T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/235 Esas
KARAR NO: 2025/474 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 07/04/2025
KARAR TARİHİ: 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu ...'in ... plakalı aracıyla 18.11.2024 tarihinde davalı şirkete ait akaryakıt istasyonundan yakıt alımı yaparken, istasyon çalışanı tarafından yakıt deposuna sehven ... konulduğunu, bu durumun müvekkilinin aracında ciddi motor arızasına yol açtığını, olayın hemen ardından, davalı şirket yetkilileri ve istasyon çalışanı ile birlikte tutanak düzenlendiğini, aracın motorunda meydana gelen zarar nedeniyle...’nde yapılan tamirat işlemi sonucu 171.894,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, ayrıca araç uzun süre serviste kaldığı için müvekkilinin ikame araç kullanmak zorunda kaldığını, toplam zararının 225.000 TL’ye ulaştığını, davalı şirkete, zararı karşılaması için 14.01.2025 tarihinde noter ihtarnamesi çekildiğini, ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ... İcra Dairesi’nin...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı, borcun tamamına, faize ve fer’ilerine itiraz ederek haksız şekilde takibi durdurduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamadığını, tarafların ticari nitelikte olması ve olayın ticari faaliyet sırasında gerçekleşmesi sebebiyle, işbu dava Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanında olduğunu, bu nedenlerle, davalının ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki borca ve ferilerine itirazının iptaline, takibin aynen devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu akaryakıt istasyonunda herhangi bir AdBlue pompası bulunmadığını, sürücülerin akaryakıt istasyonu içerisinde bulunan marketten 5, 10 veya 20 litrelik ... bidonları satın almakta olduğunu, daha sonra da almış oldukları bu ... sıvılarını kendileri ... deposuna doldurduğunu, söz konusu market ise bağımsız ayrı bir işletme olup "... Ltd. Şti." tarafından işletildiğini, bu market işletmesinin akaryakıt istasyonu işletmesiyle herhangi bir ticari ve organik bağı bulunmadığını, davacı tarafın ... satın alım fişini dosyaya sunması gerektiğini, eğer satın alım fişi dosyaya sunulamıyorsa ortada somut olaya dayanak teşkil edebilecek herhangi bir ... satımının olmadığını, dolayısıyla sorumluluk doğuran bir eylemin de gerçekleşmediğini, her halükarda bağımsız ayrı bir işletme olan "... Ltd. Şti." tarafından işletilen marketten alınan ürünler alan kişinin kendi sorumluluğunda olup akaryakıt istasyonunda bu ürünlerin hiçbir suretle dolum işlemi gerçekleştirilmediğini, davacı taraf dilekçesinde olayın hemen ardından davalı şirket yetkilileri ve istasyon çalışanı ile birlikte tutanak düzenlendiğini ve olayın kabul edildiğini iddia etmişse de müvekkil ...şirketi yetkilisi tarafından imzalanan herhangi bir tutanak bulunmadığını, davacı yanca tutanak adı altında birtakım evraklar dosyaya sunulmuşsa da davacı yanca sunulan tüm bu belgelerde müvekkil şirket adına, müvekkil şirket kaşesi altında atılan imzalar müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, bu belgelerin kim tarafından düzenlendiği tarafımızca bilinmediğini, 18.11.2024 tarihli tutanak da dahil olmak üzere tüm bu belgelerdeki imzalara açıkça itiraz ettiğini, müvekkil şirketin yaşanan olayda herhangi bir kusur ya da sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın açmış olduğu işbu haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, bu kabul edilmediği takdirde esastan reddine, davanın ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ihbarına davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini davanın ve tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava itirazın iptali davası olup davacı vekili dava dilekçesinde davacının ... plakalı araca davalı akaryakıt istasyonunda n 18.11.2024 tarihinde akaryakıt alırken davalı şirket personelin akaryakıt deposuna yanlışlıkla ... sıvısı koyması neticesinde ... plakalı aracın motorunun arızalandığını ve motor arızası için 171.894,00 TL hasar faturası çıktığını, ayrıca ikame araç masrafı ile davacının zararının 225.000,00 TL'ye ulaştığını belirterek bu hasarın davalıdan tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
... İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... borçlunun dosyamız davalısı ...AŞ. Olduğu, takibin davacıya ait ... plakalı aracın yakıt deposuna personeliniz tarafından Adblue konulması sebebiyle aracın motorunda oluşmuş zarar bedeli olan 171.894,00 TL asıl alacak 4.973,15 TL işlemiş faiz,3.000,00 TL ihtarname masrafı olmak üzere 179.867,15 TL takip çıkışı üzerinden açıldığı, bu takibe borçlu tarafın 18/03/2025 tarihli itiraz dilekçesi ile alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmaması gerekçesi ile borcun tamamına, faize, talep edilen faiz oranına ve tüm fer’ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Davacının davasının dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Davacı taraf davada davalının haksız eylemi neticesinde zarar gördüğünü ispatlamak durumunda olup, dosya arasına alınan ... plakalı aracın maliklik bilgileri incelendiğinde aracın malikinin ... Şti. Olduğu aracın mülkiyetinin davacıya ait olmadığı anlaşılmıştır. Davacının kendisine ait olmayan araçta meydana gelen zararı davalılardan talep etmesi hukuken mümkün değildir, zira 3. Kişi konumunda bulunan davacının dava dışı şirkete ait araçta oluşan motor arızası sebebiyle bir zararı olmadığından davacının davasının reddine karar verilmiş, davacının takip başlatmakta kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalı taraf lehine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı taraf lehine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına,
3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından 2.880,18 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 2.264,78 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine ,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 35.410,43TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
7- Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
8- Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/07/2025 04/07/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır