği yetkilendirilmiş kuruluşun Bakanlık veri tabanında yer almayan işletmeleri tespit ederek Bakanlığa bildirmesi gerektiğini, davacının bu hükme riayet etmemesinin gelirlerin düşmesine neden olduğunu, bu durumun da müvekkili aleyhine sonuç doğurduğunu, davacının yıllardır reklam, eğitim veya bilgilendirme gibi gelirini yükseltici hiçbir faaliyette bulunmamış olduğunu, kendi basiretsizliği, kusuru ve ihmali nedeniyle ortaya çıkan zararı ise üyelerine yansıtmakta olduğunu, davacının bedelsiz olarak topladığı atık yağları lisanslı firmalara satıp satmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, sözleşmenin 6.2.3 maddesi incelendiğinde faturalandırmanın birikime ve ödeme güçlüğüne mahal vermeden aylık olarak yapılması gerektiğinin anlaşılacağını, faturalarda sadece “giderlere katılım payı” ibaresinin yer aldığını, hangi döneme ilişkin faturalandırma yapıldığının belli olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2023 tarihi itibarıyla sona ermiş olduğunu, davacı tarafından düzenlenen 05.02.2024 tarih ve 9.090,17 TL bedelli faturanın sözleşme sona erdikten sonra düzenlenmiş olmakla hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında tanzim olunan Atık Yağların Yönetimi Katılım Protokolü kapsamında fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz tensip zaptı ara kararı ile davalı ve davacı tarafın ayrı yarı BA BS formlarının celbi için ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış gelen yazı cevapları incelenerek dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememiz 22/10/2024 celse tarihli ara kararı ile; Dosyanın Mali Müşavir bilirkişi ... İle Ticaret Mevzuatında Uzman Bilirkişi ...'dan oluşturulacak heyete verilerek; araf defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp, Atık Yağların Yönetimi Katılım Protokolü ile taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek davaya konu faturaların taraf ticari defterlerinde yer alıp almadığı, fatura bedellerinin Atık Yağların Yönetimi Katılım Protokolüne göre düzenlenip düzenlenmediği, davacı, yetkilendirme usul ve esaslarına riayet edip etmediği ile tarafların diğer iddia ve savunmaları kapsamında rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle; 1. Davacının faturalandırma esaslarına yönelik olmak üzere sözleşme hükmüne uygun faturalandırma yaptığını ispat edemediği, 2. Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davalının sözleşme öncesi dönem giderlere katlanmasının zorunlu olup olmadığına bağlı olarak ihtimalli değerlendirme yapıldığında, Sözleşme öncesi dönem gelir gider farklarından sorumlu olmadığı kabul edildiğinde davacının 189.764,90 TL asıl alacak ve 42.751,01 TL faiz talebin bulunabileceği, Sözleşme öncesi dönem gelir gider farklarından sorumlu olmadığı kabul edildiğinde davacının 360.153,49 TL asıl alacak ve 98.405,18 TL faiz talebinde bulunabileceği, görüş ve kanaatlerini içerir raporu sundukları görülmüştür.
Mahkememiz 21/04/2025 celse tarihli ara kararı ile; mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek davacı merkezinde inceleme yapılmak suretiyle katılımcı şirketler tarafından sunulan "piyasaya sürülen yağ beyan formları" incelenmek suretiyle davacı tarafça davalı aleyhine düzenlenen faturaların taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca düzenlenip düzenlenmediğine dair ek rapor hazırlanmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle; Katılımcı firmaların yağ beyan formlarının incelenmesiyle; 2022 yılı itibarıyla piyasaya 1.500 ton üzerinde madeni yağ arz eden 20 adet firmanın piyasaya arz ettiği toplam yağ miktarının 496.092,68 ton olarak hesaplandığı, Davalı şirketin yağ beyan formuna göre 2022 yılında piyasaya arz ettiği madeni yağ miktarı 12.865,00 ton olup, toplam miktarın 96 2,59'una tekabül ettiği, Davalı şirkete yansıtılan gider miktarının, tüm katılımcılara yansıtılan gider miktarı içindeki payının %2,59 oranına karşılık geldiği anlaşıldığından, davacı tarafça davalıya düzenlenen gider yansıtma faturalarının miktar yönüyle protokol hükümlerine uygun olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini içerir rapor sunduğu görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen 25.04.2023 tarihinde imzalanan "Atık Yağların Yönetimi Katılım Protokolü" nün incelenmesinde; taraflar arasında protokolün konusunun, yağ üreticisi şirketin yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş kuruluşa üye olmak suretiyle, yönetmelik hükümlerinin uygulanması için yetkilendirilmiş kuruluşla işbirliği yapması ve yükümlülüklerin yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yönetmelik hükümlerine uygun bir şekilde yerine getirilerek Bakanlık ve şirkete raporlanması olduğu, Protokol ile Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluş olan ...yönetmelikle belirlenen esaslar dahilinde atık yağların toplanması, taşınması ve rafinasyon, geri kazanım veya bertaraf tesislerine teslimini üstlenirken, bu hizmetlerin ... tarafından yerine getirilebilmesi için yağ üreticisi olan davalı şirkete de bir takım görev ve yükümlülükler yüklendiği, Protokolün 6.2.1 ve 6.2.2. maddelerinde yetkilendirilmiş kuruluşun yapacağı tanıtım ve eğitim çalışmaları ile diğer hizmet ve çalışmalar karşılığında katılımcılardan yıllık olarak alınacak maktu tutarlar belirlendiği, protokolün 6.2.3. maddesinde “Piyasaya arz ettiği yıllık yağ miktarı 1.500 tonun üzerinde olan katılımcı şirketler için yetkilendirilmiş kuruluşun, yönetmelik çerçevesinde yürüteceği “Atık Yağların Yönetimi” faaliyetleri için gerekli olan; yönetim, tanıtım, eğitim, atık yağ toplama, taşıma e teslim masraflarının veya gerek duyulduğunda ... İşletmesi’nin devir, tasfiye ve tazminat giderlerinin, atık yağ rafinasyon tesislerinden, geri kazanım tesislerinden (ve bertaraf tesislerinden) elde edilen gelirleri aşması durumunda, yetkilendirilmiş kuruluş aşan miktarı, şirketin bir önceki yıl satışa arz edilen yağ miktarının yetkilendirilmiş kuruluşla protokol imzalamış şirketlerin bir önceki yıl toplam yağ satışına olan oranında kısmını, şirkete aylık olarak fatura edecek ve işbu fatura bedelleri şirket tarafından fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödenecektir.
Yetkilendirilmiş kuruluş, tüm bu harcamaların karşılanabilmesi amacıyla şirketten, aynı yıl içinde faturaya dönüştürülerek kapatılmak ve protokol kapsamındaki konularda kullanılmak kaydı ile bir önceki yıl katılımının % 25’ini geçmemek üzere avans talep ve tahsil edebilir.
Organizasyona yılın her hangi bir ayında katılan şirket, bu madde kapsamındaki bedelin yılın geride kalan aylarına isabet eden tutarını peşinen ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükümlerini içerdiği, Protokolün 10.3. maddesinin ise “Şirket, yönetmelikten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmek üzere işbu protokolü imzaladığı yetkilendirilmiş kuruluşun atık yağların toplanması ile ilgili yaptığı çalışmaların, harcama ve yatırımların karşılığı olarak kendi payına düşen bedelin
ilgili yılın başından ayrılma tarihine kadar geçecek süre için tahakkuk edecek bölümünü ödemek kaydıyla organizasyondan protokol süresi içinde dilediği zaman ayrılabilecektir” şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; davacı derneğin karar defterinin incelenmesiyle 15.06.2023 tarihinde yapılan genel yönetim kurulu toplantısında 2023 yılı Mayıs ayı itibarıyla İktisadi İşletme gelirlerinin 7.417.148,00 TL,
giderlerinin ise 14.272.484,00 TL olduğu belirtilerek, ... İşletmesi’nin 01.01.2023-31.05.2023 tarihleri arasında atık yağ toplama operasyonu sebebiyle oluşan zararının, bir önceki yıl satışa arz ettiği yağ miktarı 1.500 tonun üzerinde olan katılımcılara Atık Yağların Yönetimi Katılım Protokolü’nün 6.2.3. maddesinde belirlenen yöntemle paylaştırılması suretiyle fatura edilerek tahsiline karar verilmiş olduğunun görüldüğü belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında 25.04.2023 tarihinde imzalanan "Atık Yağların Yönetimi Katılım Protokolü" ne istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafça, faturaların taraflar arasındaki protokol hükümleri ile uyumlu şekilde tanzim edildiğinin ispatı gerekmektedir. Davacı tarafından davalıya bir hizmet
verildiği iddia edilmekte olup, bu hizmetin bir taraftan atık yağ toplama diğer taraftan katılım bedeli olarak değerlendirildiği iddia edilmektedir. Bu açıdan davacının atık yağ toplama konusunda Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından
yetkilendirildiği, Bakanlık tarafından verilen yetki belgesi ve bu belgeye yönelik olarak oluşturulduğu anlaşılan 04.09.2008 tarihli yazıdan anlaşılmaktadır. Davacının 30.07.2008 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 26952 Sayılı Ayık Yağların Kontrolü Yönetmeliği ile Bakanlıkça yürürlüğe konulan Yetkilendirme Usul Ve Esasları kapsamında motor yağı üreticilerinin ilgili yönetmelik ile belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmek üzere atık motor yağlarının toplanması hususunda yetkilendirilmiş kuruluş olduğu, davalı şirketin de 25.04.2023 tarihinde yetkili kuruluş olan ... ile katılım protokolünü imzalandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki protokolün anılan 6.2.3 maddesinde, davacı ... İşletmesi’nin atık yağların yönetimi faaliyeti kapsamında yüklenmek durumunda kaldığı masrafların, bu faaliyetler neticesinde elde ettiği gelirleri aşan kısmını, bir hesaplama oranı dikkate alınarak protokolün tarafı olan katılımcı şirketlere aylık olarak fatura etmesini ve katılımcı şirketlerin fatura bedellerini fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödemesini öngördüğü, mahkememizce aldırılan kök raporda davacının faturanın düzenlenmesine ilişkin kayıtlarında bu yönde bir hesaplamaya rastlanılmadığı belirtilmiş ise de, davacı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde katılımcı şirketlerin her biri tarafından, müvekkiline "Piyasaya Sürülen Yağ Beyan Formu" sunulduğunu ve katılımcı şirketlerin zarara katılım oranlarının bu formlarda katılımcı şirketler tarafından bildirilen miktarlar üzerinden hesaplandığını, bu formların tamamının müvekkili merkezinde bulunduğunu beyan etmesi üzerine faturaların, sözleşme ile uyumlu olarak tanzim edilip edilmediğinin tespiti açısından aldırılan ek raporda, taraflar arasındaki protokolün 6.2.3 maddesi gereği atık yağ rafinasyon ve geri kazanım tesislerinden elde edilen gelirlerle karşılanamayan gider fazlasının, piyasaya arz ettiği yıllık yağ miktarı 1.500 tonu aşan katılımcılar arasında bir önceki yıl satışlarının toplam satış miktarına oranına göre dağıtılması gerektiği, bu itibarla davacı tarafça sunulan 2022 yılına ait yağ beyan formları incelenmek suretiyle davalı şirketin 2022 yılında piyasaya arz ettiği madeni yağ miktarının, aynı yıl içerisinde 1.500 tonun üzerinde satışı olan tüm katılımcıların toplam satış miktarına oranının % 2,59 olarak hesaplandığı, Protokolün 6.2.3 maddesi gereği piyasaya arz ettiği yağ miktarı 1.500 tonun altında olan katılımcılara gider yansıtma faturası düzenlenmemesi gerektiği, ancak, 2022 yılı itibarıyla piyasaya arz ettiği yağ miktarı 1.151,52 ton olan ...Ltd. Şti. ihraç ettiği yağ miktarını da beyan formuna dahil etmek suretiyle 6.735,39 ton olarak hatalı beyanda bulunmuş olduğundan 01.08.2023 tarihinde söz konusu şirkete KDV dahil 92.589,81 TL yansıtma faturası düzenlendiği, şirket tarafından 18.09.2023 tarihi itibarıyla hata fark edilerek ...’e bildirildiği ve şirketin ... beyannameleri kontrol edilmek suretiyle şirketin 2022 yılında piyasaya arz ettiği yağ miktarının 1.500 tonun altında olduğunun ... tarafından doğrulandığı, bu sebeple, düzenlenen gider yansıtma faturası kadar ... Ltd. Şti. tarafından ...’e iade faturası düzenlendiği, bu itibarla toplam 14.123.908,80 TL olan gider yansıtma faturalarından 92.589,81 TL tutarındaki iade faturası düşüldüğünde davacı ... tarafından 2023 yılı giderlerinden katılımcılara yansıtılan (KDV dahil) gider miktarının (14.123.908,80 – 92.589,81) = 14.031.318,99 TL olduğu, davalı şirkete yansıtılan miktarın ise 363.393,53 TL olup, tüm katılımcılara yansıtılan toplam tutar içindeki payı; (363.393,53 / 14.031.318,99) = % 2,59 oranına karşılık geldiğini, davalı şirkete yansıtılan gider miktarının, tüm katılımcılara yansıtılan gider miktarı içindeki payının %2,59 oranına karşılık geldiği anlaşıldığından, davacı tarafça davalıya düzenlenen gider yansıtma faturalarının miktar yönüyle protokol hükümlerine uygun olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini içerir rapor sunduğu, anılan rapordaki tespitlerin denetime elverişli olduğu bu hali ile hükme esas alınabileceği kanaatine varılmakla, davacı tarafça davaya konu edilen faturaların taraflar arasındaki protokol hükümleri ile uyumlu olarak tanzim edildiği, bu nedenle faturalardan kaynaklı alacağın tahsili koşulları oluştuğu kanaatine varılmakla, davanın kabulü ile toplam 363.393,49-TL'nin taraflar arasındaki protokol hükümlerinin 6.2.3 maddesi gereğince fatura tarihlerinin 30 gün sonrasından itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesi gerektiğinden 212.222,53-TL'sine 31/08/2023 , 142.080,79-TL'sine 07/01/2024 , 9.090,17-TL'sine 06/03/2024 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği şekilde;
Davanın kabulüne, toplam 363.393,49-TL'nin 212.222,53-TL'sine 31/08/2023 , 142.080,79-TL'sine 07/01/2024 , 9.090,17-TL'sine 06/03/2024 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 24.823,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.205,86TL harçtan mahsubu ile bakiye 18.617,54-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 6.205,86TL peşin harç toplamı 6.205,86TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafından yapılan; 460,00 TL posta, tebligat müzekkere gideri ve 17.000 TL bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 17.460,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 58.142,96-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2025 11:39:07
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır