T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/708 Esas
KARAR NO : 2025/565 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/11/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan davalı/borçlu'ya ait ...-...-...-...-...-... plakalı araçlar ile 14.12.2016–16.10.2017 tarihleri arasında Geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından, davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçlu'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve mahkememiz tensip zaptının davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde davaya cevaplarını sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce dava konusu araçların aktif ve pasif araç tescil kayıt sorgusunun yapılarak dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizce 10/01/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında Dosyanın Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi...'e verilerek; davacının davalıdan alacağının olup olmadığı alacağı var ise alacak miktarının ne kadar olduğuna dair rapor düzenlemelerinin istenilmesine, dair ara karar tesis edilmiş olup, bilirkişi tarafından sunulan 15/06/2025 tarihli raporda özetle, Dosya içerisinde dava konusu ihlalli geçiş yapan araçların sahiplik bilgisine ait yapılan inceleme de davaya konu ihlalli geçişleri yapan araçların davalı ...Tic. Ltd. Şti'ne kayıtlı olduğunun görüldüğü,... 2. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı ödeme emrinde takibe konu asıl alacak tutarının 05.09.2016-17.10.2017 tarih aralığını kapsamış olduğunu, asıl alacak tutarının 8.474,25.-TL olduğu, dava dosyası içinde yer alan belgeler içeriğinde; Davacı vekili tarafından takibe konu ihlalli geçiş tarih aralığının 14.12.2016-16.10.2017 tarih aralığı olduğu, İş bu araçların ihlalli geçişlerine ilişkin örnek teşkil etmesi açısından dava konusu plakalı araçların geçiş ihlallerine yönelik önden ve arkadan birer adet fotoğraflarının bulunduğu, toplamda 605 adet giriş-çıkış işleminin gerçekleştiği, bahse konu plakalı araçların yapmış olduğu ihlalli geçişlere ait onaylanan ücret, ceza ve toplam borç tutarlarının şu şekilde listelendiği, yapılan iş bu ihlalli geçişlerin süresi içinde ödenememiş olması nedeniyle 1.652,80.-TL geçiş bedeli, 6.564,20.-TL 4 kat ceza bedeli olmak üzere toplam da 8.205,30.-TL takibe konu alacak tutarının hesaplandığı, İşbu 8.205,30.-TL için işlemiş faiz tutarının 523,99.-TL, KDV tutarının ise 94,32.-TL olduğunun hesaplandığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, ihlalli geçiş ceza ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 2.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 8.474,25-TL geçiş ücreti ve ceza ücreti, 541,71-TL faiz ve 97,51 TL KDV olmak üzere toplam 9.113,47-TL üzerinden takip başlattığı, davalının hiçbir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine süresinde itiraz ettiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde; "...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir..." hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan "on" ibareleri "dört" şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır." düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27/03/2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi ...tarih, ... E. ...Karar sayılı kararında; "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 20/10/2022 Tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kararı ve yerleşik uygulamaları)
Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için ihlalli geçişin, geçiş anında muhataba bildirilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından ihlalli geçiş esnasında bu bildirimlerin basılarak davalıya ait araç sürücülerine teslim edildiğinin ispatlanması gerekmektedir. OGS cihazı/ HGS etiketi bulunduğu sabit olan davalı araçlarının, gişelerden geçiş yaptığı esnada geçiş ücretlerinin bakiye olmaması yada başka bir nedenle tahsil edilemediğinin, nakit/kart ile ödeme yapılmadığının ve ödeme yapmaksızın geçiş yapılması sebebiyle 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapma imkanına sahip olduklarının, davalı tarafça bilindiği ancak ödeme yapılmadığı yönündeki davacı iddiası ile geçiş ücretleri ve cezaların muaccel olduğu tarihin bu şekilde belirlenmesi mümkündür. Yine geçiş anında tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı HGS/OGS sisteminden mi kaynaklandığı, bakiyenin belli bir limit altına düşmesi halinde otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebinin ne olduğunun da belirlenmesi gerekmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesinin 14/09/2022 Tarih, ...Esas ve...Karar sayılı kararı ve yerleşik uygulamaları)
Uyuşmazlık kapsamında hazırlanan ve hükme esas alınan 18/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
1-Davacı taraf, işletmecisi olduğu ...'nda bulunan gişelerden, davalı ... Şti.'ne ait araçların 14.12.2016 - 16.10.2017 tarihleri arasında ihlali geçişler gerçekleştirdiğini ve bu geçiş ücretlerinin 15 gün içerisinde ödenmediğini ileri sürerek; vekili aracılığıyla 29.12.2020 tarihinde ... 2. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlattığı, Davalı tarafın borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğu, bunun üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı,
2-Dosya içerisinde dava konusu ihlalli geçiş yapan araçların sahiplik bilgisine ait yapılan inceleme de davaya konu ihlalli geçişleri yapan araçların davalı ... Şti'ne kayıtlı olduğunun görüldüğü,
3-... 2. İcra Müdürlüğü ... E sayılı ödeme emrinde takibe konu asıl alacak tutarının 05.09.2016-17.10.2017 tarih aralığını kapsamış olduğunu, asıl alacak tutarının 8.474,25.-TL olduğu,
4-Dava dosyası içinde yer alan belgeler içeriğinde; “Davacı vekili tarafından takibe konu ihlalli geçiş tarih aralığının 14.12.2016- 16.10.2017 tarih aralığı olduğu, İş bu araçların ihlalli geçişlerine ilişkin örnek teşkil etmesi açısından dava konusu plakalı araçların geçiş ihlallerine yönelik önden ve arkadan birer adet fotoğraflarının bulunduğu,
-Toplamda 605 adet giriş-çıkış işleminin gerçekleştiği,
-Bahse konu plakalı araçların yapmış olduğu ihlalli geçişlere ait onaylanan ücret, ceza ve toplam borç tutarlarının listelendiği
Yapılan iş bu ihlalli geçişlerin süresi içinde ödenememiş olması nedeniyle 1.652,80.-TL geçiş bedeli, 6.564,20.-TL 4 kat ceza bedeli olmak üzere toplam da 8.205,30.-TL takibe konu alacak tutarının hesaplandığı,
—İş bu 8.205,30.-TL için işlemiş faiz tutarının 523,99.-TL, KDV tutarının ise 94,32.-TL olduğunun hesaplandığı,
5-Davalı ... Ltd. Şti'nin davacı tarafından belirtilen ihlalli geçişlerin, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30.maddesinin 5. fıkrasına göre belirlenecek toplam ücretin, mali mevzuata göre tam olarak tespit edilecek miktarı, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30.maddesinin 5. fıkrasına göre, taktiri Sayın Mahkemenin olmak üzere, ödemekle sorumlu olduğu,
6-Davalının ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15(onbeş) gün içinde Geçiş Ücretini cezasız ödeyebileceği, davacının bu nedenle ayrıca tebliğ yükümlülüğünün bulunmadığı, 15(on beş) günlük sürenin sonunda mütemerrit olduğu,
7-Tarafların inkar tazminatı ve diğer taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirleri içerisinde kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Davacı taraf icra takibinde 05.09.2016-17.10.2017 tarih aralığını kapsar şekilde ihlalli geçiş ücretlerini talep ettiğini dava dilekçesinde maddi hata yaptığını belirterek bu tarih aralıklarının baz alınarak karar verilmesini talep etmiş olup dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın davalının icra takibine itirazının tümden kaldırılarak takibin devamını talep ettiği ve dava değerinin takip çıkışı olan 9.113,47-TL üzerinden olduğu anlaşıldığından yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalıya ait - araçların 05.09.2016-17.10.2017 tarih aralığında toplamda 614 kez ihlalli geçiş işleminin gerçekleştiği, bu ihlalli geçişlerin bedellerinin 1.722,80 TL geçiş tutarı, Gecikme bedelinin 6.767,25-TL (4 kat olmak üzere) olmak üzere toplamda 8.474,25.-TL olduğu ve bilirkişi raporu ile de davalının üzerine kayıtlı aracın davacının işletmiş olduğu otoyoldan geçmiş olduğu tespit edildiğinden davacının alacağının sabit olduğu anlaşıldığından, rapor usul ve yasaya uygun Mahkememiz denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla mahkememizce hükme esas alınmış ve davacı tarafın icra takibinde 8.474,25-TL geçiş ücreti ve ceza ücreti, 541,71-TL faiz ve 97,51 TL KDV olmak üzere toplam 9.113,47-TL üzerinden takip başlattığı, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davacının 05.09.2016-17.10.2017 tarih aralığında toplamda 614 kez ihlalli geçiş için 1.722,80 TL geçiş tutarı, Gecikme bedelinin 6.767,25-TL (4 kat olmak üzere) olmak üzere toplamda 8.474,25.-TL olduğunun rapor edilmesi karşısında davacının bu alacağı için 541,71-TL faiz ve 97,51 TL KDV talep edebileceği anlaşılmış ve davanın KABULÜ ile, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 8.474,75 TL asıl alacak, 541,71 TL işlemiş faiz ve 97,51 TL KDV olmak üzere 9.113,47 TL üzerinden devamına, asıl alacak 8.474,25 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan %20 oranındaki 1.694,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verilmesi sebebiyle davalı taraftan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 8.474,75 TL asıl alacak, 541,71 TL işlemiş faiz ve 97,51 TL KDV olmak üzere 9.113,47 TL üzerinden devamına, asıl alacak 8.474,25 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 1.694,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 622,55TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 194,95-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 9.113,47-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.550,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 18/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır