T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/588 Esas
KARAR NO : 2024/799
DAVA : İstihkak ( İİK 96 vd.)
DAVA TARİHİ : 26/09/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sağlık turizmi alanında faaliyet gösterdiğini, 02.06.2022 tarihinde ... tarafından kurulduğunu, ... 18.10.2022 tarihinde şirketteki tüm paylarını dava dışı ...ve ...'e devrettiğini, bu tarih itibari ile kendisinin müvekkili ...şirketi ile hukuki ve fiili hiçbir ilişkisinin kalmadığını, ... Yönetim, ... ve dava dışı ..., ..., ...Tic.Ltd.Şti. aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, borcun kaynağının kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi olduğunu, müvekkili şirketin bu icra dosyası ile hiçbir ilgisi ve dosyada taraf sıfatının bulunmadığını, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu borcun ve borçluların hukuken ve fiilen hiçbir ilgisi bulunmadığını, ancak muhatap ..., sırf borçlulardan ...'un müvekkili ... şirketinin kurucusu ve eski ortağı olmasını sebep göstermek sureti ile takip dosyası kapsamında müvekkili ...'ın yasal adresi olan "..." adresine hacze çıkılmasını talep ettiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 12.08.2024 günü müvekkili şirket ...'ın şirket merkez adresine hacze çıkıldığını, muhataplardan ... haciz mahali olan ... adresinde yer alan tüm menkul malların aslen icra dosyasının borçlusu ...'a ait olduğunu iddia etmiş ve tüm bu malların haczini istediğini, müvekkili şirket ...'ın halen ... tarafından yönetildiğini, ... tarafından şirketin güncel ortakları olan ... ve ...'e yapılan hisse devrinin bir inançlı işlem olduğunu, ...'ın gerçekteki sahibinin halen ... olduğu yönünde hiçbir hukuki ve fiili dayanağı olmayan iddialarını da haciz talebine dayanak yapmaya çalışıldığını, 12.08.2024 tarihli hacizde muhatap ...'in bu soyut iddiaları temel alınarak müvekkili ... şirketinin şirket merkez adresinde yer alan ve ...'a ait olan birtakım menkul mallar üzerinde haciz işlemi uygulandığını, haciz sırasında müvekkili şirket adına istihkak iddiasında bulunulduğunu ve bu iddianın tutanak altına alındığını, Nihayeten hacizli malların yediemin olarak ...'in himayesine bırakıldığını, uygulanan haksız haciz işlemi sonrasında ... 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası üzerinden istihkak davası ikame edildiğini ve davanın hala derdest olduğunu, ..., 16.09.2024 tarihinde ikinci kez olmak üzere ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası üzerinden müvekkili ... şirketinin merkez adresine muhafaza ve ek haciz işlemleri için gelindiğini, 12.08.2024 tarihli haciz tutanağında haczedilen tüm malların muhafazasını sağladığını, aynı zamanda başka menkul mallar için de ek haciz uygulanmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bir kısım menkul mallar için ek bir haciz işlemi yapıldığını, bu mallar Doğukan Aktay'ın yedieminliğine bırakıldığını, haciz sırasında müvekkili ... şirketi adına istihkak iddiasında bulunulmuş ve bu iddia tutanak altına alındığını, bu istihkak iddiasına ilişkin istihkak davası da ayrıca ikame edileceğini, muhatap ...'in iddiasının aksine gerek 12.08.2024 tarihli gerekse 16.09.2024 tarihli haciz sırasında haczedilen tüm menkul malların mülkiyeti diğer muhatap ...'a değil müvekkil ...'a ait olduğunu, müvekkili ...'a ait şirket merkez adresinde muhatap ...'a ait hiçbir menkul mal bulunmamakta olup muhatap ... tarafından afaki biçimde ...'un ...'ın eski ortağı olması gerekçe gösterilerek bu iki taraf arasında aslında hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir ilişki ve organik bağ kurulmaya çalışıldığını, muhatap ..., 18.10.2022 tarihinde ... şirketindeki paylarının tamamını dava dışı ... ile ...'e devredildiğini, bu tarih itibari ile müvekkili ... şirketi ile hiçbir ilgisi ve ilişiği kalmadığını, her ne kadar bu davanın konusunu ilgilendirmese de şifahen edindiğimiz bilgiye göre; haciz işleminin uygulandığı ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan icra takibinin 23.08.2023 tarihinde yani pay devrinden 10 ay sonra başlatıldığını, takibe dayanak olan kredi sözleşmesinin ise 08.03.2023 tarihinde yani pay devrinden 5 ay sonra imzalandığını ve borç doğduğunu, yani muhatap ...'un diğer muhatap ...'e olan borcu şirket pay devrinden tam 5 ay sonra 07.03.2023 tarihinde kredi sözleşmesinin imzalanması ile doğduğunu, Pay devri tarihinde muhatap ...'un diğer muhatap ...'e hiçbir borcu ve borçlu sıfatı bulunmadığını, yani ne kredi sözleşmesinin imzalanması, ne icra takibi ne de hacizler tarihinde muhatap ...'un ... ile hukuki ve fiili hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, muhatap ... tarafından suni bir gündem yaratılarak borçla ve borçlularla hiçbir ilgisi olmayan tamamen 3.kişi konumunda olan müvekili şirkete ait mallara haciz uygulanması sureti ile borçlulardan tahsilat yapılmaya çalışıldığını, ... müvekkili şirketin şirket ortağı değil olmadığını, bir an için muhatap ...'ın iddiası gibi ...'un şirket ortağı olduğu varsayılacak olsa bile ...'un şahsi borcu sebebi ile müvekkili ... şirketine cebri icra prosedürü uygulanamayacağını, 12.08.2024 ve 16.09.2024 tarihinde haczedilen menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve menkullerin müvekkili şirkete teslimi, yeniden haczedilmesinin önlenmesini, bunun mümkün olmaması halinde muhafaza altına alınan hacizli menkullerin müvekkili şirkete teslimini, yeniden muhafazasının ve satışının önlenmesini, henüz muhafaza altına alınmamış ancak haczedilmiş menkullerin ise muhafazasının ve satışının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 12.08.2024 ve 16.09.2024 tarihinde haczedilen menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve menkullerin müvekkil şirkete teslimi, yeniden haczedilmesinin önlenmesini, bunun mümkün olmaması halinde muhafaza altına alınan hacizli menkullerin müvekkili şirkete teslimini, yeniden muhafazasının ve satışının önlenmesini, henüz muhafaza altına alınmamış ancak haczedilmiş menkullerin ise muhafazasının ve satışının önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının mahcuz malların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ve ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası vasıtasıyla ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile 12.08.2024 ve 16.09.2024 tarihli haciz işleminde haczedilen menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını, taraflarına teslimini ve yeniden muhafazasının ve satışının önlenmesini talep ettiğini, istihkak davası, malikin mülkiyet hakkının dışlanmasını yargı yoluyla geri alarak yetkilerini kullanılmasını sağladığını, davada ileri sürülen iddialar ve taleplere dayanarak açılan istihkak davasının zaten mevcut olduğunu, buna rağmen, davacı tarafın haksız mülkiyet iddiasının dava dosyasında da ileri sürdüğünü, bu nedenle davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı istihkak davasının bulunduğunu ve derdestlik itirazında bulunduklarını, derdestlik itirazı nedeniyle davanın reddedilmesini, davacı tarafın ilgili icra dosyasında 3. şahıs konumunda bulunduğunu, haczin kaldırılmasına yönelik bir talebinin mümkün olmadığını, yargıtay içtihatları uyarınca da, haciz kaldırma işlemine yönelik olarak 3. şahsa yalnızca istihkak davası hakkı tanındığını, davacı tarafından ... 2. icra hukuk mahkemesinin ...esas sayılı dosyası vasıtasıyla davaya konu haciz işlemine ilişkin istihkak davası açıldığını, halihazırda bu dosyanın derdest olduğunu, davacının hukuki yararının yokluğu ve derdestlik itirazı sebebiyle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, davacının mülkiyet iddialarının asılsız ve dayanaksız olduğundan davanın reddini, 2024 tarihlerinde borçluların ticari faaliyetlerini yürüttüğü tespit edilen ''..." adresine fiili hacze gidildiğini, söz konusu adreste, borçlu ...'un ticari faaliyetlerine devam ettiğini, nam-ı müstearı ...nin bulunduğunu, davacı esvita şirketinin kurucusu icra dosyası borçlusu ersin akkur olduğunu, Nam-ı müstear şirket'in borcun doğumuna yakın bir tarihte bizzat dosya borçlusu tarafından dosya borçlusunun borca batık hale geleceğini anladığında ticari faaliyetlerine muvazaalı olarak devam etmesi amacıyla kurulduğunu, dosya borçlusunun, borcun doğumuna yakın bir tarihte kurmuş olduğu şirketini yine borcun doğumuna yakın bir tarihte başka bir şahısa devir ettiğinin TTSG kayıtlarında görüldüğünü, ... dosya borçlusu şirketten muvazaalı olarak ayrılıp nam-ı müstear ...Şirketi'nde ticari faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, haciz mahallinde borçluya ait eşyalar ve evrakların bulunduğunu, haciz mahallinde borçluya ait olguların saklanıyor olması davalıların borçlunun nam-ı müstearları olduğunu gösterdiğini, lehine istihak iddiasında bulunulan şirket'in, borcun doğumuna yakın tarihte kurulduğunu, mahalde bulunan evraklarda yer alan "nutrıframe şirketi", davacı şirketin yetkilileri ...'in ve ...'in yetkilisi olduğunun şirket olup borçlu ..., söz konusu şirkette sgk'lı olarak çalıştığını, derdestlik itirazının kabulü ile davacının bu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, davacının mülkiyet iddialarının asılsız olduğundan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya mahkememiz 2024/572 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş, mahkememizce Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ...tarih ve ... karar sayılı kararı ile finans ile ilgili açılacak davalara bakacak Mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin oluşturulmasına ilişkin kararı gerekçe gösterilerek, dosya İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin... Esas sırasına kaydedildiği, Mahkemenin vermiş olduğu 02/10/2024 tarihli Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin ... tarihli ... Karar Sayılı Kararı ile finans ile ilgili açılacak davalarda Mahkememiz ihtisas mahkemesi olarak atanmış ise de; davanın konusunun haczedilen menkul malların mülkiyetinin tespitine ilişkin olduğu, Ticaret Kanunun 4/1-f maddesinden kaynaklanmadığı ve ayrıca bu ihtilafın Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin ...tarihli ... Karar sayılı Kararında belirtilen dava türlerinin hiç birine girmediği ve söz konusu uyuşmazlıkta finans mahkemesi olarak mahkememizin özel olarak yetkilendirilmediği sonucuna varılmış, tabi hakim ilkesi dikkate alınarak dosyasının ilk açıldığı ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek dosya mahkememize tevzi olarak 2024/588 Esasına kaydolmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın icra takibinde haczedilen malların mülkiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkememizce haczedilmiş menkul malların üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve muhafaza ve satışlarının tedbiren engellenmesine yönelik talep yönünden verilen red kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 40. HD. ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile eldeki davanın İİK 96 vd. Uyarınca açılan istihkak davası niteliğinde olduğu ve davaya bakma görevinin İcra Hukuk Mahkemesine ait olduğu belirtildiği görülmüştür.
Davacı ... Şirketi vekili dava dilekçesinde, ... İcra Dairesinin ... (E) sayılı icra takibinde 12/8/2024 ve 16/9/2024 tarihlerinde haczedilen taşınır malların müvekkili davacı şirkete ait olduğunu ileri sürdüğü, bu itibarla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 96 vd. maddeleri uyarınca açılan istihkak davası niteliğindeki davaya bakma görevinin icra hukuk mahkemesine ait olduğundan, mahkememizin görevsizliğine dair, davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı