T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/564 Esas
KARAR NO : 2025/611
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 24/09/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla ... 15 . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında cari hesap alacağına dayanarak ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak davalı borçlunun, işbu icra takibine borçlu olmadığını iddia ederek itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalı tarafın işbu itirazlarının sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını haksız ve mesnetsiz olduğunu, cari hesaptan kaynaklı icra takibine karşı itirazın kaldırılması amacıyla ... Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunduklarını,... numaralı dosya ile arabuluculuk sürecini işlettiklerini ancak bu süreçte karşı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, bu hususun 02/09/2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını ve davalı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının kaldırılması amacıyla işbu davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, müvekkil şirketin yurt çapında, kargo taşımacılığı yapan ve alanında haklı bir unvana sahip köklü bir kuruluş olduğunu, davalının da kargo taşımacılığı hizmeti aldığını ancak ödemediği hizmet bedelleri nedeniyle müvekkili şirketin alacağının oluştuğunu, edimini ifa etmeyen davalı borçlunun bilinçli olarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının haklılığının ortaya çıkacağını, dava konusu icra takibinin davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulduğunu, müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasının engellendiğini, bunlara ek olarak davalı takip borçlusunun taraflar arasındaki faturaları, ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını Sayın Mahkemeye ibrazdan kaçınma ihtimalinin bulunduğunu, bu durumda müvekkili şirketin haklı alacağına kavuşmasının daha da güçleşeceğini ve neredeyse imkansız hale geleceğini tüm bu sebeplerle öncelikle Sayın Mahke tarafından tensip zaptı ile birlikte davalı borçluya ait BA BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesi akabinde ön inceleme duruşma günü beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için inceleme günü verilmesini talep ettiklerini bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve ... 15. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas Sayılı icra dosyasının takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, yılbaşı nedeniyle özel müşteri ve tedarikçilerine hediye gönderimi için ... ile çalışmak istediğini, müvekkilinin, hediyelerin ulaşması gereken alıcıların adreslerini davacıya Excel formatında ilettiğini, fakat davacı ...'ya iletilen Excel listesindeki adreslere dağıtımın tam ve gereği gibi yapılmadığını, müşteri ve tedarikçilere teslim edilmesi gereken kargoların ya yanlış kişilere teslim edildiğini ya da hiç teslim edilemediğini, müvekkilinin davacıya ait şubenin müdüründen edindiği bilgiye göre; müvekkiline ilettikleri alıcı müşteri adı kısmının, davacı tarafından etikete basılırken harf sınırlamasına takıldığını, bu nedenle kargo teslimlerinde hata olduğunu belirttiğini, davacının müvekkiline etiketlerin hatalı ya da eksik basıldığını belirtmediğini, 6102 sayılı TTK;MADDE 850-…(2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.” hükmünde belirtildiği üzere kargo şirketinin yükümlülüğünün eşyayı göndericinin kendisine bildirdiği varma yerine götürerek burada alıcıya teslim etmek olduğunu, ancak davacının sözleşmede doğan bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini, davacının TTK’nın 850/2.maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste alıcısına teslim etmeyi taahhüt ettiğini, buna karşın davacının kargoları dava dışı kişilere teslim ettiğini veya hiç teslim edemediğini, bu durumda kendi adresine yükün gitmesi gereken alıcıdan ziyade, gönderen davalıya haber verilerek şubede teslime muvafakat istenmesi gerektiğini, bu durumun TTK’nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiğini, izahı sağlanan bu nedenlerle taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılacağını, davacı tarafından kesilen faturaya karşı müvekkili tarafından iade faturası düzenlenmiş olsa da tarafların arasında faturalandırma işlemleri defaten devam ettiğini, yanlış teslim edilen kargolar dışında hiç teslim edilmeyen kargoların halen müvekkili şirkete iade dahi edilmediğini bildirerek davanın reddine, icra akibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, davacının davalıya verdiği hizmet nedeniyle düzenlendiği faturaya dayalı alacağının tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 03.02.2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; " ...dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; ▪ İhtilaf konusunun davacı yan tarafından davalı yana kesilen 27.12.2023 ve 06.12.2023 tarihli 16.337,37 TL bedeli taşıma faturasından kaynaklı olduğu, Davacı yanın ticari defterlerinde işbu faturalar kayıtlı olup davacı yanın davalı yandan16.337,31 TL alacağı olduğu, İcra takibine konu olan faturaların davacı yanın ticari defterlerinde usulüne uygun olarak işlendiği görülmüş, ilgili faturalara ait tebliğlerin e-portal sistem üzerinden davalı yana usulüne uygun olarak davalı yana yapılmış olduğu, Dava dosyasına sunulan belgelerde davacı kargo şirketinin davalı ... şirketinin taşımasını yaptığı ürünlerin alıcı müşteri adres ve bilgileri, teslimat bilgileri ve ilgili fatura tarihleri ile belirtildiği, Davacı şirketin davalı yandan ... 15.İcra Dairesi ... Esas numaralı icra takibinde işlemiş faiz talebi bulunmadığı, Davacı yanın davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği, Davalı şirketin 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı yanın davacı şirket ile olan cari hesap hareketlerinde dava konusu olan 16.131,73 TL faturaya karşılık iade faturası kesmiş olduğu ve iade faturasını ticari defterlerine işlemiş olduğu, davacı şirketin davalı yana kesmiş olduğu dava konusu olan 205,58 TL bedelli faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kaydının olmadığı, Davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği taşıma hizmeti kapsamında; taşınan ürünlerin içeriği gereği teslimat adresindeki kişilerin şahsına özgü ürünler olduğundan, teslimat adreslerinde belirtilen şahıslara teslim edilmesi gerektiği, davalı şirket tarafından davacıya belirtildiği halde, davacı şirket tarafından teslimlerin ilgili şahıslara yapılmamasından dolayı dava konusu olan 16.131.73 TL ve 205,58 TL faturaların davalı şirket tarafından kabul edilmediği, Davalı şirket tarafından, davacı şirkete gönderilmesi talep edilen kargolara ait teslimat yeri ve teslim edilmesi gereken şahısların isimlerine yönelik olarak listenin görüldüğü, İlgili teslimatların kargo fişlerinde yazı karekterinin uzun olup sığmamamasından kaynaklı olarak listede yazılı olan iletilmesi gereken şahıslara teslim edilmediği anlaşıldığından Davaya konu olan faturaların hizmetinin davacı yan tarafından eksiksiz olarak yerine getirilip getirilmediği hususunda taktirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu belirtir, Sayın Mahkemece davacı yanın haklı görülmesi halinde; Davacı yanın icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün, icra takip tarihi olan 01.04.2024 tarihi itibariyle oluştuğu, davacı yanın davalı yandan 16.337,31 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, Davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı konusundaki kararın münhasıran Sayın Mahkemenize ait olduğu,..." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ve taşıma alanında uzman bilirkişi ...tarafından sunulan 08.07.2025 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "Bilirkişi heyetimize verilen EK görev kapsamında, taşıma sözleşmesi ve ifası süreci bakımından dosya kapsamı KÖK rapor, itiraz ve beyanlar ile sunulan deliller üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, i- Davacının takip tarihi itibarı ile iki adet faturaya dayanan 16.337,31 TL alacaklı olduğu, ii- Davacının taahhütlü posta gönderi masrafı olarak 82,00 TL masraf alacağının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, iii- Davalının 29.02.2024 itibarı ile temerrüde düşürüldüğü değerlendirmesi bakımından nihai takdirin yüce mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, iv- Davacının takip tarihi itibarı ile temerrüt faizi talep ettiği, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi olmadığı gözetilerek faiz hesabına yer olmadığı, v- Sair tazminat ve masraf taleplerinin yüce mahkeme değerlendirmesine tabi olduğu, EK sonuç ve kanaatlerimizi yüce Mahkeme`nin takdirlerine saygı ile arz ederiz." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 15. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 16.337,31 TL asıl alacak, 82 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 16.419,31 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde davacı ile davalı arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında davacının alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya konu alacağın davacı tarafından davalıya düzenlenen 27/12/2023 tarih 16.131,73 TL ve 06/12/2023 tarihli 205,58 TL bedelli faturalara ilişkin olduğu, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden hizmetin verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, taraflarca ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişiler tarafından ticari defterlerin ve delillerin incelendiği, alınan kök ve ek rapor doğrultusunda 27/12/2023 tarih 16.131,73 TL bedelli faturanın iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya karşı davalı tarafça iade faturası düzenlendiği, iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, 06/12/2023 tarihli 205,58 TL bedelli faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaların e fatura olarak düzenlendiği davalıya tebliğ edildiği, 16.131,73 TL bedelli fatura her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup iade faturasının davacı defterlerinde bulunmadığı bu faturaya konu hizmetin 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında davacı tarafından davalıya verildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, iade faturası yönünden davacı defterlerinde bulunmamakla kargoların yanlış kişilere teslim edildiği veya hiç teslim edilmediğine ilişkin iddia ve savunmanın davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, 06/12/2023 tarihli 205,58 TL bedelli fatura davalı defterlerinde kayıtlı değil ise de davalı tarafça taşıma hizmeti verilmediği yönünde itirazının bulunmadığı, kargoların yanlış kişilere teslim edildiği veya hiç teslim edilmediğine ilişkin iddia ve savunmada bulunulduğu, yukarıda belirtildiği üzere faturaların e fatura olarak düzenlendiği davalıya tebliğ edildiği, bu faturaya itiraz edilmediği, davalı tarafça kargoların yanlış kişilere teslim edildiği veya hiç teslim edilmediğine ilişkin iddia ve savunması yönünden yeterli ve somut delil sunulmamakla birlikte bu hususta davacıya ihbar yapıldığına ilişkin delil de sunulmadığı açıklanan bu nedenlerle bu faturadaki hizmetin de davacı tarafından verildiği yönünde kanaat oluştuğu, yine davacı tarafça fatura bedellerinin tahsili için davalıya gönderilen ihtarname bedelini de talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının ... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas saylılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas saylılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.121,60 TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 694,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 16.419,31-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 10.115,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca MİKTAR yönünden kesin olmak üzere karar verildi. 30/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır