T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/98 Esas
KARAR NO : 2025/359 Kar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2024
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 08/02/2024 tarihli dava dilekçesinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından satımı yapılan ve teslim edilen malların karşılığı olan bir kısım faturaların bedeli defalarca talep edilmesine rağmen davalı tarafça ödenmediğini, davalı Esnaf Sanatkarlar odasına kayıtlı bir esnaf olup servis taşımacılığı işi ile iştigal ettiğini, ancak davalı tarafın yaptığı iş hacmi itibariyle ticari nitelikte alım satım işleri yaptığını, alım satıma konu edilen araçların tamamı otobüs gibi ticari nitelikli araç olduğunu, bu çerçevede davacı şirket ile davalı arasındaki işin, ticari nitelikte bir iş olduğunu, davalının vergi dairesi kayıtları celp edildiğinde bu hususun netlik kazanacağını, davacının, davalı taraftan ticari alım satıma dayalı 299.300,00-TL alacağı bulunduğunu, faturaların davalı tarafa teslim edilmişse de ödeme yapılmaması sebebiyle icra takibine konu edildiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan ve cari ekstre faturaya dayalı alacağın ödenmemesi üzerine, davalı borçlu aleyhinde ... 34. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız bir şekilde icra takibine itiraz edilmesi neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını, yapılan takibin haksız olduğunu, takibe, borca ve işlemiş faize ile ferilerine itiraz ettiklerini beyanla takibin durdurulmasını talep ettiğini, ancak davalının bahsi geçen itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi aynı zamanda maddi gerçekliğe de uygun düşmediğini, davalının gerçeklikten yoksun olan itirazlarının haksız olup ödemeyi geciktirmek veya hiç ödememek olduğunun tartışmasız olduğunu, ticari defter kayıtlarından da görüleceği üzere davalı tarafın ödeme yapmadığını, faturalara hiçbir şekilde itiraz etmeyen, malları teslim alan davalının itirazlarının bu itibarla haksız ve dayanaksız olup itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, takibe konu edilen borç ve borcun miktarı; davalıya iletilen faturalar, cari hesap ekstresi, ticari defterler ve diğer yasal delillerle sabit olduğunu, icra takibine haksız olarak itiraz eden ve takibin durmasına sebebiyet veren davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, takibe konu asıl alacağın likit bir alacak olduğunu, bu nedenle davalı tarafın İİK m. 67/2 uyarınca dava değerinin %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, borcunu ödemekten kaçınan davalının açılacak davaları ve takipleri semeresiz bırakmak amacıyla mallarının büyük bir kısmını kaçırdığını öğrenmiş bulunduklarını, davalı adına kayıtlı bulunan çok sayıda araç bulunmaktayken borcun doğum tarihinden sonra araçları yakın akrabalarına veya arkadaşlarına, yakın çevresine devretttiğini, davalıya daha önceden satılan ancak davalı tarafından bedeli ödenmeyen ...plakalı araçla birlikte yine adına kayıtlı bulunan ve sayısı tam olarak tespit edilemeyen onlarca aracı da devrettiğini, ... plakalı ... yolcu taşıma otobüsünü kardeşi olan ...'a devrettiğini, akabinde de aracın plakasının değiştirildiği yeni plakanın ... olarak tescil edildiğinin tespit edildiğini, yukarıda belirttiğimiz 2 adet araç dışında tespit ettiğimiz ..., ... VE...plakalı 3 adet aracını da yakın zamanlarda devrettiğini, davalının devrettiği bu araçlar genel olarak yolcu taşımacılığında kullanılan araçlar olup, değerleri itibariyle borcu karşılamaya yetecek miktarda olduğunu, davalının açıkça mal kaçırdığı sabit olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmemesi durumunda adına kayıtlı bulunan diğer malları da devredeceği endişesi taşıdıklarını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, belirtilen maddi ve hukuki gerekçelerle fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davalı tarafın mal kaçırması sebebiyle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, 299.300,00TL alacak için davalı-borçlunun araç, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacalarının ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden ve tüm ferileri ile birlikte aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda TTK. M. 1530 uyarınca ticari temerrüt faizi uygulanmasına, davalı-borçlu itirazında haksız olduğundan, dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 05/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; TTK m. 18/3 uyarınca;“Tacirler arasında, diğer tarafi temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.” Denildiğini, bunun dışında kalan ihbar veya ihtarlarda kanun koyucunun herhangi bir şekil şartı öngörmediğini, Sayın Mahkeme huzurundaki söz konusu haksız davada, davalının, davacı tarafa böyle bir borcunun bulunmadığını, borca itiraz ettiğini süresinde sözlü olarak ilettiğini, buna rağmen davacı tarafın haksız bir şekilde davalıya karşı icra takibi yaptığını, davalının itirazı sonucunda icra takiplerinin durduğunu, davalının, davacı tarafa bir borcunun olmadığını defaten ifade etmesine rağmen davacı tarafın huzurdaki takibi devam ettirerek davalıyı mağdur ettiğini, davalının çevresinde tanınan borçlarına sadık ve saygın bir iş insanı olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, haksız açılan davanın reddine, davacının itirazında haksız olduğundan, dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile mahkum edilmesine, İhtiyati haciz talebinin reddine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE/
Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davacı tarafından davalıya mal satıldığı ve fatura kesildiğini davalının mal karşılığı fatura bedellerini ödememesi sebebiyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir.
... 34. İcra Müd. ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ..., borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu alacak kaleminin cari hesaptan kaynaklı 299.300,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan icra takibine davalı tarafın 109/09/2022 tarihli dilekçesi ile takip alacaklısına borcunun olmaması sebebiyle talep edilen alacak miktarının tamamına ve ferilerine itiraz etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların tacir araştırması yapılmış ve tacir araştırması neticesinde gelen cevabi yazılarda tarafların tacir oldukları ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığını belirtmiştir taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda bir itilaf olmayıp itilaf davacı tarafın faturalardan kaynaklı davalıdan bir alacağının olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Davacı taraf sözleşme ile hizmet sunduğu ispatlamıştır.
Dosya davacının davalıdan alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişiye gönderilmiş bilirkişinin davalı defterleri incelenerek dosyaya sunduğu 21/02/2025 tarihli raporda Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin incelenmesinde davalı ile aralarında 2016 yılından 2020 yılına kadar ticari ilişkilerinin olduğu davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalıdan takip konusu edilen 299.300,00.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, Davaya konu asıl alacak yönünden; davacının davaya konu asıl alacak tutarı olan 299.300,00.-TL alacaklı olacağı tespit edildiği yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Davalı, defter sunması için yapılan ihtarata rağmen taraf bilirkişi incelemesi için defter sunmamıştır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Dosyamızda davacı tarafın defterleri usulune uygun olarak tutulmuş olup bilirkişi raporu ile incelemede de davacı tarafın davalıdan 299.300,00 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş davalı taraf HMK 222/3 maddesi gereğince ticari defterlerini mahkememize ibraz etmemesi sebebi ile HMK 222/3 maddesinde davacının defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilebileceği kanaatine varılmış ve davacı tarafın defterleri ile davacı taraf davalıdan 299.300,00 TL alacaklı olduğunu ispatlamıştır. Bu sebeple Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün ... sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 299.300,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 299.300,00 TL'ye takip tarihinden itibaren reoskont avans faizi işletilmesine, taraflar arasındaki alacak ilişkisi likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 59.860,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ,
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün ...sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 299.300,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 299.300,00 TL'ye takip tarihinden itibaren reoskont avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 59.860,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 20.445,18-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.614,80-TL harcın ve icra dosyasında alınan 1.496,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.333,88-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 3.614,80-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.178,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 47.888,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır