T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/109 Esas
KARAR NO: 2025/627
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 12/02/2025
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 12.02.2025 Tarihli dava dilekçesinden özetle; ... sokak kesişimleri ... adresinde 04.09.2023 tarihinde davalı ... tarafından yürütülen iş kapsamında ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmasında Davacı şirkete ait tesislerin hasara uğratıldığını, hasara ait tutanakların şirket yetkililerince düzenlendiğini, zarara ilişkin olarak ... 26. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile davalıya ödeme emri gönderildiğini, icra takibine davalı kurumca itiraz edildiğini beyan ile davalının itirazlarının iptallerini istemiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 28/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde; Dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin kendileri olmadığını, idarelerinin bu bölgede çalışması olmadığını anılan bölgede anılan tarihlerde çalışma yapan firmanın ...Tic Ltd Şti olduğunu, karşılıklı kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin projesine ve tekniğine uygun yapılıp yapılmadığının gerekirse yerinde kazı yapılarak incelenmesi gerektiğini, davacı şirketin tesisatının yönetmeliklere uygun döşememesi sebebiyle kusurlu olduğunu, davacının belgeleri incelendiğinde kullanılan malzeme ve yapılan işlerin çelişkili olduğunu, alacağın tek taraflı tutulmuş tutanaklara dayandırıldığını, asıl alacağa yüksek faiz istendiğini beyan ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İhbar Olunan vekili mahkememize 26.05.2025 tarihli dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin davaya konu hasarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ... tarafından kendilerine yönlendirilen iddiaları kabul etmediklerini, hasarın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğun araştırılması gerektiğini, hasarın giderimi için yapılan harcamaların kadri maruf olup olmadığının incelenmesi gerektiğini beyan ile davanı reddini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENİDİRİLMES VE GEREKÇE :
Dava, Davalı şirketin davacı şirkete ait tesise zarar verdiği iddiasıyla zarar bedelinin tahsiline yönelik davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Dosyamız arasına alınan davaya konu ... 26. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyanın incelenmesinde; 58.056,03 TL Asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) , 24.151,71 TL gecikme bedeli, toplam alacak olmak üzere 82.207,74 TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalı/borçlunun icra takibine, yetkiye ,asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 12/05/2025 celse tarihli ara kararı ile; Dosyanın Elektrik Mühendisi ...'na bilirkişiye tevdi edilmiş ise de mahkememiz 12/06/2025 tarihli ara kararı doğrultusunda, Bilirkişi ...'nun görevinden affı ile yerine dosyanın ...'na tevdine karar verilerek, davacının davalıdan talep edebileceği bir zarar bedelinin olup olmadığı, davacı şirketin alt yapısında meydana gelen zarara ilişkin davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişinin mahkememize sunduğu 07/07/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı kurumun veya onun yüklenicisi tarafından yapılan kazı çalışması sırasında yeraltı tesislerine zarar verdiği, yolunda değerlendirme yapmaya imkan verecek dosya içinde herhangi bir veri bulunmadığı, dolayısıyla davalının kusurlu davranışı nedeniyle davacının tesislerine zarar verdiği belirlenemediğinden , herhangi bir ödeme yükümli oluşmadığı, Davanın gelişimine göre , Davalının , dava konusu adreste çalışma yaptığı ve çalışma yaparken davacı kurumun yeraltı tesisine zarar verildiği ve bu durumun davalı için ödeme yükümlülüğü doğuracağı kanaatine varılması halinde ; Davalının, davacı kurumdan nezaretçi ve kazı çalışması için izin almadığı dolayısıyla hasarın oluşmasında %100 kusurlu olduğu, hasarın gerçekleşmesinde, olay ile Davacının herhangi bir eylem, işlem ve davranışı arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının karşı kusurunun bulunmadığı, Dava konusu hasar nedeniyle davacının uğradığı zararın giderilmesi için davalının takip tarihleri itibariyle ödeme yükümlülüğünün; Davacının, davaya konu hasarı kendi personeli ile gidermesi durumuna göre ; Hasar Bedeli/Asıl Alacak 34.280,81 TL Gecikme faizi 12.030,90 TL olmak üzere toplam 4631171 TL olduğu davacının , davaya konu hasarı yüklenicisi aracılığı ile gidermesi haline göre; hasar bedeli/asıl alacak 58.056,03 TL, gecikme faizi 20.374,84 TL olmak üzere toplam 78.430,87 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını beyan ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça ...sokak kesişimlerisssadresinde 04.09.2023 tarihinde davalı ... tarafından yürütülen iş kapsamında ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmasında müvekkili şirkete ait tesislerin hasara uğratıldığından bahisle zarar bedelinin talep edildiği, davalıya yöneltilen iddianın hukuki niteliği itibari ile haksız fiil olduğu, haksız fiilden sorumluluğun söz konusu olabilmesi için haksız eylem, zarar, kusur ve illiyet bağı olgularının her birinin mevcut olması gerektiği, somut olayda davalı tarafça davacıya ait tesise zarar verildiği iddiasının kabul edilmediği, davacı tarafça dosyaya sunulan fotoğraflardan da davalı çalışanları veya ihbar olunan şirket çalışanları tarafından anılan mahalde çalışma yapıldığının anlaşılamadığı,... Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen yanıtta da olay tarihi itibari ile dava konusu mahalde kazı yapılmak üzere verilmiş bir çalışma izni olmadığının bildirildiği, davacı çalışanları tarafından tutulan tutanakta her ne kadar davalı tarafından yapılan çalışma sonucu hasar oluştuğu belirtilmiş ise de, buna dair somut bir veri, bulgunun tutanakta mevcut olmadığı, tek taraflı tutulan tutanağın da delil kuvveninin bulunmadığı, bu hali ile bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde davalı veya davalının anlaşmalı olduğu başkaca bir kişi / kurum tarafından gerçekleştirilen haksız eylemin varlığı ispat edilemediğinden, davacının icra takibine itirazın iptali davasının reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin olarak alınan harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 377,47 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf, reddedilen davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzene karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.