T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/445 Esas
KARAR NO : 2025/310 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/07/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ...A.Ş. ve ... Ltd. Şti. Tarafından 24/09/2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, davalıların ... A.Ş. Ve ...Ltd. Şti. tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 6.851,50-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya ...ödeme emri gönderildiğini, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğunu, zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket tesislerine hasar verilmiş olduğunu, söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğunu söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçluların, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmediğini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini belirterek ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Hasar mahallinde müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, davacı tarafından 24/09/2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... adresinde yapıldığı iddia edilen çalışmalar sırasında davacıya ait tesislere zarar verildiğini belirtilerek müvekkili şirket ve diğer davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, taraflarınca icra takibine itiraz edildiğini ve davacı tarafından bu kez itirazın iptal davası açıldığın, davacı tarafından ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemiyle müvekkili şirket ve diğer davalı aleyhine açılan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar yapılan alt yapı çalışması esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia etmekteyse de, anılan mahalde anılan tarihte müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, bir hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabı müvekkili şirket değil, ....Ltd.Şti olduğunu, müvekkili şirketin hasarla bir ilgisinin bulunmadığını, somut olayda müvekkili şirketin iddia edilen hasarın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, illiyet bağından da söz edilemeyeceğini, dava dilekçesinde de bahsedildiği üzere söz konusu hasarın müvekkili şirket tarafından değil diğer davalı tarafından meydana getirildiği beyan edildiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme kapsamıda üçüncü kişilere verilecek zararlardan diğer davalının sorumlu olacağının açıkça düzenlendiğini, müvekkili şirketle diğer davalı arasında 27.12.2018 tarihin Yapım sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin ilgili maddeleri gereği üçüncü şahıslara verilecek zarardan, işi yapan firmanın sorumlu olacağının açıkça düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkili şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğinin açık olduğunu, bahse konu sözleşme incelendiğinde müvekkili şirketin sadece ihale makamı olduğu ve denetim ve gözetim yükümlüğü bulunmadığı tespit edileceğini, müvekkili şirket işi tamamen devrettiğini, denetim yükümlülüğünün de bulunmadığı dikkate alındığında meydana gelen hasardan müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının montaj, araç ve işçilik bedellerini isteyemeyeceği hususunun yerleşmiş içtihat kararlarıyla kesinlik kazandığını, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşım maliyetinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada fatura kesildiğine dair bir delil bulunmamasına rağmen hesaba % 18 KDV eklenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, soyut iddialarla açılmış işbu davanın reddi gerektiğini, hasar verildiği iddia edilen tesislerin teknik şartnamelere ve mevzuata uygun olup olmadığının, kabloların uygun derinlikte olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken tek taraflı tutanaklar üzerinden açılan huzurdaki davayı kabul etmediklerini, huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla , faize itiraz ettiklerini, davacının icra inkar tazminat talebinin haksız olduğunu, kötü niyet tazminat taleplerinin bulunduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... ŞTİ. vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki dayanaktan yoksun bu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin müvekkili şirketin, diğer davalı ... A.Ş. ile imzalanan "Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi" uyarınca bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, ilgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat ... tarafından temin edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yaptığını, davacı tarafın, tesisatlarına davalılarca zarar verildiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu iddia etmişse de bu iddia yerinde olmadığını, dava konusu adreste müvekkili şirketin, davacı ...'ın tesisatına verdiği herhangi bir zarar ve zararın oluşumunda kusuru bulunmamakla birlikte, aksi kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte esasa ilişkin itirazlarını sunma zaruretinin doğduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında konusu ve talepleri aynı onlarca dava görüldüğünü, müvekkili şirket tarafından yapılan ve davacı ...'ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu, davacı şirketin yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, davacı kurumun, müvekkili aleyhine açmış olduğu bu dava ve diğer davalarda söz konusu usul ve kurallara hiçbir şekilde uymadığını ve haksız bir şekilde alacak tahakkuk ettirdiğini, yine aynı şekilde davacı kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile açılan, konusu ve talebi aynı olan davada bilirkişi gözetiminde keşif kazısı yapıldığını ve yapılan kazıya istinaden bir rapor hazırlandığını, hazırlanan raporda açıkça "İlgili enerji nakil kablosunun asfalt yüzeyinden 24cm aşağıda çok yetersiz kabul edilemez derinlikte ve hiçbir koruma, işaret vb. olmadan döşendiği, bu şekildeki yerleşimin kurallara uymadığı gibi can, mal güvenliği yönünden de tehlikeli olduğu, bu durumda kusurun tamamının %100 Bedaş'a ait olduğu" tespit edildiğini, yapılan her kazıda, davacı kurumun usul ve kurallara uymadığı, müvekkili şirketin hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığı son derece açık ve net olduğunu, yapılan her kazıda müvekkili şirket işçilerinin iş kazası tehlikesi yaşamaları nedeniyle asıl mağdur olan taraf müvekkili şirket iken, davacı şirketin kötü niyetli ve haksız taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile davalı müvekkili şirket arasında konusu aynı olan yüzlerce dava görüldüğünü, bu davaların hepsinde davacının dava dilekçesinde, meydana gelen hasarların kendi personelleri tarafından giderildiğini beyan ederken, iş bu davada hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğini beyan etmesi son derece muvazaalı olduğunu, davacının dava dilekçesinin, müvekkili şirket aleyhine açtığı diğer davalardan farklı olmasının tek nedeni, emsal Yargıtay kararları uyarınca gerçek zarar ilkesi kapsamında davacının talep ettiği alacakları elde edememesi olduğunu, bu ilke kapsamında davacı taraf yalnızca hasarın giderimi için fiilen yapmak zorunda olduğu giderleri talep edebileceğini, ancak hasar meydana gelmese dahi ödemek zorunda olduğu giderleri, olağan işletme kapsamında kalan giderleri talep edemeyeceğini, talep ettiği alacaklara kavuşamayan davacının, müvekkili şirket aleyhine açılan yeni davalarda, meydana gelen hasarların yüklenici şirket tarafından giderildiğini iddia etmeye başladığını, söz konusu iddianın son derece muvazaalı olduğunu, kaldı ki sadece yüklenici sözleşmesinin sunulması ve hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğinin iddia edilmesinin tek başına yeterli olmadığını, davacı tarafça, gerçekten hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğini kanıtlayan herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığını, davacının diğer alacak kalemlerine ilişkin talepleri de dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın uğradığı zararı belgelendirmediğini, söz konusu adresteki kazı çalışmasını ... A.Ş. tarafından kazı ruhsatının iletildiğini ve müvekkili şirketin usule uygun olarak kazı çalışması yapmaya başladığını belirterek haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini ve davacının hukuka aykırı takip nedeni ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, icra takibinden önce 13/10/2022 tarihinde davalı şirkete 3.112,54 TL hasar onarım bedeli ve 3.449,00 TL kullanıcı hasarı olmak üzere 6.561,54 TL borç tahakkuk ettirildiği ve bu tutarın 15 gün içerisinde ödenmesini talep etmiştir.
Dosyamıza getirilen ... 33. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 6.561,54-TL hasar bedeli ve 289,99-TL faiz olmak üzere toplam 6.851,50-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
6.561,54-TL hasar bedelinin dosyada bulunan davacı kurum evraklarının incelenmesinde 2.106,13 TL malzeme bedeli, 219,62 TL dağıtılamayan enerji bedeli, 312,00 TL eşik kesinti süresi aşım bedeli,474,79 TL KDV ve 3.449,00 TL kullanıcı hasarı bedelinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davasında 6.851,50-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Davaya konu yerde herhangi bir çalışma yapılmadığını, hasar olsa da bu hasarın diğer davalı ... Ltd. Şti. Tarafından oluştuğunu ve diğer davalı ile yaptıkları sözleşme ile 3. Kişilere verilecek zararlardan diğer davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. İse alınan izin belgesine istinaden çalışma yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi 10.02.2025 tarihli raporunda, Dava konusu hasar bedelinin 6.561,54 TL olduğu, bu bedelin 3.449,00 TL sinin 2 adet kullanıcının elektrikli cihazında arıza meydana gelmesi sebebiyle tazminat bedeli olduğu ancak bu tazminat bedeli bakımından dava dilekçesinde ya da dosya içinde herhangi bir belge bilgi görülmemiştir. Bu sebeple davacı kurum tarafından 3.449,00 TL olarak tazmin edilen kullanıcı zararı hususunda değerlendirme yapılamadığı belirtilmiş, Davacı tarafından hesaplamalara dahil edilen * eşik kesinti süresi” bir sene içinde 42 saatlik kesinti süresi gerçekleşmesi halinde elektrik sağlayıcı tarafından abonelere ödenecek bir nevi tazminat bedeli olup dava konusu hasarlar sebebiyle böyle bir aşım olduğu ve abonelere böyle bir ödeme yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığından eşik aşım bedeli hesaplamalara dahil edilmediği, Dağıtılamayan enerji bedeli ,elektriğin aktif enerji bedeli ( satış bedeli ) birim fiyatıyla hesaplanan bir bileşen olmayıp , EPDK tarafından belirlenen dağıtım bedeli birim fiyatı kullanılmak suretiyle hesaplanmaktadır. Yani bu bedel tüketilen enerji bedeli ya da satılan enerji bedeli olmamakla birlikte satılan enerji miktarı ile belirlenmektedir. Satışı yapılmayan enerjinin dağıtım bedeli de oluşmayacağından Yargıtay kararı gereği satılamayan enerjinin bedelinin talep edilmemesi halinde dağıtım bedeli de oluşmayacağından Yargıtay kararına uygun olarak dağıtım enci bedelinin de talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Davaya konu hasarın meydana geldiği adres itibariyle , Dosya içinde, davalı tarafından ilgili kurumlardan izin ve nezaretçi alınarak çalışma yapıldığına dair belge bilgi olmaması sebebi ile davalının hasarın meydana gelmesinde kusurlu olacağı , Davacının karşı kusurunun bulunmadığı, Davaya konu hasar bedelinin; Hasarın davacı kurum elemanları veya yüklenici şirket aracılığı ile giderilmesi hususu , Sayın Mahkemenin yetki alanı içinde bulunan Hukuki değerlendirmeye göre ;Dava konusu hasarın, davacı ...'ın kurum dahilinde çalışan kendi elemanlarıyla giderildiği kanaatine varılması halinde Yargıtay kararına göre, işçilik eleman ve araç giderlerinin hasar maliyetine dahil edilemeyeceği, Bu durumda davalının ödemekle yükümlü olduğu tutarın, ... 33.İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile yapılan takip tarihi itibariyle;337,72 TL hasar bedeli,15,08 TL faiz olmak üzere 352,80 TL olacağı, Dava konusu hasarın davacı ...'ın kurum dışı eleman ve müteahhit ya da taşeron tarafından yani yüklenici şirket ... tarafından giderildiği kanaatine varılması halinde. iscilik siderleri de hasar malivetine dahil edildiğinde 2.834,73 TL hasar bedeli, 126,62 TL faiz olmak üzere 2.961,35 TL olacağı, şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ... ile aralarında yapılan sözleşmenin incelenmesinde 5. Madde de sözleşme bedelinin aylık 10.325.000,00 TL ve yıllık 123.900.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davacı vekili dava dışı ...adına Hasar İdesi açıklaması ile yapılan 1.550,00 TL'lik ve ... adına Hasar İadesi açıklaması ile 1.899,00 TL'lik ödeme dekontu sunmuştur.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuyla davalı tarafından ilgili kurumlardan izin ve nezaretçi alınarak çalışma yapıldığına dair belge bilgi olmaması sebebi ile davalının hasarın meydana gelmesinde kusurlu olacağı , Davacının karşı kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davalılar davacının kablolarına verdiği zararı davalının işin yaptırmış olduğu şirketin eylemi ile kabloların zarar görmesi arasında uygun illiyet bağının olması sebebiyle karşılamak durumundadır.
Davalı ... .A.Ş.'nin diğer davalı ile yaptıkları sözleşme kapsamnda 3. Kişiye verilen zarardan sorumlu olmayacağına ilişkin sözleşme davalı 2 taraf arasında yapılmış bir sözleşme olup bu sözleşme, sözleşmenin taraflarını bağlamakta olup davacıya karşı ileri sürülememektedir. Bu sebeple davalılar davacıya karşı müşterek ve müteselsilen sorumludurlar.
Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, elektrik mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, 3.449,00 TL sinin 2 adet kullanıcının elektrikli cihazında arıza meydana gelmesi sebebiyle tazminat bedeli olduğu ancak bu tazminat bedeli bakımından dava dilekçesinde ya da dosya içinde herhangi bir belge bilgi görülmediği belirtilmiş ise de davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekontlardan davacının dava dışı şahıslara hasar ödemesi yaptığı anlaşılmış olup davacının bu bedeli kusurlu olan davalılara rücu edebileceği kanaatine varılmıştır. Dosyaya sunulan raporla da sabit olduğu üzere davacının 219,62 TL dağıtılamayan enerji bedeli, 312,00 TL eşik kesinti süresi aşım bedelini talep etmesi mümkün değildir. Davacı taraf dava dışı Hiper şirketi ile götürü usul üzerinden anlaşmış olup davaya konu olay sebebiyle alt yapı çalışması neticesinde oluşan arızanın tamiri için ekstra bir işçilik ücreti ödemesi yapmadığından 2.106,13 TL malzeme bedeli alacağının ise bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere 337,72 TL hasar bedeli talep edebileceği ve davacının neticeen 3.449,00 TL kullanıcılara ödenen tazminat ve 337,72 TL hasar bedeli olmak üzere 3.786,72 TL talep edebileceği anlaşılmış ve bu alacağa tarafların tacir olması sebebiyle ticari faiz üzerinden hesaplanan 169,08 TL faiz işletilebileceği kanaatine varılmış ve bilirkişi raporunun bilimsel, teferruatlı, husumetin esasını çözer nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın davalıdan takip tarihi itibariyle 3.786,72 TL hasar bedeli ve 169,08-TL faiz olmak üzere 3.955,80-TL talep edebileceği sonucuna varılmış ve Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 3.786,72 TL hasar bedeli ve 169,08-TL faiz olmak üzere 3.955,80-TL üzerinden devamına, asıl alacak 3.786,72 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine veReddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçlunun kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalıların ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 3.786,72 TL asıl alacak ve 169,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.955,80 TL üzerinden devamına, asıl alacak 3.786,72 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2- Reddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçluların kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.477,50-TL yargılama giderinin kabül-red oranına göre 3.162,70 TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 3.955,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
8-Davalılar duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden red edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 2.605,74 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek 1/2 oranında 1.302,87'şer TL olarak davalılara verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL bedelinin kabul-red oranına göre 2.194,12 TL'sinin müşterek müteselsilen davalılardan, 1.605,88TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
10-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 16/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır