T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/619 Esas
KARAR NO : 2025/678 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin internet servis sağlayıcısı hizmeti verdiğini, davalı borçlunun, müvekkili şirketin ... hizmet numaralı müşterisi olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu arasında ... imzalandığını, davalı/borçlunun internet erişim hizmetini kullanmakta olduğu dönemlere ilişkin faturalardan doğan borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket davalı/borçlu aleyhine ... MTS sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, işbu dosyanın tebliğ imkansızlığı ile kapandığını ve ... 11. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava 2004 sayılı İİK 67/1 maddesi gereği açılmış itirazın iptali davasıdır. İİK 67/1 maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
Davacı taraf, davalı ile arasında ...sözleşmesi olduğunu, davalının internet erişim hizmetini kullandığı dönemlere ilişkin faturalardan kaynaklı borcunu ödemediğini, davalıdan fatura alacağı bulunduğu iddiası ile takip başlattığını davalının takibe itiraz ettiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
... 11. İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... A.Ş. borçlunun dosyamız davalısı ... Şti. olduğu alacak tutarının asıl alacak ve faiz ile birlikte 1.119,31 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacının huzurdaki davayı 1.119,31 TL üzerinden açmış olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda hizmet bedelinden kaynaklanan borcu bulunmadığı gibi faturaları da düzenli ödediğinden gecikme faizi borcu da bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuştur. Davacı taraf davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Davalı taraf, taraflar arasındaki sözleşmede faturanın ödenmemesi halinde hizmetin durdurulacağına ilişkin hüküm olduğunu, faturanın ödenmemesine rağmen davacının hizmet vermeye devam ettiğini belirtmiştir.
Taraflar arasında imzalanan internet abonelik sözleşmesi ekinde İŞYERİM İNTERNET TAM ZAMANINDA KAMPANYASI 24 AYLIK ABONELİK TAAHHÜTNAMESİ bulunmakta olup taahhütnamenin incelenmesinde davalının 24 ay süreli taahhütnamede bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyada davalı tarafa usulüne uygun olarak yapılan ihtarla ticari defterlerini sunması talep edilmesine rağmen davalı taraf ticari defterlerini mahkememize sunmamıştır.
Dosya smmm bilirkişiye tevdii ile davacının davalıdan alacağının olup olmadığı alacağı var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususunda dosya da bulunan faturalar taraf defterleri üzerinde rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve heyete sözleşme hukukçusu bilirkişinin de eklenerek sözleşme maddelerinde davalı tarafın belirtmiş olduğu hususun değerlendirilip davacının davalı taraftan talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu 09/09/2025 tarihli raporda Davacı taraf ticari defterleri HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı y.TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında davalı ...” e ait hesabının bulunduğu, Abone/Müşteri No :... olduğu, Davacı tarafından davalı tarafa tanzim edilen davaya konu 20/10/2017 tarihinden başlamak üzere 15 ay fatura düzenlendiği,
Davacı taraf ticari kayıtlarında davaya konu faturaların kayıtlarına borç olarak kaydedildiği,
Davacı tarafından incelemeye sunulan davalıya ait hesap kaydında 995,17.-TL fatura ana tutarı, 55,09.-TL gecikme faizi kayıtlı olduğu,
Davacının Merkezi Takip Sistemi ...tarihli takip dosyasında 995,17.-TL asıl alacak, 123,34.-TL faiz talep edildiği görüldüğü belirtilmiş ve davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda takip tarihi (23.07.2019) itibari ile davalıdan takip konusu edilen 995,17.-TL asıl alacak, 123,34.-TL gecikme faizi alacaklı olacağı tespit edildiği, tespit edilen alacağın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, faturada yer alan alacak tutarlarının sözleşmeye aykırı şekilde düzenlenmiş olduklarına ilişkin somut bir delil ve iddiaya rastlanmamıştır. Dolayısıyla davacının başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu kanaatindeyiz şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Dava hizmet sebebiyle kesilen faturalardan dolayı davacının alacağı olduğu iddiasına dayanmakta olup, davalı tarafın hizmeti almadığına yönelik bir itirazı olmayıp davalı taraf sözleşmede faturanın ödenmemesi halinde hizmetin durdurulacağına ilişkin hüküm olduğunu, faturanın ödenmemesine rağmen davacının hizmet vermeye devam ettiğini belirterek faturaların haksız düzenlendiğini belirtmiş ise de dosyada bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme de taraflar arasında davalının iddia ettiği gibi bir hükmün olmadığı, davalının 24 ay taahhütname imzalamasına rağmen davacının 15 aylık fatura düzenlediği ve bilirkişinin faturada yer alan alacak tutarlarının sözleşmeye aykırı şekilde düzenlenmiş olduklarına ilişkin somut bir delil ve iddiaya rastlanmadığını rapor etmesi ve smmm bilirkişinin defter incelemesi neticesinde takip tarihi (23.07.2019) itibari ile davalıdan takip konusu edilen 995,17.-TL asıl alacak, 123,34.-TL gecikme faizi alacaklı olacağı tespit edildiği yönünde rapor ibraz etmesi karşısında, asıl alacak yönünden rapora toplama hatası yapıldığı asıl alacağın 995,97 TL ve bu yönden yapılan maddi hata mahkememizce tespit edilip düzeltildiğinden ek rapor almayı gerektirir bir durum görülmemiştir. davacının davalıya internet hizmeti sağlayıp fatura düzenlediği ve davalının adına düzenlenen faturalardan dolayı davacıya borcunun bulunduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile, davalının ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 995,97 TL asıl alacak,123,34 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.118,51TL üzerinden devamına, asıl alacak 995,97 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan %20 oranındaki 199,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 995,97 TL asıl alacak,123,34 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.118,51TL üzerinden devamına, asıl alacak 995,97 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, %20 oranındaki 199,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 1.118,51-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 14.065,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 17/10/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır