T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/50 Esas
KARAR NO : 2024/779
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 19/01/2024 Tarihli dava dilekçesinden özetle; Taraflar arasında, ... Tic. A.Ş. şirketine ait payların devrine ilişkin 04.08.2017 tarihli Hisse Satış sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşme akabinde ... paylarının tamamını mülkiyetinde bulunduran müvekkilinin, payların %50'sini davalıya devrettiğini, ilerleyen dönemde tarafların tekrar bir araya geldiğini, 04.08.2017 tarihinde devredilmiş olan %50 oranındaki paydan %28'inin müvekkiline iade edilmesine karar verildiğini ve bu iradelerini 01.10.2018 tarihli "...Tic. A.Ş. Hisse Satış Sözleşmesi" başlıklı Sözleşme aracılığıyla yazıya döküldüğünü, 01.10.2018 tarihli Sözleşme'nin 2. maddesinin 2. fıkrası doğrultusunda tarafların, 04.08.2017 tarihli Sözleşme'nin imzalanmasından bu yana ... nezdinde oluşan zararlardan dolayı davalı şirket tarafından davacı müvekkile 1.000.000 USD ödenmesini kararlaştırıldığını, ilgili hükmün teminatı olarak davalı şirket yetkilisi tarafından düzenlenen 25.05.2018 tarihli ve 1.000.000 USD bedelli senedin davacı müvekkilline teslim edildiğini, senet bedelinin davalı şirket tarafından 31.12.2018 tarihine kadar ödeneceği hüküm altına alındığını, ilerleyen dönemde ilgili senedin zayi olması neticesinde davacı müvekkili tarafından ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde... Esas sayılı dosya ile Kıymetli Evrak İptali talepli davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde 28.09.2023 tarihinde 1.000.000 USD bedelli ve 25.05.2018 tarihli senedin zayi olduğuna karar verildiğini, akabinde tarafımızca ... İcra Dairesi nezdinde ...Esas sayılı dosya numarasıyla davalı borçlu şirket aleyhine 1.000.000 USD asıl alacaktan oluşan icra takibine geçildiğini, davalı borçlu tarafından ilgili takibe 21.12.2023 tarihinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz edildiğini, açılan davanın kabulüne, ... İcra Dairesi nezdinde ... Esas sayılı icra takibinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 USD üzerinden devamına ,davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 05/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin, her ne kadar sözleşmede taraf olarak gözükse de, işbu sözleşmeyi kabul etmediklerini, şirket kayıtlarında dahi gözükmediğini, davanın dayandırıldığı sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmede müvekkili şirketin dava dışı ...(... A.Ş) şirketine ait zararlarının karşılanması için 25.05.2018 tarihli 1.000.000-USD senedin verildiği belirtilmiş ise de, ne bir ortaklar kurulu kararı ne müdürler kurulu kararı ne de herhangi bir ticari kayıt adı altında müvekkili şirketin ticari defterlerinde böyle bir senede dair kaydın mevcut olmadığını, açıkça sözleşmede müvekkili şirketin kaşesinin dahi olmadığını, müvekkili şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, davacı taraf ile dava dışı ...'ın arasında düzenlendiğini düşündükleri sözleşme kapsamında şirketin herhangi bir menfaat veyahut maddi çıkarının mevcut olmadığını, bu yönüyle hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin varsa sözleşmesel borçtan kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır ülkemizde inşaat alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, faaliyetleri kapsamında Şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla çeşitli firmalar ile inşaat anlaşmaları ve ortaklık yapmakta olduğunu, müvekkili şirketin ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası ile işbu davaya konu alacağın varlığından haberdar olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket ticari kayıtlarında mevcut olmayan 25.05.2018 Tarih 1.000.000-USD değerinde senet verildiğini iddia ettiğini, daha önceden hiçbir suretle davaya konu Hisse Devir Sözleşmesi ile bağlantılı olarak müvekkili şirket ile iletişime geçilmediğini, eski yönetim kurulu yetkilisi olan "..." tarafından imzalandığını düşündüklerini, ancak hiçbir suretle müvekkili şirket kayıtlarında mevcut olmayan işbu belgeye yönelik olarak icrai işlemlere maruz bırakıldığını, davanın dava dışı ...'a ihbar edilmesini, öncelikle davanın husumet yokluğundan usulden reddine , mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacı aleyhine %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
... İcra Müdürlüğünün...E.sayılı dosyası uyap üzerinden istenilmiş olup, yapılan incelemesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.000.000-USD üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Davacı tarafından 08/11/2024 tarihinde ıslah dilekçesinde; taleplerini 1.000.000-USD'ye arttırdıklarını, davanın kabulü ile ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibinin 1.000.000 USD üzerinden devamına karar verilmesini talep ettiği, ve ıslah harcını da yatırmış olduğu görülmüştür.
