T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/366 Esas
KARAR NO : 2025/488
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2019
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Esas davada Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının ... Bankası ... Şubesine ait ... çek seri numaralı, 29/03/2018 tarihli, 210.000,00 TL bedelli çeki haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlattığını, çekin şüpheli ... tarafından eşine ait ... Şti. Adına tanzim ettirildiğini, eşi ... tarafından cirolanarak ...'ın kardeşi ... tarafından piyasaya sürüldüğünü, ..., ... A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilere istinaden davaya konu çeki ... A.Ş.'ye temlik cirosu ile teslim ettiğini, söz konusu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle bedelin ... ödenmediğini, ödenmeyen çek bedeline istinaden davalının müvekkili adına ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından müvekkiline ait gayrimenkullerin haczedildiğini, fiili hacizlerin uygulanarak araçların yediemin depolarına kaldırıldığını bu süreçte müvekkili şirketin icra tehdidi altında davalı vekiline 20.000,00 TL ödeme yapılarak hacizlerin durdurulmaya çalışıldığını, davalı ile yapılan görüşmelerde borca istinaden 220.000,00 TL ödeme yapılması durumunda dosyanın fekkinin yapılacağının bildirilmesi üzerine müvekkili tarafından 220.000,00 TL ödemenin davalı şirket avukatına yapılarak icra dosyasının infaz edildiğini yapılan ödemenin icra tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin iradesi dışında elinden çıkan çek için toplamda 240.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını bildirmekle, davanın kabulüne, ... 36. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası sebebiyle müvekkili tarafından ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile müvekkili şirkete ödenmek üzere istirdadına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tensip zaptı ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği görülmekle davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi özetle; müvekkilinin dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli olduğunu, müvekkili bankanın yetkili hamil olarak alacaklı sıfatına haiz olduğunu, ödeme emrini davacının usulüne uygun olarak tebliğ aldığını, takibe ilişkin dava açılmadığını, davacının müvekkili bankadan borcun ödenmesi için indirim talep ettiğini, müvekkili bankanın ise iyi niyetli olarak indirim yaptığını, müvekkili bankanın alacağını yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde tevsik ettiğini, davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ve bu sebeple icra takibi yapılamayacağına ilişkin itirazı olsa da bu durumun alacaklının alacağını temin etmesine engel bir durum olmadığını bildirmekle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas, ...Karar sayılı dosyada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olan ...'ın iradesi fesada uğratılmak suretiyle ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında “Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık “ suretiyle elinden çıkan, “... Bankası ,... Şubesinin, ... çek seri nolu, 21.02.2018 tarih, 210.000-TL. “bedelli 1 adet çekin haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkili şirketin uhdesinden çıktığını, söz konusu çekin , ilgili suçların Şüphelisi ... tarafından, öncelikle eşi ...’ın hissedarı ve müdürü olduğu ... Tic. Ltd. Şti’ne ciro edildiği, daha sonra eşi ... tarafından cirolanarak, yine kardeşi ... cirosu ile piyasaya sürüldüğünü, ...'ın ... A.Ş’den kullanmış olduğu kredilere istinaden işbu dava konusu çeki ... A.Ş’ye temlik cirosu ile teslim ettiğini, söz konusu çek bedelinin müvekkil şirketçe kambiyo senedi vasfında olması hasebiyle ödemek mecburiyetinde kaldığını, diğer kaybolan iki çek için ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas ve ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyaları ile haciz baskısı altında ödenmek zorunda kalınan çek bedellerinin iadesi için “İSTİRDAT” davası açtıklarını, yargılamasının devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile ... bankası ... şubesinin 21.02.2018 tarih,... çek seri numaralı ve 210.000-TL. bedelli çek nedeniyle müvekkil şirketçe 14.03.2018 tarihinde ödenmiş olan meblağın, ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile ,müvekkil şirkete ödenmek üzere sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... 36.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile ... Bankası A.Ş.nin ... Şubesine ait ... seri nolu 210.000,00 TL'lik 29/03/2018 tarihli çekin tahsili amacıyla yapılan icra takibine davacı tarafın istirdat talepli dava açtığını, söz konusu alacağa ilişkin borçlular aleyhine gerçekleştirilen kambiyo senetlerine özgü icra takibinin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, tahsilinin yapılıp hacizlerinin fek edildiğini ve dosyanın infazen kapatıldığını, müvekkili bankanın dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olarak alacaklı sıfatının bulunduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili işi niyetli hamil olduğundan davacını ileri sürdüğü def'ilerin senedi ciro ve teslim yoluyla teslim alan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Asıl davanın konusu, ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında dosya borcunun icra tehdidi alında ödendiğinden bahisle ödenen bedelin istirdatı davasıdır.
Birleşen davanın konusu ise, ... çek nolu 21/02/2018 keşide tarihli çek bedelinin bankaya ödendiğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili talebidir.
... 36. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında alacaklı ... AŞ. tarafından borçlular...Aş., .... Ltd. Şti ..., ... aleyhine ... Bankası ... şubesine ait ... nolu çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
Takibe konu ... Bankası ... şubesine ait 210.000 TL bedelli ... nolu çekin keşide tarihinin 29/03/2018 olduğu keşidecinin ...Aş., lehtarın ... Ltd. Şti cirantaların ..., ...ve ... AŞ. olduğu, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının belirtildiği görülmüştür.
... Bankası Suadiye şubesine ait 210.000 TL bedelli ... nolu çekin keşide tarihinin 21/02/2018 olduğu keşidecinin ...Aş., lehtarın ... Ltd. Şti cirantaların ..., ... ve ... Aş. olduğu, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce ... E. - ...K. Sayılı dosyada yapılan yargılama sonucunda; Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davaya konu çeklerin davalı bankaya temlik cirosu ile devredildiği, davacının davalı bankanın çekleri ciro ile alırken bunların bedelsiz olduğunu bilerek ve keşideciyi zarara uğratmak amacıyla aldığını ispatlayamadığı, davacının iddiasının şahsi defi olup davalı iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacının çeklerin ödenmesi konusunda davalı bankaya karşı sorumlu olduğu," gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul B.A.M. 44. H.D....Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile "Çek yönünden TTK 730. Madde de, rehin cirosu ile ilgili TTK 601. Maddeye atıf bulunmadığından, çekte rehin cirosunun geçerli olmadığı gözetilerek ve mahkemece alınan bilirkişi raporuna her iki tarafın itiraz ettiği anlaşılmakla, bankacı bilirkişinin bulunduğu heyetten, davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak çeklerin teminat amaçlı alınıp alınmadığının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf itirazları incelenmeksizin eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkememizce kararın kaldırılması üzerine işbu esas dosyası üzerinde yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 08/10/2024 tarihli celse ara kararı ile, Dosyanın taraf iddia ve savunmaları, istinaf karar kaldırma ilamı, davacı tarafça sunulan belgeler ve davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere davaya konu çeklerin teminat amaçlı alınıp alınmadığına dair ek rapor tanzimi için dosyanın önceden rapor alınan bankacı bilirkişiye tevdine karar verilerek, mahkememize sunulan 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davalı bankanın kredili müşterisi olan dava dışı ... tarafından, davalı bankaca kullandırılan ve vadesi gelen ... numaralı kredinin vade uzatımı için, söz konusu kredinin teminatına 06.10.2017 tarihinde, keşidecisi davacı ... Tic.A.Ş. olan, ...Bankası ... Şubesi'ne ait 29.03.2018 keşide tarihli ve 210.000,00 TL bedelli ... seri no.lu çek ile 21.02.2018 keşide tarihli ve 210.000,00 TL bedelli ... seri no.lu çekin teslim edildiği, Keşide tarihlerinde söz konusu çeklerin, davalı banka tarafından Takas Odası aracılığıyla muhatap bankaya ibraz edildikleri ve davacı keşidecinin hesap bakiyesinin yetersiz olması nedeniyle, her iki çekin de 5941 sayılı Kanun gereği 1.600,00 TL'lık banka yükümlülük tutarını aşan 208.400,00 TL'lık kısımlarının karşılıksız kaldıkları, 21.02.2018 tarih ve 210.000,00 TL tutarlı ... seri numaralı çekin karşılıksız kaldığı, 21.02.2018 tarihinde, davalı bankanın dava dışı kredi borçlusu ...'a kullandırmış, olduğu kedilerden dolayı, toplam 1.193.792,00 TL tutarında anapara alacağı bulunduğu; 29.03.2018 tarih ve 210.000,00 TL tutarlı, ... seri no.lu çekin karşılıksız kaldığı, 29.03.2018 tarihinde ise davalı bankanın dava dışı kredi borçlusu ...'a kullandırdığı krediden dolayı 1.297.000,00 TL tutarında anapara alacağı bulunduğu, Davalı banka tarafından, dava konusu ... no.lu karşılıksız çekten dolayı, davacı keşideci ve dava dışı cirantalar aleyhine, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibi nedeniyle, davacı çek keşidecisi tarafından davalı bankaya 06.12.2018 tarihinde 20.000,00 TL ve 09.04.2019 tarihinde 220.000,00 TL olmak üzere, toplam 240.000,00 TL ödeme yapıldığı, Davaya konu ... no.lu karşılıksız çek için ise davacı şirket yetkilisi ... tarafından, dava dışı kredi borçlusu ...'ın davalı banka nezdindeki 8189872 nolu mevduat hesabına, “... no.lu ... Çek Bedeli” açıklamasıyla 14.03.2018 tarihinde 210.000,00 EFT gönderildiği, tespit edilmektedir. Asıl Davanın konusunun, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya kapsamında ödenen 240.000,00 TL'lık bedelin istirdadına ilişkin olduğu, Birleşen Davanın konusunun ise ... seri nolu çek için yapılan ödemenin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olduğu anlaşıldığı, ancak; Asıl davanın esasını oluşturan icra takibine konu ... seri no.lu 210.000,00 TL bedelli çek, davalı bankaca dava dışı ...'a kullandırılan kredilerin teminatına alındığından ve söz konusu çekin karşılıksız kaldığı 29.03.2018 tarihinde davalı bankanın adı geçen dava dışı kredi müşterisinden 1.297.000,00 TL anapara alacağı bulunduğundan, davalı bankaya icra dosyası kapsamında yapılan 240.000,00 TL'lık ödemenin, davalı bankadan talep edilemeyeceği kanaati oluştuğu Birleşen davanın esasını oluşturan 1266219 seri no.lu 210.000,00 TL çek bedeli, davacı tarafından, doğrudan dava dışı kredi borçlusu ...'ın davalı banka nezdindeki ... no.lu mevduat hesabına EFT olarak gönderildiği için, diğer bir deyişle söz konusu çekle ilgili olarak doğrudan davalı bankaya bir ödeme yapılmadığı için, ödenen tutarın davalı bankadan talep edilemeyeceği yönündeki görüş ve kanaatine varıldığını beyan ettiği görülmüştür.
Asıl dava ve birleşen davalar yönünden bilirkişi raporlarında, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda yapılan tespitlerde;
Asıl davaya konu edilen Keşideci davacı ...Dış Tic.A.Ş. tarafından, dava dışı ...San.Tic.Ltd.Şti. emrine, 29.03.2018 keşide tarihli, 210.000,00 TL tutarlı davaya konu ... no.lu çekin arkasında, sırasıyla dava dışı çek lehtarının,
...’ın ve ...’ın cirolarının bulunduğu ve çek hamili ... tarafından da ciro edilerek 06.10.2017 tarihinde davalı bankaya teslim edildiği, davalı banka kayıtları incelendiğinde; dava dışı ...’ın, ... Müşteri Numarası ile davalı bankanın mevduat ve kredili müşterisi olduğu, adı geçene, davalı banka tarafından ... tarihinde ... kredi hesap no.su ile 487.946,00 TL tutarında; 14.12.2017 tarihinde ... kredi no.su ile 378.500,00 TL tutarında; 18.12.2017 tarihinde... kredi no.su ile 367.346,00 TL tutarında ve 22.03.2018 tarihinde ... kredi no.su ile 1.297.000,00 TL tutarında krediler kullandırıldığı, dava konusu 1266220 no.lu 210.000,00 TL tutarlı çek ile Birleşen Davaya konu ... no.lu 210.000,00 TL tutarlı çekin, 06.10.2017 tarihinde davalı banka kayıtlarına “Teminat” Bordro Tipi ile girişlerinin yapıldığı, davalı banka şubesi ile Genel Müdürlüğü arasında yapılan iç yazışmalardan, söz konusu çeklerin, dava dışı ...’a 02.06.2017 tarihinde 487.946,00 TL olarak kullandırılan ve vadesi gelen ... no.lu kredinin vade uzatımı için teminata alındığının anlaşıldığı, ... no.lu kredinin teminatında olan Asıl Davaya konu ... no.lu çekin, 29.03.2018 keşide tarihinde, Takas Odası aracılığıyla dava dışı muhatap ... Bankası’na ibraz edildiği, ancak hesap bakiyesinin “0” olması nedeniyle 1.600,00 TL’lık Banka Yükümlülük Tutarını aşan 208.400,00 TL’lık kısmının karşılıksız kaldığı, davaya konu çekin karşılıksız kaldığı 29.03.2018 tarihi itibariyle, davalı bankanın, dava dışı ...’a kullandırılan ... no.lu kredi hesabından dolayı 1.297.000,00 TL tutarında anapara alacağı bulunduğunun tespit edildiği;Birleşen davaya konu edilen keşideci davacı ... Dış Tic.A.Ş. tarafından, dava dışı ....Ltd.Şti. emrine, 21.02.2018 keşide tarihli, 210.000,00 TL tutarlı düzenlenen davaya konu ... no.lu çekin arkasında, sırasıyla dava dışı çek lehtarının, ...’ın ve ...’ın cirolarının bulunduğu ve çek hamili ... tarafından da ciro edilerek 06.10.2017 tarihinde davalı bankaya teslim edildiği, davalı banka kayıtları incelendiğinde, dava dışı ...’a yukarıda da belirtildiği üzere, davalı banka tarafından ... tarihinde ... kredi hesap no.su ile 487.946,00 TL tutarında; 14.12.2017 tarihinde ... kredi no.su ile 378.500,00 TL tutarında; 18.12.2017 tarihinde ... kredi no.su ile 367.346,00 TL tutarında ve 22.03.2018 tarihinde ... kredi no.su ile 1.297.000,00 TL tutarında krediler kullandırıldığı, dava konusu ... no.lu 210.000,00 TL tutarlı çek ile Asıl Davaya konu ... no.lu 210.000,00 TL tutarlı çekin, 06.10.2017 tarihinde davalı banka kayıtlarına “Teminat” Bordro Tipi ile girişlerinin yapıldığı, davalı banka şubesi ile Genel Müdürlüğü arasında yapılan iç yazışmalardan, söz konusu çeklerin, dava dışı ...’a 02.06.2017 tarihinde 487.946,00 TL olarak kullandırılan ve vadesi gelen ... no.lu kredinin vade uzatımı için teminata alındığının anlaşıldığı, ... no.lu kredinin teminatında olan Birleşen Davaya konu ... no.lu çekin, 21.02.2018 keşide tarihinde, Takas Odası aracılığıyla dava dışı muhatap...Bankası’na ibraz edildiği, ancak hesap bakiyesinin “0” olması nedeniyle 1.600,00 TL’lık Banka Yükümlülük Tutarını aşan 208.400,00 TL’lık kısmının karşılıksız kaldığı, dava konusu çekin karşılıksız kaldığı 21.02.2018 tarihi itibariyle davalı bankanın, dava dışı ...’a kullandırılan ... no.lu krediden dolayı 447.946,00 TL tutarında, ... no.lu krediden dolayı 378.500,00 TL tutarında, ... no.lu krediden dolayı 367.346,00 TL tutarında, olmak üzere toplam 1.193.792,00 TL anapara alacağı bulunduğu, davacı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan ... tarafından, dava dışı kredi borçlusu ...’ın davalı banka nezdindeki ... no.lu mevduat hesabına, 14.03.2018 tarihinde “... no.lu, 21.02.2018 vadeli ... çek bedeli” açıklaması ile 210.000,00 TL EFT gönderildiği, dava dışı ...’ın davalı banka nezdindeki ... no.lu Mevduat Hesabı incelendiğinde, davacı şirket yetkilisi tarafından 14.03.2018 tarihinde davaya konu çek için gönderilen 210.000,00 TL’lık EFT tutarının, aynı gün dava dışı ...’a ait ... no.lu mevduat hesabına alacak kaydedildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK’nun 818.maddesi çekler hakkında uygulanacak poliçe hükümlerine ilişkin atıf maddesi olup TTK’nun 689. maddesinde yer alan poliçe ile ilgili rehin cirosuna atıf yapılmadığından çeklerde rehin cirosunun uygulanması mümkün olmayıp, böyle bir ciro yapılsa bile yok hükmündedir.
Somut olayda, asıl ve birleşen dava konusu çeklerin üzerindeki ciro beyaz ciro olup, bu ciro TTK'nun 689.maddesinde açıkça yazıldığı şekilde bir rehin cirosu değildir. Çeklerin metninde böyle bir ibare olmadığı için davalı bankanın çekleri kredi müşterisinin borçlarının teminatı olarak aldığına dair kayıt ve belge bulunması çekteki beyaz ciroyu rehin cirosu haline getirmez. Nitekim istinaf karar kaldırma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporunda, bilirkişi tarafından raporun eki olarak banka kayıtlarında elde edilen belgeler de sunulmuş olup, anılan belgelerin incelenmesinde dava konusu edilen çeklerin Bordro tipi olarak "Teminat" adı altında yalnızca bankacılık sistemine kaydedildiği, bu kayda tek başına itibar edilemeyeceği gibi banka yetkilileri arasındaki iç yazışma içeriklerinden de, çekleri bankaya ciro eden kredi borçlusunun çek vadeleri geldiğinde çeklerin tahsil edilmesini istediği, çek bedelleri haricinde kalan bedeli nakden ödeyeceğine dair yazışmaların da yer aldığı, esasen bankanın kredi borçlusu ile banka arasında, çeklerin kredi borcunun ödenmesi amacıyla ciro edildiği yönünde bir anlaşma olduğunun anlaşıldığı, sonuç itibari ile çek metninde ciro yapılırken "teminat" ibaresinin yer almaması karşısında senet metninden anlaşılamayan teminat cirosu iddiasının bankacılık sistemindeki kayıtlarla ispatının mümkün olmadığı, yine teminat iddiasının aksine dair kayıtların da mevcut olduğu anlaşıldığından çeklerin rehin cirosu ile davalı bankaya devredildiği iddiasına itibar edilmemiştir
Somut olayda, yukarıda izah edilen nedenlerle dava konusu çeklerdeki ciro temlik cirosu olup 6102 sayılı TTK'nın 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması şartına bağlı olduğu, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. Sayılı ilamı bu yöndedir.) davaya konu çeklerin davalı bankaya temlik cirosu ile devredildiği, davacının davalı bankanın çekleri ciro ile alırken bunların bedelsiz olduğunu bilerek ve keşideciyi zarara uğratmak amacıyla aldığını ispatlayamadığı, davacının iddiasının şahsi defi olup davalı iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacının çeklerin ödenmesi konusunda davalı bankaya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davanın REDDİNE,
Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 615,40 TL'nin peşin alınan 4.098,60 TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 3.483,2 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
2-Birleşen davanın REDDİNE,
Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 615,40 TL'nin peşin alınan 3.586,28 TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 2.970,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/07/2025
Katip
¸
Hakim
¸