T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77 Esas
KARAR NO : 2025/49
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/07/2023
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalının sözleşme gereği davacının yüklenicisi olduğu işlerin bir kısmının alt yüklenici davacı tarafından yapılması yönünde anlaşma yapmış olduklarını, davacının sözleşmede bahsi geçen işleri yerine getirmiş olduğunu, ancak davalının yapılan işler karşılığında kesilen faturaların bir kısmını ödemişse de ödemeleri süresi içinde yapmayıp vade farkı borcu altına girdiği gibi keşifte olmayan yeni iş kalemlerinin de yaptırılması nedeniyle ek iş bedellerinin de ödenmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu teklif sonrasında yapılan 21.01.2023 tarihli sözleşme gereğince geciken ödemelerde aylık %2,5 vade farkı uygulanacağı kararlaştırıldığını ancak bu şartın müvekkilinin teklifinin 2.sayfasının 6.satırında aynen “Geciken ödemelerde aylık %2,50 vade farkı uygulanacaktır” şeklinde kaleme alındığını, sözleşmenin 4.maddesinde de “Her şantiyeye inen ürüne ait ödeme, ertesi gün Alt Yüklenicinin sözleşmede belirttiği hesaba yapılacaktır.” şartı bulunduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelerin sözleşme şartlarına uygun olarak zamanında yapılmadığından Müvekkilinin vade farkı alacağı oluştuğunu bu nedenle vade farkı alacağı için 05.05.2023 tarihli ,130.331,02 Tl bedelli fatura kesilmiş ancak Davalı ... 9.Not.... tarih, ... yevmiyeli itirazıyla birlikte faturayı iade etmiş olduğunu ancak kesilen vade farkı faturası sözleşmeye ve eklerine uygun olup davalının faturaya itirazının sözleşmeye aykırı olduğunu keza; Yine sözleşmenin 4.maddesi gereğince keşifte olmayan yeni iş kalemleri söz konusu olduğunda da bunun da ödenmesi gerekmekte olduğunu, davalının talebi doğrultusunda 05.05.2023 tarih,22.748,49 TL bedelli faturaya konu ekstra işler yapıldığını, işin yapılması sonrasında kesilen faturaya da davalının sebep göstermeden aynı ihtarnameyle itiraz etmiş olduğunu, ancak bu faturanın da sözleşme gereklerine uygun olup itirazın sözleşmeye aykırı olduğunu beyan ederek 22.748,49 TL ek işler bedeli, 130.331,02 Tl vade farkı alacağı olmak üzere toplam 153,079,51 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderinin ve arabuluculuk ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca taraflar arasında doğacak uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılınmış olup bu nedenle mahkemenin huzurdaki uyuşmazlıkta yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin ise ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında, müvekkilinin yapımını üstlendiği ...Kesiminin (İkmal) Yapım İşi'ne ait olarak 21.01.2023 tarihinde Altyüklenici Sözleşmesi imzalandığını sözleşme kapsamında davacı tarafın ... ve ... performansa dayalı otokorkuluk yapılması ve montajı işini üstlenmiş olup iş bedeli 302.030,24 USD olarak belirlendiğini, taraflar arasında imzalanan 13.03.2023 tarihli Hakediş Raporu uyarınca iş bedeli her türlü kesinti sonucunda nihai olarak 316.584,69 USD olarak belirlenmiş olup müvekkili şirketin de hakediş raporunda belirtilen tutarı davacı yana ödemiş olduğunu, davacı tarafın davada vade farkı alacağı ile ek iş bedellerini talep etmekte olduğunu, davacı tarafın her ne kadar teklif formunda aylık %2,5 vade farkının kararlaştırıldığını iddia etmekte ise de teklif formunun müvekkili şirket tarafından kabul görüp onaylanmadığını, Tarafların ortak mutabakatı ile düzenlenen sözleşmede ise vade farkı ödeneceğine ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmediğini, Davacının sözleşmeye aykırı olarak düzenlemiş olduğu faturaya ihtarnameyle itiraz edildiğini, davacı tarafın, sözleşmede yer almayan ek işler yaptığını iddia ederek müvekkil şirket aleyhine fatura tanzim ettiğini, davacının tanzim etmiş olduğu faturada yer alan " 480 takozlu 2 metre dikme aralıklı otokorkuluk montajı ve uç parçası" isimli alacak kalemleri taraflar arasında imzalanan hakediş raporunda ve davacıya ödenen toplam bedel içerisinde yer almakta olup davacının bu alacak kalemlerini mükerrer olarak talep etmesi kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu beyan ederek öncelikle davanın yetki yönünden reddi ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun tespitine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının taraflar arasında akdedilen 21/01/2023 tarihli sözleşme ile davalının yapımını üstlendiği otoyolun oto korkuluk işlerini yapan alt yüklenicisi olduğunu, davacının üzerine düşen edimini yerine getirmesine rağmen davalının süresinde ödeme yapmaması sebebiyle vade farkı alacağı ve davalının talebi doğrultusunda sözleşme kapsamında olmayan ek işler yaptırdığı gerekçesi ile bu ek işlerin bedelinin ödenmesini dava etmiştir.
Davalı taraf ise taraflar arasında vade farkına ilişkin bir anlaşmanın olmadığını ve davacının talep ettiği ek iş bedellerinin davacıya ödendiğini belirtmiştir.
Taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda husumet bulunmayıp, husumet davacının vade farkı talep edip edemeyeceği ve davacının davalıdan ek iş hak ediş alacağı olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Dosya davacının vade farkı talep edip edemeyeceği ve ek iş alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 23/08/2024 tarihli raporda taraflar arasında yapılan sözleşmede ödemelere aylık gecikme faizi uygulanacağına dair bir madde bulunmadığını, faiz konusu teklifte bulunmakta ve sözleşmeye dahil edilmediğinin görüldüğü, tarafların 13.03.2023 Tarihine kadar yapılan işlere ait Hakediş düzenlediği ve Karşılıklı olarak imzalandığı ve Toplam Tutarının; 317.347,44 USD Doları olduğu. Bu tarihten sora imalat yapıldığına dair dosyada belgeye rastlanmadığını belirtmişler. 05.05.2023 Tarihli Kesilen 22.748,49 TL tutarlı fatura içeriğindeki İmalatlardan; 480 Takozlu 2 metre Dikme aralıklı oto korkuluk montajı bedeli 13.03.2023 tarihine kadar yapılan imalata ait Hakedişe 220 mt olarak dahil edilmiş ve bu imalatın 220 mt tamamı yapılmadığından, eksik yapılan 116 mt Hakedişten minha edilmiştir.(Eksik yapılan 116 mt ün yapıldığına dair dosyada
bir kayda rastlanmamıştır) Dolayısıyla kesilen faturadaki bu kaleme ait tutarın düşülmesinin gerektiği, b) Vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasından bu konuda bir sözleşme ya da uygulama mevcut olması veyahut da vade fakı faturasını alan karşı tarafın bu faturaya itiraz etmeyerek defterlerine kaydetmesi gerektiği, Somut olayda vade farkına ilişkin sözleşmenin teklifinin teklif aşamasında kaldığı, davalı tarafından kabul edilmediği ve imzalanan sözleşmeye konulmadığı, taraflar arasında vade farkına ilişki, uygulamaya da rastlanmadığı, vade farkına ilişkin düzenlenen faturaya davalının itiraz ettiği, dolayısıyla vade farkına ilişkin davacının talebinin dayanağının bulunmadığı, Davacının yapmış olduğu ek işler bedelinin 22.614 TL olduğu bu bedelin sadece 7.538,01 TL'lik kısmının hak edişlere eklenerek ödendiği, bu bakımdan davacının ek işler nedeniyle (22.614-7.538-) 15.076 TL alacağının bulunduğunun rapor edildiği görülmüştür.
Vade farkı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 27/06/2003 tarihli kararında “özellikle tacirler arasındaki ilişkilerde, süresinde ödenmeyen mal ve hizmet bedeli dolayısıyla, alıcının faiz dışında ödemek zorunda kaldığı ve sözlü akdin inikadı sırasında taraflarca kararlaştırılmış ek bir miktar” şeklinde tanımlanmıştır. Başka bir ifadeyle tanımlamak gerekirse vade farkı, herhangi temerrüt faizinden farklı bir niteliğe sahip olmakla beraber, vadesinde ödenmeyen borca ödenmeyen borcun oransal oranında eklenen ek bir külfettir.
Vade farkının talep edilebilmesi için; taraflar arasında bir fatura verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmalı, bu ticari ilişkiye konu bedelin peşin veya belli bir tarihte ödenmesi kararlaştırılmış olmalı, bedel vadesinde ödenmemiş olmalı, vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunmalı veya vade farkı uygulaması, taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olmalıdır.
Yargıtay yerleşik uygulaması ve hukuk daireleri arasındaki görüş birliği, vade farkının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşmede kayıtlı olması veya taraflar arasındaki bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması gerektiği yönündedir. Bu iki durum dışında ise vade farkının talep edilebilmesi mümkün değildir.
Somut olayda ise davacının dava dilekçesine ek olarak sunduğu tarihsiz belgenin davalı tarafından imzalanmadığı ve davalı açısından bu belgenin teklif formu aşamasında kaldığı ve taraflar arasında vade farkı ödenmesine ilişkin bir anlaşmanın bulunmadığı anlaşılmakla davacının vade farkı talebinde haksız olduğu anlaşılmıştır.
Davacının sözleşme dışında ek olarak yaptığını belirttiği imalatların bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere 22.614,00 TL olduğu, davalının davacıya ödediği hak edişlerde bu ek işlerin 7.538,01 TL'sinin davacıya ödenmiş olduğu ve davacının ek iş olarak yaptığı imalatlardan 15.075,99 TL'lik kısmının hakedişinin davacıya ödenmemiş olduğu anlaşılmakla davacının dava konusu yaptığı alacaklardan 15.075,99 TL'yi davalıdan talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının kısmen kabül kısmen reddi ile 15.076,00 TL'nin 11/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.614,22-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 1.998,82-TL'nin karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 15.076,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 15.096,25-TL yargılama giderinden 1.486,98-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin, kabul-red oranına göre 307,32-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2.812,68-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."