Davacı ... ile davalı ...şirketi arasında akdedilen 04/08/2017 tarihli hisse satış sözleşmesinin 1. Maddesinde; Dava dışı ...Tic A.Ş nin %100 hissedarı bulunan ... şirkete ait %50 hissesini ...Ltd şirketine 11.000.000 USD bedel ile devir edeceği, 2. Maddesinde; Hisse devir Bedeli olan 11.000.000. Usd nin ...sözleşmenin imzası ile birlikte 1.0000.000 Usd nakit olarak, 25/08/2017 tarihinde 500.000 usd 25/09/2017 tarihinde 500.000 Usd , 25/10/2017 tarihinde 1.0000-USD, 25/11/2017 tarihinde 1.0000.000 Usd , 25/12/2017 tarihinde 1.0000.000 Usd, 25/01/2018 tarihinde 1.0000.000 Usd, 25/02/2018 tarihinde 1.0000.000 Usd, 25/03/2018 tarihinde 1.0000.000 Usd , 25/04/2018 tarihli 1.0000.000 Usd , 25/05/2018 tarihinde 1.0000.000 Usd , 25/06/2018 tarihinde 1.0000.000 Usd olmak üzere ödeneceğinin kararlaştırılmıştır.
Davacı ...Tic. Ltd şirketi arasında akdedilen 01/10/2018 tarihli 04/08/2017 tarihli hisse devir sözleşmesinin eki niteliğindeki hisse satış sözleşmesinin 1. Maddesinde; dava dışı ...Tic AŞ nin %50 hissedarı bulunan ... Ltd Şirketine ait %50 hissenin %28 inin ... devredileceği, 04/08/2017 tarihinde akdedilen hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ... Tic AŞ nin %100 hisse sahibi ... nın %50 hissesini 11.000.000 Usd bedel ile ... Ltd şirketine devrettiği, 2. Maddesinde; Hisse devir bedelinin 4.616.000 USD lik kısmının devir alan şirket ortaklarından ... tarafından devir eden ... hesabına gönderdiği havale ve eft ler ile yine devir alan ... ve Sahibi bulunduğu ... Ltd şirketi adına devir eden ...adına gönderilen havale ve Eft ler ile ödendiği, devir alan ...Ltd şirketinin devir sözleşmesinde belirtilen ödemeleri zamanında gerçekleştirememesinden ötürü devir eden ve devir alanının bir araya gelerek %50 hissenin %22 'si Konut yapı uhdesinde tutularak %28 nin devir eden ... iade edileceği konusunda mutabık kalındığı, ... hisse bedeline mahsuben ödenmesi gereken bedelleri zamanında ödeyemediği için ve şirkette meydana gelen zararlardan ötürü %28 hissenin ... iadesi yanında 25/05/2018 tarihli 1.000.000-Usd bedelli senedin devir eden ... doğan zararların karşılığı olarak teslim edildiği, doğan bu zarardan dolayı 31/12/2018 tarihine kadar taraflarca karşılıklı olarak ibralaşılacağı kararlaştırılmıştır.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında 04/08/2017 tarihinde dava dışı ...Tic AŞ'nin payların devrine ilişkin satış sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında davacı kendisine ait payların %50'sini davalıya devretmiş 01/10/2018 tarihinde ise taraflar tekrar sözleşme imzalayarak davalıya devrolan %50 paydan %28'inin davacıya iadesi için yeni sözleşme yapmışlar bu iki sözleşme arasındaki tarihte dava dışı ...Tic AŞ nezdinde oluşan zarardan dolayı davalı taraf davacıya 1.000.000,00-USD ödemeyi taahhüt etmiş ,bu zararlarla ilgili 31/12/2018 tarihine kadar taraflarca karşılıklı olarak ibralaşılacağı hüküm altına alınmıştır.
... 20 Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile sözleşme kapsamında geçen 25/05/2018 tarihli ve 1.000.000,00-USD bedelli bononun zayi sebebi ile iptaline karar verilmiş olduğu görülmüştür.
... 20 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E ...Karar sayılı 28/09/2023 tarihli ilamı ile Zayi nedeniyle iptaline karar verilen keşidecisi ... San Ltd şirketi lehdarı ... olan 25/05/2018 tarihli , 1.000.000,00-USD bedelli senedin zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğramış olan senet nedeni ile temel ilişkiye dayalı olarak icra takibi yapıldığı, keşidecisi ... Tic. Ltd şirketi , Lehdarının da davacı ...olduğu, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, temel ilişkiye dayalı olarak açılan bu davada zamanaşımı süresinin de 10 yıl olduğu anlaşıldığından, davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek açık yargılamaya devam olunmuştur.
Zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacaklı olduğunu iddia eden ve senetlerde lehtar konumunda bulunan davacı, senet borçlusu davalı ile arasındaki temel ilişkiyi ve bu ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu her türlü delil ile ispat edebilir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır. ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; müvekkili şirket sözleşmede taraf olarak gözükse de , sözleşmenin kabullerinde olmadığı, dava dışı ... şirketine ait zararların karşılanması için davacıya 25/05/2018 tarihli 1.000.000-Usd bedelli senedin verildiğine ilişkin ortaklar kurulu ve müdürler kararı olmadığını, sözleşmede müvekkili şirketin kaşesinin dahi bulunmadığını, sözleşmenin dava dışı ... ve davacı arasında düzenlendiğini bildirmiştir.
Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; 04/08/2017 tarihli ve 01/10/2018 tarihli sözleşmelerin akdedildiği tarih itibariyle ...'ın davalı şirketi münferiden imza ile temsil ve ilzama yetkili kılındığını anlaşıldığından ...'ın sözleşmedeki imza sebebi ile isticvabına karar verilmiş, ... 03/10/2024 tarihli celsedeki beyanında; sözleşmeler altındaki imzaların kendisine ait olduğunu, bu sözleşmeleri şirket adına yaptığını, sözleşmeden de şirketin haberi olduğunu bildirmiş devamında da; bütün senet bedellerinin ödendiğini, senetlerin iade edildiğini senetlerin kendisinde olduğunu kaybolduğu iddia edilen senedin kendisinde olduğunu kayıp olmadığını, mahkemeye ibraz edeceğini bildirmiştir.
04/08/2017 tarihli ve 01/10/2018 tarihli sözleşmelerin akdedildiği tarih itibari ile ...'ın davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, sözleşmeler altındaki imzayı da inkar etmediği anlaşıldığından davalının husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili de; ıslah dilekçesine yönelik sunduğu itiraz dilekçesinde; davaya konu senedin teminat senedi olduğunu, borcun tamamının ödendiğini, borcun ödendiğine karine teşkil eden en büyük hususunda sıralı senetlerin sonuncusunun dava dışı şirket yetkilisi tarafından mahkemeye sunulduğunu, Somut olayda fiili karinenin mevcut olduğunu, teminat senetlerinin borçluya iade edilmesinin borcun ödendiğini karine teşkil edeceğini aksinin yazılı delil ile kanıtlanmak zorunda olduğunu bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamak durumunda iken davalı tarafından sunulan 12/11/2024 tarihli davacının ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde; eski şirket yetkilisi tarafından tüm borçların ödendiğini, davacının zayi sebebiyle iptaline karar verilen senedin kaybolmadığını, senetlerin sıralı senet olduğunu ve son senedin de eski şirket yetkilisi tarafından Mahkemeye sunulduğunu beyan ederek; senetlerin ödendiğini bildirmiştir. Bu durumda davalı şirket davaya konu senedin ödendiği hususunda ispat yükünü üzerine almıştır. Ancak davalı şirket kendisine verilen süre içerisinde davacıya ödendiğini iddia ettiği senedi mahkememize ibraz edememiştir.
Davalı senet bedelinin ödendiğini iddia ettiğinden bu iddiasını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davalı senet bedelinin ödendiğini ispat edecek yazılı belge sunmadığı gibi iddiasını ispat zımnında yemin deliline de dayanmadığından, davalı şirketin davacının davaya konu ettiği senedin bedelini davacıya ödediğini ispat edememesi sebebiyle davacının davasının kabulüne, itirazın iptaline, Takibin 1.000.000 Usd üzerinden devamına, Asıl alacak 1.000.000- USD ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak taraflarca belirlenebilir mahiyette bulunan likit alacak miktarına kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden, kabul edilen toplam alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kabulüne, itirazın iptaline, Takibin 1.000.000 Usd üzerinden devamına, Asıl alacak 1.000.000- USD ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, %20 tazminatın davalıdan tahsiline,
2-Kabul edilen miktar üzerinden takip tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplama sonucunda (1.000.000-USD x 28.57-TL=28.570.000-TLx %20 =5.714.000-TL)5.714.000-TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 2.319.503,00-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 437.025,91-TL ıslah harcı ile icra veznesine yatırılan 142.850,00-TL harcın toplamı olan 580.303,51-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.739.199,49 -TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 580.303,51-TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan 885,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 947.555,50- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Ücreti olan 3.600-TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde, taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı Konut Yapı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2024
Başkan
E- imzalıdır.
Üye
E- imzalıdır.
Üye
E- imzalıdır.
Katip
E- imzalıdır.