T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/517 Esas
KARAR NO : 2025/167
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 02/09/2024 Tarihli dava dilekçesinden özetle; davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu bu zarara ilişkin müvekkili kurumun tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizm. Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiği, ancak davalı tarafından bu zararın giderilmediğini, müvekkili şirket görevlilerince 29/05/2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1 a bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek mevzuata aykırı bir şeklide elektrik enerjisi tüketmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi yaptığını, H/688468 Seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu icra takibi başlatıldığının davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulüne, davaya konu icra dosyası üzerinden davalının hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalı yanın %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı yükletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 02/10/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava dilekçesinde müvekkili ... tarafından kaçak elektrik kullanıldığını, bu kaçak kullanım nedeniyle seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği, müvekkili aleyhine faturalar tahakkuk ettirildiğini, faturaların tahsili amacıyla müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E sayılı icra takibinin başlatıldığını, taraflarınca bu takibe itiraz edildiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik kullanılmadığını, müvekkilinin hiçbir işletmesinin ve kafesinin bulunmadığını, açılan haksız davanın reddine davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olduğu görüldü.
6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin bu genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği düzenlenmiştir.
Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.
Dosya incelendiğinde, ...Vergi Dairesinden gelen 24/01/2025 tarihli yazı cevabına göre davalı ...'in 26/12/2016 tarihinde Daire yetki alanında ...mah/semt Çığ Sk. No: ...
BAYRAMPAŞA/ İSTANBUL adresinde ... - ÇAY OCAKLARI, KIRAATHANELER,
KAHVEHANELER, KAFELER (İÇECEK AĞIRLIKLI HİZMET VEREN), MEYVE SUYU
SALONLARI VE ÇAY BAHÇELERİNDE İÇECEK SUNUM FAALİYETİ faaliyetiyle mükellefiyet
kaydının başladığı, 13/11/2017 tarihinde mükellefiyet kaydının terk olduğunun anlaşıldığının bildirildiği, İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından verilen yanıtta davalı ...'in esnaf kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ise verilen yanıtta davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; dosyada yer alan beyan ve tutulan kaçak elektrik tutanaklarına göre iş yerinde kullanılan kaçak elektrik kullanımına göre işlem yapıldığı, talep edilen bedelin iş yerine ait olduğu, davanın kaçak elektrik kullanımına dayalı olduğu, bu nedenle iddia edilen kaçak elektrik kullanım tarihinde davalının tacir olması halinde mahkememizin görevli olacağı, tacir sıfatının ayrıca dava tarihi itibari ile de mevcut olması gerektiği (Bkz. İstanbul B.A.M. 3. H.D.'nin 2017/1485 Esas ve 2018/149 Karar sayılı ilamı ) anlaşılmakla somut olayda davaya konu 12/07/2024 yılında açılan icra takip tarihinde de, dava tarihinde de davalı...'in tacir olmadığı, bunun dışında takibe konu tutunaklara konu yerin "ticarethane" olmasının da mahkememizin görevini belirleyici unsurlardan olmadığı, davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması, davanın da mutlak yada nispi ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak (Bkz. aynı yönde İstanbul B.A.M. 37. H.D.'nin 2022/567 Esas ve 2022/2788 Karar sayılı ilamı) mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varılarak görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) H.M.K.'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan dava dilekçesinin USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, işbu görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
2-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. Maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/03/2025
Başkan
E- imzalıdır.
Üye
E- imzalıdır.
Üye
E- imzalıdır.
Katip
E- imzalıdır.