T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/527 Esas
KARAR NO : 2025/838
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; dava ve yasal takibe konu alacağın, müvekkilli ile borçlu/davalı şirket arasında akdedilen 10.03.2021 tarihli toplantı, seminer, kongre ve diğer kapalı gruplar kontenjan sözleşmesi başlıklı sözleşme ve ekli diğer belgeler uyarınca, davalı şirketçe müvekkili şirkete ait otelde (...) yapılan organizasyona ilişkin (...Kongresi) düzenlenen 30.11.2021 tarih ve ... Nolu, itiraz edilmeyerek kesinleşen e-faturanın bakiye alacağına ilişkin olduğunu, alacaklarının tahsil edilememesi üzerine davaya konu icra takibine geçilmek zorunda kalındığını, buna göre faturadan kaynaklı bakiye 46.383,05 Euro karşılığı 487.022,03 TL asıl alacak ( sözleşme gereği 10,50 TL Kur üzerinden faturalandırılmış/hesaplanmış), sözleşme gereği asıl alacağa uygulanan %5 gecikme zammı karşılığı 24.351,10 TL ve takip tarihi itibariyle yine sözleşme gereği asıl alacağa işleyen/işleyecek %10 aylık faiz oranı üzerinden hesaplanan 141.236,39 TL işlemiş faizin tahsili için olmak üzere, toplam 652.609,52 TL alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine yasal icra takibine geçildiğini, borçlu şirketçe borca haksız yere itiraz edildiğini, takibin yasal ve haklı olmasına rağmen borçlu şirketçe yapılan itirazın yasal hiçbir dayanağının bulunmadığını, takibe dayanak faturanın konaklama faturası olmadığını, davalı tarafın sözleşmeyle satın aldığı hizmetlere/kullanımlara ilişkin otelde yapılan ekstra harcamalar sebebiyle düzenlenmiş bir fatura olduğunu, davalı tarafça yapılan o dönemdeki organizasyonun başka otelleri kapsamakla birlikte, organizasyonda şirketlerine ait otel ana otel olduğu için, diğer otellerde konaklayan kişilerinde otellerine gelerek kongreyle ilgili aktivitelere katıldıklarını, bu sebeple alacağın büyük kısmını sözleşmede belirtilen dış katılım ve dış katılıma bağlı ücretlendirmelerin oluşturduğunu, dolayısıyla davalı şirketin diğer otellerde konaklatmış oldukları misafirlerinin her gün otellerine geldiğini, seminerlere katıldıklarını ve otellerinin tüm hizmetlerinden faydalandıklarını bu sebeple bu katılımlar sonucu sözleşme kapsamında fatura edilmesi gereken ücrete tabi katılımların, kullanımların, haklı ve yasal olarak davalıya fatura edildiğini, takip öncesi 30.11.2021 tarihinde kesilen faturanın aynı gün GİB üzerinden davalı şirkete iletildiğini ve yasal sürede davalı tarafça faturaya itiraz edilmeyerek faturanın kesinleştiğini, Türk Ticaret Yasasının 21/2 maddesi uyarınca “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmüne göre, sekiz gün içinde münderecatına itiraz edilmeyen faturanın münderecatının kabul edilmiş olduğunu, bu sebeple kabul ettiği faturaya dayalı davalının yapmış olduğu itirazın yasal hiçbir dayanağı olmadığı ve itirazın iptalinin gerektiğinin ortada olduğunu, alacağa ilişkin, meblağları içeren tüm kalemlerin, açılan adisyonlar uyarınca hizmetin nerede verildiğinin, kaç kişilik olduğunun, içeriğinin, birim ve toplam fiyatlarının ekli belgelerde ve müvekkili şirkette mevcut olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. Maddesinde ve 9.2.1 maddesinde açıkça nelerin ücretlendireceğinin belirtildiğini, takip talebinde belirtidiği gibi, faturaya ilişkin ödenmeyen bakiye alacaklarının 46.383,05 Euro karşılığı olarak 487.022,03 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığını, sözleşmenin 12.2 nolu ödemeler başlıklı maddesi gereği, toplam Euro alacakları için tavan kurun 10,50 TL olarak belirlendiğinden, 10,50 TL Kur üzerinden alacaklarının faturalandırıldığını/ hesaplandığını, sözleşmenin 12.5 nolu gecikme cezası, faiz ve tahsil masrafları başlıklı maddesinde, acentenin borçlarını süresinde ödememesi halinde ilk 7 gün için %5 oranında gecikme cezası ve sonraki gecikmelerde ise aylık (TL için) %10 faiz uygulanacağını davalının sözleşme uyarınca kabul ve taahhüt etmesinden ötürü, gecikme zammı karşılığı 24.351,10 TL ve takip tarihi itibariyle asıl alacağa işleyen %10 aylık faiz oranı üzerinden hesaplanan 141.236,39 TL işlemiş faiz için yapılan tüm taleplerin tamamen yasal ve haklı olduğunu, gerek borcun aslına gerekse gecikme cezasına, faize, faiz oranına vs.yapılan tüm itirazların sözleşme kapsamında haksız ve yersiz olduğunu, itirazın iptalinin gerektiğini, dava öncesi ticari uyuşmazlıkta dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurduklarını ancak sürecin anlaşamamayla sonuçlandığını bildirerek ... 14.İcra Dairesi 'nin ... Esas sayılı dosyada borçlu/davalı şirketçe borca yapılan haksız tüm itirazların iptaliyle, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar/kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve dava harç/masraflarıyla ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından düzenlenen ... numaralı 30/11/2021 tarihli ve 1.103.382 TL bedelli e- faturayı sistem üzerinden müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkili şirketin de ... 25. Noterliği'nden ... yevmiye numarası ile 03.01.2022 tarihinde keşide edilen ihtarnameyle e-fatura içeriğine itiraz ettiklerini, bahsi geçen ihtarnamenin 06.12.2021 tarihinde davacı şirket çalışanı tarafından tebliğ alındığını, aslında dosya alacaklısı şirket yetkililerinin de e-faturayı düzenleyene kadar e-faturada yer alan kalemlerin müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini bildiklerini, nitekim kendileri tarafından gönderilen ihtarnameden sonra da e-fatura düzenlenene kadar taraf yetkilileri/sorumluları arasında hizmet bedeli hakkında müzakerelerin devam ettiğini, davacı şirket yetkililerinin taraflar arasındaki mutabakatsızlığa rağmen e-faturayı hatalı ve kötü niyetli olarak temel fatura senaryosuna göre düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiklerini, temel fatura senaryosu ile düzenlenen e-faturalar göndericiden direkt olarak alıcıya ulaşması amaçlanan bir fatura türü olduğunu, alıcının bu senaryoda düzenlenmiş olan faturayı reddetme hakkının bulunmadığını, olayımızda taraflar arasındaki ticari ilişkinin tek bir faturaya ilişkin bir ilişki olmadığını, taraflar arasında bir cari ilişkinin olduğunu, ve icra takibine konu e-faturanın bu cari ilişkideki borç/alacak kalemlerinden sadece birini teşkil ettiğini, bu koşulda dosya alacaklısının e-faturayı "temel e fatura" olarak düzenlemesinin onun kötü niyetini gösterdiğini, kaldı ki dosya alacaklısının temel e-faturayı, içeriği hakkında taraflar arasında müzakereler devam ederken ve henüz bir anlaşma sağlanmadan düzenlediğini, dosya alacaklısı firmanın sırf müvekkil şirketin fatura içeriğine itirazını zorlaştırmak, ticari kayıtlarını sistem üzerinden düzeltememesi için bilerek kötü niyetli bir biçimde müvekkili şirkete ticari e-fatura yerine temel e- fatura gönderdiğini, müvekkili şirketin, Toplantı, Seminer, Kongre ve Diğer ... Sözleşmesi gereğince sunulan hizmetler sonucundaki fatura bedellerinin tamamını davacı şirkete ödendiğini, iş bu uyuşmazlığa konu bedelin ise davacının belgeleyemediği, kanıtlayamadığı hatta bazıları sözleşmede dahi yer almayan kalemler/hususlar olduğunu, mevzuata aykırı şekilde, ... sıra numaralı adisyonların hiçbirinde müşteri imzası bulunmayıp, ... sıra numaralı adisyon hariç diğer bütün adisyonların düzenlenme tarihi 30/11/2021 olmasına rağmen, başka (17/11, 20/11 veya... gibi) tarihlerin yazıldığını, hiçbir adisyonun bir örneğinin müşteri olarak belirtilen ...yani bir nevi müvekkili şirkete ibraz edilmediğini, mevzuata ve gerçeğe aykırı bu adisyonların toplam bedelinin ise, 102.360,00 Euro olduğunu, gerek adisyonlar gerekse ... başlıklı tabloda yer alana kalemlerin gerçeğe aykırı şekilde yazılmış olması sonucunda, müvekkili şirketçe yapılan ... 25. Noterliği'nden ... yevmiye numarası ile ... tarihinde keşide edilen ihtarname, ... Genel İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ve ...14. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası için yapılan iki adet borca itiraz dilekçesi ve taraflar arasındaki müzakerelere rağmen, icra takibine konu ... numaralı 30/11/2021 tarihli ve 1.103.382 TL bedelli faturanın hiçbir şekilde düzeltilmediğini, icra takibine konu olan 487.022,03 TL'nin neye göre hesaplandığının, dosyaya sunulan deliller kontrol edildiğinde dahi anlaşılamadığını, bir an için davacı yanın iddialarının doğru olduğunu kabul ettiklerinde dahi, yapılan ödemeler de dikkate alındığında söz konusu asıl alacak (bakiye alacak) tutarına ulaşılamadığını, davacı şirketin müvekkili şirketten, icra takibine konu olan asıl alacak kalemi olarak gösterilmiş 487.022,03 TL tutarındaki bakiye fatura alacağının bulunmadığını, bu konudaki kötüniyetli talepler nedeniyle öncelikle davanın reddini ve devamında kötüniyet nedeniyle davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, ... numaralı 30/11/2021 tarihli ve 1.103.382 TL bedelli fatura nedeniyle başlatılan icra takibinde yer alan gecikme zammının, ödenmemiş olan alacaklara ilişkin olarak yer alan bir alacak kalemi olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirkete karşı her türlü tam ve eksiksiz bir şekilde borcunu ödemiş olduğundan ötürü, gecikme zammının doğmasının imkansız olduğunu, davacı şirketin icra takibinde talep edilen faiz alacağının bulunmadığını, takipte faiz hesaplamasının, temerrüt tarihinin ve neye göre hesaplama yapıldığının belli olmadığını, taraflar arasında borcun ne zaman ödeneceği açıkça belirlenmemiş ise, alacaklının alacağını talep etmesi gerektiğini ve borçluyu temerrüde düşürmesi gerektiğini, aksi takdirde alacak talep edilmediği sürece temerrüt faizinin işletilemeyeceğini, buna göre, adı gecikme faizi veya başkaca bir ad altında talep edilen faizin ihtarsız şekilde işlemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dolayısıyla davacı şirketin müvekkili şirketten talep edebileceği bir faiz alacağının işlemesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesine, hak düşürücü süreye uyulmaması nedeniyle davanın usulden reddine, davada esasa girilmesi halinde, haksız ve mesnetsiz iddialar nedeniyle davanın reddine, davacı şirket aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar/kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, taraflar arasındaki toplantı, seminer, kongre ve diğer kapalı gruplar kontenjan kapsamında verilen hizmet nedeniyle faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ile ... Uzmanı bilirkişisi ... tarafından sunulan 07.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "30.777,24 Euro X 10,50 TL ( Sözleşmede belirlenmiş olan döviz kuru ) = İşleme alınamayacak adisyon bedeli tutarının 323.161,02 TL olduğu, Bu tutardan davacının ticari defter kayıtlarında tespit edilen davalının fatura için kısmi ödemesinden sonra kalan davalının cari hesap borc kaydı 487.022,03 -TL.den düşüldüğünde (487.022,03 -TL -323.161,02 TL = ) Takip Tarihinde davalı ....Ltd.Şti.nin davacı firmaya 163.861,01 -TL BORCU kalacağı, Ancak; raporumuzun davalının ticari defter kayıtlarının incelendiğimiz bölümde tespit edildiği üzere, davalının farklı bir firmaya ödediği ancak davacı cari hesabına borç kaydettiği 180.000 TL. bedel nedeniyle ticari defterlerinde davacıya kalan 180.000 TL. BORÇLU olduğununda dikkate alınması gerekeceğinden, Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacının ticari defter kayıtlarından İşleme alınamayacak adisyon bedeli tutarı tespitimiz düşüldüğünde, davalının Takip Tarihinde 163.861,01 -TL. BORÇLU olacağı, Davalının ticari defter kayıtlarına göre ise; Takip Tarihinde 180.000 TL. BORÇLU Olacağı kanaatine varıldığı, Davacının alacağına takdir edilmesi, faize takdir edilmesi, faizin türü nisbeti gibi hukuki değerlendirme gerektiren hususlarda takdir Sayın Mahkemenizde olmak üzere, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair noter ihtarı vb. belge belgeye dosyada rastlanmadığından, davacının alacağına takipten sonra faiz işletilebileceği kanaatine varıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ile ... Uzmanı bilirkişisi... tarafından sunulan 06.08.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; " Nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, ... yönünden; Davalı tarafından itiraz edilmiş olan 315.882,00 TL Tutarındaki fatura bedelinin hangi adisyonları kapsadığı dosya üzerinde belirsizlik gösterdiği için, tespiti yapılamamıştır. Davacı tarafından verildiği iddia edilen hizmetlerin, davalı tarafından verilmediği iddia edilmekte olup hangi tarafın haklı olduğu ile ilgili net bilgiye ulaşılamamakla birlikte, davalı tarafından Sayın Mahkemenize sunulmuş olan adisyon detayları incelendiğinde tarih, oda numarası ve müşteri imzası eksik olan 92.550,40 € değerinde (sözleşme gereği 10,50 TL Kur üzerinden 971.779,20 -TL) ki eksik adisyon detayına ulaşılmıştır. Vergi usul kanununa göre adisyonlar ; 3.2. Adisyonda Bulunması Gereken Asgari Bilgiler a. Mükellefi adı, varsa ticaret unvanı, vergi dairesi ve vergi sicil numarası, b. Hizmetin ve emtianın cinsi ve miktarı, c. Adisyonun düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası, d. Adisyonun basıldığı matbaaya ilişkin bilgiler, Davalının itiraz etmiş olduğu 315.882,00 TL fatura bedeli ile itiraz edilmiş olan adisyon bedellerinin 92.550,40 Euro rakamları birbirini tutmamakta olup, Davacı otelin davalı acenteye göndermiş olduğu tarihi, oda numarası ve imzası bulunmayan adisyonların eksik bilgiler olması nedeni vergi usul kanununa göre değerlendirmeye alınıp alınamayacağı Sayın Mahkemenizin takdirine bırakılmıştır. Mali yönden; e. Davacının düzenlediği davaya konu 30.11.2021 tarihli ... nolu (E-fatura, Temel Fatura) 1.103.382,00 -TL bedel haricinde tüm faturaların davalı tarafından ödendiği, söz konusu davaya konu faturanın ise davalı tarafından 608.830,45 -TL kısmını ödendiği, Davalı tarafından, bu faturaya istinaden TTK.da belirtilen 8 günlük yasal süre geçirilerek 31.12.2021 tarihinde / ... nolu “... FATURAYA İSTİNADEN “ açıklaması ile 315.882 TL bedelli (e -Fatura , Temel Fatura) İADE FATURASI düzenlediği, f. Sayın Mahkemenizin ek rapor tanzimi için heyetimize verdiği görev “ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının da değerlendirilerek talep edilebilecek işlemiş faiz yönünden hesaplamanın yapılması” görevi kapsamında dosyaya gelen davacının davalıya TTK.da belirtilen 8 günlük yasal süre içinde ... 1. NOTERİ ... tarih/ ... yev.no .lu ihtarnamede “31.12.2021 tarihli ... nılu faturaya itirazımız ve alacağımızın yasal yollara başvurulacağının ihtarıdır.” İhtari ile davalının İADE FATURASINA yasal sürede itiraz ettiği, İhtarnamede; ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde tamamının ödenmesinin ihtar edildiği, dosyadaki E-TABLİĞ MAZBATASINDAN ihtarnamenin davalıya 07.01.2022 tarih ( saat 17:33) de tebliğ edildiğinin görüldüğü, g. Sözleşmede faiz maddesinde (sözleşmenin hukuki değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere) ; sözleşmede taahhüt edilen sürede ve para biriminde ödenmemesi halinde ilk 7 gün için geciken miktar üzerinden %5 gecikme zammı, bundan sonraki gecikmelerde aylık TL için %10 gecikme faizi uygulanacağını....hususunun yazılı olduğu, Davacının alacağına takdir edilmesi, faize takdir edilmesi, faizin türü nisbeti gibi hukuki değerlendirme gerektiren hususlarda takdir Sayın Mahkemenizde olmak üzere, heyetimizde faiz hesabı konusunda uzman nitelikli hesap bilirkişi olmadığından faiz hesaplaması yönüyle heyetimizce değerlendirme yapma imkanı olmadığından takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 14. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı icra dosyası ile ile 487.022,03 TL bakiye fatura alacağı, 24.351,10 TL sözleşmede belirlenen gecikme faizi, 141.236,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 652.609,52 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalının organizasyonunu yaptığı ... Kongresinin davacıya ait otelde yapıldığının, davaya konu faturanın organizasyona katılıp davacıya ait otel dışında başka otelde konaklayan katılımcılara verilen hizmetlere ilişkin olduğunun, davaya konu faturadaki hizmetlerin davacı tarafından verildiğinin, bakiye alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu fatura yönünden taraflar arasında ticari ilişkinin ve alacağının bulunduğunun, faturaya konu hizmetin verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında teknik yönden değerlendirme yapılarak davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, 07.05.2025 tarihli kök rapor ile tarafların itirazlarının değerlendirildiği 06/08/2025 tarihli ek raporun alındığı, tarafların ticari defterlerinde davaya konu davacı tarafından düzenlenen 30/11/2021 tarihli 1.103.382 bedelli faturanın ve bu faturaya ilişkin davalı tarafından yapılan 608.830,45 TL ödemenin tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça davaya konu faturaya karşı 31/12/2021 tarihli 315.882 TL bedelli iade faturası düzenlendiği, bu iade faturasının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya konu davacı tarafından düzenlenen 30/11/2021 tarihli 1.103.382 bedelli faturaya karşı davalı tarafça ... 25. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiği, davalı tarafın bu itirazının 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde düzenlenen 8 günlük süre içerisinde olduğu ve davalı tarafça bu faturaya karşı 31/12/2021 tarihli 315.882 TL bedelli kısmi iade faturası düzenlendiği, davacı tarafça düzenlenen davaya konu fatura davalının defterlerinde kayıtlı ise de süresinde itiraz edildiği ve davalı tarafça kısmi iade faturası düzenlendiğinden, 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında 30/11/2021 tarihli 1.103.382 bedelli faturadan tarafların kabulünde olan davalı tarafça yapılan 608.830,45 TL ödeme ve davalı tarafça düzenlenen iade faturası çıkarıldığında davacının 178.669,55-TL yönünden alacağının bulunduğunun ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, bakiye alacak talebi yönünden faturaya konu hizmetlere ilişkin adisyonlar sunulmuş ise de bu adisyonlardan toplam 92.550,40 Euro bedelli adisyonlar yönünden tarih, oda numarası ve imza bulunmadığının ek raporda tespit edildiği, bu nedenle bu adisyonların hizmetin verildiği yönünde esas alınamayacağı, davaya konu faturanın toplam bedelinin de 1.103.382 TL olduğu, bakiye bedel yönünden davacının alacağının bulunduğunun somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davacının ispat ettiği alacak miktarının 178.669,55-TL olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinin ekinde davacı tarafça düzenlenen 17/01/2023 tarihli borç bakiyesinin sıfır euro olduğuna ilişkin mutabakat mektubu sunulmuş ise de bu mutabakat mektubunun davacı kayıtlarında tutulan 120-01-01-T057 numaralı hesaba ilişkin olduğunun, fatura tutarı ödenmediğinden davacı tarafça alacağın 128 kodlu şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı bu nedenle mutabakat mektubunda 120-01-01-T057 numaralı hesabın sıfır bakiye olarak görüldüğünün anlaşıldığı, temerrüt tarihi ve işlemiş faiz talebi yönünden davacı tarafından davalıya fatura bedelinin 3 gün içerisinde ödenmesi için ... 10. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin e tebligat yoluyla tebliğ edildiği, tebliğ tarihinin 12/01/2022 olacağı, ihtarnamedeki üç günlük süre eklendiğinde davalının 16/01/2022 tarihinde temerrüte düşeceği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 12.5 maddesinde ödemelerin süresinde yapılmaması halinde ilk 7 gün için bedelin %5 oranında gecikme zammı ve bundan sonraki süreler içerisinde TL yönünden aylık %10 oranında gecikme faizi uygulanacağının düzenlendiği, sözleşmedeki bu madde ve tespit edilen temerrüt tarihi doğrultusunda mahkememizce hesaplama yapıldığı, ilk 7 gün için 8.933,48 TL devamındaki takip tarihine kadarki süre için ise 24.418,18 TL işlemiş faiz talep edebileceği, cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş ise de itirazın iptali davalarında icra dairesinin ve mahkemenin yetkisinin bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirileceği, tarafların şirket oldukları, yetki sözleşmesi düzenleyebilecekleri, sözleşmenin 16.maddesinde uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunun düzenlendiği, geçerli yetki sözleşmesi kapsamında mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının... 14. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 178.669,55-TL asıl alacak, 33.351,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 212.021,21-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %10 oranında faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 14. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 178.669,55-TL asıl alacak, 33.351,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 212.021,21-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %10 oranında faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 14.483,17 TL karar harcından peşin olarak alınan 11.144,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.338,23 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 11.144,94 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 70.494,13 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 12.297,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.995,24 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.169,58 TL'nin davalıdan, 2.430,42 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır