T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/528 Esas
KARAR NO : 2025/569 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Rehninden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Rehninden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacının ...Ştinden alacaklı olduğunu, davacı firmanın alacağının ödenmediğini, davacı firma alacağına karşılık dava dışı ...'in maliki bulunduğu ... ili ... İlçesi ... 171 ada, 46 parsel , 857 numaralı taşınmazın 1/4 hissesi üzerine ipotek tesis etmek üzere ... 1.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaleti ile ...'e vekalet verdiğini ve ...'in işbu vekalet ile alacaklı/davacının borçlu Tasfiye halinde ... Ltd Şti'ndeki doğmuş ve doğacak alacaklarına karışılık ... Tapu Müdürlüğünün... tarihli ... yevmiye numaralı işlemi ile taşınmaz üzerine 500.000,00TL bedelli 1.dereceden ipotek tesis edildiğini, akabinde davacının ipotek borçlusu ...Şti'den alacağının tahsili amacıyla ihtarname gönderilerek ipoteğin paraya çevrileceği hususunun ihtar edildiğini, alacağına kavuşamayan davacının ... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlattığını, akabinde borçlu/davalılar tarafından icra takip dosyasına kötü niyetli olarak borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, sonuç olarak, davalı / borçluların ... Gayrimenkul İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takip dosyasına yaptıkları kötü niyetli, haksız ve salt müvekkilinin alacağının tahsil tarihini geciktirme amacı güden itirazının iptali ile davalı taraf aleyhine, takibin devamına ve alacağın asgari %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak bir cevap sunmadıkları, duruşmalara da katılmadıkları anlaşılmıştır.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava itirazın iptali davası olup davacı taraf, davalılardan ... Ltd. Şti ile davacı arasında ticari ilişki sebebiyle davacının alacağının bulunduğunu, davacının alacağına karşılık diğer davalı ... ...'in ipotek verdiğini, davacının davalılar aleyhine ... Gayrimenkul İcra müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalıların bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptalini talep etmiştir.
... Gayrimenkul İcra müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Ltd. Şti, borçluların ...Şti ile ... olduğu, takibin sebebinin ... Tapu Müdürlüğü'nün ... Esas ... K sayılı ilamı olduğu, takip miktarının 492.516,54 TL olduğu, borçlulardan ...'in 23/02/2022 tarihli dilekçesi ile Yetkiye, borca ve takipten doğan tüm ferilere ayrı ayrı itiraz ediyoruz.şeklindeki dilekçe ile takibe itiraz etmiş olduğu, diğer davalı şirketin tasfiye memuru ...'in 02/02/2024 tarihli dilekçesi ile icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.
Dosya kapsamında bulunan İpotek belgesinin incelenmesinde ...'in ... Şti, lehine 500.0000,00 TL bedelli olarak 1. Dereceden aylık %1,5 faiz ile 14/12/2015 tarihinde ... ili ... İlçesi ...Mahallesi 171 ada 46 parsel 9 cilt 857. Sayfada kayıtlı taşınmazın 1/4 hissesi üzerine ipotek verdiği görülmüştür.
Diğer borçlu Tasfiye Halinde ... Şirketi adına tasfiye memuru ...'e (Borçlunun dosyada mübrez ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile İHYASINA karar verilmiş idi.) 26/01/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda Yetkiye, borca ve takipten doğan tüm ferilere ayrı ayrı itiraz etmiş olup somut olayda ispat külfeti davacı yan üzerinde olup davacı taraf davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Bilirkişi dosyaya sunduğu 12/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda Davalı nezdinde davacının 320.01.003 hesap kodlu ticari borçlar hesabında takip edilmektedir. Mezkur hesabın da davalı mali müşaviri tarafından yalnızca 2016 yılı cari muavini sunulu olduğu için 2016 yılı değerlendirilmiştir. 2016 yılında davalı kayıtlarında davacıya 236.058,24 TL borçlu olduğu, Dosya kapsamında yapılan incelemede dosyada bulunan 01.01.2019 -31.12.2019 tarihlerini kapsayan döneme ait davacı cari muavininde; davacı nezdinde davalının 120 Ticari alacaklar hesabında takip edildiği mezkur hesapta 2019 yılı sonunda 492.516,54 TL alacaklı olduğu, her iki tarafça tüm yılların cari muavinleri sunulu olmadığı için alacağın dayanağının ne olduğu, taraflar arasındaki kayıtlarda mutabakatsızlık olup olmadığının değerlendirilemediği, davalı tarafça davacı ile çalışılan tüm yılların cari muavinleri ve davacı tarafça yine davalı cari muavinleri ve alacağın dayanağının sunulması halinde taraflar arasındaki kayıtlarda mutabakatsızlık olup olmadığının değerlendirilebileceği şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Davacı tarafından 2016 yılı sonrası muavinlerin sunulmasından sonra bilirkişinin sunduğu 02/06/2025 tarihli ek raporda Dosya kapsamında yapılan incelemede dosyada bulunan 01.01.2019 -31.12.2019 tarihlerini kapsayan döneme ait davacı cari muavininde; davacı nezdinde davalının 120 Ticari alacaklar hesabında takip edildiği mezkur hesapta 2019 yılı sonunda 492.516,54 TL alacaklı olduğu, yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dosyada aldırılan bilirkişi raporu ile davacı tarafın davalı ... Şti.'nden icra takibine konu ettiği 492.516,54 TL alacağının bulunduğu ve diğer davalı ... 'in davacı şirketin diğer davalı .... Ltd.şti'nden olan alacağı için 500.0000,00 TL bedelli olarak 1. Dereceden aylık %1,5 faiz ile 14/12/2015 tarihinde ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 171 ada 46 parsel 9 cilt 857. Sayfada kayıtlı taşınmazın 1/4 hissesi üzerine ipotek verdiği ve davacı şirketin alacağının ipotek bedeli sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın KABULÜ ile, Davalıların ... Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin aynen devamına , alacak likit olduğundan %20 oranındaki 98.503,30 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalıların ... Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin aynen devamına , %20 oranındaki 98.503,30 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 33.643,80 -TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.948,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.695,42-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.948,38-TL peşin harç ile 427,60-TL başvuru harcından oluşan toplam 6.375,98-TL bedelin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.000,00-TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 77.877,48-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL bedelin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , diğer tarafların yokluğunda yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır