T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/116 Esas
KARAR NO: 2025/825
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2025
KARAR TARİHİ: 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 18.02.2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin inşaat ve yapıların güçlendirilmesi işi ile iştigal ettiğini, aynı zamanda malzeme satışı da yaptığını, davalı şirketin müvekkiline takip konusu faturaların içeriğinde belirtilen nitelik ve miktarda karbon fiber uygulama işi yaptırmış ve müvekkilinden bir kısım malzeme alımı yapmış olduğunu, ancak müvekkilince düzenlenen fatura bedellerini ödememiş olduğunu, faturalar yönüyle ... 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafça takibe itiraz edilmiş olduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın 96 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 21.02.2025 tarihli cevap dilekçesinde;
Müvekkili şirketin maden sahasının güçlendirilmesi amacıyla davacı şirketle görüşmeler yapılmış ve davacı şirketçe müvekkilinin maden sahasına “numune” olarak fatura bedellerinin çok altında güçlendirme işlemi yapılmış olduğunu, davacı tarafça yapılan işlem için 10-15 gün deneme süresi öngörülmüş olduğunu, müvekkili firmanın bu süre zarfında maden sahasında çalışma ve kesim yaparken davacının numune olarak yapmış olduğu alanın işlemlere dayanamayarak yıkılmış olduğunu, müvekkili firmanın ise bu durum neticesinde davacı taraftan her hangi bir hizmet alımı gerçekleştirmemiş olduğunu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin de bulunmadığını, müvekkilinin davacı firmanın güçlendirme işi konusunda bilgi ve tecrübesinin olmadığını sonradan öğrenmiş ve yapılan numune de yıkılmış olduğu için sözleşme yapılmamış olduğunu, müvekkili firmanın davacı tarafça düzenlenen faturaları icra takibi neticesinde görmüş ve davacı taraftan hizmet alımı gerçekleşmemiş olduğundan takibe itiraz etmiş olduğunu, davacı tarafça yapılan numune iş için her hangi bir ücret kararlaştırılmadığı ve numunenin sağlam olması halinde işin ne miktarda ve hangi bedelle yapılacağının sonradan kararlaştırılacağının konuşulmuş olduğunu, davacının yaptığı numune alanın kesim esnasında yıkılması sebebiyle de müvekkili ile davacı arasında sözleşme yapılmamış olduğunu, davacı taraf işi yapmamış olduğu gibi düzenlediği faturaların da emsal değerlerin çok üzerinde olduğunu, faturalarda gösterilen taşınır malların da müvekkiline teslim edilmemiş olduğunu beyan ederek davanın reddi ile davacı şirket aleyhine 96 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının tahsiline yönelik davalı aleyhine ikame edilen ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir.
... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde, 1.743.643,5 asıl alacak , 100.412,73 işlemiş faiz, toplam 1844.056,23 olmak üzere icra takibinin başlatıldığı, takibin sebebi olarak "21.10.2024 tarihli 458.510,00 TL bedelli fatura, 20.11.2024 tarihli 262.830,00 TL bedelli fatura, 27.11.2024 tarihli 445.700,00 TL bedelli fatura, 20.11.2024 tarihli 576.603,50 TL bedelli 4 adet fatura. 1.743.643,50 TL" gösterildiği, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalı/borçlunun icra takibine, yetkiye ,asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu, davacı tarafça İİK 67 maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/04/2025 tarihli ara kararı ile, Dosyanın ... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesine talimat yazılarak, davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacı ile davalı arasındaki faturalara ilişkin inceleme yapılmak suretiyle faturalardan kaynaklı davacının alacağının mevcut olup olmadığına dair rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, Mali müşavir bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle; Davalı şirketin 2024 yılı Ticari Defterlerini zamanında açılış tasdiklerini yaptırdıkları ve lehlerine delil teşkil edebileceğinin görüldüğü, davalı şirketin süresi henüz bitmemesinden dolayı 2024 yılı kapanış tasdiklerini yaptırmadığı bunun da aleyhine bir durum teşkil etmeyeceği, dosyada bulunan faturaların davalının ticari defterlerinde görülmediği, davacı firmanın davalı firma ile 2024 yılında herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı görüldüğü yönünde görüş ve kanaatlerini içerir raporu sunduğu görülmüştür.
Mahkememiz 29/09/2025 celse tarihli ara kararı ile; Dosyanın Mali Müşavir bilirkişi ...'a tevdi edilerek; Davacı taraf defter ve belgeleri, ticari defter kayıtları ile taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibinde takibe konu edilen alacağın mevcut olup olmadığı, davacının alacağı mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen 21/12/2025 tarihli raporda özetle, dosya içeriğinde takip dayanağı faturalara konu mal ve hizmetin davacı tarafa verilmiş olduğunu ispatlar nitelikte her hangi bir belge bulunmadığından davacı tarafın alacak iddiasına yönelik her hangi bir tespitin yapılamadığı, davacı tarafça iddia edilen işin yapılıp yapılmadığının tespitine yönelik olarak mahallinde keşif ve teknik bilirkişi incelemesi yaptırılması hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, davacı tarafça iddia edilen işin yapılmış olduğunun kabulü durumunda taraflar arasındaki ticari ilişki eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilecek olup, sözleşme ile belirlenmiş ödeme vadesi veya ihtar söz konusu olmadığından davacı tarafın takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, ancak sayın mahkemenin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi mal veya hizmet tedariki olarak nitelendirmesi durumunda TTK 1530/4 hükmü uyarınca davacı tarafın talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 13.001,58 TL olabileceği yönünde görüş ve kanaatlerini içerir raporunu sunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; dava fatura alacağının tahsiline yönelik davalı aleyhine ikame edilen ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına davalının borca itirazının iptali istemine ilişkin olup, takip talebinde alacağı sebebi olarak "21.10.2024 tarihli 458.510,00 TL bedelli fatura,20.11.2024 tarihli 262.830,00 TL bedelli fatura, 27.11.2024 tarihli 445.700,00 TL bedelli fatura, 20.11.2024 tarihli 576.603,50 TL bedelli 4 adet fatura. 1.743.643,50 TL" gösterildiği, itirazın iptali davalarının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup, takipte iddia edilen alacak ile sınırlı olarak yargılama yapılabileceğinden, fatura alacağının varlığına yönelik yapılan tahkikatta tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında davacı ticari defterlerinden takip konusu 4 adet fatura davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça
yapılan bir ödeme söz konusu olmadığından takip tarihi itibarıyla davacı şirket davalıdan
fatura bedelleri toplamı kadar (1.743.643,50 TL) alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerinden ise takine konu faturaların davalının ticari defterlerinde görülmediği, davacı firmanın davalı firma ile 2024 yılında herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı görüldüğü bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda, davacı tarafça takibe konu faturaların, taraflar arasındaki anlaşma gereği müvekkili tarafından davalıya karbon fiber uygulama işi yapılması ve bir kısım malzeme alımı yapılması nedeniyle tanzim edildiğinin iddia edildiği, davalı ise akdi ilişkinin ile birlikte iş yapımı ve malzeme teslimi iddialarının inkar edildiği, taraflar arasında fatura konusu işe ilişkin düzenlenmiş bir yazılı sözleşme bulunmadığı, işin yapıldığı ve malzeme alımı yapıldığına dair yazılı delil de ibraz edilmediği, her ne kadar bilirkişi raporlarının alınması sonrasında "ek delil" yolu ile bir takım whatsapp görüşme kayıtlarına ilişkin kayıtlar sunulmuş ise de, tahkikat aşamasında sunulan delillere davalı tarafça muvafakat edilmediğinin bildirildiği, taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, böylece davacının alacak iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine, her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, takibin davacı tarafça kötü niyetle başlatıldığının davalı tarafça ispat edilemediği, nitekim dava konusu edilen alacağın da ispat edilememiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi karşısında şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 21.656,2 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 276.167,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.08/12/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.