T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/108 Esas
KARAR NO: 2025/407 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 12/02/2025
KARAR TARİHİ: 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...adresinde 20.02.2024 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratıldığını, hasar tespitine ilişkin olarak müvekkili şirketin yetkililerince tutulan tutanaklar ve belgelerin tümü dilekçeleri ekinde yer aldığını, bu zarara ilişkin olarak taraflarınca ... 37. İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emri borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, takibin durduğunu, 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, dosyanın 20.11.2024 tarihinde son oturumu gerçekleştirildiğini, davalı taraf ile arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamamış olduğundan görüşmelerin sonlandırıldığını, borçlunun ödeme emrine itirazının haksız olduğunu, davalı taraf her ne kadar haksız fiilinden, zarardan, borçtan ve kusurundan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmadığını, hem de icra takibine itiraz ederek kötü niyetini sürdürdüğünü, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... adresinde 20.02.2024 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratıldığını, müvekkilinin Hazine ve Maliye Bakanlığı ve devlet nezdinde Kamu İşletmeleri listesinde yer aldığını, söz konusu listenin tetkikinden de görüleceği üzere, şirketleri ..., Devlet nazarında %86,68 kamu payına sahip bir işletme olarak görüldüğünü, müvekkili şirketin bir kamu şirketi olduğunu, bu bağlamda müvekkili şirketin ve personeli tarafından tutulan tutanakların aksi ispat edilinceye kadar doğruluğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı tarafca yapılan kazı çalışması esnasında müvekkiline ait yer altı şebekeleri, davalının ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar gördüğünü, müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiğinin açık olduğunu, müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesini, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalışıldığını, ancak davalı müvekkilininin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkilinin zararı gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, alacak miktarı belli olduğundan davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulünü, davalıların ... 37. İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptalini ve takibin devamını, % 20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili İdare ... Genel Müdürlüğü 2560 Sayılı...Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun ile kurulduğunu, kamu tüzel kişisi ise, devlet tarafından kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak idare tarafından kurulan, kamu yararının gerçekleşmesi için çalışan, kamu gücü ve ayrıcalıklarına sahip olması dolayısıyla özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerinden üstün konumda olan hukuki varlıklar olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıalarla esasen ortada bir hizmet kusuru olduğunu iddia ettiğini, uyuşmazlık mahkemesinin bu konudaki görüş değişikliğine istinaden, kararı sundukları derdest davalarının hemen hepsinde davanın usulden reddi yönünde kararlar verildiğini, müvekkili idare ... Genel Müdürlüğü 2560 sayılı Kanunla kurulu bir kamu kurumu olup, bütün hizmet, görev ve işlemlerini bu kanun kapsamında yerine getirdiğini, Personeli de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereği devlet memurları olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın, sigortalısının uğradığını iddia ettiği hasarın meydana gelmesinde müvekkili idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, Uyuşmazlık Mahkemesinin yukarıda değinilen kararı gereğince idari yargıda görülerek çözüme bağlanması gerektiğini ve mahkeme huzurunda davanın görülmesi usule ve uyuşmazlık mahkemesi içtihadına aykırı olacağını, bu nedenle mahkememizin, huzurdaki davanın, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının tazminat talebi zamaşımına uğradığını ve dava hak düşürücü süresi içerisinde açılmadığını, iddia olunan hasar tarihi itibariyle ileri sürebileceği talepleri zamanaşımına uğradığından, süresinden açılmayan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, eğer mevcut ise söz konusu zarara idarelerinin neden olmadığını, zarar ile idareleri eylem ve işlemleri arasında illiyet bağı olmadığını davacının davası usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini, davacının davasını hasar iddiasına dayandırmakta ise de tazmini istenen zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu deliller tek taraflı deliller olduğunu, davacı davasını ispat edecek nitelikte bilgi ve belge sunmadığını, davacı zarara uğradığı iddiasını, dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edemediğini, davacının zarara uğradığı iddiasını ve buna ilşikin yaptığı masraf ve ödeme var ise bunları ispat etmesi gerektiği gibi idarenin bu hasardan sorumluluğunu da ispat etmesi gerekli olduğunu, oysa, idare söz konusu hasardan sorumlu olmadığını, davacı vekili tarafından idareleri aleyhine açılan davada 1.694,27-TL hasar bedelinin faizi ile birlikte tazmini talep edilmişse de idarelerinin ne olayın sorumlusu ne de kanun gereği tazminatın borçlusu olduğundan, aleyhlerine açılan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkil idarenin iddia olunan hasar ile hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, söz konusu adreste açık tranşe fotoğrafında da görüldüğü üzere çalışma esnasında ... A.Ş. ye ait tesis üzerinde herhangi bir uyarıcı bant, kum dolgu vb. malzemeler olmadığı için kazı çalışması esnasında tesis olduğu farkedilemediğini, dolayısıyla ... A.Ş. altyapının teknik şartnamesine uygun olarak döşendiğini, çalışma ruhsatından da anlaşılacağı üzere... A.Ş’nin ruhsat üzerinde kurum görüşü bulunmadığını, müvekkili İdarenin BK 66. maddesi anlamında bir denetim ve gözetim yetkisinden bahsedilemeyeceğini, idarelerinin bir kamu kuruluşu olduğunu, inşaat isleri ile uğraşmadığı için bu isi ihale yönetmeliğine uygun olarak gerekli yeterlilik belgelerini ibraz ederek ihaleyi alan firmaya verdiğini, bu işi yapacak kişilerin müvekkili idarenin gözetim ve denetiminde olmadığını, idarelerinin sadece isin teknik şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyebildiğini, bunun dışında bir denetim ve gözetim söz konusu olmadığını, söz konusu oluşan zarar ve ziyandan yüklenici firma sorumlu olduğundan, davanın husumet bakımından reddini talep ettiklerini davacı ... A.Ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediğini, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığını, talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygun olduğunun şaibeli olduğunu, davacının kendi kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek öncelikle yargı yolu ve görev itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesini, dava şartı yokluğundan davanın reddini, davanın usulden ve icra inkar tazminatı da dahil olmak üzere tüm talepleriyle birlikte esastan reddini, davanın ünvan ve adresleri belirtilen yüklenici firmalara ihbarına; a-) ... ŞİRKETİ Mersis No: ..., Elektronik Tebligat Adresi: ... Adres: ... b-) ... ŞİRKETİ Mersis No: .. Elektronik Tebligat Adresi.. Adres: ..., 4- müvekkili idare aleyhine kötü niyetli olarak icra takibine girişen ve yaptıkları itirazı haksız şekilde dava konusu eden davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirilen ... 37. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 11.203,41-TL hasar bedeli ve 5.433,34 TL faiz olmak üzere toplam 16.636,75-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davasında 16.636,75-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi 02/06/2025 tarihli raporunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının yer altı kablo tesisatında meydana gelen arızaların davalının sorumlusu olduğu bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile, hasara ilişkin yapılan onarım bedellerinin piyasa rayiçlerinde uygun bedeller olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, Dosyada bulunan bilgi ve belgelerle taraf beyanlarından elde edilen bulgulara göre, davacının yer altı iletişim kablosu ve tesisatında hasar meydana geldiğini beyan ettiği adreste davalı yüklenicisi ... Şti. ...A.Ş. İş Ortaklığı tarafından yürütülen bir alt yapı yenileme çalışması olduğu anlaşılmakla, oluşan hasarın da bu alt yapı yenileme çalışmasındaki kazı çalışmasından kaynaklandığı ve sorumluluğun da dava ihbar edilen bu şirkette olduğu, Davalı ile dava ihbar edilen yüklenicisi şirket arasındaki anlaşma veya iş ilişkisinin taraf olmayan davacı yönünden bağlayıcı olup olmadığı konusundaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Yapılan hesaplamalar sonucunda, 20/02/2024 tarihli hasarın onarımına ilişkin talep edilebilir malzeme işçilik bedelinin 7.283,82.-TL, 20/08/2024 takip tarihi itibariyle alacak miktarının 9.065,66 TL olduğu hesaplanmıştır, şeklinde rapor ibraz etmiştir.
HMK 282.maddesi gereği hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, Dosyada aldırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davaya konu yerde yüklenici ... A.Ş. Ortaklığı tarafından rabıt yenileme çalışması yapıldığı ve bu şirketlerin davalı ...'ye gönderdiği yazı cevabı ile söz konusu adreste yapılan çalışma neticesinde davacıya ait yeraltı tesis ve kablolarına zarar verildiği, hasara sebebiyet verenin ... olduğunun dosyada bulunan tutanak, fotoğraf ve bilirkişi raporuyla sabit olduğu ve kazının davalı şirket tarafından yapıldığı ve kazı neticesinde davacının alt yapı tesisine zarar verildiği, davalının kazı işinin 3. Şahıs firmaya yaptırmasının davalının gözetim ve denetim yükümlülüğünü kaldırmayıp bu durumun davalı ile ihbar olunan 3. Kişi arasında iç ilişki olduğu ve kazıyı ihbar olunun şirketin yaptığı iddiasının davacıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafın talep ettiği 11.203,41 TL'nin incelenmesinde 5.250,02 TL kullanılan malzeme gideri, 93,38 TL firma malzeme gideri, 5.854,97 TL firma işçilik gideri, 5.04 TL firma zararından oluştuğu, bilirkişi vasıtasyla yapılan incelemede davcının malzeme gideri olan 1.428,85 TL ve dosyaya sunulan 27/03/2024 tarihli fatura ile davacının ödemiş olduğu faturada işçilik bedelinin de yer alması sebebiyle işçilik bedeli olan 5.854,97 TL olmak üzere toplam 7.283,82 TL zararının oluştuğu ve davacının bu zarara haksız fiil tarihinden itibaren tarafların tacir olması sebebiyle ticari avans faizi talep edebileceği anlaşılmakla, davacının bilirkişi raporu ile de tespit edilen 7.283,82 TL asıl alacak ve 1.781,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.065,66 TL tutarda alacaklı olduğu kanaatine varılmış, taraflar arasındaki alacağın likit olmaması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına yer olmadığına karar verilmiş, Reddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçluların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalıların ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 7.283,82 TL asıl alacak ve 1.781,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.065,66 TL üzerinden devamına, asıl alacak 7.283,82 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Reddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçluların kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE
3- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 619,27-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 3,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.065,66 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 7.571,09 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.757,5 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 3.137,26-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin arabuluculuk dosyasında 12 dosya yönünden arabuluculuk görüşmesi yapılması sebebiyle dosyamız için sarf edilen 300,00 TL'nin kabul-red oranına göre 163,47 TL'sinin davalıdan, 136,53 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 20/06/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır