T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/17 Esas
KARAR NO: 2025/571 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2025
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle : Taraflar arasındaki 21.08.2023 tarihli ve ...numaralı sözleşme ile davacı döküm ürünlerini üretmeyi; ... şirketi ise satış bedeli olarak KDV dahil 235.351,08-USD ödemeyi kabul ettiğini, davacı davalı ile aralarındaki sözleşmeye uygun şekilde üretimi tamamlasa da, davalı 15.09.2023 tarihli e-mail ile hiç bir gerekçe göstermeden keyfi şekilde sözleşmeyi iptal ettiğini, davacı ... 3.Noterliğinin ... gün ve ... Yev sayılı ihtarı ile (EK-3) sözleşme iptali isteminin kabul edilemeyeceği, ürünlerin teslime hazır olduğu ve sözleşme gereği ürünlerin teslimi için bilgi verilmesi ve ürünlerin teslim alınmasını ihtar ettiğini, ihtara herhangi bir olumlu veya olumsuz dönüş olmaması üzerine ... 3.Noterliğinin ... gün ve ... Yev. Sayılı ihtarı (EK-4) ile ürünlerin 3.gün içerisinde teslim alınması aksi takdirde T.B.K 107 maddesi gereği tevdi mahalline ürünlerin teslim edileceği ihtar edildiğini, ihtara da karşı taraftan herhangi bir dönüş olmadığını, davacı tarafından sözleşme gereği üretilen döküm ürünleri 14.11.2023 tarihli ..., ... ,... numaralı sevk irsaliyeleri ile ... Tic.Ltd.Şti.'nin işletmekte olduğu ardiyeye sevk edilerek teslim edildiğini, mal teslimi ile birlikte davacı tarafından 14.11.2023 tarihli ... , ... ,... nolu faturalar ile toplam 221.987,40.-USD davalıya e-fatura kesildiğini ve sistem üzerinden tebliğ edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davacı tarafından döküm ürünleri üretildiğini, sevkiyata hazır hale getirildiğini ve bu aşamada, davalı tarafından hiç bir neden belirtilmeksizin sözleşme feshedildiğini, işbu fesih iradesi davacı tarafından kabul edilmediğini, sözleşme konusu mallar, ardiyeye teslim edilerek fatura edildiğini, davacı ve davalı tarafından kesilen faturalara hiç bir itirazı olmadığını, fatura bedellerinin de ödenmediğini, yukarıdaki nedenlerle davalarının kabulü ile şimdilik 5.000,00-USD alacağın fatura tarihi olan 14/11/2023 tarihinden itibaren USD üzerinden ticari avans faizi ile birlikte davalıdan (USD alacaklarının ödeme günündeki T.C.M.B. Efektif satış kuru üzerinden) tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından savunma dilekçesinde özetle İtirazın iptali davasının dava dilekçesi taraflarına ...ile tebliğ olduğunu, süresi içerisinde cevapları ve ilk itirazları sunma gereği taraflarına hasıl olduğunu, sözleşmeye konu sipariş davalı tarafından iptal edildiğini, sözleşme uyarınca da hukuka uygun şekilde iptal bildirimi davacıya yapıldığını, iptal ettiği sipariş sebebiyle davalının herhangi bir ödeme yapması da beklenemeyeceğini, davacının iptal edilen siparişe dair ödeme talep etmesi dayanaksız olduğu ve reddi gerektiğini, davacının dosyaya sunduğu e-irsaliye ve faturada ne davalının ne de davacının imzası bulunmadığını, tarafların imzası bulunmayan fatura ve irsaliye kabul edilmemiş sayılacağını, işbu irsaliyenin veya faturanın her iki tarafça da imzalandığı tarih kabul tarihi olduğunu, her iki tarafça da imza atılmadığından herhangi bir kabul tarihi söz konusu olmadığını, davacı tarafından tedarik yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve kabul işlemi yapılmadığından davalının borcu bulunmadığını, davacı uyuşmazlığa konu ürünlerin teslim edildiğini ispatlayamadığını, dosya kapsamında davalının ürünleri teslim aldığını gösterir, kaşeli imzalı bir sevk irsaliyesi bulunmadığını, bunun yerine 3. Kişiye teslim ettiğini iddia eden birtakım evraklar sunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan e-İrsaliye'de ise aynı şekilde Teslim Eden ve davalıdan Teslim Alanın imzaları bulunmadığını, 3. Kişiye Sözleşmeye konu siparişlerin teslim edildiğine dair birtakım evraklar sunulduğu iddia edildiğini, davacı dava dilekçesinde dosyaya sunulan fatura ve irsaliyelerin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve dava konusu alacağın varlığını ispatladığı belirttiğini, dava konusu alacağın doğması için malların davalıya teslimi gerekmekte olduğunu, davacı kendi üzerine düşen teslim borcunu yerine getirmediğini, iddia ettiği gibi malların davalıya teslim edildiğini yazılı delille ispatlayamadığını, dosya kapsamında icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını, icra inkâr tazminatının talep edilebilmesi için alacağın likit olması, yani, muayyen olması gerekli olduğunu, alacağın bilirkişi marifetiyle hesaplanması alacağın likit olmadığı anlamına geleceğini, yukarıdaki nedenlerle esasa ilişkin tüm itirazları göz önüne alınarak davanın reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın icra inkâr tazminatı talebinin reddini, dava konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmektedirler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı taraf, taraflar arasında 21/08/2023 tarihli sözleşme kapsamında davacının döküm ürünlerini üretmeyi üstlendiğini, davalının da 235.351,08 USD ödemeyi kabul ettiğini, davacının ürünleri üretmesine rağmen davalı tarafın 15/09/2023 tarihli e- mail ile sözleşmeyi iptal ettiğini, davalıya ürünlerin teslime hazır olduğunu belirterek ürünlerin teslim alınmaması halinde tevdi mahalli tespit edilip ürünlerin tevdi mahalline teslim edileceğinin bildirildiği ve ürünlerin 14/11/2023 tarihinde... Ltd. Şti'ne ait ardiyeye teslim edildiğini belirterek ürün bedelleri için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 USD'nin 14/11/2023 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmenin davalı tarafından usulüne uygun olarak feshedildiğini, davacı tarafın tedarik yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlgili vergi dairelerinden tarafların BA-BS formları dosyamıza gönderilmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda ispat külfeti davacı yan üzerinde olup davacı taraf ürünleri davalıya teslim ettiğini ve ürünler sebebiyle davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Taraf defterleri üzerinde yapılan incelme neticesinde bilirkişinin dosyaya sunduğu 20/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında davalı ...” nin 120 alıcılar hesabı altında takip edildiği Davacı ile davalı taraf ticari ilişkisinin 2023 yılında başladığı, davacı tarafından davalı şirkete 14.11.2023 tarihinde üç ayrı fatura tanzim edildiği, davacı taraf ticari defterlerinde 14.11.2023 itibari ile davalı şirketten 6.347.384,54TL (230.943,93 USD) ,alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğu, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarında davacı ...' Ün 320.02.942 satıcılar hesabı altında takip edildiği davalı taraf ticari defterlerinde davacı tarafından tanzim edilen üç faturanın da kayıtlarında bulunduğu, davalı taraf ticari defterlerinde 31.12.2023 tarihli bakiyesinin 6.534.909,48.-TL (230.943,93 USD) davacı tarafa borçlu olduğu tespit edilmiş olduğu davacı tarafından davaya konu edilen faturaların e-fatura/temel fatura olarak düzenlendiği, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalara ait c-irsaliyelerde teslim adresi /sevk yeri olarak ... adresinin yazılı olduğu, ivme Lojistik tarafından teslim alındı imzalarının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların;14.11.2023 tarih ... FT NO 74.983,80 USD ( 2.144.041,79.-TL),14.11.2023 tarih ... FT NO 69.526,80 USD ( 1.988.007,60.-TL),14.11.2023 tarih ... FT NO 77.476,80 USD ( 2.215.325,13.-TL) olmak üzere 221.987,40 USD ( 6.347.374,52.-TL) olduğu tespit edilmiştir.Davacının davalı şirketten 31.12.2023 tarihi itibari ile 221.987,40USD ( 6.347.384,54.- TL)alacaklı olacağı tespit edilmiştir. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
TTK 18/3 maddesi gereği "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." Taraflar arasında sözleşmenin varlığı konusunda bir itilaf yoktur. İtilaf sözleşmenin feshinin geçerli olup olmadığı ve davacının sözleşme kapsamında davalıdan alacağının olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Öncelikle davalı taraf 21/08/2023 tarihli sözleşmeyi iptal ettiğini 15/09/2023 tarihinde e-mail yolu ile bildirmiş olup tacir olan taraflar arasında sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar TTK 18/3 maddesinde belirtilen araçlar ile yapılmakta olup davalının e-mail yoluyla sözleşmeden döndüğüne ilişkin fesih ihbarı hukuken geçersizdir.
Davalı taraf ... 3. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin hazır olduğunu davalıya bildirmiş ve davalı tarafın ürünleri teslim almaması üzerine ürünlerin teslim alınmaması halinde tevdi mahalline ürünlerin teslim edileceğini ... 3. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirmiş ve ürünleri 14/11/2023 tarihinde ... Tic. Ltd. Şti'ne ait ardiyeye teslim etmiştir.
Davacı taraf TTK 18/3 maddesinde belirtilen usule uygun olarak ürünlerin hazır olduğunu alınmaması durumunda tevdi mahalline teslim edileceğini davalıya bildirmiş ve ürünleri tevdi mahalline teslim ederek üzerine düşen teslim yükümlülüğünü yerine getirmiştir.
Davalı taraf sözleşmeden döndüğünü belirtmesine rağmen davacı tarafın kendisine düzenlediği faturaları BA-BS formlarına işlemiş ve davacı tarafa herhangi bir iade faturası da düzenlememiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Tarafa defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın defterleri davacının davalıdan alacağının olduğunu ortaya koymaktadır ve ticari defterler HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edileceğinden davacı lehine kesin delil niteliği taşımaktadır ve davacı taraf davalıdan alacağını olduğunu ispatlamıştır.
Davacı taraf davasında 5.000,00 USD'nin alacağını dava etmiş olması sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereği 5.000,00 USD yönünden hüküm kurulmuş ve davanın kabulü ile 5.000,00 USD'ye davacının ürünleri tevdi mahalline teslim ettiği tarih olan ... tarihinden ... sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 5.000,00 USD alacağın 14/11/2023 tarihinden 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 12.087,45 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.022,12-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.065,33-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 3.022,12-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.145,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır