T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/524 Esas
KARAR NO : 2025/581
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/09/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle işbu davanın neticelenmesine kadar davalıların mal kaçırma ve müvekkili şirketin işbu dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimalinin bulunduğunu, bu sebeple Sayın Mahkemece öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi kanaatte olunursa ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunu yaptıklarını, 11.06.2024 tarihinde son tutanağın anlaşmazlık olarak düzenlendiğini, dava şartını yerine getirdiklerini, müvekkili ile sigortalı davalı ... A.Ş. arasında 28.06.2022 tanzim tarihli,... poliçe numaralı, Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile ... plaka numaralı aracın 30.06.2022 - 30.06.2023 tarihleri arasında sigortalandığını, 9.7.2022 tarihinde, maliki ... A.Ş. olan ve sürücüsü olay yerini terk eden ... plakalı aracın %100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde, ... A.Ş. tarafından ... numaralı hasar dosyası ile kazada zarar görenlere ₺19.500,00 tazminat ödendiğini, davalı tarafın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğunu, ilgili hususun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, nitekim polis memurları tarafından düzenlenen KTT'de aynen belirtildiğini, davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve %100 kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, kazada zarar gören araçların hasarı için yapılan başvuruları neticesinde açılan... numaralı hasar dosyası ile 5684 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, yapılan ekspertiz incelemesi ile 19.500,00-TL hasar tazminatı tespit edilerek zarar görenlere ödendiğini, 9.7.2022 tarihinde, maliki ... A.Ş. olan ve sürücüsü olay yerini terk eden... plakalı aracın % 100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde ödenen toplam 19.500,00 TL tazminat ödemesinin davalı taraftan rücusunun gerektiğini bildirerek davalının menkul ve gayrimenkulleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... 7. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasına vaki itirazın 19.500,00-TL alacak açısından iptali ile takibin 23.08.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, bu sebeple davanın zaman aşımı yönünden reddini talep ettiklerini, süresi içerisinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, kazaya karıştığı iddia edilen... plakalı aracın, müvekkil şirket tarafından üçüncü şahıs olan ...'a kiralanan bir araç olduğunu, öncelikle davanın ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, somut olayda kanunun aradığı ihtiyati haciz için aradığı şartların gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin Türkiye'nin en büyük araç kiralama firmalarından olduğunu, sektörün öncülerinden olduğunu, bünyesinde binlerce kiralık araç bulundurduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin mallarını gizleme, kaçırma ya da kaçmaya hazırlama gibi eylemlerde bulunmasının olanaksız olduğunu, iş bu sebeple davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu iddia ettiğini, buna ilişkin tek somut delilin kaza tespit tutanağı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30/1/2007 tarihli ve E...., K....sayılı kararındaki "Mahkemece, kaza ile ilgili olarak kusur raporu alınmaksızın karar verilmiş ise de; 2918 Sayılı KTK’nun 83 ncü maddesine göre düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı, tarafların kusurları bakımından hüküm kurmaya yeterli olmayıp, HUMK’un 275 ve 276 ncı maddeleri gereğince seçilecek uzman bilirkişi aracılığıyla, tarafların kusur derecelerinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklindeki hükmü ile sadece kaza tespit tutanağı ile kusur oranının belirlenemeyeceğinin sabit olduğunu, bununla birlikte, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ... E. - ...K. Sayılı ilamındaki "Trafik kazasında kusur oranı tespit etme yetkisi Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ait olup tek kişilik bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm verilemez." şeklindeki hükmü ile sabit olduğu üzere, kusur oranının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, araç sürücüsü ... Sayın Mahkemece kusurlu kabul edilir ise açıkça görüldüğü üzere müvekkili şirket yönünden herhangi bir kusur ve sorumluluğun söz konusu olmadığını, kaldı ki, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an olsun müvekkili şirketin işleten sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilecekse bile KTK'nın 86. maddesi uyarınca "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." anılan maddede üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle meydana gelen kazada, işletenin sorumluluğunun bulunmayacağının çok açık bir şekilde belirtildiğini, bu sebeple davanın müvekkili şirket yönünden reddini talep ettiklerini, davacı dava dilekçesinde her ne kadar rücu bedeli alacağı talep etmişse de işbu bedelin fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, herhangi somut bir delile dayanmayan alacak talebinin reddini talep ettiklerini, davacı tarafın talep ettiği alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden ve alacak miktarları muayyen (likit) olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm hususlar göz önünde bulundurularak huzurdaki davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına trafik bilirkişisi Abdullah Tek, makina mühendisi ... ve sigortacı bilirkişi ...tarafından sunulan 02.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, 1. Davacı... A.Ş. tarafından trafik sigortası kapsamında 19.500,00 TL hasar bedelini 23.08.2022 tarihinde ödenmiş olduğu, 2. Dava konusu somut olayda yapılmış olan araç kira sözleşmesinde, kiralama süresi kesin olarak belirtilmemiş olduğu gibi, sözleşmenin Günlük Kiralama mı, İstasyon Bazlı Kiralama mı veya Uzun Süreli Kiralama mı olduğu kesin olarak anlaşılamadığından, süresi ve uzun süreli kira sözleşmesi olup olmadığı, bu nedenle davalı şirketin işleten olup olmadığı hususunda bir görüş ve kanaate varılamamış olduğu, 3. Dava konusu somut olay bedeni zarara değil, maddi zarara sebebiyet verilen bir trafik kazası olmakla beraber, yukarıda özeti arz edilen 13.02.2025 tarihli Yargıtay Kararı doğrultusunda, rücu koşullarının dava konu somut olayda gerçekleştiği ve bu nedenle davacı sigorta şirketinin davalı sigortalı şirkete rücu etme hakkının bulunduğu, 4. Kazanın oluş şekli, olay yeri tespit tutanağı, kroki, sürücü beyanları, araçların darbe aldığı yönler, trafik kanunu hükümleri ve teknik unsurlar birlikte değerlendirildiğinde;... plakalı aracın sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması (KTK 52/1-a), önündeki araca arkadan çarpması (KTK 84/d) ve kaza sonrası olay yerini terk ederek gerekli trafik güvenlik tedbirlerini almaması (KTK 81/1-a) nedenleriyle kazaya %100 oranda asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği, dolayısı ile hasar onarım bedelinin tamamından sorumlu olacağı, 5. Kazaya karışan diğer sürücüler ... (... plakalı araç) ve ... (... plakalı otobüs) hakkında herhangi bir trafik kuralı ihlali bulunmadığı, alkol kontrollerinde 0.00 promil ile alkolsüz olduklarının sabit olduğu ve bu nedenle kusurlarının bulunmadığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararında "Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminatın alkollü ve ehliyetname olmaksızın araç sevk ve idaresi sebebine dayalı rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 95.maddesine göre "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Olay tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olup işletenin işletenlik sıfatının kalkması sigorta poliçesinin geçerliliğini ortadan kaldırmaz, sigorta poliçesi ve poliçe nedeni ile davalının sorumluluğu (K.T.K. 20/d-94. md.-107. ve vs. md. açıklanan bazı durumlar ayrık olmak üzere) devam eder. Somut olayda, davacı ZMMS sigorta şirketi, çift taraflı kazada hasar gören karşı aracın sigortacısına ödediği meblağı, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün alkollü ve ehliyetsiz olduğu iddiasıyla, ZMM Sigortasının tarafı olan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı ZMMS sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasında sigorta akti mevcut olup, sözleşmesinin tarafı davalı araç maliki olmakla, KTK'nın 95/2.maddesine göre davacı sigorta şirketinin zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli akidi olan davalıya rücu edebilecek olmasına, (-bkz... Yargıtay 17.HD'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı-)
yerel mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." belirtilmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 109/4 maddesinde "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 09/07/2022 tarihinde ...,...,...ların çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, ... 7. İcra Müd.... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 19.500,00-TL hasar bedeli ve 601,03 TL faiz üzere toplam 20.101,03-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ... plakalı aracın kaza tarihindeki malikinin davalı olduğu, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş kaza tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, davacı sigorta şirketi tarafından davaya konu kaza nedeniyle ... plakalı araçta oluşan hasara ilişkin dava dışı araç malikine 23/08/2022 tarihinde 19.500 TL ödeme yapıldığı, ... plakalı araç sürücüsünün kaza anında olay yerini terk etmesi nedeniyle davacı tarafından ödediği bu bedelin rücuen tahsili talepli yukarıda belirtilen icra takibinin başlatıldığı, kaza tutanağından ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin anlaşıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde maliki olduğu davaya konu aracın kaza tarihinde dava dışı ...'a kiralandığı beyan edilerek husumet itirazında bulunulmuş ise de yukarıda belirtilen emsal nitelikteki İstinaf ilamında da açıklandığı üzere sigorta poliçesinin davacı ile davalı arasında düzenlendiği, sigorta sözleşmesinin tarafının davalı olduğu, poliçe kapsamında ödeme yapan davacının rücuen tahsil talebini sözleşmenin tarafı olan olan davalıya yöneltebileceği, yukarıda belirtildiği üzere ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, davalı tarafça araç sürücüsünün tedavi amaçlı veya can güvenliği gibi zorunlu nedenlerle olay yerini terk ettiğini somut ve yeterli delillerle ispat edemediği, ZMSS Genel Şartlarının B4 maddesi kapsamında davacı tarafça rücuen tahsil talebinde bulunabileceği, kusur oranlarının ve davacının rücuen tahsilini talep edebileceği miktarın teknik olarak hesaplanması ve tespiti için bilirkişi raporu alındığı, alınan raporda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun, ... plakalı araçta oluşan hasar miktarı yönünden 19.500 TL'nin uygun olduğunun tespit edildiği alınan raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde zamanşımı ve hakdüşürücü süre itirazında bulunulmuş ise de 2918 sayılı KTK'nun 109/4 maddesi kapsamında ödeme yapıldıktan sonra iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde icra takibinin başlatıldığı, zamanaşımına yönelik itirazın reddi gerektiği, yukarıda açıklandığı üzere bu davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, icra takibinde yasal faiz talebinde bulunulduğu, davacı tarafça ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talep edebileceği, raporda hesaplama yapılmamış ise de mahkememizce bu hususta yeniden rapor alınmadığı, mahkememizce hesaplama yapıldığında talep edilen faiz miktarının uygun olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile davalının ... 7. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.373,10 TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 945,50 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 20.101,03-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 15.125,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair miktar yönünden kesin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar verildi. 23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır