T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/4 Esas
KARAR NO : 2024/772
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 02/01/2024 tarihli dava dilekçesi ile, Müvekkil ... A.Ş.'nin inşaat ve enerji olmak üzere, turizm, tarım, gıda gibi birçok farklı sektör ve alanda faaliyet gösterdiğini, davalının, 02.06.2008 tarihinde Müvekkil Şirketin grup şirketlerinden olan ... A.Ş. ile imzaladığı iş sözleşmesi kapsamında, ... A.Ş. bünyesinde “Planlama Mühendisi” olarak çalışmaya başladığını ve taraflar arasında işveren – işçi ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafın, ... A.Ş. çatısı altında faaliyet gösterdiği sektörde tecrübeler, iş bağlantıları edindiğini, müvekkil şirketin tanınırlığı ve bilinirliği sayesinde sektörde kariyerini başarılı bir şekilde ilerlettiğini, Müvekkil Şirket ile davalı arasında 21.06.2023 işe başlama tarihli olarak Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi akdedildiğini, davalının, Müvekkil Şirketin tüm grup şirketlerinin en üst düzeydeki yöneticisi olan “Grup Şirketler Başkanı”na danışman olarak istihdam edildiği ve ... Grubundaki en üst düzey birkaç profesyonel yöneticisinden biri konumuna getirildiğini, davalı tarafın, Müvekkil ... A.Ş. çatısı altında geçirdiği 15 yılı aşkın çalışma hayatı içinde Müvekkil Şirketin ve çatısı altındaki diğer grup şirketlerin birçok gizli ve ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerine erişim sağladığını, Müvekkil Şirketin ve bağlı şirketlerin ticari plan, proje ve stratejileri hakkında bilgi sahibi olunduğunu, Müvekkil Şirket ile davalı arasındaki iş ilişkisinin, 06.07.2023 tarihli “İş Sözleşmesinin Taraflarının Birbirine Uygun Serbest İradeleri ile Sona Erdirilmesine (İkalesine) İlişkin Protokol ile nihayete erdirildiğini, Müvekkil Şirketin, taraflar arasında akdedilen İkale Protokolü gereğince taahhüt altına girdiği edimlerini gereği gibi tam, eksiksiz ve zamanında ifa ettiğini, rekabet etmeme taahhüdünü ihlal ettiğini, İkale Protokolünün akdedildiği tarih üzerinden henüz 2 aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen, rekabet etmeme taahhüdünü ihlal edecek nitelikte ticari faaliyetlerde bulunduğunu, Müvekkil Şirket ile aynı il sınırları içerisinde bulunan, aynı sektörlerde ve ülkelerde faaliyet gösteren, merkezi “...” adresinde bulunan “...Ticaret A.Ş.” nezdinde İş Geliştirme departmanında İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı sıfatıyla çalışmaya başladığının tespit edildiğini, davalının Müvekkil Şirket nezdindeki son brüt maaşı olan 200.000,00-TL’nin 12 katı olan 2.400.000,00-TL tutarındaki cezai şartın ödenmesi amacıyla, ... 29. Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının rekabet etmeme taahhüdünü yerine getirmediği, taraflar arasında akdedilen 06.07.2023 tarihli İkale Protokolünde belirlenen cezai şartın yedi (7) iş günü içerisinde ödenmesi, aksi halde cezai şartın tahsili için tüm hukuki yollara başvurulacağı ihtar edildiğin, işbu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmişse de, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediği gibi müvekkil şirkete herhangi biri cezai şart ödemesi yapılmadığını, davalının eylem ve işlemlerinin, Müvekkil Şirket ile sözleşme serbestisi çerçevesinde tarafların özgür iradeleriyle akdedilen ve davalının yükümlülüğü olan rekabet etmeme yükümlülüğünün açık bir ihlali niteliğinde olması sebebiyle, İkale Protokolü kapsamında düzenlenen ve mutabık kalınan cezai şartın ödenmesini talep hakkı doğduğunu, Müvekkil Şirket ile davalı arasındaki uyuşmazlığın, 06.07.2023 tarihli İkale Protokolü ile işveren – işçi ilişkisi sonrası döneme ilişkin kararlaştırılan rekabet yasağına dayalı olduğu rekabet yasağına ilişkin 6098 sayılı Kanunun 444 vd. maddelerinde düzenlenen hükümler, doğrudan taraflar arasındaki işveren – işçi ilişkisinin bir unsuru olarak görülemeyeceği gibi rekabet yasağının Müvekkil Şirket ile davalı arasındaki iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olması, rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların iş ilişkisinden kaynaklandığının kabul edilemeyeceği, davalının iş ilişkisinden kaynaklanan rekabet etmeme ve işverene ait sırları saklama yükümlülüğünün 6098 sayılı Kanunun 396. maddesinde tanımlanan ve kanundan kaynaklanan işçinin özen ve sadakat borcu ile ilişkili olduğunu, ikale protokolü, sözleşme serbestisi çerçevesinde tarafların özgür iradeleriyle akdedildiğini, davalının eğitim seviyesi, müvekkil şirket nezdinde çalıştığı süre zarfında bulunduğu konum göz önüne alındığında, tarafların ikale protokolünün esaslı unsurlarında mutabık kaldıklarının görüleceğini, müvekkil şirketin, 06.07.2023 tarihli İkale Protokolü tanzim ve imza altına alınmadan önce davalıyı ikalenin anlam ve sonuçları bakımından bilgilendirmiş ve aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, İkalenin, sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak doğduğundan ve sözleşme yapmaya kendi iradeleriyle karar veren tarafların da onun anlam ve sonuçlarını da bizzat araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, Müvekkil Şirketin, işçiyi aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği ihtimalinde dahi İkale Protokolü geçerliliğini korumaya devam edeceğini, davalının, Müvekkil Şirketin tüm grup şirketlerinin en üst düzeydeki yöneticisi olan “Grup Şirketler Başkanı”na danışman olarak istihdam edilmiş ve ...Grubundaki en üst düzey birkaç profesyonel yöneticisinden biri konumuna getirildiğini, davalı tarafın, Müvekkil Şirketin ve çatısı altındaki diğer grup şirketlerin birçok gizli ve ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerine vakıf olduğunu, müşteri çevresini de bildiğini, davalı tarafın, Müvekkil Şirketin 02.06.2008 tarihinde Müvekkil Şirketin grup şirketlerinden olan ... A.Ş. (...) ile imzaladığı iş sözleşmesi kapsamında, ... A.Ş. bünyesinde “Planlama Mühendisi” olarak çalışmaya başladığı ve taraflar arasında işveren – işçi ilişkisi kurulduğunu, izleyen yıllarda ...’a geçirdiği 15 yıllık iş sürecinin büyük kısmını “İş Geliştirme Bölümünde” geçirdiğini, 2019 yılında İş Geliştirme Direktörü, 21.06.2023 tarihine kadar ise İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını, bu tarihten sonra müvekkil Şirketin Yönetim Kurulu’nun... tarih ve ... sayılı kararı ile yine ...’ın faaliyet konuları olan alt yapı ve petrokimya alanlarında taahhüt işleri geliştirilmesi konularında yardımcı olmak amacıyla ...Şirketler Başkanı’na danışman olarak atandığını, davalı tarafın mesleki hayatının büyük kısmını, Müvekkil Şirketin en büyük iki iştirakinden biri olan ...’ta, ...’ın taahhüt projelerine dair teklif verebileceği potansiyel iş ve işverenler ile temas geçip teklif verilebilecek işleri ve projeleri tespit etmekle geçirdiğini, görevlerini yerine getirirken çoğunluğu Katar, Azerbaycan, Suudi Arabistan, Kazakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve benzeri ülkelerde petrokimya, alt yapı, enerji gibi inşaat ve taahhüt işlerinin yoğun olduğu sektörlerdeki büyük şirketlerle görüşüldüğü, bu ülkelerde ve pazarlardaki projeler tespit edilmeye çalışıldığını, devamında projelere teklif hazırlandığını, Müvekkil Şirket ve %100 sahibi olduğu ... bu sıralamada Türk şirketleri arasında 7. tüm dünya şirketleri arasında ise 107. sırada olduğunu, taraflar arasındaki iş ilişkisi sona erdikten sonra davalı tarafından kullanılması, Müvekkil Şirketin önemli bir zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, davalının Müvekkil Şirket çatısı altında geçirdiği 15 yılı aşkın çalışma hayatı içinde edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri kullanması; Müvekkil Şirketin piyasadaki rekabet gücünün gerilemesine, iş yapma imkanının sınırlanmasına ve neticeten telafi edilemeyecek zararlara uğramasına sebebiyet vereceğini, Müvekkil Şirket ile davalı arasında akdedilen İkale Protokolünde, rekabet yasağına ilişkin yer sınırlamalarının açık ve detaylı şekilde düzenlendiğini, müvekkil Şirketin faaliyet alanını aşmayacak şekilde sınırlamalar getirildiğini, rekabet yasağının çok geniş bir coğrafi alanı kapsadığı iddiasında bulunulsa dahi, davalının Müvekkil Şirket ile aynı il sınırları içerisinde bulunan, aynı sektörlerde ve ülkelerde faaliyet gösteren firmada çalışmaya başlamış olması sebebiyle İkale Protokolünün rekabet yasağına ilişkin hükümlerinin geçersizliğinden söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle haklı davanın kabulüne, müvekkil şirket nezdinde çalışmış davalının, Müvekkil Şirket ile sözleşme serbestisi çerçevesinde tarafların özgür iradeleriyle akdedilen 06.07.2023 tarihli İkale Protokolünde yer alan rekabet yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle, aynı protokol hükümleriyle kararlaştırılan cezai şart tutarının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 29/02/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, Dava konusu uyuşmazlık bakımından mahkemenin görevsiz olduğunu, dava konusu olan ve Türk Borçlar Kanunu'nun 444. maddesinde düzenlenen "Rekabet Yasağı Sözleşmesi"ne ilişkin uyuşmazlıklarda, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemelerinden, 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile iş mahkemelerine geçtiğini, davacının dayanağı rekabet yasağı sözleşmesi, iş ilişkisinin henüz devam etmekte olduğu tarihte, iş ilişkisinin sonlandırılması amacıyla tanzim edilmiş ikale protokolünün bir maddesi olarak düzenlendiğini, bu nedenle yargılamaya konu uyuşmazlık, 7036 sayılı kanun ile iş mahkemelerinin görev alanına dahil olmadığını, görevli mahkemede açılmayan davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m. 114/1/c hükmü uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili İlhan Hazarın, davacı ... Anonim Şirketi'nin dava dışı iştiraklerinden.... A.Ş.'de Mayıs 2005 itibariyle "Planlama Mühendisi ve Proje Koordinatörü" olarak çalışmaya başladığını, Müvekkilin 3 yıl boyunca bu şirkette başarı ile çalıştıktan sonra 02 Haziran 2008 tarihinde ... A.Ş'nin iştiraki olan ... A.Ş. nezdinde 20 Haziran 2023 tarihinde iş akdi işverence sebep gösterilmeden feshedilene kadar 15 yıl boyunca "Planlama Müh.", "Teklif Müh.", "Teklif Şefi", "Teklif Koordinatörü", "Teknik Koordinatör", "İş Geliştirme ve Kurumsal İşler Direktörü", "İş Geliştirme, Strateji, Yatırımcı İlişkileri, Kurumsal Risk ve Sürdürülebilirlik Departmanlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı" görevlerini almıştır. Müvekkilimiz yine bu şirket nezdinde ayrıca Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) vb. Platformlarda şirket adına temsilcilik gerçekleştirdiğini, müvekkili İlhan Hazarın, davacı ... Anonim Şirketi'nin dava dışı iştiraklerinden ... A.Ş.'de Mayıs 2005 itibariyle "Planlama Mühendisi ve Proje Koordinatörü" olarak çalışmaya başladığını, Müvekkilin 3 yıl boyunca bu şirkette başarı ile çalıştıktan sonra 02 Haziran 2008 tarihinde ... A.Ş'nin iştiraki olan ... A.Ş. nezdinde 20 Haziran 2023 tarihinde iş akdi işverence sebep gösterilmeden feshedilene kadar 15 yıl boyunca "Planlama Müh.", "Teklif Müh.", "Teklif Şefi", "Teklif Koordinatörü", "Teknik Koordinatör", "İş Geliştirme ve Kurumsal İşler Direktörü", "İş Geliştirme, Strateji, Yatırımcı İlişkileri, Kurumsal Risk ve Sürdürülebilirlik Departmanlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı" görevlerini aldığını, Müvekkilin yine bu şirket nezdinde ayrıca Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) vb. Platformlarda şirket adına temsilcilik gerçekleştirdiğini, müvekkil çalıştığı pozisyonlarda üretim süreçlerinin planlanması, proje zamanlaması, kaynak yönetimi, verimlilik artırma ve maliyet azaltma gibi konularda hizmet verdiğini, müvekkilin davacı şirket iştiraklerinde çok uzun bir süre çalışmış ve şirkete değer katmayı başardığını, hizmet vermiş olduğu yıllarda en başarılı dönemin yaşandığı ve nitekim müvekkilin gösterdiği üstün performans nedeniyle ödül ve terfiler aldığını, Müvekkilinin, 31 Mart 2023 tarihinde emekliliğe hak kazanmış olup ara vermeksizin 01 Nisan 2023 tarihi itibariyle ... A.Ş.'de işine devam ettiğini, davalı müvekkil İlhan Hazar'ın, davacı ... Anonim Şirketi nde 21 Haziran 2024 tarihinde işe başlamış ve 06 Temmuz 2023 tarihinde kendisine imzalatılan ikale sözleşmesi sonrasında 07 Temmuz 2023 tarihinde görevinden ayrılmaya icbar edildiğini, 16 Haziran 2023 tarihinde ... A.Ş.'yi temsilen katılmış olduğu uluslararası bir konferans nedeniyle Londra'da bulunurken, ... A.Ş. (Grup Şirketler Başkanı) CEO'su ...'ın asistanı kendisiyle iletişime geçmiş ve CEO ... ile acil bir video konferans görüşmesi gerçekleştirmesi gerektiğini müvekkile ilettiğini, görüşmede CEO ...'ın, müvekkillerinin ... A.Ş. Taahhüt grubu şirketlerinde yapılacak yeni görevlendirmeleri 30 dakika içerisinde tüm taahhüt şirketleri çalışanlarına yazılı olarak e-mail marifetiyle bildireceğini, müvekkilin de kendisine teklif edilen görevi hemen kabul etmesi gerektiğini ifade ettiğini, Müvekkil kendisine herhangi bir yeni görev teklif edilmediğini ve bu konunun alelacele video konferans ile görüşülmesinin doğru olmayacağını bildirdiğini, CEO ... tarafından müvekkile Suudi Arabistan Şubesinde "İş Geliştirme Müdürü" olarak görev yapacağı iletildiğini, müvekkilin görev tanımının sorumlulukları ve haklarına ilişkin bir açıklama yapılmadığını, müvekkile teklif edilen yeni pozisyon, kendisinin o sırada görevli olduğu genel merkezdeki Genel Müdür Yardımcısı pozisyonuna göre oldukça düşük bir pozisyondur ve müvekkilin görüşme sırasında bu teklifi "tenzili rütbe" olacağı nedeniyle kabul edemeyeceğini bildirdiğini, ilgili şirkette ülke müdürlükleri dahi müvekkilimizin o tarihteki pozisyonu olan genel müdür yardımcılığı pozisyonuna bağlı olduğunu, İş Geliştirme Müdürü pozisyonu "Ülke Müdürü" pozisyonunun da altında olduğunu, müvekkilinin Suudi Arabistan Ülke Müdürlüğünde "İş Geliştirme Müdürü" görevini kabul etmemesi üzerine aynı görüşme içerisinde CEO ... tarafından müvekkilimize yine görev tanımı, sorumlulukları ve hakları belirli olmayan ... A.Ş. nezdinde düzmece bir "Başkana Yardımcı" pozisyonu teklif edildiğini, bu pozisyonu "Asistanlık" olarak değerlendirdiği ve reddettiğini, CEO ...'in yeni görevlendirmelere ilişkin sonradan yapmış olduğu 19 Haziran 2023 tarihli duyurusunda müvekkilin pozisyonu "Assistant to the President of ..." olarak duyurulduğunu, ... A.Ş.'de çalıştığı "Genel Müdür Yardımcılığı" pozisyonundan neden alındığını sormasına ve performansı ile ilgili değerlendirmenin kendisine sunulmasını talep etse de bir cevap alamadığını, video konferans sırasında CEO ... müvekkilimize yeni görev teklifini kabul etmezse veya kabul edip ileride ayrılmak isterse herhangi bir ön koşul olmaksızın kendisine ikale bedeli olarak 12 brüt maaş ödeyeceklerini ifade ettiğini, 16 Haziran 2023 tarihinde gerçekleştirilen video konferans görüşmesinden sonra grup şirketlerindeki çalışanlara herhangi bir duyuru gerçekleştirilmediğini, yapılan görüşmenin yalnızca müvekkili acele içerisinde kabul edemeyeceği bir teklif ile işten ayrılmaya icbar etme amaçlı olduğunu, müvekkilinin video konferans marifetiyle yapılan görüşmenin ardından apar topar İstanbul'a döndüğünü, 19 Haziran 2023 tarihinde ... A.Ş. CEO'su ...' ile müvekkilimiz yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdiğini, görüşmede müvekkile aynı teklifin tekrar edildiğini, görüşmede "ikale bedeli" teklifinin sadece müvekkile yapıldığı söylenmiş olsa da müvekkilimiz sonradan grup şirketler nezdinde görevli bazı üst düzey görevlilere ikale bedelleri ödenerek iş sözleşmelerinin feshedildiğini öğrendiğini, yine 19 Haziran 2023 tarihinde CEO ..., taahhüt grubu şirketlerinde yapılan görevlendirmeleri bir e-posta ile tüm grup şirketler çalışanlarına bildirdiğini, 19 Haziran 2023 tarihli duyuru ile ... A.Ş. nezdindeki "Genel Müdür Yardımcısı" görevine son verilerek ... A.Ş. nezdinde "Başkana Yardımcı" (Assistant to the President of ...) sıfatı ile görevlendirildiğini öğrendiğini, tüm bu görevden alma ve görevlendirmelerin müvekkilin bilgi ve rızası dışında gerçekleştiğini, 20 Haziran 2023 tarihinde müvekkilin ... A.Ş.'deki Genel Müdür Yardımcısı görevine son verildiğine dair SGK Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi yapıldığını, 21 Haziran 2023 tarihinde SGK'na müvekkilin davacı ... A.Ş. İnde Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi yapıldığını, Müvekkilin 21.06.2023, 23.06.2023, 03.07.2023 ve 04.07.2023 tarihlerinde ... A.Ş. CEO'su ... ile görüşebilmek için sekreterinden randevu talep etmişse de kendisine randevu verilmediğini, Müvekkilin CEO ... ile ancak 05 Temmuz 2023 tarihinde saat 16:50'de çok kısa bir görüşme gerçekleştirebildiğini, CEO ...'a görev tanımı dahi belli olmayan bir "Başkana Yardımcı" (Assistant to the President of ...) pozisyonunun kendisinin eğitimi, tecrübesi ve en alt kademeden üst düzey yöneticiliğe yükselen kariyeri ile bağdaşmadığını, kendisine bu süreçte mobing uygulandığını, haksızlık edildiğini ve bilgisi dışında çıkartılmış olduğu eski işini geri istediğini ilettiğini, CEO ..., müvekkilimizin talebini reddetmiş ve ayrılması durumunda daha önce vaadedilmiş olan ön koşulsuz 12 brüt maaşlık ikale bedelini alabileceğini tekrar ettiğini, başarıyla yürütmüş olduğu eski görevine dönemeyeceğini anlayan müvekkilin, CEO ... tarafından dayatılan teklifi çaresizce kabul etmek zorunda kaldığını, Müvekkilinin 20 yıla yakın bir süre çalıştığı ... şirketler grubunda hak kazandığı işçilik alacaklarını alabilmek kaygısıyla 06 Temmuz 2023 tarihinde "İş Sözleşmesinin Tarafların Birbirine Uygun Serbest İradeleri İle Sona Erdirilmesine (İkalesine) İlişkin Protokol"ü kabul etmek zorunda kaldığını, 06 Temmuz 2023 tarihli İkale Protokolünde bulunan TBK 444 maddesi anlamında rekabet yasağını düzenleyen "Rekabet Yasağı" başlıklı 7. maddeye itiraz ettiğini, şirket yetkililerinin müvekkiline ilgili maddenin formaliteden bulunduğunu, şirketin yıllarca emeği bulunan kıdemli bir çalışana bu madde nedeniyle asla dava açmayacağını söyleyerek müvekkilinin aldatıldığını ve bu maddeyi kabul etmezse ikale bedeli ve işçilik alacaklarının ödenmeyeceğini belirterek işçilik hak ve alacaklarının ketmedileceği endişesi ve korkusu içine düşürülen müvekkilimizin içinde bulunduğu müzayaka halinden istifade ettiklerini, ikale Protokolünün tamamlanma süreci ... A.Ş.'yi tek başına temsile yetkili İnsan Kaynakları Direktörü ...tarafından yürütülmüş olup İkale Protokolü, ... A.Ş. CEO'su ... ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı ... tarafından bilahare imzalanarak tamamlandığını, kendisinin bilgisi ve rızası dışında iş akdi ve işe giriş bildirgesi imzalatılmaksızın davacı ... A.Ş. nezdinde işe girişi yapıldığı, müvekkilin iş ilişkisinin 07 Temmuz 2023 itibari ile sonlandığını, İkale Protokolünde "İkale Bedeli" olarak gösterilen brüt 2.400.000,00 TL ile brüt 143.415,21 TL İhbar Tazminatı, 46.666,67 TL Maaş Bedeli, 15.555,56 İkramiye Bedeli, 7.374,27 TL Yol Yardımı ve Araç Tahsisi Ödenek Bedeli ilgili vergiler düşüldükten sonra 28.07.2023 tarihinde müvekkilimize ödendiğini, müvekkile toplam net 1.548.729,90 TL ödendiğini, davacı işveren ... A.Ş. Tarafından; davalı müvekkilimin işten çıkarılma karının gerçekleştirilmesi esnasında iş akdinin tarafların ortak iradesi ile feshedildiği görüntüsü verilmek için ikale sözleşmesi düzenlendiğini, davalı işçinin dava haklarının ortadan kaldırılması amacıyla hileli İkale sözleşmesi imzalanması sürecinde , bu sözleşmeye rekabet etmeme hükümlerinin dahil edilmesi neticesinde TBK 444 anlamında rekabet yasağı düzenlemesi barındıran İkale Protokolünün davalı işçi tarafından imzalanması sağlandığını, müvekkilin 06 Temmuz 2023 tarihinde İkale Protokolünün "Rekabet Yasağı" başlıklı 7. maddesine itiraz etmiş ancak şirket yetkilileri ilgili maddenin formaliteden bulunduğunu, şirketin 20 yıla yakın katkısı bulunan bir çalışanını bu nedenle dava etmeyeceğini söylemesi nedeniyle yanıltıldığını, müvekkilinin, davacının hileli davranışlarla yanıltılarak hataya düşürülmüş olması nedeniyle protokolün 7. Maddesi ile bağlı olmadığını, taraflar arasında imzalanmış ikale protokolünde İkaledeki Yararlar ve İkale Bedeli başlıklı 3. maddesi ile Akde Muhalefet Halinde Ceza-i Şart başlıklı 4. maddesi taraflar arasında ikale şartlarını ve ikale anlaşmasına ilişkin olarak cezai şartı belirlemekte olduğunu, protokolün 7. Maddesi yalnızca TBK 444'te tanınan iş ilişkisinin uzantısı niteliğinde bir hak olan rekabet sözleşmesini, koşullarını ve cezai şartını belirlediğini, Protokolün 4. Maddesindeki cezai şart ile 7. Maddesindeki cezai şart ile karıştırılmaması gerektiği, davalı müvekkilin, davacı şirketin önemli zararına neden olabilecek, müşteri çevresine veya iş sırlarına ilişkin özel bir bilgisi bulunmadığını, Müvekkilin uzun yıllar çalışmış olduğu taahhüt sektörü, bu sektörde çalışan firmaların kendi iş alanlarına göre ulusal veya uluslararası ihalelere girdiği ve en uygun teklifi veren firmanın işi üstlendiği bir sektör olduğunu, doğal olarak işin niteliği gereği benzer yetkinliklere ve tecrübeye sahip firmaların iştirak edebildiği şeffaf ihale süreçlerinde ... taahhüt şirketlerini öne çıkaracak gizli bilgi ve beceriler olmadığını, davacı tarafından ikame edilmiş olan bu davada ; rekabet yasağına aykırı olacak şekilde davalının yeni çalışmaya başladığı şirket ile davacı şirket arasında bu anlamda bir mukayese yapılması gerektiğini, davalı müvekkilin; davacı ... A.Ş'inde 21 Haziran 2023 tarihinde SGK 'ya verilen işe giriş bildirgesi ile çalışmaya başladığı, İkale sözleşmesini 6 Temmuz 2023 tarihinde imzalayıp iş akdini sonlandırıldığını, davacı ... A.Ş'nin yanında çalıştığı 16 gün bordrolu çalışma esnasında; davacı işverenin sırlarına vukuf olan davalının, bu 16 günlük çalışma süresinde edindiği ticari sırlarının İkale sözleşmesinde yer verilmiş rekabet yasağının açıkça ihlaline sebebiyet verecek şekilde 02 Ağustos 2023 tarihinde işe başladığı dava-dışı işveren ( ...A.Ş.) nezdinde paylaşıp davacının zarar uğramasına neden olduğu iddiasının maddi ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 16/05/2024 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, Davacının ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya incelenerek Rekabet etmeme maddesinin usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği bundan dolayı davacının herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığı, Rekabet Etmeme yasağından dolayı talep edilebilecek cezai şart olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından 26/09/2024 tarihli raporda, davalı tarafın rekabet etmeme taahhüdünü içeren sözleşme hükmün usulüne uygun şekilde düzenlendiğine ve hükmün geçerli olduğu, davacının herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığı incelemesinde davacı tarafın önemli ölçüde zarara uğrama tehlikesinin bulunmadığı, rekabet etmeme yasağından dolayı talep edilebilecek cezai şartın maddi unsurlarının bulunmadığı kanaatine varıldığını bildirdikleri görülmüştür.
Davacı ... A.Ş. İle davalı ... arasında 21/06/2023 tarihinde yapılmış iş sözleşmesi tarafların karşılıklı birbirine uygun müşterek ve serbest iradeleri ile 07/03/2023 tarihindeki iş sözleşmesinin ikalesine ilişkin protokol ile sonlandırılmıştır.
İkale protokolünün 7. Maddesinde, ".. İşçi, İş Sözleşmesinin İşveren ile karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile anlaşarak feshedilip sona ermesinden itibaren 1 (bir) yıl süre ile, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında özellikle Azerbaycan, Katar, Kazakistan, Suudi Arabistan, Irak, Rusya, Türkmenistan, Fas, Cezayir, Gürcistan'da bilhassa her türlü petrol arama platformu, off-shore ve on-shore tesis, boru hattı, petro kimya veya her türlü endüstriyel tesis, otoyol, köprü, ticari nitelikli bina, iş merkezi, liman, iskele ve benzeri her türlü altyapı inşaat ve taahhüt işlerini gerçekleştirmek üzere kendi hesabına rakip bir işletme açmayacağını, Şirket'in rakibi olan ya da olabilecek başka bir işletmede veya müşteride çalışmayacağını ya da rakip işletme veya müşteri ile başka türden bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini, doğrudan veya dolaylı olarak Şirketin iş sahası veya kendi işleri ile rekabet halinde olan hiçbir şahsın, şirketin veya kuruluşun iş sahasında işe alım sürecine girmeyeceğini veya bu nitelikteki kişilere veya kuruluşlara iş sözleşmesi kapsamında dahi olsa herhangi bir hizmet sağlamayacağını serbest olarak doğrudan veya dolaylı şekilde ortak, hissedar, yönetici, görevli, müdür, vekil, kredi veren, çalışan, yedd-i emin, danışman veya herhangi bir ilişki içinde kendi hesabına Şirket ile rekabet oluşturacak faaliyetlerde çalışmayacağını kabul ve taahhüt eder. İşbu Sözleşme'nin süresi boyunca ve feshinden sonra da İşçi, haksız rekabete sebep olabilecek herhangi bir eylem ve işlemde bulunmaktan veya bu nitelikteki eylem ve işlemleri gerçekleştiren kişi ve kuruluşlar ile iş birliği yapmaktan kaçınacağını taahhüt eder. İşbu Rekabet Yasağı hükmünün veyahut aynı madde içerisinde yer alan Gizlilik ve Sır Saklama yükümlüğünün herhangi birisinin ihlali durumunda, ihlal oluşturabilecek eylemlerin İşveren tarafından tespit edilip İşçi” ye tebliğ edilmesi ile birlikte iş sözleşmesi uyarınca aldığı son aylık brüt ücretinin 12 aylık tutarını herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın 7 iş günü içinde ifaya ek cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan eder. Şirket, bu ihlalden dolayı uğradığı zararlar nedeniyle, ayrıca, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca tazminat, ihlalin giderilmesi veya dava haklarını saklı tutar. İşçi, anılan cezai şartın tarafların karşılıklı anlaşması ile tespit edildiğini ve fahiş olmadığını ve bu bedelin fahiş olduğundan bahisle, bu miktarın terkini ve tenkisini talep etmeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt etmektedir. İşbu maddenin ihlali halinde cezai şarta ilave olarak, Şirket faaliyet konusuna giren herhangi bir faaliyetin Şirket dışında İşçinin doğrudan veya dolaylı hissedarı olduğu bir şirket veya benzeri yapıda bir ortaklık tarafından yürütüldüğü tespit edilirse, söz konusu faaliyet borçlarından ari ve bedelsiz olarak derhal Şirket'e devredilecektir. .." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacı iş sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin protokolün 7. Maddesi uyarınca kararlaştırılan rekabet etmeme yasağına aykırı davranılması nedeniyle cezai şart tazminatı talep etmiştir.Bu istemle ilgili, HGK’nun 27.2.2013 gün ve ... Esas ...Karar sayılı kararı gereğince, TBK 444-447 maddeleri, TTK 4.1/c ve 5.1 maddeleri uyarınca, Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan, davalının görev itirazının reddine karar verilerek açık yargılamaya devam olunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir.
Davalı 21/06/2023 tarihinde imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine göre, davacı ... de grup şirketler başkanı danışmanı olarak çalışmaya başlamış, iş sözleşmesinin imzalanmasından kısa bir süre sonra 06/07/2023 tarihinde ikale sözleşmesi akdedilerek iş sözleşmesi fesih edilmiştir. Bu kısa zaman zarfında davacının ... bünyesindeki tüm şirketlerin ticari sırlarına erişmesi mümkün olmadığı gibi ulaşabildiği sırların hangi kapsamda zarar tehlikesi doğurabileceğinin de somutlaştırılmadığı davacı şirketin incelenen ticari defterlerindeki kayıtlara göre 2023 yılı itibariyle davacı şirketin %32.49 oranında kar artışı sağladığı TBK'nun 444/2. Maddesin de belirtilen işverenin önemli bir zararının gerçekleşmediği, rekabet yasağına ilişkin 7. Madde de yer alan coğrafi alan sınırlamasının Türkiye Cumhuriyeti sınırları ve Azerbaycan, Katar, Kazakistan, Suudi Arabistan, Irak, Rusya, Türkmenistan, Fas, Cezayir, Gürcistan gibi ülkeleri de kapsadığı, bu sınırlamanın işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsamasının da çalışma özgürlüğüne ve akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırılık taşıdığı (Yargıtay 11. Hukuk dairesinin... E, ...Karar sayılı, 10/05/2023 tarihli kararı da bu yöndedir.) anlaşıldığından cezai şarta ilişkin sözleşme hükmünün batıl olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen 427,60-TL karar harcının başlangıçta yatırılan 40.986,00-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla harç olan 40.558,40-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 324.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır