T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/620 Esas
KARAR NO : 2025/583
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2020
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin alacaklı, davalının borçlu olduğu ... 2. İcra Dairesi'nin ...icra takip numaralı dosyası ile başlattıkları icra takibinde gönderilen ödeme emrinin tebliğinin akabinde, davalı / borçlu tarafından; "Alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, takip konusu bedelin finansal kiralama sözleşmesinden doğduğunu" belirtildiğini ve icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibine konu yapılan bedelin finansal kiralama sözleşmesinden doğduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerekmeksine rağmen, itiraz eden borçlu tarafından iddiasını ispatlar nitelikte bir belge dosyaya sunulmadığını ve itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan 07.06.2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesine göre kiracı sıfatı ile müvekkili şirketin ve kiralayan sıfatı ile davalı şirketin anlaşması neticesinde davalı şirketin satıcı ... A.Ş. firmasından satın aldığı asansörlerin müvekkili şirkete kiralanması ve müvekkili şirketin ilgili asansörlerin ödemesini davalı şirketten kredi kullanımı ile yapması konusunda anlaşıldığını, ödemelerin 12 ay süre ile Türk Lirası üzerinden ve sabit kira yöntemi ile yapılacağının kararlaştırılmış olmasına ve son kira 16 Mayıs 2018 tarihinde davalı şirkete ödenerek asansörün müvekkili şirkete satışının yapılması aşamasına geçilmiş olmasına rağmen davalının 07.12.2018 tarihinde kestiği fatura ile müvekkil şirketten; davalı şirketin satıcı firmaya yaptığı verim sonrası ödemelerden doğan kur farkı talep ettiğini, ... 21. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itirazlar bildirilerek ... tarihli ... sıra no.lu 6.682,17 TL bedelli iade faturasının davalı firmaya gönderildiğini, akabinde müvekkil şirketin, mağdur olmamak ve ticari hayatında zedelenme yaşamamak adına haksız yere kesilen 07.12.2018 tarihli faturayı ihtirazi kayıt ile ödediğini, davalının kur farkından dolayı müvekkilinden bir talebinin olamayacağını beyan ile icra takibine itirazın iptalini ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere hesaplanacak icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesine konu mala ilişkin satıcısı ... Tic. A.Ş.'ye ait 25/05/2017 tarihli proforma fatura konusu 30.300 USD tutarındaki 1 adet ... müvekkil şirketçe satın alınarak davacı/finansal kiracıya teslim edildiğini, asansörünün satış bedelinin %35'inin Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin imzalanmasını müteakip, %50'sinin mala ilişkin malzemeler gümrüğe geldiğinde, %10'unun montajda, %5'inin ise iş bitiminde ödeneceği konusunda anlaşıldığını, mal bedelinin 10.500 USD'lik kısmı 16.06.2017 tarihinde avans olarak ödendiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 20. Maddesi ve müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin 7.1/c maddesi uyarınca, mal henüz davacıya teslim edilmeden davacı tarafından kira ödemelerine başlanmak istenmesi üzerine mal bedeli ve masraflar üzerinden 15/12/2017 tarihinde; mal bedelinin ödenmeyen kısımları için endikatif kur; 3,955258 baz alınarak Kesin Ödeme Planı oluşturulmuş ve ... tarihinde ... 16. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya gönderildiğini, müvekkili şirketçe, kalan satış bedelleri proforma faturada ve sipariş koşullarına uygun olarak; 18/12/2017 tarihinde 15.000 USD (söz konusu ödemenin yapıldığı tarihteki maliyet kuru 3,8730304'dür) ve 06/12/2018 tarihinde 4.800 USD (bu ödemenin maliyet kuru 5,391982'dir) olarak ödendiğini, davacının müvekkili aleyhinde haksız yere takip başlattığını beyan etmiş olmakla, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacının % 20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava; taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalı tarafından düzenlenen kur farkı fatura ödemesinin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2020/73 Esas ve 2021/802 Karar sayılı ilamında davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Mahkememiz kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin .... esas- ... karar ve 26/09/2024 tarihli ilamında; "Taraflar arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin 7/2-g maddesinde; "Madde 7.1.b) kapsamındaki işlemlerde KEM tüm mal bedeli üzerinden hesaplanarak kesin ödeme planı oluşturulur ve kira ödemeleri başlar. Sonrasında; akreditif kapsamında vadeli bedelin ödendiği tarih, verim sorası bedelin ödendiği veya verim sonrası bedelin ödenmeyeceğinin kesinleştiği tarih itibarıyla KEM madde 7.1/b hükümlerine göre tekrar hesaplanır. Bulunan yeni KEM değerinin; j) İİK KEM değerinden büyük olması halinde, oluşan fark kiralayan tarafından kiracıya fatura edilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, ... tarihli ... nolu faturada finansal kiralama verim sonrası ödeme farkı açıklaması ile toplam 6.682,17 TL bedelli fatura düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece davalı savunmaları üzerinde durularak, davaya konu alacağın ileri sürülen sözleşme hükümlerine göre talep edilip edilemeyeceği üzerinde durulması, bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken, faturaya konu alacağın niteliği üzerinde değerlendirme yapılmaksızın kur farkı alacağı olduğundan hareketle değerlendirme yapılarak eksik inceleme ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına..." şeklinde kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ile Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ...tarafından sunulan 24.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " a) Davalının kur farkı talebinin haklı görülebilmesi için, bu konuda taraflar arasındaki sözleşmede açık bir hüküm bulunması ya da asıl faturada açıkça döviz karşılığının yazılması gerektiği, b) Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde, fiili ithal tarihi dikkate alınarak belirlenecek kredi dönemi başlangıç tarihine göre oluşan fiyat farkının müşteriye yansıtılacağı hususunun açıkça kararlaştırılmış olduğu, bu bakımdan davalının tahsil etmiş olduğu vade farkının sözleşmeye uygun olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ...ile Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ...tarafından sunulan 25.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; " a) Davalının kur farkı talebinin haklı görülebilmesi için, bu konuda taraflar arasındaki sözleşmede açık bir hüküm bulunması ya da asıl faturada açıkça döviz karşılığının yazılması gerektiği, b) Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde, fiili ithal tarihi dikkate alınarak belirlenecek kredi dönemi başlangıç tarihine göre oluşan fiyat farkının müşteriye yansıtılacağı hususunun açıkça kararlaştırılmış olduğu, bu bakımdan davalının tahsil etmiş olduğu vade farkının sözleşmeye uygun olduğu, c) Davacı tarafa karşı düzenlenen ve ödemesi yapılıp davacı tarafça iadesi istenilen davaya konu fatura bedelinin uygun olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 2. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile 7.059,61 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davacı vekili tarafından düzenlenen dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında sözleşme kapsamında dava dışı satıcı konumundaki ... AŞ.'den satın alınan asansörün davacı şirkete kiralanması ve ödemelerin yapılması hususunda 07/06/2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğinin, sözleşme ve ödeme planı kapsamında davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğinin, son kira bedelinin 16/05/2018 tarihinde ödendiğinin, davalı tarafça düzenlenen 07/12/2018 tarihli 6.682,17 TL bedelli fatura ile kur farkı talep edildiğinin, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kpasamında kur farkı talep edilemeyeceğinin davacının bu fatura bedelini ödemek zorunda bırakıldığının, ödenen bedelin iadesi talepli icra takibinin başlatıldığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı tarafından düzenlenen 07/12/2018 tarihli 6.682,17 TL bedelli faturada finansal kiralama verim sonrası ödeme farkı açıklamasının bulunduğu, bu fatura doğrultusunda davacı tarafından davalıya 31/12/2018 tarihinde 7.059,61 TL ödeme yapıldığı, davacı ile davalı arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 7/2-g maddesinde "Madde 7.1.b) kapsamındaki işlemlerde KEM tüm mal bedeli üzerinden hesaplanarak kesin ödeme planı oluşturulur ve kira ödemeleri başlar. Sonrasında; akreditif kapsamında vadeli bedelin ödendiği tarih, verim sorası bedelin ödendiği veya verim sonrası bedelin ödenmeyeceğinin kesinleştiği tarih itibarıyla KEM madde 7.1/b hükümlerine göre tekrar hesaplanır. Bulunan yeni KEM değerinin; i) İlk KEM değerinden büyük olması halinde, oluşan fark kiralayan tarafından kiracıya fatura edilir." düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmedeki bu düzenleme kapsamında alınan ek raporlarda da tespit edildiği üzere fiili ithal tarihi dikkate alınarak belirlenecek kredi dönemi başlangıç tarihine göre oluşan fiyat farkının müşteriye yansıtılacağı hususunun açıkça kararlaştırılmış olduğu, finansal kiralama sözleşmesine konu asansörün 30.300 USD bedel ile satın alındığı, satın alınan bu asansöre davalı tarafça son olarak 06/12/2018 tarihinde 4.800 USD ödeme yapıldığı, 25/06/2025 tarihli ek raporda yapılan hesaplamada 06/12/2018 tarihinde yapılan 4.800 USD ödemeden kaynaklı 6.896,28 TL fiyat farkı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede temerrüt faiz oranının %60 olarak belirlendiği, 07/12/2018 tarihli faturada son ödeme tarihinin 10/12/2018 olarak düzenlendiği, son ödeme tarihi, sözleşmede belirlenen temerrüt faiz oranı, raporda yapılan hesaplama ve davacı tarafından yapılan ödeme tarihi birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça yapılan davaya konu ödemenin taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 530,13 -TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen toplam 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 7.059,61-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır