T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/626 Esas
KARAR NO : 2025/537 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2024
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında ticari ilişki olduğunu, davalının davacıya olan borçlarına karşılık ...A.Ş'nin ... Şubesi/... şubesinden keşideli, keşide tarihi..., ... çek no.lu 30.000 USD bedelli çeki verdiğini, davacının uzun süre Covid 19 sebebiyle hastanede kaldığını, bu süre içerisinde çekin ibraz süresini de geçirdiğini, davacı iyileştikten sonra borçlunun çek bedelinden 28.000 USD'yi ödememesi üzerine ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe geçilmiş, davacının takibe itiraz etmesi üzerine, arabuluculuk başvurusu yapılmış, itirazın iptali davası için yapılan arabuluculuk toplantısında davalının konkordato ilan ettiğinin öğrenildiğini, icra dosyası incelendiğinde, 20.12.2022 tarihinde dosyaya konkordatoya ilişkin bildirimde bulunulduğunu gördüklerini, arabuluculuk görüşmelerinin de konkordatoya sebebiyle anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, Davalının .. 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından konkordato talebinde bulunduğu, 28/12/2022 tarihinde davacı alacağı ve ferileri için müdahale talebinde bulunduğunu, ayrıca 15/08/2023 tarihinde Konkordato Komiserliği'ne o günkü USD kuru üzerinden 1.016.751,93TL alacak bildiriminde bulunduğunu, Konkordato yargılaması esnasında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasından 14.02.2024 tarihinde Çekişmeli Alacaklar Kararı verildiğini, 04/10/2024 tarihinde yapılan duruşmada konkordatonun kabulüne karar verildiğini, 08/10/2024 tarihinde konkordato ilan edildiğini, davalının davacıya olan borcuna karşılık çek verdiğini, ancak borcunu ödemediği ve konkordato yargılamasında borcunu kabul etmediğini, bu sebeple işbu davayı açtığı açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafından itiraza uğramış davacı alacağının tespiti ile alacağının 21.10.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca (USD) Amerikan Dolarına bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline, ... 31. İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebi ve ödeme emrindeki şartlarla devamına, inkar tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde hem alacağın tespitini ve davalıdan tahsilini hem de ... 31. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiğini, ancak davaya konu edilen alacak tutarı konkordatoya tabi olup bu sebeple itirazın iptali davası açılamayacağını, müvekkili tarafından açılan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyanın 03/10/2024 tarihli kararı ile müvekkil şirketin konkordatosunun tasdikine karar verildiğini, İİK 308/b kapsamında alacağı çekişmeli hale gelen alacaklılara dava açmak için 1 ay süre verildiğini, açılacak dava İİK 308/b maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup, davanın türü itirazın iptali davası olmadığını, İİK 308/ç maddesinde konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi halinde mühlet kararından önce başlatılan takiplerin düşeceği düzenlendiğini, konkordato tasdik kararıyla hükümsüz hale gelen ve düşen icra takibine ilişkin olarak itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesinin mümkün olmadığını, davanın esasına girmeden usulden reddi gerektiğini, davacının konkordato dosyasına bildirmiş olduğu alacağının 532.219,20 TL'lik kısmı mahkeme tarafından kabul edildiğini, davacı taraf ise dilekçesinde alacağının tamamı reddolunmuş gibi beyanda bulunarak, mahkeme tarafından kabul edilen alacak tutarı düşülmeden dava değeri 958.389,60 TL olarak gösterildiğini, kabul edilen alacak tutarına ilişkin tekrar alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın esasına girilerek inceleme yapılacaksa dahi, konkordato davası tarafından kabul edilen tutar işbu davaya konu edilemeyeceğinden, 532.219,20 TL'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmesini, konkordato dosyasında alacaklıların alacağına bildirmesine ilişkin ilanda, alacaklılara mühlet tarihi itibariyle alacaklarını bildirmesi, yabancı para cinsindeki alacakların ise mühlet tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığını bildirmeleri ihtar edildiğini, konkordato dosyalarında yabancı para alacağı bildirimleri geçici mühlet tarihindeki alacağının yine geçici mühlet tarihindeki TL kuru üzerinden bildirilmesi gerektiğini, davacı alacak bildirimi yaptığı TL/USD kuru üzerinden hesap yapılarak talepte bulunulduğunu, davacı 15/08/2023 tarihli alacak bildiriminde icra dairesinden aldığı 14/08/2023 tarihli dosya hesabını konkordato komiserlerine sunarak 1.016.751,93 TL alacak talebinde bulunduğunu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince mühlet tarihi olan 13/12/2022 tarihli TL/USD kuru üzerinden davacının alacağı hesaplanarak, talebinin 532.219,20 TL lik kısmı kabul edilmiş fazlaya ilişkin kısmı ise haklı olarak reddolunduğunu, davacının alacağı ile mahkemenin kabul ettiği tutar arasındaki fark, TL/USD kur farkından kaynaklanmakta olup, davacı tarafından geçici mühlet tarihi olan 13/12/2022 tarihli dosya hesabı sunularak alacak bildiriminde bulunmuş olsaydı reddolunmuş bir alacağı olmayacağını, davacı ile davalı şirket arasında eski tarihli ticari ilişki mevcut olduğunu, cari hesap hareketlerinden anlaşılacağı üzere davalı davacıdan mal alımı yapmış karşılığında ödemesini yaptığını, davalı ticari defterlerine göre müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, işbu davaya konu edilen çek müvekkilinin cari hesaplarında yer almadığını, hangi borca istinaden keşide edildiği de dava dilekçesinde açıklanmadığını, davacının çeki süresi içerisinde bankaya dahi ibraz etmediğini, davacının alacağının sebebini ve miktarını ispat etmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinin ekinde alacağını ispat edecek, eski tarihli bedeli ödenmiş faturalardan ve bankaya ibraz edilmeyen çek görüntüsünden başka herhangi bir delil sunmadığını, bu nedenle delil olarak kabulü mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, davacı aleyhine azami miktardan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava, davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve ferileri ile alacak davası talebinden ibarettir.
Davaya konu edilen ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemede; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 28.000,00 USD alacak için icra takibi başlattığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı/borçlunun işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, takipten sonra işleyecek faize, faiz oranına ve ücreti vekalete ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyada deliller toplanmış, taleplerin değerlendirilmesi amacıyla dosya resen seçilen Mali Müşavir/ Muhasebe Finans Uzmanı Konkordato Komiseri ..'e tevdi edilmiş, bilirkişi 30/05/2025 tarihli raporunda özetle; davacının alacaklı olduğu tutar tarafların ticari defterlerinden tespit edilemediği, takibe konu edilen çekin şirket çeki olduğu, çek tutarının takip tarihi itibari ile 28.000,00-USD karşılığı 521.794,00TL olduğu, davacının defterlerde tespit edilemeyen çek tutarı kadar alacaklı olup, olmadığı hususunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu açıklamıştır.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmesi ile;
Davacı taraf, taraflar arasında eskiye dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalının davacıya olan borçlarına karşılık ... Bankası A.Ş.'nin Mercan/İstanbul şubesine ait ... keşide tarihli ... çek numaralı 30.000,00 USD bedelli çeki verdiğini, davacının çekin ibraz süresini geçirdiğini davalının bu çeke istinaden davacıya 28.000,00 USD bakiye borcu kaldığını, bu alacağa istinaden ... 31. İcra Müdürlüğü'nün... E Sayılı icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini ayrıca davalı şirketin konkordato sürecinde davacının alacağının davalı tarafça kabul edilmeyerek çekişmeli alacak haline geldiğini belirterek, davalının davacıya olan borcuna karşılık çek vermesine rağmen çeki ödemediğini belirterek davalı tarafın icra takibine itirazının iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile davacının 532.219,20 TL'lik alacağının konkordato dosyasında kabul edildiğini aradaki farkın kur farkından kaynaklandığını ayrıca davalının davacıya borcunun olmadığını, çekin kambiyo vasfını yitirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosyaya davacının sunmuş olduğu çekin fotokopisinin incelenmesinde keşide tarihinin 30/11/2021 olarak yazıldıktan sonra çizilip 15/02/2022 olarak değiştirildiği ve imzalandığı görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davaya dayanak yapılan çekin kambiyo niteliği bulunmaması karşısında ispat külfeti davacı yan üzerinde olup, davacı taraf davalıdan alacağının olduğunu ispatlamak durumundadır.
Davacı taraf ve davalı taraf delil olarak tarafların ticari defterlerine dayanmıştır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup bilirkişi dosyaya sunduğu 30/05/2025 tarihli raporda; Davacı taraf ticari defterlerinde 31.12.2021 tarihli hesap bakiyesinin 0,00 bakiyesi verdiği, Davacı taraf ticari defterlerinde 159- Verilen Sipariş Avansları hesabında 04.03.2021 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya 30.000,00.-TL tutarlı ... nolu çek verildiği, çekin 29.11.2021 tarihinde iade girişi yapılarak hesabın kapatıldığının tespit edildiği, davaya konu edilen 30.000 USD tutarlı çekin 2021 yılı kayıtlarına 30.000,00.-TL tutarında avans ödemesi olarak davacı şirkete verildiği, çekin iadesine ilişkin kayıt olduğunun görüldüğü, Çekin davalı taraf ticari defterlerinde davacı adına çıkışı görülmediği, Davalı şirket kayıtlarında davacı şirkete borcu olmadığı, davaya konu edilen çekin şirket çeki olduğu, şirket tarafından davacıya hangi borca karşılık verildiği defter kayıtlarından tespit edilmediği bildirilmiş ve Davalı şirket ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında konkordatoya girdiği, dosyada verilen 14.02.2024 tarihli çekişmeli alacaklar kararında 4. Sırada 1.016.751,93.-TL olarak bildirilen alacağın tamamı çekişmeli hale gelmekle
bildirilen alacağın 532.219,20.-TL kısmının (adi alacak olarak) konkordato nisabına dahil edilmesine karar verildiğinin görüldüğü belirtilerek Davacının alacaklı olduğu tutar tarafların ticari defterlerinden tespit edilemediği, takibe konu edilen çekin şirket çeki olduğu, çek tutarının takip tarihi itibari ile 28.000 USD karşılığı 521.794,00TL olduğu, davacının, defterlerde tespit edilemeyen çek tutarı kadar alacaklı olup olmadığı hususunda nihai karar Sayın Mahkemeye bırakılmıştır şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Çek bir ödeme aracı olup, çeki elinde bulunduran hamilin muhatap bankadan çeke konu ödemeyi talep edebilmesi ve çek bedelinin tahsil edilebilmesi için vade yani uygulamada düzenleme tarihinde hesabın bulunduğu şubeye, muhatap bankanın başka bir şubesine veya takas odasına ibraz edilmesi gerekir. İbraz süresi, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden itibaren başlar. İbrazın süresinde yapıldığı, çekin arkasına muhatap bankaca ibraz tarihinin yazılmış olmasıyla tespit edilir.İbrazın hangi sürelerde yapılması gerektiği 6102 sayılı TTK’nın 796. maddesinde düzenlenmiştir. TTK 796/1 maddesine göre davaya konu çekin ibraz süresi 10 gün olup davacı taraf çeki süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz etmemiştir. Bu durumda çek kambiyo vasfını yitirmiş ve yazılı delil başlangıcı haline gelmiştir. Çek yazılı delil başlangıcı haline geldiğinden ve borç ikrarını içermediği için tek başına itirazın kaldırılmasına veya itirazın iptaline dayanak teşkil etme gücünü de kaybetmiş olacaktır.
Delil başlangıcı HMK 202/2 Maddesinde "Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir." şeklinde tanımlanmış olup yazılı delil başlangıcının varlığı halinde alacağın yan delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı taraf ticari defterlerinde 31.12.2021 tarihli hesap bakiyesinin 0,00 bakiyesi verdiği tespit edilmiş Davacı taraf ticari defterlerinde 159- Verilen Sipariş Avansları hesabında 04.03.2021 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya 30.000,00.-TL tutarlı 8525528 nolu çek verildiği, çekin 29.11.2021 tarihinde iade girişi yapılarak hesabın kapatıldığı tespit edildiği davaya konu edilen 30.000 USD tutarlı çekin 2021 yılı kayıtlarına 30.000,00.-TL tutarında avans ödemesi olarak davacı şirkete verildiği, çekin iadesine ilişkin kayıt olduğu görüldüğü belirtilerek davacı şirket ikinci sınıf işletme defterine tabi olduğundan ticari defterlerinde davalıdan alacaklı olup olmadığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiş olması karşısında davacı taraf davalıdan davaya konu ettiği kambiyo vasfını yitirmiş çekten dolayı alacaklı olduğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş ve davacının icra takibi başlatmasında kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalı lehine kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davalı taraf lehine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40TL karar harcının, peşin alınan toplam 13.758,70-TL harcından mahsubu ile bakiye 13.143,30-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 146.174,54 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi.10/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
10/09/2025 tarihli kısa kararın hüküm kısmında son paragraf ile "Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi." şeklinde karar verildiği, verilen karardaki maddi hata düzeltilerek son paragraf hükmünün "Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi." şeklinde tashih edilmesine karar verilmiştir. 10/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır