T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/616 Esas
KARAR NO : 2025/390
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11/10/2024 havale tarihli dilekçesi ile, Müvekkil şirketin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, ... plakalı ...8 marka ve model aracın sahibi olduğunu, 03.04.2023 tarihinde saat 09.25 sıralarında, sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı vasıta ile ... ili, ... ilçesi ... mevkiinde seyir halinde iken davacı müvekkile ait aracın sürücüsü dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı vasıtaya çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil şirketin aracında maddi hasar meydana geldiğini, işbu kaza ile ilgili olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden (TRAMER) alınan ... kaza kayıt numaralı kusur durumu sonuç belgesinde maddi hasarlı işbu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın, bu kaza nedeniyle onarımda kaldığı ve bu onarım süresince de müvekkil şirket kardan mahrum kaldığını, davalı tarafa ait ... plakalı aracın trafik poliçesinin bulunduğu ... SİGORTA A.Ş nezdinde kazaya ilişkin hasar dosyası açıldığını, bu kaza nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zarardan %100 kusurlu olarak kazaya sebep olan sürücü ...'ın yanı sıra aracın ruhsat sahibi olan ... Şti de Karayolları Trafik Kanunu md. 85 gereği sorumlu olduğunu, 03.04.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zarardan kazaya sebep olan sürücü ... ve araç ruhsatı sahibi olan ...Tic. Ltd. Şti. de müteselsilen sorumlu olduklarını, aracın onarımda kaldığı süre boyunca müvekkil şirket sahip olacağı kazançlardan mahrum kaldığını ve zarara uğradığını, dolayısıyla müvekkilin bu kaza nedeniyle uğradığı iş durması-kazanç kaybı tutarının tespit edilerek, davalılardan tazmin edilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olarak sebep olduğunu, yine, müvekkilin bu kaza nedeniyle uğradığı kazanç kaybı tutarı yargılama sırasında belirlenecek olmakla birlikte, müvekkilin neticede bir kazanç kaybına uğradığını, bu nedenle de müvekkil şirketin ileride bir hak kaybına uğramaması için davalı taraflardan ...Tic. Ltd. Şti 'nin ... plakalı aracına ve davalılar ...'ın ve ... Ltd. Şti'nin mal varlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, ... plakalı aracın sürücüsü %100 kusurlu hareketle müvekkilin aracına çarparak müvekkil aracında hasar oluşmasına, bu hasar nedeniyle aracın serviste kalmasına ve aracın serviste kaldığı gün boyunca kazanç elde edilememesine sebep olduğundan, müvekkil aracının serviste kaldığı gün boyunca müvekkilin elde edemediği kazancın faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini, davaya konu alacağa ilişkin dava şartı olan arabulucululuk kurumuna ...arabuluculuk dosya numarası ile 12.08.2024 tarihinde başvuru yapıldığını, 26.08.2024 tarihinde arabuluculuk toplantısı yapıldığını, davalı taraflar ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davamızın kabulüne, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, davalı taraflardan ... Şti 'nin ... plakalı aracına ve davalı tarafların mal varlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına, 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, 03.04.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilin ... plakalı aracında meydana gelen iş durması - kazanç kaybı bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 100,00.-TL iş durması-kazanç kaybı bedelinin 03.04.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Şti. Vekili 19/11/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, kazanın, müvekkil şirkete ait araç sürücüsü ...'ın akan trafikte aracıyla birlikte nizami ve kurallara uygun bir şekilde sevk ve idare halinde iken davacı tarafa ait araç sürücüsünün seyir halinde iken sapağa yaklaştığı esnada sapağı kaçıracak olması nedeniyle bir anda takip mesafesi bırakmayacak şekilde müvekkil şirkete ait aracın bulunduğu şeride girip ani fren yapması nedeniyle çarpışması neticesinde vuku bulduğunu, somut olayda davacı tarafın kusurlu hareketleri kazanın oluşumuna zemin hazırladığını, müvekkil şirkete ait aracın arkadan çarpmış olması nedeniyle yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan tüm kusur müvekkil şirkete ait araç sürücüsüne yükletildiğini, somut olayda davacı tarafa ait araç sürücüsü, aracıyla birlikte seyir halindeyken sapağa yaklaştığı esnada sapağı kaçıracak olması nedeniyle takip mesafesi bırakmayacak şekilde ve trafiği tehlikeye düşürecek şekilde tamamen dikkatsiz ve kontrolsüz bir biçimde bir anda müvekkil şirkete ait aracın bulunduğu şeride girip ani fren yaptığını, bunun sonucunda da çarpışmaya sebebiyet vermiş olduğundan Kanunun ilgili maddelerini açıkça ihlal ettiğini, hal böyle olunca kazanın oluşumda tam kusurlu olan taraf davacı taraf olduğunu, davalı tarafa atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre belirlenen kusur durumlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın, aracın serviste kaldığı gün boyunca kazanç elde edilememesine sebep olunduğunu belirterek kazanç kaybı talebinde bulunduğunu, davacının aracının ticari amaçla kullanıp kullanmadığı, ne tarz bir ticari faaliyette kullandığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın sadece ruhsatta ticari olarak görünmesi otomatikman aracın kazanç kaybı yaratabilecek bir ticari faaliyet yürüttüğü anlamına gelmediğini, her ne kadar ruhsatta ticari olarak görünse de araçlar çoğu zaman şirket yetkilisinin şahsi kullanımına özgülendiğini, ancak vergisel avantajlar nedeniyle ruhsatı şirket üzerine çıkartıldığını, bunun dışında aracın şirket bünyesinde genel ulaşım amacına özgülenmiş olması veyahut da başkaca herhangi bir sebeple ticari amaçla kullanılmaması durumları da söz konusu olabildiğini, aracın ticari amaçla kullanıldığının tespit edildiği durumda ise, davacı tarafın ikame bir araç vasıtasıyla gereken ticari hizmeti sunmuş olmasının da ihtimal dahilinde olduğunu, bu ihtimalde gereken hizmetin sağlandığı ve kazanç elde edilmiş olacağından davacının iddia ettiği gibi bir kazanç kaybının doğmayacağını, davacı tarafın bu süreçte hizmet sağlayamadığını ve dolayısıyla kazanç elde edemediğini ispatla yükümlü olduğunu, aracın aldığı hasar ve serviste kaldığı sürenin belirsiz olduğunu, servis kayıtları getirtilmek suretiyle araçtaki hasarın nelerden ibaret olduğu ve kazayla arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı ortaya konulmalı ve söz konusu hasarın giderilmesi için gereken makul süre bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davacı tarafın açmış olduğu işbu haksız ve mesnetsiz davanın görevsizlik nedeniyle öncelikle usulden, bu kabul edilmediği takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 03/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle tamir süresince araçtan yararlanılamamasından doğan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 06/01/2025 tarihli celse ara kararı gereği, Dosyanın kusur ve hasar bilirkişisi ...'a verilerek dosya üzerinden inceleme yapılarak öncelikle dava konusu olaydaki kusur oranının tespit edilmesi, akabinde ... Sigorta A.Ş. Tarafından sunulan hasar dosyası da irdelenerek araçta meydana hasar gözetilerek tamir süresinin ne kadar olacağı, bu süreçte davacının sunduğu belge ve deliller de irdelenerek davacının Araç kiralama işi ile iştigal ettiği de göz önünde bulundurularak hasar nedeniyle iş durması - kazanç kaybının ne kadar olacağı hususlarında, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, bilirkişi 16/03/2025 tarihli dilekçesi ile, 03.04.2023 tarihli trafik kazasında, ... plakalı aracın sürücüsü ...” ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, dava konusu ... plakalı aracın makul onarım süresince araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen davacı zararının 5.949,64 TL mertebesinde olduğu kanaatini bildirdiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 21.04.2025 havale tarihli dilekçesi ile, HMK'nin 107. maddesi gereğince, talep artırım taleplerinin kabulü ile, 100,00-TL'lik olan iş durması - kazanç kaybı bedelinin 5.849,64-TL arttırılarak, 5.949,64-TL'nin 03.04.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ettiği ve harcın ikmal edildiği görülmüştür.
Araç mahrumiyet bedeli, meydana gelen trafik kazasında kusursuz olarak aracını kullanamaması sebebiyle zarara uğrayan araç sahibinin kusurlu olan taraftan uğradığı zararları tazmin etmek amacıyla talep ettiği tazminattır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve ... E. ... K. sayılı kararı uyarınca araç kazalarında tamir sürecinde araç kiralanmasa ve kiralama faturası sunulmasa bile kusurlu taraf aleyhine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmesi gerekir : “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Somut olayda, meydana gelen trafik kazasında davalı aracın sürücüsü ...” ın %100 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı şirketin ise araç maliki olduğu ve işleten sıfatına haiz olması nedeniyle meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, her ne kadar davacı tarafça araç kiralandığına dair belge sunulmamış ise de Yargıtay kararı gereğince hasarın niteliğine göre makul tamir süresi belirlenerek bu süre zarfında ikame araç bedelinin talep edilebileceği, bu yönde alınan bilirkişi raporunda da otomobilin onarımı için yeterli olan 10 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın 5.949,64TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça bu bedel üzerinden talep arttırım dilekçesi sunulduğu nazara alındığında, davanın kabulüne 5.949,64 Tl'nin 03/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davanın kabulüne,
-5.949,64 Tl'nin 03/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harç ve 100,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 87,80-TL harcın parasal sınırın altında kalması nedeniyle harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 100,00-TL ıslah harcı toplamı 527,60-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı yana verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.849,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 5.949,64-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
-Arabuluculuk ücreti olan 3.800-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı şirket vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.18/06/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır