T.C.
STANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/722 Esas
KARAR NO: 2025/727
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2024
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili 25/11/2024 havale tarihli dilekçesi ile, Müvekkil şirket ... çalışması yaptığı, bu alanda faaliyet iştigal ettiğini, davalı ... ise "... İli ... İlçesi ... köyü dahilindeki 1/25000 ölçekli ... al, ... nolu paftalarda yer alan Ruhsat no: ..., Erişim no: ... olan 1.367,22 hektarlık IV Grup Maden işletme ruhsatlı" saha işletmecisi olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında ilk önce 08.10.2021 tarihli 3 yıllık Hafriyat alım satım sözleşmesi uyarınca bu alanda hafriyat ve kum çıkartılması konusunda tarafların anlaştığını, taraflar arasında ayrıca 29.09.2021 tarihli 3 yıl süreli Kum alım-satım sözleşmesiyle kum çıkarılacak ocağın teslimi ve sözleşme konusu kumun çıkartılması şartlarını tarafların müşterek iradeleriyle akdi iradeye bağlandığını, 01.04.2022 tarihinde ise taraflar arasında yine yazılı yeni bir Hafriyat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin Mali Hükümler başlıklı 6.maddesinin ca bendi uyarınca "Kantara sevki yapılan tüvenan kum Hafriyatçıya satılarak 6,75-TL/TON + KDV fiyatı doğrultusunda fiyatlandırılır ve Hafriyatçıya haftalık olarak faturalandırılır" şeklindedir. Bu sözleşme uyarınca müvekkil hafriyat ve kum üretim çalışması yapmakla yükümlü olduğunu, davalı ruhsat sahibinin de altyapı ve şartlarının sözleşme konusu çerçevesinde sağlamakla yükümlü olduğunu, müvekkil şirkette bu sözleşme uyarınca 05.08.2023 günü bu sahada tekrar çalışmaya başladığını, ancak davalı tarafın kum bedelinin ton başına yük bedelle faturalandırması, hafriyat bedelinin müvekkil şirkete ödememesi ve benzeri sözleşmeyi ihlal eden sebeplerle tarafların anlaşamadığı ve 30.10.2023 tarihinde müvekkil şirketin sahadaki tüm faaliyeti sona erdiğini, bu durumun şirket ve sigorta kayıtlarıyla da sabit olduğunu, başka bir deyimle davalıya ait sahada 30.10.2023 tarihinde kum üretimi tamamen sonlandığı ve temel borç ilişkisinin ortadan kalktığını, müvekkil şirketin iyi niyetli olarak sahada çalışmalarına tekrar başlamadan önce davalının da talebiyle; ... Bankası .. seri numaralı 25.08.2023 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.09.2023 tarihli 1.430.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.10.2023 tarihli 1.910.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.11.2023 tarihli 1.910.000,00-TL bedelli, ... Bank...seri numaralı 30.12.2023 tarihli 1.170.000,00-TL bedelli avans çekleri birlikte davalıya verildiğini, bu çeklerin avans çeki olarak verildiği müvekkile ait usulüne uygun tutulduğu ve lehe delil vasfına sahip ticari defter kayıtları, temel borç ilişkisini doğuran yazılı sözleşme, yazışma, tanık ve diğer tüm delillerle açıkça sabit olduğunu, müvekkili tarafından çıkarılan toplam kum miktar birim değeri çek bedel karşılığı etmemesine rağmen kötü niyetli olarak işleme konulması sebebiyle vadesi gelmiş olan bu ilk üç çek bedeli davalı tarafa tamamen ödendiğini, müvekkilinin sahada çalışması, davalı tarafından kendisine sözleşme uyarınca vaad edilen uygun çalışma koşul ortamı sağlanmaması ve uygun olmayan başka bir sahada çalışmaya zorlanması, kum fiyatının sözleşmeye ve piyasa şartlarına aykırı olarak fahiş fiyatlarla fatura edilmesi, hafriyat bedellerinin ödenmemesi sebebiyle, 30.10.2023 tarihinde çalışmasını sonlandırdığını, bu tarihte çalışma sona erdiğinden Kasım ve Aralık 2023 vadeli diğer iki çekle ilgilide de temel borç ilişkisinden doğan para alacağı ortadan kalkmış, çekler bedelsiz ve hükümsüz kaldığını, bir başka deyimle, müvekkilinin çalışmasının 30.10.2023 tarihinde sona ermiş olduğundan ve sözleşme uyarınca artık sahada kum çıkartılmadığından avans olarak verilip hem temel borç ilişkisinin ortadan kalkması hem de vadesinde bankaya yazdırılmayıp karşılıksız kalan, karşı edim şartı gerçekleşmeyen ... Bankası ... seri numaralı 30.11.2023 tarih 1.910.000,00-TL bedelli ve .... Bank ... seri numaralı 30.12.2023 tarih 1.170.000,00-TL bedelli çeklerin iadesi gerektiğini, bu çeklerle ilgili olarak iadesi ve borçlu olmadığının tespiti için de menfi tespit davası açıldığını, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ait sahada sözleşme uyarınca çıkartılacak kum üretimi için avans olarak verilmiş olan ve ödemesi yapılmış olan diğer, ... Bankası ... seri numaralı 25.08.2023 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.09.2023 tarihli 1.430.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.10.2023 tarihli 1.910.000,00-TL bedelli, çeklerle ilgili olarak da ödenen bedel nispetinde kum üretimi yapılamadığını, karşı edimin hiç veya gereği nispetinde ifa edilemediğini, bu sebeple de müvekkil tarafından avans olarak davalı tarafa verildiğini, çeklerin yazdırılması sebebiyle kendisine fazladan ödeme yapıldığını, davalı taraf borçlanılmamış edimin ifası sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini, davalı tarafa defaatle ihtarlara rağmen bu ödemeleri iade etmediğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca da müvekkilin 30.10.2023 tarihine kadar davalı tarafından kiralanan sahada çıkartılan kum miktarı hesap edildiğinde müvekkilin bu avans çekleri nispeti kadar davalıya borçlu olmadığını, dava konusu tüm bu çeklerle ilgili açılacak davamızda zorunlu dava şartı olarak ... Arabuluculuk dosya... numaralı yapılan başvuru da anlaşamama olarak sonuçlandığını, bu nedenlerle davanın kabulüyle; ... Bankası ... seri numaralı 25.08.2023 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.09.2023 tarihli 1.430.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.10.2023 tarihli 1.910.000,00-TL bedelli, çekler sebebiyle temel borç ilişkisinden doğan bedelden fazla ödeme yapılmakla sebepsiz zenginleşen davalıdan bu bedel yönünden, davalı tarafa fazladan yapılan ödemelerle oluşan alacak sebebiyle, fazlaya ilişkin her türlü talep haklarımız saklı kalmak şartıyla, şimdilik 100.000-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafın açık haksız ve kötü niyeti sebebiyle müvekkilden fazladan tahsil ettiği bu çek bedelleri sebebiyle davalının mal kaçırma ve eksiltme kastı sebebiyle müvekkil şirket bakımından alacağının icrasının imkansız hale gelme ihtimaline binaen toplam çek bedelleri nispetinde davalı şirket malvarlığına ihtiyaten tedbir konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin haksız davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili 25/12/2024 havale tarihli cevap dilekçesi ile, davacı ... tarafından, müvekkil şirket aleyhine "sebepsiz zenginleşme" sebebi ile dava açıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi önce taraflar arasında yazılı sözleşmeler imzalandığını, tarafların daha sonra aralarında sözlü sözleşme yaptıklarını, davacının 24.10.2023 tarihinde çektiği ihtarnamede de müvekkil şirket ile aralarında sözlü sözleşme olduğunu beyan ettiği ve bu sözleşmeyi feshettiğini müvekkil şirkete bildirdiğini, davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak müvekkil şirket aleyhine ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası ile alacak davası açtığını, taraflar arasında bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme sebebi ile alacak davası açmasına rağmen davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanarak dava açması usul ve yasaya aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin alacaklıya ikinci derecede (tali nitelikte) bir dava hakkı temin ettiği için, Mal varlığındaki azalmanın başka aslî nitelikteki davalarla önlenmesi mümkünken davacının açtığı sebepsiz zenginleşme davasının reddedilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde taraflar arasında "01.04.2022 tarihli yazılı hafriyat sözleşmesi olduğunu ve tüm sözleşmesel şartlara uygun olarak 05.08.2023 tarihinden itibaren sözleşme konusu sahada çalıştığını" beyan ettiğini, davacı "Ancak davalı tarafın kum bedelinin ton başına yük bedelle faturalandırması, hafriyat bedelinin müvekkil şirkete ödememesi ve benzeri sözleşmeyi ihlal eden sebeplerle taraflar anlaşamamış ve 30.10.2023 tarihinde müvekkil şirketin sahadaki tüm faaliyeti sona ermiştir. Bu durum şirket ve sigorta kayıtlarıyla da sabittir. Başka bir deyimle davalıya ait sahada 30.10.2023 tarihinde kum üretimi tamamen sonlanmış ve temel borç ilişkisi ortadan kalkmıştır." şeklinde beyanlarda bulunarak huzurdaki davayı açtığını, davacının iddia ettiği sözleşmenin bir yıllık olduğunu, taraflar arasında 22.04.2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacının iddia ettiği sözleşmenin hiç bir zaman yürürlüğe girmediğini, taraflar arasında imzalan 22.04.2022 tarihli sözleşme 22.04.2023 tarihinde sona erdiğini, bu sözleşmenin sona ermesinden sonra tarafların yazılı sözleşme yapmadığını, davacı 24.10.2023 tarihinde çektiği ihtarnamede de müvekkil şirket ile aralarında sözlü sözleşme olduğunu beyan ettiğini, 22.04.2024 tarihli sözleşmenin sona ermesinden 4 ay sonra taraflar arasında yapılan sözlü sözleşmeye göre davacının ihtiyaç duyduğu 115.000 Ton kum, davacı alıcı tarafından çıkarılacak ve davalı satıcı tarafından ALICl'ya 68,87 TL/TON (KDV dahil) üzerinden fatura düzenlenecek ve cari hesaba borç kaydedileceğini, taraflar arasında anlaşılan bu bedele davacının ... Tic. A.Ş nin tesis alanlarını kullanım ücretide dahil olduğunu, davacı söz konusu kumun satın alım bedeli olarak müvekkil şirkete 25.08.2023 tarihli 1.500.000,00 TL, 30.09.2023 TARİHLİ 1.430.000,00 TL,30.10.2023 tarihli 1.910.000,00 TL, 30.11.2023 tarihli 1.910.000,00 TL ve 30.12.2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çekler verdiğini, müvekkile ait alanda kum çıkarmaya başlayan davacının, verdiği sözleri tutmadığını, verimli çalışmadığını ve sözleşme bitiminden önce sahayı terk ettiğini, davacı ..., çalıştığı zaman diliminde müvekkile ait alanda çalışan işçilerinin ... pirimlerini ödememiş ve bu primler müvekkil şirket tarafından 667.185,77 TL olarak 20.11.2023 tarihinde ödenerek davacı şirkete dekont gönderildiğini, müvvekkile ait alanda verimli çalışmayan, çalışanlarının ... pirimlerini dahi ödemeyen davacının ihtarname çekerek taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiğini, tüm bunlara rağmen müvekkil şirket davacıdan aldığı çeklerden 30.11.2023 tarihli 1.910.000,00 TL ve 30.12.2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çekleri bankaya sunmadığını, davacı sözleşmeyi haksız olarak feshedip müvekkili zarara uğratmasına rağmen, müvekkil elindeki çekleri tahsil etmemiş ve çeklerin çek vasfı kalmadığını, davacı sözleşmeyi haksız fesih ettikten sonra müvekkile iade tipli faturalar kestiğini, bu faturaların müvekkil tarafından kabul edilmediğini, davacının ısrarla faturalar kesmesi sonucunda Kartal 23. Noterliğinin 09.01.2024 tarihli ihtarnamesi ile ihtarname gönderilerek faturaların kabul edilmediğinin bildirildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket ile davalı arasında 08.10.2021 tarihli 3 yıllık, 29.09.2021 tarihli 3 yıllık ve 01.04.2022 tarihli Hafriyat Alım Satım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca bu alanda hafriyat ve kum çıkartılması konusunda tarafların anlaştığını,sözleşme uyarınca müvekkil hafriyat ve kum üretim çalışması yapmakla yükümlü olduğu, davalı ruhsat sahibinin altyapı ve şartları sözleşme konusu çerçevesinde sağlamakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin 05.08.2023 günü bu sahada tekrar çalışmaya başladığını, ancak tarafların anlaşamaması sebebiyle 30.10.2023 tarihinde müvekkili şirketin sahadaki tüm faaliyet sona erdiğini ve temel borç ilişkisi ortadan kalktığını, müvekkili şirketin iyi niyetli olarak sahada çalışmalarına tekrar başlamadan önce davalının da talebiyle; ... Bankası ... seri numaralı 25.08.2023 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.09.2023 tarihli 1.430.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.10.2023 tarihli 1.910.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... seri numaralı 30.11.2023 tarihli 1.910.000,00-TL bedelli, ... Bank... seri numaralı 30.12.2023 tarihli 1.170.000,00-TL bedelli avans çekleri birlikte davalıya verildiğini, müvekkili tarafından çıkarılan toplam kum miktar birim değeri çek bedel karşılığı etmemesine rağmen kötü niyetli olarak işleme konulması sebebiyle vadesi gelmiş olan bu ilk üç çek bedelinin davalı tarafa tamamen ödendiğini, fazladan yapılmış bu ödemeler sebebiyle de davalı şirkete ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasıyla kambiyodan kaynaklı sebepsiz zenginleşme davası açıldığını, temel borç ilişkisinden doğan para alacağının ortadan kalktığını ve çeklerin bedelsiz ve hükümsüz kaldığını, müvekkilinin çalışmasının 30.10.2023 tarihinde sona ermiş olması ve sözleşme uyarınca artık sahada kum çıkartılmadığından avans olarak verilip hem temel borç ilişkisinin ortadan kalkması hem de vadesinde bankaya yazdırılmayıp karşılıksız kalan, karşı edim şartı gerçekleşmeyen ... Bankası ... seri numaralı 30.11.2023 tarih 1.910.000,00-TL bedelli ve ... Bank ...seri numaralı 30.12.2023 tarih 1.170.000,00-TL bedelli çeklerin iadesi gerektiğini, müvekkili şirketin tüm iade taleplerine rağmen davalı tarafın çekleri başkaca haksız ve kötü niyetli şartlar ileri sürerek iade etmediğini, dava konusu tüm çeklerle ilgili açılacak davada zorunlu dava şartı olarak ... Arabuluculuk Bürosuna başvrulduğunu ancak tarafların anlaşamadığını, her ne kadar dava konusu çekler takibe konulmamış olsa da davalı elinde bulunması ve yargılama sürecinde takibe konulmaları ihtimaline binaen şahsi bir def'i olan bedelsizlik iddiası sebebiyle dava konusu çeklerin takibe konulmaması sebebiyle İİK madde 72 uyarınca ihtiyati tedbir talep etme zaruretimiz doğduğunu belirterek; haklı ve yasal davanın kabulüyle; ... Bankası ... seri numaralı 30.11.2023 tarih 1.910.000,00-TL bedelli ve ... Bank ... seri numaralı 30.12.2023 tarih 1.170.000,00-TL bedelli avans çeklerinin bedelsiz ve karşılıksız kalmış olması sebebiyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin müvekkil şirkete iadesine, dava konusu bu çeklerin davalı elinde bulunması sebebiyle yargılama sürecinde takibe konulmaları ihtimaline binaen işbu çekler bakımından icra takibinin açılmaması yönünden ihtiyaten tedbir kararı verilmesine, davalının takibe konu çek bedellerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile Müvekkil aleyhine 30.11.2023 tarihli 1.910.000,00 TL ve 30.12.2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çeklerin bedelsiz ve karşılıksız kalması sebebi ile menfi tespit davası açtığını, açılan bu davanın mahkememizin dosyası ile birleştirildiğini, müvekkili şirketin bu iki çeki bankaya ibraz etmediğini, bu çeklerin bankaya ibraz edilmediği için kambiyo vasfını kaybettiğini, dolayısı ile iş bu iki adet çekin işleme konulma ihtimali bulunmadığını, davacının açtığı bu davada hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle birleşen dosya yönünden Öncelikle Hmk 114/1-f uyarınca davanın dava şartı yokluğundan esasa girilmeden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda,
Dava davacıların davalı şirkete borçlu olmadığına ilişkin açılmış olan menfi tespit davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile arasında 08.10.2021tarihli 3 yıl süreli hafriyat alım-satım sözleşmesi uyarınca hafriyat ve kum çıkarılması hususunda anlaşma olduğunu,01/04/2022 tarihinde yeni bir hafriyat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme uyarınca davalının 05/08/2023 günü sahada tekrar çalışmaya başladığını ancak davalı tarafın kum bedelinin ton başına yük bedelle faturalandırması, hafriyat bedelinin müvekkil şirkete ödememesi ve benzeri sözleşmeyi ihlal eden sebeplerle tarafların anlaşamaması sebebiyle 30.10.2023 tarihinde davacı şirketin sahadaki tüm faaliyetinin sona erdiğini ve temel borç ilişkisi ortadan kalktığını belirtmiş;
... Bankası ... seri numaralı 25/08/2023 tarihli 1.500.000,00 TL bedelli
... Bankası ... seri numaralı 30/09/2023 tarihli 1.430.000,00 TL bedelli,
... Bankası ... seri numaralı 30/10/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli
.. Bankası ... seri numaralı 30/11/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli
.. Bank'a ait ... seri numaralı 30/12/2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çekleri davalıya avans çeki olarak verdiğini belirterek;
Asıl davada ... Bankası ... seri numaralı 25/08/2023 tarihli 1.500.000,00 TL bedelli
... Bankası ... seri numaralı 30/09/2023 tarihli 1.430.000,00 TL bedelli,
... Bankası ... seri numaralı 30/10/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli çeklerin bedellerinin davalıya ödendiğini fakat ödenen tutar kadar kum çıkarılamadığından davalıya fazla ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada ise davacı taraf ... Bankası ... seri numaralı 30/11/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli ve ... Bank'a ait ... seri numaralı 30/12/2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin tarafına iadesini talep etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 01/04/2022 tarihli hafriyat sözleşmesinin incelenmesinde sözleşmenin 01/04/2022- 01/04/2023 tarihleri arasında 1 yıl süreli olarak yapıldığı ve taraflar arasında daha önce yapılan sözleşmelerin bu sözleşmenin imzalanması ile sona erdiği hüküm altına alınmıştır.
Davalı taraf davacının verimli çalışmadığını ve sözleşme bitiminden önce sahayı terk ettiğini davacının sahada çalışan işçilerinin ... primlerinin 20/11/2023 tarihinde 667.185,77 TL olarak davalı tarafça ödendiğini davacının feshinin haksız olduğunu davacı tarafından kendilerine verilen ... Bankası ... seri numaralı 30/11/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli ... Bank'a ait ... seri numaralı 30/12/2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çeklerin tahsil edilmediğini ve çek vasfını kaybettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya davacının davalıya verdiğini belirttiği asıl davadaki çekler sebebi ile davalıdan bir alacağının olup olmadığı , ve birleşen davaya konu çeklerin karşılığında davacı tarafın sözleşmeye konu hafriyat ve kum çıkarıp çıkarmadığı birleşen dosyadaki çeklerden kaynaklı davacının davalıya borcunun olup olmadığı ve birleşen davadaki çeklerin davalıdan istirdatının gerekip gerekmediği konusunda rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 18/08/2025 tarihli raporda;
Tarafların 01.01.2022-31.12.2023 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgelerini incelediğimizde;
Davacı ve Davalı arasında 01.04.2022 tarihinde imzalanmış bir “Hafriyat Sözleşmesi” bulunduğu ve bu sözleşmeye istinaden aralarında bir cari hesap ilişki, taraflar arasında işbu sözleşme tarihi öncesinden başlamış bir ticari ilişkiye bağlı cari hesap hareketleri olduğu,
2022 ve 2023 yıllarında tarafların birbirlerine faturalar düzenlemiş olduğu, 2023 yılında birbirlerine mükerrer iade faturalar düzenlemiş oldukları ve tüm faturaları karşılıklı ticari defterlerine kaydetmiş oldukları,
Davacının Davalıya vermiş olduğu yukarıda dökümü bulunan 5 adet toplamda 7.920.000,00 TL tutarlı dava konusu çeklerin her iki tarafında ticari defterlerine kaydetmiş olduğu,
İşbu Davacının Davalıya vermiş olduğu çeklerden 25.08.2023 vadeli 1.500.000,00TL tutarlı, 30.09.2023 vadeli 1.430.000,00T tutarlı ve 30.10.2023 vadeli 1.910.000,00TL tutarlı 3 adet çekinin bankadan tahsil edilmiş olduğu,
Diğer 30.11.2023 vadeli 1.910.000,00T tutarlı ve 30.12.2023 vadeli 1.170.000,00TL tutarlı 2 adet çekin bankadan tahsil edilmemiş olup, cari hesap bakiyesinde bulunduğu,
Davalının adına toplam tutarı 707.855,54 TL olan Davacı ... primlerini ödeyerek bu ödemeleri Davacı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu,
Davacının defterlerinde Davacının Davalıdan tüm çekler dahil 7.501.289,70 TL alacaklı olduğu,
Davalının defterlerinde Davacının Davalıdan tüm çekler dahil 6.783.037,59 TL alacaklı olduğu,
Tarafların ticari defter kayıtlarında (7.501.289,70-6.783.037,59-708.252,11) fark bulunduğu, bu farkın 707.855,54 TL kısmının Davalının Davacı adıda yapmış olduğu ... ödemelerinin Davacı ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, kalan 396,57 TL farkın sebebinin ne olduğunun kayıtlardan anlaşılamadığı yönünde rapor ibraz etmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ...sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Tarafların defterlerinin incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan raporda Davacının defterlerinde Davacının Davalıdan tüm çekler dahil 7.501.289,70 TL alacaklı olduğu, Davalının defterlerinde Davacının Davalıdan tüm çekler dahil 6.783.037,59 TL alacaklı olduğunun anlaşılması karşısında ticari defterlerin birbirlerini doğrulamaması sebebiyle davalıdan alacağı bulunduğu yönündeki iddiasını davacı tarafın ispatlaması gerektiğinden davalı tarafın defterlerinin incelenmesinde davalının davacıya bedeli tahsil edilmemiş çekler dahil 6.783.037,59 TL borcu bulunduğu anlaşıldığından bu tutardan davalının cevap dilekçesi ile bedelini tahsil etmediklerini belirttikleri ... Bankası ... seri numaralı 30/11/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli ve .... Bank'a ait ... seri numaralı 30/12/2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çekler karşılığı hafriyatın davacı tarafça çıkarılmamış olduğu anlaşılmakla bu çeklerin bedeli olan 3.080.000,00 TL'nin düşülmesi neticesinde davacının davalıdan 3.073.037,59 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış ve asıl davada davanın kısmen kabulüne, 3.073.037,59-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada ise ... Bankası ... seri numaralı 30/11/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli ve ... Bank'a ait ... seri numaralı 30/12/2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çekler karşılığı hafriyatın davacı tarafça çıkarılmamış olduğu davalı tarafça çeklerin vasfını yitirmiş olması sebebiyle davanın reddi talep edilmiş ise de çek vasfını yitiren çeke dayalı olarak olağan zamanaşımı süresi içerisinde icra takibi ve alacak davası açma imkanının bulunması sebebiyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış, davacının bu 2 çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacının çeklerin istirdatına yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, çek mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Davacı taraf davalıya çekler sebebiyle borçlu olmadığı iddiasını bedelsizlik iddiasına dayandırmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaması ve çek ödeme aracı olduğundan davacı tarafın ... Bankası ... seri numaralı 30/11/2023 tarihli 1.910.000,00 TL bedelli ve ... Bank'a ait ... seri numaralı 30/12/2023 tarihli 1.170.000,00 TL bedelli çeklerin istirdatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Asıl davada davanın kısmen kabulüne, 3.073.037,59-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 209.919,19-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta mahkememize yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ile 80.948,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 82.655,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 127.263,44-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan 82.655,75-TL harç ile yapılan 12.190,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısma tekabül eden 7.739,73-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 441.494,89-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen 265.374,74-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısma tekabül eden 2.285,73-TL'sinin davalıdan, 1.314,27-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
2-Birleşen davada davacının 30/11/2023 tarihli, 1.910.000,00-TL bedelli ve 30/12/2023 tarihli, 1.170.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, çeklerin iade talebinin reddine, %20 tazminat talebinin reddine,
-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 210.394,80-TL karar harcından peşin olarak alınan 52.598,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.372,06-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan 52.598,70-TL peşin harç ile 20,00-TL yargılama masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 442.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/11/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır