T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/557 Esas
KARAR NO : 2025/492
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin düğün sektöründe faaliyet gösterdiği müşterilerine internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, hizmetin ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ... ünvanlı işletmesinin ilan ve reklamını yayınlamak isteyen davalı şirket ile 31.01.2023 tarihinde ... sayılı sözleşmenin imzalanmış olduğunu, sözleşme kapsamında davalı borçludan 15.298,00 TL ödeme alınmış olduğunu, bakiye ödemelerin yapılmaması üzerine ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, müvekkilinin alacağının sözleşmeye, faturalara, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını, sözleşme yapıldıktan sonra davalı adına faturalar düzenlenmiş olup, faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, sözleşmenin 12 aylık taahhütlü üyelik sözleşmesi olup, 12 aylık taahhüt karşılığı müşterilere avantaj ve indirimlerin sağlandığını, ancak 12 aylık taahhütlü süre içinde her hangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumların ortaya çıkması halinde sözleşmenin 8.4 maddesi gereği taahhütlü üyelik kapsamında yapılan tüm indirimler ve katılım bedeli gibi avantajların müşteriye fatura edildiğini, davalıya da bu madde gereği yararlandığı tüm indirimler ve katılım bedelinin ayrıca fatura edilmiş olduğunu, sözleşmenin süre ve fesih başlıklı 11. maddesi gereğince sözleşmenin 12'şer aylık taahhütlerle 10 süreyle devam etmekte olduğunu, sözleşmenin 12.7 maddesi gereği müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarının kesin delil olarak kabul edilmiş olduğunu, sözleşme gereği müvekkilinin iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler vermesinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin davalının işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturmuş ve sözleşme süresince firmanın ... sitesindeki sayfasında 8.888 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olup, bu ziyaretler sonucunda 1.166 tekil kullanıcıdan toplam 1.219 fiyat teklifi talebi olmuş ve davalının bu tekliflerin çoğuna dönüş yapmış olduğunu, ... internet sayfasının arama motoru optimizasyonu çok iyi olan bir sitesi olduğunu, davalı firmanın reklam ismi olan “...” kelimeleri ile arama yapıldığın da ...'a ait reklam ve tanıtım için hazırlanan sayfanın ... arama sonuçları içerisinde ilk sırada geldiğini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Hizmetin ayıplı olduğunu, ekte sunulan muavin defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacı tarafça düzenlenen faturaların iade edilmiş olduğunu, davacı tarafın sunduğunu iddia ettiği hizmetin fiili olarak sunulmamış olduğunu, davacı tarafın düğün hizmeti almak isteyen kişileri müvekkiline yönlendirmediği gibi teklif istediği söylenen hiçbir çiftin gerçek kişi olmadığını, yönlendirilen kişilerin tespit edilerek sorgulanması halinde davacı şirket bünyesinde istihdam edilen kişiler olma durumunun kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle yönlendirilen tekliflerin gerçek olup olmadığının mahkemece araştırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafça sunulan sözleşme geçersiz olup, şekli şartlara dahi haiz olmadığını, 12 puntonun altında matbu, müzakere edilme olanağı olmayan haksız şartlardan oluşan ve 10 yıl gibi uzun ve belirsiz bir süreyi kapsayan sözleşmenin hukuken geçerli olmayacağını, bu sözleşmeye istinaden düzenlenen fatura bedellerinin talep edilemeyeceğini, sunulan tekliflerden birinin dahi geri dönmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın ticari defterlerinin tetkik edilmesi gerekmekte olup, gerçekten organizasyon yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine, kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, sözleşme kapsamında ödenmeyen bedelin tahsiline yönelik ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Dosyamız arasına alınan ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 95.692,75 TL fatura, sözleşme, cari hesap olmak üzere toplam alacak 95.692,75 TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalı/borçlunun icra takibine, yetkiye ,asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
İTO ve ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalı ...'nin tacir olup olmadığının araştırılarak gelen yazı cevapları dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizin 16/12/2024 tarihli celse ara kararı ile; Dosyanın Mali Müşavir bilirkişi ...'a verilerek, taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verilip verilmediği, verildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor düzenlemesi hususunda karar verildiği, Mahkememize sunalan 19.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketçe davalıya düzenlenen tüm faturaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup, davalı tarafın 31.01.2023 tarihinde imzalanmış olan sözleşme ile yüklenmiş olduğu ödeme yükümlülüklerini Şubat 2024 dönemine kadar geçen 13 aylık süre içerisinde eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olduğu, Davalı tarafça davacıya ayıp ihbarı veya fesih bildiriminde bulunulmamış olduğu gibi, davacı tarafça düzenlenen faturalara da itiraz edilmeksizin ticari defterlere kaydedilmiş olduğu, bu durumda davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş olup, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında bulunmayan iade faturalarının davalı taraf lehine her hangi bir sonuç doğurmayacağı, davacı taraf sözleşme ile üstlenmiş olduğu faturalara konu reklam ve tanıtım hizmetlerini vermiş olduğuna dair görselleri dosyaya sunduğunu, davalı tarafça iade faturalarına konu hizmetlerin ayıplı olduğu iddiasını ispatlayacak somut bir delilin ortaya konulamamış olduğunu, bu itibarla iddiasını ispatlayamamış olan davalı tarafın takip tarihi itibarıyla davacı taraf takip tutarı kadar borçlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiği, hizmetin ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiği, davalıya ait ...unvanlı işletmenin ilan ve reklamını yayınlamak isteyen davalı şirket ile davacı arasında 31.01.2023 tarihinde ...sayılı sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının davalı borçludan 15.298,00 TL ödeme aldığı, bakiye ödemelerin yapılmaması üzerine ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça ise cevap dilekçesi ile hizmetin gereği gibi sunulmadığının savunulduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda, davacı şirketçe 2024 yılı Mart, Nisan ve Mayıs ayları için düzenlenmiş olan aylık üyelik bedeli faturaları (aylık 15.298,00 TL) ile sözleşmenin sonlandırılması üzerine düzenlenen 49.798,75 TL tutarındaki cayma bedeli faturası davalı tarafın ticari defterlerine işlendiği, acak, söz konusu faturalara karşılık davalı tarafça aynı tutarlarda iade faturaları düzenlendiği ve ticari defter kayıtlarına işlenmiş olduğu, davalı tarafça düzenlenen işbu iade faturalarının davacı şirketin ticari defter kayıtlarında bulunmadığından her iki tarafın kayıtları arasında takip tutarı kadar (95.692,75 TL) fark bulunduğu, her ne kadar davalı tarafından davacı tarafından hizmetin gereği gibi sunulmadığı savunulmuş ise de, mali müşavir bilirkişi tarafından da davacı şirketçe davalıya düzenlenen tüm faturaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davalı tarafın 31.01.2023 tarihinde imzalanmış olan sözleşme ile yüklenmiş olduğu ödeme yükümlülüklerini Şubat 2024 dönemine kadar geçen 13 aylık süre içerisinde eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olduğu, davalı tarafça davacıya ayıp ihbarı veya fesih bildiriminde bulunulmamış olduğu gibi, davacı tarafça düzenlenen faturalara da itiraz edilmeksizin ticari defterlere kaydedilmiş olduğu, bu durumda davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş olup, davacı tarafın ticari defter
kayıtlarında bulunmayan iade faturalarının davalı taraf lehine her hangi bir sonuç doğurmayacağı tespitlerine yer verildiği, kök raporda cayma faturasına ilişkin denetime elverişli bir hesaplama yapılmadığının anlaşılması dosyanın daha önce rapor alınan mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek, rapora ilişkin itirazların da irdelenerek, cayma faturasının sözleşmenin 8.4 maddesi ile uyumlu olacak şekilde tanzim edilip edilmediğinin denetime elverişli şekilde tespit edilerek ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmesi üzerine tanzim olunan ek raporda taraflar arasındaki sözleşmenin 8.4. maddesi “Sözleşmenin ön sayfasında yer alan katılım bedeli ve 12 aylık üyelik taahhüdü karşılığında yapılan tüm indirimler toplamı; müşterinin sözleşmeyi imzaladığı tarihten itibaren 12 ay içinde sisteme kaydettiği kredi kartından 12 ay taahhütlü aylık üyelik bedelinin her hangi bir taksitinin tahsil edilememesi durumunda müşteriye kalan tutar üzerinden fatura edilecek, müşteri bu tutarı 7 işgünü içerisinde ...’a ödeyecektir…” şeklinde düzenlendiği, madde metninden, aylık üyelik bedelinin her hangi bir taksitinin ödenmemesi halinde davalı tarafın yararlandığı tüm indirimler ile sisteme girerken ödemekten muaf tutulduğu 11.999,00 TL tutarındaki katılım bedelini davacı tarafa ödemeyi kabul etmiş olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin ilk 12 aylık dönemine ilişkin birinci yılında aylık indirim tutarı 3.000,00 TL olup,
davalı tarafın sözleşmenin birinci yılında yaralanmış olduğu indirim miktarı; 12 X 3.000,00 = 36.000,00 TL olduğu, sözleşmenin ikinci yılında indirimli aylık üyelik bedeli % 70 artırılmış olduğuna göre 3.000,00 TL olan aylık indirim tutarındaki artış miktarı; 3000,00 X 70 / 100 = 2.100,00 TL olacağından, davalının sözleşmenin ikinci yılının ilk ayı (Şubat 2024) için yararlanmış olduğu indirim tutarının 5.100,00 TL olduğu, bu durumda davalının aksatmaksızın ödemelerini yapmış olduğu 13 aylık dönemde yararlanmış olduğu indirimlerin toplamının; 36.000,00 + 5.100,00 = 41.100,00 TL olduğu, dolayısıyla, cayma faturasına esas alınacak olan yararlanılan indirimler ile katılım bedeli toplamının 41.100,00 + 11.999,00 = 53.099,00 TL olduğu, davacı tarafça düzenlenen cayma bedeli faturası ise bu tutardan daha düşük olduğu, yani davacı tarafça takibe konu edilen cayma fatura bedelinin sözleşme hükümleri ile uyumlu şekilde düzenlendiği tespitlerine yer verilmiş, alınan ek raporun hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varılmakla, davanın kabulüne, davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalının sözleşme hükümleri uyarınca ödemesi gereken bedeli hesap edebilir olması nedeniyle alacak likit kabul edilerek asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulüne,
2-Davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 6.536,77-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.155,74-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.155,74-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.155,74-TL peşin harç toplamından oluşan 1.155,74- TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 8.597-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.. 09/07/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.