T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/684 Esas
KARAR NO : 2025/856
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2024
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Müvekkilleri 5015Sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı denetimine tabi olarak ... tarihinde almış olduğu ...sayılı dağıtıcı Tisansı ile ... adresinde petrol sektöründe faaliyet gösteren bir sermaye şirketi olduğunu, davalı şirket ise 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı denetimine tabi olarak bayilik lisansı ile ... adresinde bayilik faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirket müvekkilleri ile 04/07/2022 tarihinde 5 yıl süreli bir istasyonlu akaryakıt bayilik sözleşmesi akdettiğini, a. 04/07/2022 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve 04/07/2022 tarihli bayilik sözleşmesine ek protokolün 5.1. hükümleri uyarınca davalının sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı ve haksız feshi sebebiyle 7.500,00 USD maktu cezai şart alacağının haksız fesih tarihi olan 1710712024 tarihinden itibaren fili ödeme tarihine kadar işleyecek devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 04/07/2022 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin 26/4/8 maddesi ve 04/07/2022 tarihli bayilik sözleşmesine ek protokol hükümleri uyarınca davalının sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı ve haksız feshi sebebiyle 17/07/2024 fesih tarihinden sözleşmenin süre bitim tarihi olan 04/07/2027 tarihine kadar olan dönem yönünden 15.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline; alacağa temerrüt tarihi olan 1710712024 tarihinden itibaren akaryakıt bayilik sözleşmesinin 215 maddesinde yazılı olan aylık 964 oranında akdi temerrüt faizi işletilmesine, 04/07/2022 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında muaccel hale gelen 29.548,21 TL cari hesap alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ; Alacağa temerrüt tarihi olan 17/07/2024 tarihinden itibaren akaryakıt bayilik sözleşmesinin 21/5 maddesinde yazılı olan aylık 904 oranında akdi temerrüt faizi işletilmesine, 04/07/2022 tarihli LPG otogaz bayilik sözleşmesi ve 04/07/2022 tarihli LPG Otogaz bayilik sözleşmesine ek protokolün 5.1. hükümleri uyarınca iradesinden önce tek taraflı ve haksız feshi sebebiyle 7.500,00 USD maktu cezai şart alacağının haksız fesih tarihi olan 19/07/2024 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar davalının sözleşmeyi işleyecek devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, 04/07/2022 tarihli LPG otogaz bayilik sözleşmesinin 24/11 maddesi ve 04/07/2022 tarihli LPG Otogaz bayilik sözleşmesine ek protokol hükümleri uyarınca davalının sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı ve haksız feshi sebebiyle haksız fesih tarihi olan 19/07/2024 fesih tarihinden sözleşmenin süre bitim tarihi olan 04/07/2027 tarihine kadar olan dönem yönünden 15.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, alacağa temerrüt tarihi olan 19/07/2024 tarihinden itibaren LPG Otogaz bayilik sözleşmesinin 18/4 maddesinde yazılı olan aylık 967 oranında akdi temerrüt faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalılar vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri şirket 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı denetimine tabi olarak bayilik lisansı ile ...adresinde bayilik faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, davacı ... A.Ş. şirket ise akaryakıt dağıtım şirketi olup, davacı şirket ile müvekkilleri şirket arasında 04/07/2022 tarihinde 5 yıl süreli bir istasyonlu akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin akdedilmesinin akabinde yaklaşık 2 yıl boyunca müvekkilleri şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt alım işi kesintisiz gördüğünü, müvekkilleri davacı ... Şirketi tarafından belirtilen standatlarda ve kalitede temin edemediğini çeşitliliğinin yetersiz olması, dağıtım problemleri ve tedarik sıkıntıları gibi sorunlar yaşadığını, keza satılan yakıt ve diğer ürünler için de mütemadiyen şikayetlere maruz kalmış, müşteri portföyünde eksilmeler yaşamış netice olarak da yatırımın karşılığı olan geliri hiçbir zaman elde edemediğini, kendi imkan ve kabiliyeti ile olağan çabalar ile zarar etmekten kurtulduğunu, önceleri bu durumun geçici olduğunu düşünen müvekkilleri geçen süre zarfında davacı şirketin geçmiş yıllarda yaşanan bir takım menfi olaylar nedeniyle olumsuz bir kurumsal kimliğe sahip olduğunu sözleşme imzaladıktan sonra öğrendiğini, keza geçmiş yıllarda firmaya ait basına yansıyan haberler, EPDK tarafından kesilen cezalar, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Ekiplerince yapılan operasyonlar ve Yargı kararları da eklenince müvekkillerinin petrol istasyonunda elde etmesi gereken muhtemel kazançlar hiçbir zaman sağlanamadığını, örneğin bu olaylar nedeniyle resmi kurum ve kuruluşlara yakıt satışı hiçbir zaman yapamadığını, sayın mahkemece EPDK ve ilgili diğer kurumlardan bilgi ve belgelerin toplanmasını, bu durumu gören müvekkilleri diğer firmalar karşısında zor durumlar yaşamış ve adeta rekabet edemez hale geldiğini, bu durumun çözülmesi için çözüm arayışları ise hep karşılıksız kalmış, sözleşmedeki hükümler ile adeta tehdit edilsiğini, keza ilimizin de yer aldığı .... Bölgesinde kaçak yakıt kullanımının yaygınlığına yönelik olumsuz algı da nazara alındığında müşterilerin şüphe ve endişeleri de eklenince müvekkilleri açısından, haklı olarak ticari ilişkiyi sürdürmek imkansız bir hal aldığını, nihayetinde müvekkilleri yukarıda yaşanan hadiseler nedeniyle sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, sözleşmeyi feshettikten sonra müvekkilleri başka bir firma ile anlaşmış ve işlerini iyileştirmeye başladığını, yine Kamu Kurumları ile akaryakıt satışı konusunda anlaşmalar yaptığını, yatırım ve emeğinin karşılığını almaya başlamış, satışlarında artış meydana geldiğini, bu durum bile müvekkilleri haklı olduğunun açık ispatı olduğunu, buna ilişkin resmi kayıtların, ticari defterlerin, EPDK kayıtlarının dosya arasına alınmasını, cezai şart geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde belirli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda, borçlunun ödemesi gereken bir edim olduğunu, cezai şartın olayımızda söz konusu olması için sözleşmenin feshinin haksız olması gerektiğini, tüm bunların yanında cezai şartın fahiş olduğu da açıkça ortada olduğunu, bu cezai şartların kabulü davacı açısından pek haksız ve adaletsiz bir durumu kabullendiğini, hakim cezai şartın aşırı olup olmadığını belirlerken doktrinde ve uygulamada kabul edilen bazı esasları ölçü alması gerektiğini, tüm bu bilgiler ışığında her ne kadar davacı şirket protokolün " Protokolün İhlali, Sona Ermesi Ve Feshin Sonuçları” başlıklı 5 "nci maddesinde ; "5.1. BAYİ, işbu protokole, bayilik tip sözleşmesine, ek ariyet anlaşmasına ve imza etmiş olduğu taahhütname koşullarına aykırı davranması ve/veya 5307 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuata aykırı davranışlarda bulunması veya bayilik sözleşmesini süresinden önce ve tek taraflı olarak ... tarafından kabul edilmeyen sebeplerle feshetmesi hallerinde ... “e sözleşmeye aykırılık cezası olarak 100.000 USD (yüzbin amerikan doları) üst limit tutarına kadar olmak üzere tek taraflı olarak maktu cezai şart ödeyeceğini; ... “ in bayilik sözleşmesi ve ekleri ile yasadan kaynaklanan diğer tüm hak ve alacaklarının saklı olduğunu BAYİ, bayilik sözleşmesi ve 5307 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuata aykırı davranışlarda bulunması sebebiyle başta EPDK olmak üzere ilgili kamu kurumları ve idareler tarafından ... “e adli veya idari para cezaları uygulamaları halinde ... * in ödemek zorunda kaldığı ve kalacağı ceza tutarlarının ticari faizi ile birlikte ... “e ilk yazılı talebinde derhal ve nakden ödeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder.” hükmüne istinaden cezai şart talebinde bulunmuş ise de bu hüküm kanuna ve genel adaba apaçık aykırıdır. Şöyle ki; madde kapsamında “....bayilik sözleşmesini süresinden önce ve tek taraflı olarak ... tarafından kabul edilmeyen sebeplerle feshetmesi hallerinde ... “e sözleşmeye aykırılık cezası olarak 100.000 USD (YÜZBİN AMERİKAN DOLARI) üst limit tutarına kadar...” cezai şart ödeyeceğini ifade ettiğini, cezai Şarta ilişkin bu hükmün genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi ve dolayısıyla yazılmamış sayılması gerektiği dikkate alınarak davacının cezai şart ve kar mahrumiyetinin yazılmamış sayılarak davanın reddine karar verilmi gerektiğini, yine aynı metinde geçen “Bayilik Sözleşmesini Süresinden Önce Ve Tek Taraflı Olarak ... Tarafından Kabul Edilmeyen Sebeplerle Feshetmesi Hallerinde” İfadesi Genel Ticari Ahlaka Uymadığı Gibi İyiniyet Ve Dürüstlük İlkelerine De Aykırıdır. Zira Sözleşmenin Feshi “Haklı” Veya “Haksız” Her Durumda Davalı ...' İn Onay Ve Muvafakatine Bırakılmıştır. Bu Durum Hukuk Düzenince Korunmayacağı Gibi Sözleşme Hükmü Olarak Da “Yok” sayılması gereken bir hüküm olduğunu, aynı mahiyette yer alan diğer hükümler de aynı sonuca bağlanarak yok sayılmalı sözleşmedeki cezai şart ve yoksun kalınan kar yönünden ilgili hükümler yok sayılarak yargılamanın yürütülmesi hakkaniyet gereği olduğunu, her iki müvekkilleri yönünden de cezai şart konulu taleplerin reddini talep ettiklerini, Davacı şirket, Müvekkilleri tarafından sözleşme'nin haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle de yoksun kalman kar tazminatı ödenmesi gerektiğini iddia ettiği, müvekkilleri şirket tarafından davacı ile akdedilen Sözleşme, davacının Sözleşme'ye ve yürürlükteki mevzuata aykırılıkları nedeniyle feshedildiğinden, davacının asılsız yoksun kalınan kar talebinin reddi gerektiğini, davacının sözleşmesel ve yasal yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle sözleşme müvekkilleri şirketlerce haklı nedenle feshedildiğinden davacı yoksun kalınan kar talebinde bulunamayacağını, yoksun kalınan kar (kar mahrumiyeti), malvarlığında umulan artışın sözleşmenin ihlali sonucunda meydana gelememesi olup, sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan talep edilen izleşme haklı şekilde feshedilmiş olduğundan tazminat olduğunu, dolayısıyla, sözleşmeden dolayı artık yoksun kalınan kar talep edilemeyeceğini, Yoksun kalınan kar hesabında, davacının ileri sürdüğü sübjektif, gerçeği yansıtmayan resmi kurum ve kuruluş kayıtlarına aykırı olan tespit ve hesaplamaları hiçbir şekilde kabul etmediklerini, bu açıklamaya ek olarak, her ne kadar davacının yoksun kalınan kar talep hakkı bulunmasa da bir an içi yoksun kalınan karı talep edebileceği varsayılsa dahi, yoksun kalınan kar hesabında sözleşmenin bakiye süresinin değil benzer nitelikte bir işi bulması için gereken makul sürenin dikkate alınması gerektiğini, yukarıdaki açıklamalar muvacehesinde her iki müvekkilleri yönünden de yoksun kalınan kar kaybı konulu taleplerin reddini talep ettiklerini, temin edilen ve ödeneceği garanti edilen borcun hangi borç ilişkisinden doğduğu ya da doğacağının belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini, yukarıda tafsilatlı olarak zikrettiğimiz üzere dürüstlük ve iyiniyet ilkesine aykırı olan ve genel tip sözleşmesi hükmünü havi serbest irade ile kurulmuş bir sözleşme özelliği olmayan davaya konu edilen sözleşme ve protokollerin “delil” olarak müvekkilim ... aleyhine de değerlendirilmemesini talep etiklerini, istenilen faiz oranları ve başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini, yasal sınırları aşan taleplerin reddini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; 04/07/2022 tarihli akaryakıt ve LPG bayilik sözleşmesi ve 04/07/2022 tarihli bayilik sözleşmesine ek protokolünün davalı tarafça feshi nedeniyle,cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacaklarının tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkememiz 10/02/2025 tarihli duruşma ara kararı ile ; ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacı ile davalı arasındaki 04/07/2022 tarihli akaryakıt ve LPG bayilik sözleşmesi ve 04/07/2022 tarihli bayilik sözleşmesine ek protokolü ve taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde düzenlenen faturalar irdelenmek suretiyle davalı talep edilen cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacaklarına yönelik inceleme yapılması, talep edilen cezai şart miktarının davalının mahvına sebebiyet verip vermeyeceğinin de belirtilerek rapor tanzim edilmesi amacıyla rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi tarafından mahkememize sunulan raporda özetle; Davalının ticari defterlerinin açılış/kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığı, Davalı Alor Otom.san.tic.ltd Şti'ne ait 2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onay işlemlerinin TTK'nu ve ilgili diğer yasal mevzuatlara uygun şekilde süresi dahilinde yetkili makamlar tarafından yapılmış olduğu tespit edildiği, Davalının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin e-defter kapsamında olduğu ve bu defterlere ait elektronik defter beratların zamanında ve usulüne uygun şekilde oluşturulduğu tespit edildiği bu yönü ile davalının 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK'nun 222.md amir hükümlerine göre sahibi lehine/aleyhine delil olarak kullanılmaya elverişli durumda oldukları sonucuna ulaşıldığını, Davalının ticari defter kayıtlarına göre faturalı alışveriş ilişkisine dayanan iş hacmi(Yıllar itibari ile); Davalının ticari defter kayıtlarına göre; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin başladığı, 04/07/2022 tarihi ile davalı tarafça feshinin bildirildiği 17/07/2024 tarihi aralığında faturalı alışveriş işlemlerine dayanan ticari iş hacminin yıllar itibari ile aşağıda belirtilen tutarlarda gerçekleştiği tespitinin yapıldığı,2022 yılı toplam tutarı: 10.405.306,21-TL,2023 yılı toplam tutarı: 40.478.455,18-TL, 2024 yılı toplam tutarı: 23.122.327,34-TL olmak üzere, sözleşme süresi boyunca taraflar arasında gerçekleşen 3 yıllık iş hacminin toplam tutarı: 74.006.088,73-TL olarak tespit edildiği, davalının ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki borçluluk alacaklılık ilişkisi incelemesinde, Davalının 2022 ve 2023 yılı ticari defter kayıtlarında taraflar arasındaki faturalı alışverişlere dayanan işlemlerin ve bunların karşılığında davacıya ödenen cari dönem ödemelerinin düzenli şekilde ticari defterlere kayıtlandığı tespit edildiği ancak davalının 2024 yılı ticari defterlerinde ise taraflar arasında gerçekleşen 23.122.327,34-TL tutarındaki satış işlemlerinin tamamının ticari defterlere kaydedilmiş olmasına rağmen, davalı tarafından satıcı ...AŞ'ne 2024 yılı içerisinde yapılan ödemelerin hiçbirinin defter kayıtlarına yansıtılmamış olduğu tespit edildiği, davacı vekilinin de 12/11/2024 tarihli dava dilekçesinde belirttiği üzere; taraflar arasında mutabık kalınan cari borç kalanının davalının 2024 yılı ticari defterlerinin sonuç hesaplarının aksine (ki bu tutar 25.944.830,45-TL olarak görünmektedir.) Esas itibari ile 409.815,21-TL olduğu ve bu borca karşılık daha sonrasında davalı tarafından kısmi ödemelerin yapıldığı davacı tarafça da kabul edildiğinden; Davalının, davacı ... AŞ'ne son kalan cari borç tutarının 29,548,21-TL olarak dikkate alınması gerektiği kanaatine varıldığını, Davacının talebinde yer alan cezai şart ve kâr yoksunluğuna ilişkin tespitlerinde, davalının ticari defter kayıtları üzerinden yapmış olduğum tespit ve incelemelerde; mesleki bilgi ve tecrübelerim kapsamında sadece davacının cari alacağının bulunup bulunmadığına yönelik işlem ve hesaplamalar yapıldığını, Davacı yanın talebinde yer alan cezai şart ve kâr mahrumiyeti gibi nitelikli hesaplamalar ve özellikli sözleşmeler hukuku alanına giren hususlarda ise yeterli bilgi ve birikimim bulunmadığından dolayı bu konularda herhangi bir hesaplama yapılmadığını beyan ederek görüş ve kanaatlerini içerir raporu sunduğu görülmüştür.
Mahkememiz 12/05/2025 celse tarihli 2 numaralı ara kararında, "davacı vekilinin celse arasında rapor alınması isteminin talimat mahkemesince aldırılan rapora karşı beyan ve itiraz sürelerinin dolmasının ardından ek rapor istemi olur ise bunun değerlendirilerek reddi halinde yeni bir ara karar tesis edilerek değerlendirilmesine karar verilmiş olup taraflarca sunulan beyan ve itiraz dilekçeleri incelenmesi neticesinde, mahkememiz 22/05/2025 tarihli ara kararı ile; Dosyanın Mali Müşavir bilirkişi İrfan Değirmenci, Kimya Mühendisi bilirkişi ... ile Borçlar Mevzuatında Uzman Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ...'dan oluşturulacak heyete tevdi edilerek, davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacı ile davalı arasındaki 04/07/2022 tarihli akaryakıt ve LPG bayilik sözleşmesi ve 04/07/2022 tarihli bayilik sözleşmesine ek protokolü ve taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde düzenlenen faturalar irdelenmek suretiyle davalı talep edilen cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacaklarına yönelik inceleme yapılarak, talep edilen cezai şart miktarının davalının mahvına sebebiyet verip vermeyeceğine dair rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize ibraz 20.11.2025 tarihli edilen bilirkişi raporunda özetle; davacının 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterler ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Taraflar arasında 04.07. 2025 tarihi itibari ile 5 yıl süreli 04.07.2027 tarihleri sonlanacak akaryakıt ve otugaz bayilik sözleşmesinin tam metni aşağıda yer alan ihtarname ile 16.07.2024 tarihinde,”görünen lüzum üzerine tek taraflı olarak feshedildiği” ifadesinin sözleşme feshinde vurgulanmış olmasının sözleşmennin haklı nedenlerle feshedildiği kanaatini vermediği, bununla beraber 16.07.2024 tarihinde sonlanan sözleşmeye ilişkin hukuki açıklamaya ihtiyaç olduğu, mahkemece erken fesihle ilgili davalının haksız fesih yaptığı konusunda bir kanaat oluşturması durumunda, davacı taraaafın erken fesih cezai şartı ile belirlenen miktar ile eksik alım kaynaklı cezai şartlardan kaynaklanan miktarları ve kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının sektörel olarak anlaşılabilir olduğu, ancak kar mahrumiyetinin hesaplanmasında; yargıtay kararları mucibince kalan süre yerine aynı bölgede araç trafik yoğunluğu dikkate alınarak, yeni bir bayilik sözleşmesi ihdas edilebilmesi için 3 yada 6 ay süre ile kar mahrumiyeti sınırlandırıldığı bu bağlamda anılan bölgede yeni bir bayilik sözleşmesi ihdas edilmesi için görece trafik yoğunluğundaki azlık dikkate alınarak 6 ay olabileceği, kar mahrumiyetinin hesaplanmasında da 6 aylık sürenin dikkate alınmasının uygun olabileceğini, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde Davacının davalıdan incelenen kendi defterlerinde dava tarihi olan 12.11.2024 tarihi itibariyle davalıdan 29.548,21 TL bakiye alacaklı olduğu, Kar Mahrumiyeti yönünden ise Tarafımıza sunulan veriler boyutunda yapılan incelemeler ve heyetimizde mukim sektörel bilirkişinin 6 aylık sure boyutunda kar mahrumiyeti verilebileceği kanaati ile Sayın Mahkemece davacının kar mahrumiyeti alacağının kabulü halinde davacının akar yakıt bayilik sözleşmesinden 6 aylık kar mahrumiyetinin 1.899.068,18 TL ve LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinden 136.500,00 TL kar mahrumiyeti alacağı olabileceği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 04.07.2022 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi ile bunlara bağlı protokoller çerçevesinde kurulmuş olup doktrindeki tanımı itibarıyla atipik ve sui generis nitelikli bayilik sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı bayinin her iki sözleşmeyi de süresinden önce tek taraflı olarak, haklı neden olmaksızın feshettiği, Protokollerin 5.1.maddelerinde düzenlenen cezai şart hükümlerinin, gnel işlem şartı olarak nitelendirilemeyeceği, davacının cezai şart taleplerinin yerinde olduğu, ayrıca Yargıtay içtihatları uyarınca ticari işlerde cezai şartın ancak tacirin ekonomik mahvına sebep olduğu hallerde ve/veya ahlaka aykırı bulunduğu hallerde tenkisinin mümkün olduğu, bu iki husus somut uyuşmazlıkta mevcut olmadığından her bir sözleşmede yer alan 100.000-USD'lik cezai şartların talep edilebileceği, bununla birlikte davacının akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle 7.500,00- USD; LPG bayilik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle ise 7.500,00-TL talep ettiğini görüldüğü, HMK m. 26'daki amir hüküm gereği talebe bağlılık ilkesi gereği halihazırda bu taleplerin esas alınması gerektiği, davacı tarafın kâr mahrumiyeti taleibinin yerinde olduğu; Yargıtay kararları uyarınca ve sektörel bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme çerçevesinde mali bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda, akaryakıt bayilik sözleşmesinden 6 aylık Kâr Mahrumiyetinin 1.899.068,18 TL ve LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinden 136.500,00 TL kar mahrumiyeti talep edilebileceği, davacının, cari alacak tutarı olarak tespit edilen 29.548,21-TL bakımından sözleşmelerde belirlenen aylık %4 ve LPG sözleşmesinde öngörülen aylık %7 akdi faiz oranlarının, faiz serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve haksız fesih tarihi itibarıyla hesaplanabilir nitelikte olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığını beyan eder görüş ve kanaatlerini içeri raporu ibraz edildiği görülmüştür.
Dosyaya taraflarca sunulan ve mahkememizce celp edilen belgelerin incelenmesinde; Davacı “... Şti” nin Dağıtıcı konumunda, Davalı “... Şti.”nin ise bayi konumunda olduğu, diğer davalı ... bayilik garantörlük pozisyonunda olduğu,
Taraflar arasında 04.07.2025 tarihi itibari ile 5 yıl süreli 04.07.2027 tarihleri sonlanacak akaryakıt ve otugaz bayilik sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmeye konu bayiye ait akaryakıt-otogaz istasyonunun; ... adresinde bulunan ve tapunun
... İli, ... İlçesi, ... – ….. PAFTA – 13 PARSEL sayısında kayıtlı taşınmaz üzerinde kurulu bulunduğu, akaryakıt satış istasyonunun... Kimliği ile faaliyet gösterdiği, Davalı tarafından dosyada mevcut ... 3 Noterliğince davacı dağıtıcıya
gönderilen ... imza tarihli 5 yıl süreli olarak akdedilmiş Bayilik Sözleşmesinin 16.07.2024 tarihi itibari ile “görülen lüzum üzerine tek taraflı olarak feshedildiği”, bu tarih itibari ile bayilik ilişkisinin sona erdiğinin bildirildiği,
EPDK tarafından mahkememize verilen müzekkere cevabında, 17.07 2024 tarihinde EPDK’ya bayi tarafından sunulan yeni dağıtıcı dava dışı ...ile davalı bayi arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin EPDK’ya sunulduğu ve aynı
tarihte bayilik lisansının tadil edilerk...A.Ş. adına düzenlendiğinin görüldüğü anlaşılmakla, taraflar arasında 04.07.2025 tarihi itibari ile 5 yıl süreli 04.07.2027 tarihleri sonlanacak akaryakıt ve otugaz bayilik sözleşmesinin davalı tarafça davacıya gönderilen ihtarname ile 16.07.2024 tarihinde “görülen lüzum üzerine tek taraflı olarak feshedildiği” anlaşılmakla sözleşme süresi öncesinde ve haklı bir gerekçe gösterilmeden yapılan feshin haksız olduğu kanaatine varılmakla davacının taleplerinin bu yönü ile değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacının talebi, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle, cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacaklarının tahsili istemlerine ilişkin olup her bir talep yönünden ayrı ayrı değerlendirilme yapılması gerekmektedir.
Davacının kar mahrumiyeti talebi yönünden; talebin İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 26//4.8 maddesine ve LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin 24/11 maddesine dayanmaktadır. Anılan protokol hükümleri ve davacının makul sürede başka bir akaryakıt istasyonuna ne kadar sürede bayilik verilebileceğinin tespit edilerek bu süre içinde oluşacak kar mahrumiyeti bedelinin tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda, davacı akaryakıt dağıtım şirketinin, yeni bir bayi bulması, sözleşme düzenlenmesi ve kurumsal kimlik operasyonlarının tamamlanması ve bayinin satışa başlaması için belirlenen makul sürenin 6 ay olarak tespit edilmiş olduğu, davacının kâr mahrumiyeti talebi açısından, 6 aylık makul süre için hesaplanan kâr mahrumiyeti tazminatının İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı 1.899.068,18 TL ve LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı 136.500,00 TL olduğunun tespit edildiği, anılan hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile uyumlu olduğu, hesaplama yöntemi açısından denetlenebilir nitelikte olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmış ise de, davacı tarafça talep arttırım ve ıslah dilekçesi sunulmayacağı beyan edildiğinden taleple bağlılık kuralı gereğince Akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı 15.000 TL kar mahrumiyeti alacağın LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı da 15.000 TL kar mahrumiyeti alacağı üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup, her ne kadar davacı tarafça anılan taraflar arasındaki Akaryakıt bayilik sözleşmesinin 21/5 maddesi uyarınca aylık %4 ve LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin 18/4 maddesi uyarınca aylık %7 oranında faiz tahakkuk ettirilmesi talep edilmiş ise de, bu hükmün davacının sözleşme süresi içinde oluşan cari hesap alacaklarına ilişkin olduğu kanaatine varılmış olduğundan, kâr mahrumiyeti alacağı talebinde dikkate alınmamış olup (Bkz. Aynı yönde İstanbul B.A.M. 12. H.D.'nin... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) anılan kar mahrumiyeti bedellerinin, Akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı 15.000 TL kar mahrumiyeti alacağı yönünden sözleşmenin sona erdiği 17/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı 15.000 TL kar mahrumiyeti alacağı yönünden sözleşmenin sona erdiği 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının cezai şart talebi yönünden; davacının talebinin dayanağı, İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin ek protokolünün 5.1. maddesine ve LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin ek protokolünün 5.1. maddesine dayanmaktadır. Ceza-i şart talebi açısından bilirkişi heyeti tarafından her iki sözleşmeye ek protokoller yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği ceza-i şart tazminatının ayrı ayrı 100.000 USD olduğu hesaplandığı, anılan hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile uyumlu olduğu, hesaplama yöntemi açısından denetlenebilir nitelikte olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmış ise de davacı tarafça talep arttırım ve ıslah dilekçesi sunulmayacağı beyan edildiğinden taleple bağlılık kuralı gereğince Akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı 7.500 USD cezai şart alacağı, LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı da 7.500 USD cezai şart alacağı üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup, her ne kadar davacı tarafça anılan taraflar arasındaki Akaryakıt bayilik sözleşmesinin 21/5 maddesi uyarınca aylık %4 ve LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin 18/4 maddesi uyarınca aylık %7 oranında faiz tahakkuk ettirilmesi talep edilmiş ise de, bu hükmün davacının sözleşme süresi içinde oluşan cari hesap alacaklarına ilişkin olduğu kanaatine varılmış olduğundan, kâr mahrumiyeti alacağı talebinde dikkate alınmamış olup (Bkz. Aynı yönde İstanbul B.A.M. 12. H.D.'nin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı) anılan cezai şart bedellerinin, Akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı 7.500 USD 'nin sözleşmenin sona erdiği 17/07/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı 7.500 USD'nin sözleşmenin sona erdiği 19/07/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının cari hesap alacağı talebi yönünden; 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin bilirkişilerce incelenmesi sonucunda davalının davacıya 29.548,21 TL borcu olduğunun her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, buna göre davacı tarafın ispat külfetini yerine getirdiği kanaatine varılmakla 29.548,21 TL cari hesap alacağının 17/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulüne,
2-Akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı; 7500,00 USD cezai şart alacağının 17/07/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 15.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağının 17/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 29.548,21 TL cari hesap alacağının 17/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3- LPG Otogaz bayilik sözleşmesi ve ek protokolünden kaynaklı 7500,00 USD cezai şart alacağının 19/07/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 15.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağının 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 39.315,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.828,98-TL harçtan mahsubu ile bakiye 29.486,92-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 9.828,98-TL peşin harç ile 427,60-TL başvuru harcından oluşan toplam 10.256,58-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 23.882,5-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 92.088,19-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/12/2025
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA