T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/433 Esas
KARAR NO : 2025/330 Karar
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin ... A.Ş. ile davalı ...Şti arasınd ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Aralık 2021 ve Ocak, Şubat, Mart, Nisan 2024 dönemlerine ait toplam 30.986,80-TL tutarlı faturaya ödeme yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket ...A.Ş. Adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını, açıklanan nedenlerle alacağın tahsilinin sağlanabilmesi adına huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğunun doğduğunu belirterek haklı davalarının kabulünü, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesini, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iddia edildiği üzere davacı şirketten hizmet almadığını ve halen de almadığını, bu sebeple faturalara itirazlarının olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, dolayısıyla düzenlenen faturaların müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu, her ne kadar 19.11.2021 tarihli sözleşme müvekkili tarafından akdedilmiş ise de müvekkili işletmesinin devrolunduğundan müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, devir tarihinden sonraki yasal süre içinde önceki pay sahiplerinin borçlardan sorumluluğunun söz konusu olduğunu, devir tarihinden önceki borçlar için müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece aksi kanaat oluşmuş ise de davacının alacak iddialarının her iki tarafın da ticari defter ve belgelerinin incelenmesi gerektiğini beyan ettiklerini, davacının talep ettiği sözleşmesel faiz oranı fahiş ve geçersiz olduğunu, mahkemece iddiaların doğruluğu yönünde bir kanaat oluşması halinde faiz oranının fahiş olmasının da dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek haksız açılmış davanın, alacak ve feri taleplerin reddini, davanın önceki pay sahibi ... Yatırım İşletmeleri Anonim Şirketi ihbarına, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile arasında kurumsal abonelik sözleşmesi olduğunu davalının adına düzenlenen Aralık 2021 ve ocak, şubat, mart nisan 2022 dönemlerine ait toplam 30.986,80TL faturaları ödememesi sebebi 30.986,80 TL'nin %48 sözleşme faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf ise cevap dilekçesinde, davacının kendilerine karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının sunduğu hizmetin ayıplı olduğunu, davacının faturalardan kaynaklı bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davacı taraf, davalıya kesmiş olduğu faturalara konu hizmeti davalıya vermiş olduğunu ispatlamak durumundadır.
Dosya smmm ve telekominikasyon bilirkişisinden oluşacak heyete tevdii ile davacının davalıdan taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında alacağının olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş, dosyaya sunulan 12/03/2025 tarihli raporda Taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığında ihtilaf olmadığı, ihtilaf konusunun, sözleşmeye göre davalı aboneye teslim edilmesi gereken tabletler ile ilgili olduğu, 30 adet GSM hattı için yeni abonelik yapıldığı, 21 adedi için 24 ay taahhüt ile tablet verilmesinin belirlendiği, faturalara yansıyan ücretlerde tarife ücretinin sağlaması yapılamadığı ancak alınan%70 indirimler ile makul seviyede ücretlendirme yapıldığı, cihaz ücretlerinin ise sağlamasının yapıldığı, davalı taraf 30 adet tablet verileceğini iddia etse de keşifte 21 adet tablet görüldüğü, ancak faturalarda da 21 cihaz için ücretlendirme yapıldığı, ilave ücret yansıtılmadığı, ödenmeyen 3 faturadan dolayı davacının sözleşmeyi feshedip kalan cihaz bedellerini de 4.faturaya yansıttığı, bunun gerek taraflar arası sözleşmelere gerekse Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği Madde-16'ya göre de uygun olduğu, ödenmeyen dört fatura toplamının 30.797,20 TL olduğu, ... takip talebindeki asıl alacak bedelinin ise 189,6 TL fazla şekilde 30.986,80 TL yazıldığı, işletilen aylık 964 faizin de faturalara uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Ancak, davalı aboneye teslim edilen tabletler her ne kadar sözleşmede işaretli marka modelde olsa da bu tabletlere SIM kartı takılamayacağı, gerek cihaz özelliklerinden gerekse üzerinde yapılan incelemeden tespit edilmiştir, cihaz üzerinde SIM kart yuvası yoktur. Bu haliyle bu cihazlar ile davacı hatları kullanılamaz ve veri haberleşmesi yapılamaz. Dosyaya kısmen eklenen whatsapp yazışmalarında faturalama öncesi bu konuda davacı temsilcisi ile yazışma yapıldığı, dosyaya eklenmeyen ama yerinde keşif esnasında tarafıma gösterilen whatsapp yazışmalarında da davacıya bildirim yapıldığı, davacı temsilcisinin tabletleri değiştireceğini belirttiği görülmüştür. Her ne kadar aktif edilen her GSM hattı için uydu haberleşme kanalı tesis edileceği, hattın ne zaman kullanılacağı bilinemeyeceğinden de bu hat sürekli açık tutulacağı için, hat kullanılmasa bile ücretlendirme tahakkuk ettirilmesi mevzuata uygun olsa da, dava konusu durumda sözleşmeye göre GSM hatları tabletlerle birlikte kullanılacağından, tabletlere SIM kart takılamadığından veri haberleşmesine uygun olmadığı, sözleşmelere göre davalı aboneye eksik ve/veya ayıplı cihaz ve/veya hizmet verildiği, bu sebeple de faturaların dayanağının olmadığı değerlendirilmiştir.
Verilen yetki ile yapılan incelemeler sonucunda, her iki tarafın da e-defter mükellefi olduğu ve 2022 yılına ait Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini süresi içinde GİB onaylı beratlarıyla birlikte aldığı tespit edilmiştir. Ancak, davalı tarafın 2022 yılı için fiziken tutulan envanter defterini sunmadığı görülmüş olup, bu durumun takdiri Sayın Mahkemenin yetkisindedir.
Gerçekleştirilen hesap incelemeleri neticesinde, davacı ...A.Ş. tarafından düzenlenen toplam 30.987 TL tutarındaki faturaların davalının kayıtlarında yer almadığı belirlenmiştir. Ayrıca, davalı tarafın kayıtlarında bulunan faturaların ise dava konusu ile doğrudan ilişkili olmadığı kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Davacının davalı aleyhine fatura düzenlemesi tek başına davacının hizmeti usulüne uygun sunduğunu ispatlamaya yeterli olmayıp davacı taraf davalı ile arasında imzalanan sözleşmeye konu hizmeti davalıya ayıpsız ve eksiksiz olarak sunmasına rağmen davalının kendisine sunulan hizmet karşılığı bedeli davacıya ödemediğini ispatlamak durumundadır.
Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda ise davacı tarafından davalıya teslim edilen tabletlere SİM kart takılamadığı, tabletlerde SİM kart yuvasının olmadığı, bu haliyle bu cihazlar ile davalının hatları kulanamayıp ve veri haberleşmesi yapılamayacağının tespit edildiği ayrıca davalı tarafından bu durumun davacıya iletilmesi neticesinde davacı temsilcisinin tabletleri değiştireceğini beyan ettiği, taraflar arasındaki sözleşmelere göre davalı aboneye eksik ve/veya ayıplı cihaz ve/veya hizmet verildiği, bu sebeple de faturaların dayanağının olmadığının rapor edilmesi karşısında davacının davaya konu ettiği faturalara konu hizmeti davalıya ayıpsız olarak sunmadığı ve davalının kendisine verilen tabletleri kullanmadığı davacının hizmetinin ayıplı olduğu anlaşıldığından davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağın olmadığı kanaatine varılmış ve davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 529,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 86,22 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL bedelin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 23/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır