T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/297 Esas
KARAR NO: 2025/496 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2024
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı üçüncü şahıs ...'nun borcu nedeniyle ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, alacağın ... Şirketine temlik edilmesiyle davalı şirketin alacaklı konumuna geldiğini, bahsi geçen, müvekkilinin borçla ilgisi bulunmamasına rağmen müvekkiline ait "..." adresinde bulunan iş yerinde haciz işlemi tatbik edildiğini, borçlunun müvekkilinin yanında faaliyet gösterdiği iddiasıyla müvekkiline ait menkullerin haczini talep ettiğini, haciz işlemi için gelen davalı vekilinin kanunun çizdiği sınırlar dahilinde görevini ifa etmek yerine müvekkiline manevi cebir ve baskı uyguladığını, haciz ve muhafaza işlemini irade sakatlığına sebep verecek şekilde müvekkili aleyhine tehdit unsuru olarak kullandığını, dükkandaki eşyaların kendisine ait olduğuna dair faturaları dava dosyasına sunduğunu defaatle belirtmesine rağmen, davalı vekilinin haciz ve muhafaza talep ettiğini, 09/05/2024 tarihli haciz tutanağında görüleceği üzere haciz mahalline nakliye aracının geldiğini, muhafaza talep edilen menkullerin müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi için gerekli ve zorunlu olan eşyalar olduğunu, bütün malların muhafaza edileceği söylenerek tehdit edildiğini, 4 saati aşkın manevi cebir ve baskı altında bırakılarak, en sonunda nakliye aracının gelmesi üzere çaresiz kalan, borcu ödemek dışında muhafaza işlemine engel olma imkanı kalmayan müvekkiline dilekçe ekinde yer alan 09/05/2024 tarihli protokolün okumasına fırsat dahi verilmeksizin imzalatıldığını, protokolde, asıl borçlu ...'nun borçlu olduğu dosyaların tamamının ödemesi hakkaniyete aykırı bir şekilde müvekkiline yükletildiği, ayrıca Protokol kapsamında müvekkilinin kasasında bulunan paranın tamamı olan 30.600 TL davalı vekilince elden alındığını, 19.400 TL'nın ise davalı vekilinin yanında getirmiş olduğu pos cihazı ile müvekkiline ait kredi kartından çekildiğini, dolayısıyla ilgisi bulunmayan bir borçtan dolayı kendisinden toplam 50.000 TL tahsil edildiğini, ödemelerin dosya borcuna mahsuben yasal yolla alınmak yerine elden alınmasının, borçlu olmayan üçüncü kişi müvekkilinin kredi kartından para çekilmesi işlemlerinin karşı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu, ayrıca protokolde gösterilen davaya konu; düzenleme tarihleri 09.05.2024 olan; 25/06/2024 Vade Tarihli, 20.000 TL bedelli, 26/07/2024 Vade Tarihli, 20.000 TL bedelli, 26/08/2024 Vade Tarihli, 20.000 TL bedelli, 26/09/2024 Vade Tarihli, 20.000 TL bedelli, 28/10/2024 Vade Tarihli, 35.000 TL bedelli, 27/11/2024 Vade Tarihli, 35.000 TL bedelli 6 adet karşılıksız ve temelsiz olan bonoların müvekkiline ikrah altında imzalatıldığını, müvekkili tarafından hukuka aykırı tesis edilen haciz ve muhafaza tebdiri uygulanmasının engellenmesi için, baskı altında kambiyo senedi düzenlenerek, müvekkilinin iradesini sakatladığını, müvekkilinin ilkokul mezunu olup, UYAP kayıtlarının incelenmesiyle görüleceği üzere kendisi aleyhine açılmış borçlu olduğu tek bir icra dosyasının dahi bulunmadığını, bu nedenle haciz ve muhafaza işlemleriyle daha önce karşılaşmamış olan müvekkilinin bu işlemlere ilişkin yasal prosedürü bilmediğini, beyanla, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren İİK 72/2 maddesi doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haciz ve muhafaza işlemiyle müvekkiline, manevi cebir ve baskı altında imzalatılan bonoların ve protokolün irade sakatlığı sebebiyle geçersizliğinin tespiti ile TBK 37 ve 38 maddeleri gereğince iptaline; ödenmek zorunda kalındığı takdirde bedellerinin istirdadına, Haciz mahallinde müvekkilinden tahsil edilen 50.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline iadesine, haksız ve kötü niyetli olan davalının bono miktarlarının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı temlik veren banka ... A.Ş.'nin davacı ...'nun eşi ...'ndan olan 05/03/2015 tanzim ve 03/10/2016 vade tarihli 200.000,00-TL bedelli senet alacağından dolayı ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, bu dosyadaki alacağın müvekkili ... Şirketi'ne temlik edilmesiyle birlikte müvekkili şirketin alacaklı konumuna geldiğini, takibin kesinleşmesiyle beraber haciz işlemlerine geçilmiş, ancak borçlunun alacaklılardan mal kaçırması ve ticari faaliyetlerini 3. kişi üzerinden devam ettirmesi sebebiyle hiçbir mal varlığı bulunamadığından haciz tatbik edilemediğini, istihkak iddia eden ... adına düzenlenmiş vergi levhasının da borcun doğumundan ve icra takibinin açılışından sonra düzenlendiğini, alacaklının icra organlarına başvurması ve icra takip işlemleri içerisinde haciz ve muhafaza tedbirinin yerine getirilmesini talep etmesinin tehdit teşkil etmediğini, bu bağlamda borçlunun bulunduğu bu durum altında kambiyo senedi düzenlenmesinin de iradesinde sakatlığa neden olmadığını, muhafaza işleminin hukuken alacaklıya tanınmış bir hak olduğundan irade sakatlığı hallerinden olan korkutmadaki hukuka aykırılık şartı sağlanmadığını, bu sebeple davacının iradesinin sakatlandığı ve bonoları bu halde imzaladığı iddiasının gerçek dışı olup menfi tespit davasının hukuki gerekçesini oluşturabilecek nitelikte olmadığını, haciz sırasında 3. kişilerin asıl borçlunun borcunu kabul ederek üstlenmesi ve borca istinaden kambiyo senedi imzalaması şeklinde gerçekleştiğini takibe dayanak belgelerin bono niteliğinde olup kambiyo senedinin sebepten soyutluğu ilkesi uyarınca bonoların 09/05/2024 tarihli protokole istinaden düzenlendiği için protokolün dikkate alınması gerektiğini, protokol incelediğinde, davacının eşi ...'nun ... İcra Müdürlüğünün ... Esas,... Esas ve ... Esas sayılı icra dosyalarından kaynaklanan borcunun davacı tarafından kabul edilerek üstlenildiğini, davayı açarak irade sakatlığı defini ileri sürmesinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, davacı tarafın irade sakatlığı iddiasını ispat edemediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkememizin 17/01/2025 tarih ve 2024/429 E. ve 2025/47 K.sayılı ara kararı ile; mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Görevsizlik kararına karşı, davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurması üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... sayılı 17/04/2025 tarihli karar ilamında; "İstinaf başvurusuna konu davada, davacı tarafın ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında taraf olmadığı, üçüncü kişi olduğu anlaşılıyorsa da; davalı alacaklının davacı borçlunun adresinde haciz yapıldığı, davacı tarafça iradesi fesada uğratılarak haciz ve muhafaza baskısı altında, nakit ve kredi kartı ile ödemeler yapıldığı, davacı ile davalı arasında protokol düzenlendiği ve altı adet bono imzalandığının ileri sürülerek, ödenen paranın istirdadı ile bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığının ileri sürüldüğü görülmekle, mahkemenin davanın nitelendirilmesinde hataya düştüğü anlaşılmıştır. Davada TTK 776 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakma görevinin, asliye ticaret mahkemesine ait olup, bonoya dayalı davalar 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari davalardan olduğundan, tarafların sıfatının ve aralarındaki ilişkinin öneminin bulunmadığı, 6102 Sayılı TTK'nın 5/3 maddesi uyarınca bu tür davaların asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, açıklanan bu hususlar gözetildiğinde, davaya konu senetlerden dolayı davacının borçlu olup olmadığının değerlendirilmesinde, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, ilk derece mahkemesince, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya devam olunmak üzere mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği" şeklinde karar verilmiştir.
Davacı tarafın dava dilekçesinde 50.000,00TL'lik istirdat talebi yönünden 853,87-TL harcı dosyaya yatırmış olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf davalıyla aralarında düzenlenen 09/05/2024 tarihli protokol ve protokol kapsamında davalıya verilen 09/05/2024 düzenleme 25/06/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli, 09/05/2024 düzenleme 26/07/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 26/08/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli , 09/05/2024 düzenleme 26/09/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 28/10/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 27/11/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini ve haciz baskısı altında ödenen 50.000,00TL 'nin kendisine istirdatını talep etmiştir.
Davalı taraf dava dışı ...'nun borcu sebebiyle ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacıya ait olan ... 11/01/2024 tarihinde haciz işlemi uygulamış, haciz işlemine İİK 99 Md. Gereği yapılmış olup, haciz tutanağı ile de sabit olduğu üzere alacaklıya istikak iddiası için 7 gün süre verilmiş ve kasada bulunan 1.100,00TL icra dosyasına aktarılmıştır. Alacaklı taraf haciz işlemini İKK 96-97 md. Yapılması iddiası ile ... 2. İcra Dairesi...Esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurmuş ve mahkemece ... Esas , 2024/56 Karar sayılı karar ile şikayetin kabulü ile, haciz işlemini İİK 99 Md. Göre yapılması işleminin iptali ile haciz işleminin İİK 96-97 md. Göre yapılmış sayılmasına karar verilmiş ve bu karar dosyamız davacısı ... tarafından istinafa taşınmış ve Konya BAM 7. Hukuk Dairesi 21/05/2024 tarih ...Esas ... sayılı kararı ile yerel mahkemenin kararı kaldırılmıştır.
Davalı taraf istinaf mahkemesinin yerel mahkemenin kararını kaldırmasından önce 09/05/2024 tarihinden önce davacının dükkanına hacze gitmiş olup, haciz esnasında dosyada bulunan haciz tutanağından da anlaşılacağı üzere, ilk olarak yediemin, nakliye ve hamal çağrılmış akabinde alacaklı vekili borçluyla anlaştığını beyan edip, hamalların ayrılmasını talep etmiş ve taraflar arasında 09/05/2024 tarihli protokol ve ekinde 09/05/2024 düzenleme 25/06/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli, 09/05/2024 düzenleme 26/07/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 26/08/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli , 09/05/2024 düzenleme 26/09/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 28/10/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 27/11/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli bonolar düzenlenmiştir.
Protokol kapsamında dosyamız davacısı ... kredi kartından 19.400,00TL ödemenin alacaklının hesabına yapılacağı hüküm altına alınmış ve ayrıca ... tarafından 09/05/2024 tarihinde 30.600,00TL'nin alacaklı vekiline elden teslim edileceği protokol altına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının, İcra Dosyasında 3. Kişi olarak bulunan davacının adresine hacze gittiği ve bu haciz işlemini İİK 99 md. Göre yapılmasına ilişkin Memur Muamelesinin şikayet yoluyla haczin İİK 96-97 md. Gereğince yapılmasına yönelik olarak İcra Hukuk Mahkemesinin kararı doğrultusunda İcra Hukuk Mahkemesinin kararı kesinleşmeden dosyamız davacının adresine tekrar gittiği ve dosyamız davacısını haciz baskısı altında protokol düzenleyip ekinde davaya konu bonoları davalıya teslim ettiği, protokolün haciz mahallinde davacıyı anlaşmaya zorlayarak düzenlendiği ve protokol ekindeki bonoların davacıdan haciz baskısı ile alınmış olduğu ve protokol ve bonoların davacının gerçek adresini yansıtmadığı anlaşılmış ve yerel mahkemece verilen kararın ... BAM 7. Hukuk Dairesi 21/05/2024 tarih ... Esas ...sayılı kararı ile kaldırılması neticesinde dosyamız davacısının iş yerinde yapılan haczin İİK 99. Md göre yapılmış olması sebebiyle davacının adresinde ikinci kez yapılan 09/05/2024 tarihli haciz işlemi usulsüz hale gelmiştir ve bu haciz sırasında alınan bono ve protokolün haciz baskısı altında alınmış olduğu mahkememizce anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının 09/05/2024 tarihli protokol ve 09/05/2024 düzenleme 25/06/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli, 09/05/2024 düzenleme 26/07/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 26/08/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli , 09/05/2024 düzenleme 26/09/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 28/10/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 27/11/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu bonolara ilişkin davacı tarafça 19/07/2024 tarihinde 175.000,00TL yapılan ödemenin 19/07/2024 tarihi ile işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından davalıya ödenen 50.000,00TL'nin davalıdan istirdatı ile 50.000,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacıya iadesine, karar verilmiş ve davalı tarafından protokol ekindeki bonolar dayanak göstererek ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih, ... D.iş , ... karar sayılı kararı ile alınan ihtiyati haciz kararı bonoların haciz baskısı altında alınması sebebiyle davacının davalıya bonolardan dolayı borçlu olmadığına mahkememizce karar verildiğinden davacının ihtiyati hacze yapmış olduğu itirazın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davacının 09/05/2024 tarihli protokol ve 09/05/2024 düzenleme 25/06/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli, 09/05/2024 düzenleme 26/07/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 26/08/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli , 09/05/2024 düzenleme 26/09/2024 vade tarihli 20.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 28/10/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli ,09/05/2024 düzenleme 27/11/2024 vade tarihli 35.000,00TL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu bonolara ilişkin davacı tarafça 19/07/2024 tarihinde 175.000,00TL yapılan ödemenin 19/07/2024 tarihi ile işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından davalıya ödenen 50.000,00TL'nin davalıdan istirdatı ile 50.000,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacıya iadesine,
3-Davacı tarafın ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih,... D.iş , ... karar sayılı ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazın kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,
4-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 15.369,75-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,63 -TL harcın ve 854,00TL tamamlama harcanın mahsubu ile bakiye 11.954,12 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.561,63 -TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 854,00TL tamamlama harcının davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 390,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına
8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 36.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine
10-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
11-Davacı tarafın ihtiyati hacze itirazı kabul edilmiş olduğundan ihtiyati hacze itiraz dosyası yönünden 9.500,00TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep eden davalıdan alınarak , ihtiyati hacize itiraz eden davacıya verilmesine,
12-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/07/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır