T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/604 Esas
KARAR NO :2025/38
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/10/2024
KARAR TARİHİ:15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle: Müvekkiline ait ... plakalı araç ile karşı yana ait ... plakalı araç arasında 20.04.2024 Tarihinde İstanbul ili ... ilçesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiği, Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre ... plakalı araç asli kusurlu bulunduğu, davalı sürücü ... ... plaka sayılı aracı ile ... güney mevkiinde sağ şeritte seyir halinde iken aracın sağ tarafını bankete vurması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybedip sol tarafında aynı yönde seyir halinde bulunan ... isimli sürücünün kullandığı ... plaka sayılı aracın sağ arka kısmına çarpması sonucu, aracın ön kısımlarıyla dönerek Haramidere katılım kuzeyden gelen ... isimli sürücünün kullandığı ... plaka sayılı aracın sol ön kısmına çarpması sonucu, aracın sağ ön tampon, teker kısımlarıyla sağ bariyerlere çarparak durmuş. ... isimli sürücünün kullanığı ... plaka sayılı aracıyla orta banketi aşarak aracın sol ön yan kısımlarıyla transit yolda seyir halinde bulunan ... isimli sürücünün kullandığı ... plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonrasında aracın döndüğü esnada arka sol kısımlarıyla ve arka tekerlek alt kısımlarıyla çarpması sonrasında bariyere sıkışarak durması sonrasında bariyere sıkışarak durması sonucu, 4 araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucunda müvekkilinin aracı pert olmuş ve müvekkili pert ödemesini sigortadan almışsa da ödeme ile kaza tarihinden itibaren geçen süre içerisinde yeni bir araç satın alma imkanında olmadığından araç mahrumiyeti/ticari kazanç kaybı doğduğu, dava konusu kaza sebebi ile müvekkili büyük bir zarara uğramış olup bu zarardan kaynaklanan taleplerinin kusurlu davalılar tarafından karşılanması gerektiği, müvekkiline ait ... plakalı araç pert olmuş, kaza tarihi olan 20.04.2024 tarihinden Sigorta Şirketinin pert bedeli için yaptığı ödemeye kadar müvekkili aracından mahrum kaldığı, aracın perte çıkmış olması sebebiyle müvekkili çalışamamış ve ticari kazanç kaybı alacağı ortaya çıktığı, ancak bu alacak için müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığı, belirsiz alacak davası özünde bir eda davası olup bu davada davacı, alacağının varlığının tespitini ve tamamının ödenmesini istediği, belirsiz alacak davasını genel eda davasından ayıran yön, talep sonucunun zamanaşımı veya davanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırılabilmesine imkân sağladığı, belirsiz alacak davasında davacı, alacağının miktarını veya değerini tam olarak belirleyemediği için davasının miktarını ya da değerini sonradan artırmak üzere en düşük miktar veya değerden gösterdiği, ancak alacağın varlığının tespiti ile karşı tarafın bunu ödemeye mahkûm edilmesi yönünden belirsiz alacak davasının genel eda davasından hiçbir farkı bulunmadığı, bunun yanında belirsiz alacak davası, zaman aşımının tüm alacak yönünden kesilmesi ve alacağın miktarının veya değerinin kesin olarak belirlenebilir olmasından sonra davanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın değerinin artırılabilmesi imkânı sağlaması yönüyle eda davasına nazaran avantajlar sağladığı, bu sebeple bir alacağın belirsiz alacak davası olarak yargılamaya konu edilmesi alacaklılar yönünden tercih edilen bir durum olduğu, kuşkusuz belirsiz alacak davasının açılma şartlarının katı olması sebebiyle bu koşulları sağlamayan alacağın belirsiz alacak davasına konu edilmesinin usul hukuku bakımından mümkün olmadığı, davacı müvekkilinin haklı, kesin, ve muaccel nitelikteki alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizliyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: gerçekleşen kazada en az müvekkili kadar davacı ve araç sürücüsü de kusurlu olduğu, müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ileri sürülmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanılarak bu değerlendirme yapılmış olup; yapılmış bir keşif incelemesi olmadığı, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Şube Müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsü tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığı, öncelikle keşfi icra edilmesine, akabinde de Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep etmişlerdir, dolayısıyla öncelikle tarafların kusur oranının tespit edilmesini talep etmişlerdir, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar araç bedelini 46 gün sonra aldığını beyan etmiş ve 46 günlük ticari kazanç kaybını talep etmişse de bunun kabulü mümkün olmadığı, Bu nedenlerle bu taleplerinin reddi gerektiği, davacı tarafından açılan bu dava tamamen kötü niyetli olup hukuki dayanaktan da yoksun olduğu, bu sebeplerle açılan bu davanın ivedilikle reddi gerektiği, yetki itirazımız doğrultusunda yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini, Kötü niyetli olan davacı tarafından açılan işbu davanın öncelikle usulden bu mümkün olmadığı takdirde de esastan reddine karar verilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davanın meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacının ticari kazanç kaybının tahsiline ilişkin tazminat davası olduğu bu davanın özü itibari ile haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olması sebebi ile HMK 16/1 maddesi gereğince yetkili mahkemenin haksız fiilin veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yerinin mahkemesi olduğu ve ayrıca genel yetkili mahkeme olarak HMK' nun 6. Maddesi uyarınca her davanın davalının ikametgah adresinde açılabileceği, davalı tarafın yasal süresi içerisinde cevap vererek yetki itirazında bulunduğu ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, HMK 6. Ve HMK 16 maddelerinin uygulanabileceği HMK 6 maddesi kapsamında davalı ...'in adresinin ... olduğu davalı ... Yapı adresinin Esenyurt/İstanbul olduğu HMK madde 16 kapsamında ise haksız fiilin meydana geldiği yerin ... ilçesi olduğu yine zarar gören konumundaki ... Dış Ticaret Ltd. Şti'nin adresinin Bahçelievler olduğu anlaşıldığından tüm bu adreslerin yargı çevremiz dışında olup dava da ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
2-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Bakiye gider avansından karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı