T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/770 Esas
KARAR NO: 2025/182
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2024
KARAR TARİHİ: 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ilgili mevzuat gereğince yap işlet devret modeli ile ... bir bölümünün işletilmesi faaliyetinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü, söz konusu otoyol üzerinde meydana gelen kazada, kaza tarihinde ...şirketi mülkiyetinde bulunan, şirketin işçisi olduğunu tahmin ettikleri ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle otoyol üzerinde yer alan ... bilgi ekranı ve bariyerlerin zarar gördüğünü, kaza akabinde kolluk tarafından mahalde yapılan inceleme neticesinde meydana gelen zararın tutanak altına alındığını, aynı şekilde müvekkili bünyesinde teknik personelden oluşan ekip tarafından da tutanak tanzim edildiğini, anılan kazada araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, bu sebepler araç sürücüsü, araç sahibi ve aracın zorunlu ve ihtiyari sigortalısı olarak bulunduğu sigorta şirketlerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, nitekim ZMMS kapsamında ... sigortaya başvuruda bulunulduğunu, buna istinaden müvekkiline 1.100.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak hasarın büyüklüğü kapsamında söz konusu tutarın zararı gidermeye yetmediğini, bu sebepler bakiye zarar kapsamında araç sürücüne başvurulması gerektiğini, Yargıtay kararları çerçevesinde de bakiye zarardan araç sürücüsünün sorumlu olduğunun sabit olduğunu, yine KTK çerçevesinde araç sahibinin işleten sıfatıyla bakiye zarardan araç sürücüsü ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sonucunda zarar gören parçaların müvekkili tarafından değişikliği/onarımı yapıldığını, ayrıca uğranılan zarara konu malzemelerin tespiti amacıyla imalatçı firma tarafından malzemelerin tutanak altına alındığını, arabuluculuk safhasında anlaşma sağlanamadığını, şimdilik 10.000,00 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işeyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, tüm yargılama harç ve gideri ile vekalet ücretinin karşı taraflardan tahmilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalıların yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, davanın TBK haksız fiile ilişkin süreler çerçevesinde süresinde ikame edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını zira davacının bakiye alacak tutarını belirlemiş olduğunu ve bunu ihtarname ile taraflarına bildirdiğini, diğer davalının araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilemez olduğunu, zira kazanın meydana gelmesinde kusur durumunu etkileyen yol, zemin eğim gibi faktörlerin rol oynamış olabileceğini, yalnızca KTT'ye bakılarak kusur belirlemesi yapılamayacağını, davacının iddia etmiş olduğu şekilde bir kazanın meydana gelmiş olmasının mümkün olmadığını, davacının dosya sunmuş olduğu faturaların ve tutanakların objektif nitelik taşımadığını ve hükme esas alınamaz olduğunu, zira davcının çalışanları tarafından tanzim edilen tutanağın objektif olamayacağını, zira tutanağa bakıldığında kazadan önceki tarihte düzenlendiğini, bu haliyle fatura ve tutanakların hükme esas alınamayacağını, diğer yandan gerçek zararın tespitinde malın tamir durumunun, yıpranma payı ve/veya hurda bedelinin de nazara alınması gerektiğini, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, ayrıca meydana gelen zararın ZMMS kapsamında karşılandığını, dolayısıyla davacının bakiye hasar bedeli talebinin fahiş olduğunu, alacaklı temerrüdü söz konusu olması nedeniyle faiz alacağı talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarname sonrasında yapılan görüşmeler neticesinde borcu ifaya hazır olduklarını belirttikleri, bu hususta mahal fotoğraflarında gören hurdanın talep ettikleri bedelden tenzilini, mümkün olmaması halinde hurdanın teslimini talep ettiklerini ancak bu taleplerine karşılık bulmadıklarını, öte yandan taraflarına gönderilen faturaların USD cinsi tanzim edildiğini, Yargıtay içtihatları doğrultusunda zararın olay günü nazara alınarak hesap edilmesi gerektiğini, cevabi ihtarname ile talep edilen miktarın fahiş olduğunun belirtilerek tenzil yahut hurda teslimi taleplerine karşılık olmaksızın huzurdaki davanın ikame edildiğini, hal böyle olunca faiz talebinin haksız olduğunu ancak aksi kanaat halinde faiz türünün avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddini, aksi kanaat halinde esastan reddini, alacaklı temerrüdü nedeniyle faiz talebinin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, dava tarafın işletmiş olduğu otoyolda meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacı şirketin otoyolunun zarar görmesi sebebi ile uğradığı zararın haksız fiil kapsamında zarar veren sürücüden ve aracın maliki şirketten tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Davalı .. Ltd. Şti. dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde genel yetkili mahkemenin davalı gerçek ve tüzel kişinin davanın açıldığı tarihte ki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu belirterek yetkili mahkemenin Konya Mahkemeleri olduğuna ilişkin yetki itirazında bulunmuştur.
Dosya da bulunan kaza tespit tutanağında kazanın Tuzla/İstanbul adresinde meydana geldiği davalıların adreslerinin ... ve ... olduğu anlaşılmıştır.
Dava dosyası incelendiğinde davalıların adresinin yargı çevremiz dışında bulunduğu HMK 6/1 maddesinde Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir.
Dosya da davanın ... Ticaret Mahkemesinde açılmasını gerektirecek herhangi bir özel yetki kuralının olmadığı ve davanın HMK 6/1 maddesi uyarınca genel yetki kuralı gereğince davalının ikameti olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinden genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından davanın yetkili Ticaret Mahkemelerinde açılmadığı, yasal süresi içinde davalı tarafından yetki itirazında bulunulduğu anlaşıldığından Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
2-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Bakiye gider avansından karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Tashih Şerhi
Mahkememizin 21/03/2025 tarih 2024/770 esas, 2025/182 karar sayılı kararında, Hüküm kısmının Dair kısmında 'Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. ' şeklinde ki kısmın duruşmaya davacı ve davalı vekilinin katıldığı anlaşıldığından ' Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.' şeklinde tashihine karar verilmiştir. 21/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."