T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/91 Esas
KARAR NO : 2025/832
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin, Türkiye'nin çeşitli yerlerinden satın aldığı meyveleri, ...'ne göndererek, halde bulunan kabzımallar üzerinden komisyon ödeyerek sattırdığını, müvekkilinin, hale gönderdiği ürünlerin tahmil ve tahliye işlerini yürütmesi için davalılardan ... ile anlaştıklarını, yapılan anlaşmaya göre, davalı ... 'ın, müvekkiline ait ürünlerin ... Sebze ve Meyve Haline taşınması için gerekli aracı ayarlayacağını, ürünleri ilgili araca yükleteceğini ve ürünleri zamanında ve sağlam şekilde ... Sebze ve Meyve Haline ulaştırarak tahliyesini sağlayacağını, müvekkilinin kendisine ait olan 3.500 KG birinci kalite kaysı ile 3.500 KG birinci kalite yeşil eriği, 14.05.2023 tarihinde ... Belediyesi ... Halinden yükleterek 15.05.2023 tarihinde ...Müdürlüğüne götürüp teslim ve tahliye edilmesi için ... plaka sayılı (... dorse plakalı) aracın sahibi olan davalılardan ..., araç şoförü olan davalılardan ... ve davalılardan ... ile anlaştıklarını, bu anlaşma gereği, bahsi geçen kaysıların yukarıda belirtilen araca yüklenerek İstanbul'a doğru yola çıktığını, müvekkiline ait kaysıları ve erikleri de taşıyan aracın, 15.05.2023 tarihinde saat:18.00 sularında ... ili ... ilçesinde ... plaka sayılı araca çarparak kaza yaptığını ve devrildiğini, yaralamalı olan kazada, tüm kusurun araç sürücüsü olan davalılardan ...'te olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kaza sonrası müvekkiline ait olan kaysıların ve eriklerin tamamına yakınının zayi olduğunu, müvekkile ait ürünlerin zayi olmasından kaynaklı zararların yanı sıra müvekkilinin, ürünlerin satışından kaynaklı olarak elde edeceği kârdan kaynaklı zararlarının da olduğunu, bu durum da gözetilerek, ürünlerin satılacağı tarih olan 16.05.2023 tarihine ait birinci kalite kaysı ve birinci kalite yeşil eriğe ait hal satış fiyatlarının ... Belediyesi Haller Müdürlüğünden öğrenilerek, müvekkiline ait tüm maddi kayıpların bu şekilde hesaplanmasını talep ettiklerini, davaya konu olan kaysıları sağlam bir şekilde teslim etmekle yükümlü olan davalıların, kaysıları taşıyan araç sürücüsünün kusurlu hareketleri neticesinde kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle teslimin gerçekleşmediğini, bundan dolayı davalıların hukuki sorumluluğunun ortaya çıktığını, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi gereği davalılardan ... ve ... ile yapılan kazada tam kusurlu olan araç sürücüsünün, kaza neticesinde ortaya çıkan zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarının açık ve net olduğunu, bundan dolayı müvekkilinin maddi zararlarının tespiti ile ortaya çıkan zararların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalılarla müvekkili arasında yapılan zorunlu arabuluculuk faaliyetinden de sonuç alınamadığını bildirerek HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz olan alacak miktarının net olarak tespitinden sonra arttırılmak koşuluyla; şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihi olan 15.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan huzurdaki haksız ve hukuka aykırı dava zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini ayrıca huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, belirsiz dava şeklinde açılmış olması sebebiyle davanın esasına girmeksizin hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili davalı ... 'ün taşıma işleriyle iştigal ettiğini, ... plakalı aracı diğer davalı ... ile noter huzurunda yapmış oldukları kira sözleşmesiyle kiraladığını, 15.05.2023 tarihinde saat 18.00 sıralarında meydana gelen talihsiz kazada her ne kadar Trafik Tespit Tutanağı ile müvekkilinin KTK 52/1B kuralını ihlal ettiği belirtilmişse de müvekkilinin kusurlu olmayıp elinden gelen tüm gayreti göstermesine karşın talihsiz olayın meydana geldiğini, müvekkilinin tüm bu talihsizliğe rağmen 16.05.2023 tarihinde saat 00.45 sıralarında (kazadan yaklaşık 7 saat sonra) dava konusu edilen ürünleri teslim etmesi gereken ... Haline ulaştırmayı başardığını, müvekkilinin bu süreçte yoğun gayret gösterdiğini, yaralanmasına rağmen görevini tamamlamak için uğraştığını ve neticede ürünleri ulaştırılması gereken yere çok kısa bir sürede hiç bekletmeden ulaştırdığını, kazada müvekkilinin aracı ve kendisinin zarar görmesine rağmen ürünleri teslim etme konusunda oldukça hassasiyet göstererek basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiğini, davacı taraf her ne kadar ürünlerin 3500 kg kaliteli yeşil erik ve 3500 kg kayısı olduğunu iddia etmişse de müvekkili tarafından taşınan ürünler en düşük kalitede olan ürünlerden oluştuğunu, davacı tarafın haksız davasında zayi olduğunu iddia ettiği ürünlerin kalite fiyat farkından faydalanmak amacıyla ürünlerin kaliteli ürünlerden oluştuğunu iddia ettiğini, kaldı ki, eriğin yapısı gereği kayısıya göre sert olduğundan talihsiz kazada hiçbir zarar görmediğini, müvekkilince teslim alınan eriklerin tamamının ulaştırılması gereken hale eksiksiz şekilde zayi olmadan ulaştırıldığını, nitekim ... 15.02.2024 tarihli müzekkeresi ekinde aracın 14260 KG ile hale giriş yaptığı, ürünleri teslim ettikten sonra aracın 9140 KG ile halden çıkış yaptığına dair Hal Giriş Fişi gönderildiğini, bu kapsamda en az 5120 KG ürünün ulaştırılması gereken hale ulaştırıldığını, yani bu ürünlerin davacıya teslim edilmiş olduğunu, dolayısıyla ihtilaf konusunun yalnızca yaklaşık 1800 KG ürüne ilişkin olduğunu, davacı tarafın ise ürünlerin tamamına yakınının zayi olduğunu iddia ettiğini, bu iddiasının mesnetsiz ve resmi kayıtlarla çeliştiğinin açıkça görüldüğünü, kısaca davacının, bu durumu gizleyerek haksız menfaat peşinde olduğunu, bu nedenle müvekkilinin kusurunun olmaması nedeniyle davacının dava dilekçesi ile talep ettiği tüm haksız taleplerinin ve haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek cevap dilekçelerinde arz ettikleri tüm haklı iddialarının ve taleplerinin kabulü ile haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın malı kaça satın aldığının bilinebilir olduğuna göre ve zarar gördüğünü iddia ettiği malın miktarını tam olarak belirleyebildiğine göre zararın miktarı tam olarak hesaplanabilir durumda olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olduğu iddiasının reddine karar verilmesi gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca davanın kısmi alacak davası olarak yürütülmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, söz konusu aracı uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı ... 'e kiraladığı için araç işleteni sıfatıyla sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiliyle taşıma sözleşmesi yaptığını iddia ettiğini ancak müvekkili ... 'ın taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacıyı tanımadığını. söz konusu ... plaka sayılı (... dorse plakalı) aracın, müvekkili tarafından diğer davalı ...'e noterde yapılan kiralama sözleşmesi ile teslim edildiğini, aracın tüm işletme sorumluluğunun ...'e geçtiğini, müvekkilinin aracı kiralama sözleşmesiyle ...'e kiraladığı için Karayolları Trafik Kanunu uyarınca "işleten" sıfatının da ortadan kalktığını, zira KTK 3. Maddede "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir." işleten tanımı yapıldığını, aracın uzun süreli kiralanması halinde işleten sıfatının kiracıya geçeceğinin kabul edildiğini, müvekkilinin işleten sıfatı olmadığından ve taşıma sözleşmesinin de tarafı olmadığından davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, pasif husumet yokluğu savunmalarının kabul görmemesi halinde dahi söz konusu kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığından davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın araçta bulunan kayısı ve eriklerin tamamının zarar gördüğünü ileri sürerek bedellerinin tahsilini talep ettiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmada eriklerin hiç zarar görmediğini ve tamamının halde satıldığını, kayısıların ise sadece bir kısmının zarar gördüğünü öğrendiğini, davacı tarafın zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiz talep ettiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğinden hükmedilecek faize ancak dava/ıslah/talep artırma tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, bu hususun göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini bildirerek davanın reddine, müvekkili lehine avukatlık vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... 'a usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi..., kusur bilirkişisi ..., taşıma bilirkişisi ... ve gıda mühendisi bilirkişisi ... tarafından sunulan 13.11.2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; "1 - Kusur Durumu Değerlendirilmesi Neticesinde : A – ... plakalı otomobil sürücüsü ...’in dava konusu ... plakalı çekicinin dorsesinde taşıdığı meyvelerin zararı ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, B – ... plakalı çekici ve arkasında bağlı bulunan ... plakalı dorse sürücüsü ...’ün çekinin arkasında dorsede taşıdığı meyvelerin zarar görmesi ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatini bildirir. Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. 2- Mali yönden yapılan inceleme neticesinde; davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davacının tarafıma ilettiği yazıda, 2023 yılındaki Mali Müşavirlerine ulaşamadıklarından davalı ile olan cari hesap hareketlerini sunamadıklarını bildirdiğinden bu hususta inceleme yapılamadığı, davalı ... ile davalı ... ün tacir olmaması nedeni ile bu hususta inceleme yapılamamış olduğu yönünde görüş ve kanaatim oluşmuştur. 3- Meydana gelen zararın davacı yanca ispatı gerektiği, zararın satın alma fiyatları, tedarik faturaları ile ortaya konulması halinde, tazminat için değerlendirilebileceği, 4- Somut olayda davacının davalı ile olan akdi ilişki, cari hesap ve taşıma sürecine dair fatura ve ödemeleri de ortaya koyamadığı, 5- Davacı ile davalı ... arasında taşıma sözleşmesi akdederek ...-İstanbul taşıması kararlaştırıldığı, davalı ...’ün ise fiili taşıyıcı olduğu süreçte trafik kazası ile zarar meydana geldiğin değerlendirilmekle, meydana gelen zarardan TTK m.888 gereği bu iki davalının müteselsil sorumlu olacağı, 6- Toplam taşınan emtianın Hal girişi olmasına karşın, TAM ZAYİ olduğu kabul edilecek olursa, 15.05.2023 tarihinde ... hal fiyatlarına göre davacının zarar iddiasını, emtianın niteliği, miktarı, satın alma fiyatları gibi hususlara göre ortaya koyması gerektiği, 7- Meydana gelen zararın taşınan yükte olduğu için trafik sigortası kapsamında da olmadığı, dosyada yük sigortası veya taşıyıcı sorumluluk sigortasına dair bilgi yer almadığı, 8- Davacı zararı ve tazminatın hesaplanmasında doğrudan zararlar ve malın çıkış yeri fiyatlarına göre hesaplama yapılmasının TTK m.880 ve devamı gereği olduğu, 9- Davacının davasının 1.000 TL üzerinden belirsiz alacak davası şeklinde ikame edildiği hususlarında takdir ve değerlendirmenin yüce mahkemeye ait olacağı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi İpek Kılınç, kusur bilirkişisi..., taşıma bilirkişisi ..., gıda mühendisi bilirkişisi ... ve ziraat mühendisi bilirkişisi ... tarafından sunulan 18.08.2025 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; "1 - Kusur Durumu Değerlendirilmesi Neticesinde : A – ... plakalı otomobil sürücüsü ...’in dava konusu ... plakalı çekicinin dorsesinde taşıdığı meyvelerin zararı ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, B – ... plakalı çekici ve arkasında bağlı bulunan ... plakalı dorse sürücüsü ...’ün çekinin arkasında dorsede taşıdığı meyvelerin zarar görmesi ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatini bildirir. Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. 2- Mali yönden yapılan inceleme neticesinde; davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davacının tarafıma ilettiği yazıda, 2023 yılındaki Mali Müşavirlerine ulaşamadıklarından davalı ile olan cari hesap hareketlerini sunamadıklarını bildirdiğinden bu hususta inceleme yapılamadığı, davalı ... ile davalı ... ün tacir olmaması nedeni ile bu hususta inceleme yapılamamış olduğu yönünde görüş ve kanaatim oluşmuştur. 3- Meydana gelen zararın davacı yanca ispatı gerektiği, zararın satın alma fiyatları, tedarik faturaları ile ortaya konulması halinde, tazminat için değerlendirilebileceği, 4- Somut olayda davacının davalı ile olan akdi ilişki, cari hesap ve taşıma sürecine dair fatura ve ödemeleri de ortaya koyamadığı, 5- Davacı ile davalı ... arasında taşıma sözleşmesi akdederek ...-... taşıması kararlaştırıldığı, davalı ...’ün ise fiili taşıyıcı olduğu süreçte trafik kazası ile zarar meydana geldiğin değerlendirilmekle, meydana gelen zarardan TTK m.888 gereği bu iki davalının müteselsil sorumlu olacağı, 6- Toplam taşınan söz konusu meyvelerin 15.05.2023 tarihinde İstanbul hal fiyatlarına göre toplamda 245.000,00 TL. lık zarar meydana geldiği, 7- Meydana gelen zararın taşınan yükte olduğu için trafik sigortası kapsamında da olmadığı, dosyada yük sigortası veya taşıyıcı sorumluluk sigortasına dair bilgi yer almadığı, 8- Davacı zararı ve tazminatın hesaplanmasında doğrudan zararlar ve malın çıkış yeri fiyatlarına göre hesaplama yapılmasının TTK m.880 ve devamı gereği olduğu, 9- Davacının davasının 1.000 TL üzerinden belirsiz alacak davası şeklinde ikame edildiği hususlarında takdir ve değerlendirmenin yüce mahkemeye ait olacağı, " yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından 18.11.2025 tarihli talep arttırım dilekçelerinde; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkları saklı kalmak üzere; belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada, müvekkilinin zararının belirlenebilir hale geldiğini, dava dilekçesinde talep ettikleri 1.000 TL maddi tazminatı 244.000 TL arttırarak 245.000 TL'ye çıkardıklarını, toplamda 245.000 TL tazminatın 15.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait 3.500 kg kayısı ile 3.500 kg eriğin İstanbul Bayrampaşa Sebze ve meyve haline taşınması hususunda davacı ile davalılardan ...'ın anlaştığının dosya içerisine sunulan ... tarafından düzenlenen sevk irsaliyesi ve diğer delillerden anlaşıldığı, taşıma işinin ... plakalı araç ile yapıldığı, davaya konu taşıma işi yapılırken 15/05/2023 tarihinde taşıma işini yapan ... plakalı aracın sürücüsü davalılardan ...'ün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, aracın devrilmesi ile sürüklenerek ... plakalı araca çarpmasıyla trafik kazasının meydana geldiği, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait taşınan meyvelerin zayi olduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillerin teknik yönden değerlendirilmesi ve davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının hesaplanması için kök ve ek rapor alındığı, alınan raporların mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, alınan raporlar doğrultusunda davaya konu kazada ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun anlaşıldığı, davaya konu taşınan ürünün meyve olması ve kazada ... plakalı aracın devrilip sürüklenmesi nedeniyle davaya konu meyvelerin zayi olmadan teslim edildiğinin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davacı tarafça ürünlerin zayi olduğu beyan edilmekle ürünlerin zayi olmadan sağlam bir şekilde teslim edildiğinin davalı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, ürünlerin tamamının zayi olduğu yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, yukarıda belirtildiği üzere meyvelerin taşınması hususunda davacı ile davalılardan ...'ın anlaştığının tespit edildiği, ... plakalı aracın kaza anında sürücüsünün davalı ... olduğu, yine ... plakalı aracı kaza tarihini kapsar şekilde araç maliki olan ...'dan davalı ...'ün ... 2. Noterliğinin .... tarih ... yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile üç yıllığına kiraladığı, kira sözleşmesinin uzun süreli olduğu ve davalı ...'ın araç işleteni sıfatını ortadan kaldıracağı, bu davalı ile aralarında taşıma işi yönünden sözleşme ilişkisi bulunduğunun somut ve yeterli delillerle de ispat edilemediği bu nedenle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, diğer davalıların taşıyıcı olarak sorumlu olacakları, bilirkişilerce raporda ... Şube Müdürlüğü'nden gelen fiyat bülteni doğrultusunda ortalama piyasa değeri tespit edilerek hesaplama yapıldığı yapılan hesaplama neticesinde toplam zararın 245.000 TL olduğu, bilirkişilerce TTK 882.maddesi kapsamında hesaplama yapılmış ise de ürünlerin tespit edilen ortalama piyasa değeri üzerinden hesaplanılan miktarın TTK madde 882 kapsamında yapılan hesaplamadan daha az olduğundan bu miktar yönünden talepte bulunulabileceği, davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de kazanın 15/05/2023 tarihinde meydana geldiği, davanın TTK'nun 930.maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı, yukarıda belirtildiği üzere davalılardan ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiği ancak davacı tarafça davanın araç malikine karşı açıldığı ve davanın araç maliki aleyhine açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davalı ... yararına vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği anlaşıldığından davanın ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 245.000,00 TL 'nin 15.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'den alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-245.000,00 TL 'nin 15.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 16.735,95 TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60 peşin harç ve 4.166,91 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.594,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.141,44 TL'nin davalılar ... ve ... 'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 peşin harç ve 4.166,91 TL ıslah harcının davalılar ... ve ... 'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 26.449,50 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... 'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davalılar ... ve ... 'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı asil ... ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır