T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/308 Esas
KARAR NO: 2025/584
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/05/2025
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile dava dışı keşideci ... Ltd. Şti. arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişki kapsamında keşideci ... şirketi tarafından düzenlenen 19 adet tacir çekinin imzalanıp doldurularak arkası cirosuz şekilde kargo ile müvekkili şirkete gönderildiğini, taşıma sürecinde çeklerin ... Kargo bünyesinde kaybolduğunu, bunun üzerine çeklerin kaybolduğunu beyan ettiklerini ve hukuki girişimler başlattıklarını, söz konusu çeklerin müvekkiline ulaştığında ticari işin tamamlanmış olacağını, çekler kaybolduğu için her iki şirket arasındaki ticaretin sekteye uğradığını, müvekkili .... Ltd. Şti. 'nin çeklerin vadesi gelmeden önce durumu fark ederek, olası mağduriyetlerin ve ticari olarak zor durumda kalmanın önüne geçmek adına ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında ödeme yasağı talepli kıymetli evrak iptali davası açtığını ve 06.09.2024 tarihinde ödeme yasağı kararının alındığını, kararın ilgili bankalara tebliğ edildiğini ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, ... soruşturma numarası ile adli soruşturma yürütüldüğünü ve devam ettiğini, dava konusu olan çekte dahil olmak üzere tüm çeklerde ödeme yasağının devam ettiğini, Mahkemece verilen ilan kararları doğrultusunda Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde 11.09.2024, 19.09.2024 ve 27.09.2024 tarihlerinde ilan yapıldığını, bu ilanlarda, çeklerin elinde bulunduğunu iddia eden kişilerin 3 ay içinde mahkemeye başvurmaları gerektiğinin belirtildiğini, dava konusu olan ...Şubesine ait...vadeli, ... seri numaralı, 500.000,00 TL bedelli çekin her nasılsa davalı... A.Ş.’nin eline geçtiğini, davalı şirketin bu çeki ödeme yasağı kararına ve ... ilanlarına rağmen ilgili bankaya tahsil için ibraz ettiğini, fakat banka tarafından ödeme veya karşılıksız işlemi yapılmadan ödeme yasağı şerhi düşüldüğünü, dava konusu çekin müvekkilinin elinden ve kontrolünden rızası dışında çıktığını, dava dışı şirkete gönderilen çekin kötü niyetli kişilerce tedavüle sokulduğunu, davalının ise, faktoring şirketi olarak bu çeki ödeme yasağına rağmen bankaya ibraz ettiğini, ardından da ihtiyati haciz kararı alarak ... 3. Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, müvekkilini haciz tehdidi altında bıraktığını, gerek müvekkilinin gerekse keşidecinin tüm banka hesaplarına, araç ve taşınmazlarına haciz konulduğunu ve ticari faaliyetlerinin durdurulduğunu, bu sebeple keşideci ...Ltd. Şti. 'nin çek bedelini icra dosyasına depo etmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin ilana istinaden çeklerin iptalini ve tarafına iadesini beklerken böyle bir durumla karşılaştığını, mağdur edildiğini, davalı firma ve çekte yer aldığı iddia edilen diğer cirantalar ile müvekkili şirket ... arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını bildirerek haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin dava konusu çeke ve bu çek nedeniyle yürütülen icra takibine ilişkin olarak davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine (menfi tespit) ve çekin kendilerine iadesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında borçlu ... Tic. Ltd. Şti. adına kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını ve sonrasında borçlu tarafından ... 23. İcra Hukuk Mahkemesi' nin ...E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz edildiğini, dilekçesinde davacının ikraren zaten ... tarafından imza atıldığını açıkça beyan ettiğini, ... 3. Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ilgili dosyaya ilişkin imzaya itiraz davasının ... 23. İcra Hukuk Mahkemesi' nin ...E. Sayılı dosya ile derdest görüldüğünü, icra takinin yapıldığı icra dairesi Ankara olması sebebiyle işbu davada mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili Mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek öncelikle dosyanın ... Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin de gerektiğini, söz konusu dosyaya ilişkin kurumun herhangi bir ödemesi olmadığı gibi zararının da ortaya çıkmadığını, istirdat davası açmasında hukuken bir yararının bulunmadığını, şartları oluşmamış işbu davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın arabuluculuk yoluna da başvurmaksızın söz konusu davayı açtığını, bu yönden de usulen eksik olduğunu, davacı vekilinin ... Ltd. Şti. ile dava dışı keşideci ... şirketi yürüttüğü ticari ilişkiler kapsamında, aralarında karşılıklı çek kullanımıda olan bir ticari ilişkisinin mevcudiyetinden bahisle müvekkiline, dava dışı şirket tarafından 19 adet çeki imzalanıp doldurularak düzenlenerek, arkası cirosuz şekilde kapalı zarfla kargo yoluyla gönderildiğini ancak kargo sürecinde çeklerin kaybolduğunu, müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, müvekkili lehdarın imzasının sahte olduğunu, ciro zincirinın kırıldığını, çekin hiçbir şekilde ticari bir karşılığı bulunmadığını ve müvekkili ile davalı ya da ciroda yer alan diğer kişiler arasında herhangi bir alım-satım ilişkisinin mevcut olmadığını iddia ettiğini, bu yönüyle çekin bedelsiz ve sahte olduğunu, TTK m. 790 ve 792 gereğince kötü niyetli hamile veya ağır kusurlu kişiye karşı çekin iadesinin talep edilebileceğini, bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacı ve dava dışı ... Şirketi 'nin ciro zincirinden kaynaklı olarak kendilerine borç yöneltilmemesi adına danışıklı olarak bu yola başvurduklarını, davalarında kötü niyetli olduklarını, davacının imzaya itirazının tamamen haksız olduğunu, borçlu çekteki imzayı müvekkili şirketin yetkilisinin bizzat imzalayıp verdiğini, hem karşı tarafın sunmuş olduğu imza sirküleri ile senetteki imza karşılaştırıldığında hem de Sayın Mahkeme tarafından yapılacak araştırma neticesinde başka kurumlardan gelecek evraklar ile yaptırılacak bilirkişi incelemesinde çekteki imzanın borçluya ait olduğunun görüleceğini, kıymetli evrakın, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kıymetli evrakın bir kere doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluğun kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olmadığını, bu durumun da tedavül güvenilirliğini sağladığını, kambiyo senetlerinin temel borç ilişkisinden soyut, bağımsız bir varlık olduğunu, kıymetli evrakı düzenleyenin düzenlediği senetle borçlanmasının doğal sonucu olan temel borç ilişkisindeki sakatlığı ileri sürememesinin bu sebeple olduğunu, davacı/ borçlunun, takibe konu çekin keşidecisi olup borca itirazda bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borcu olmadığına ilişkin iddialarını öne sürüp ve bunun tespitinin yapılabileceği davada görevli mahkemenin icra hukuk mahkemeleri olmayıp davacının genel görevli mahkemelerde menfi tespit davası açması gerektiğini, bu sebeple davacının borca itirazının bu davanın konusu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bunun yanında borçlu alacaklının şirketin yetkisi ve bilgisi olmadan imzalandığı iddia ettiği çek ile ilgili olarak borcu olamayacağını dile getirdiğini, halbuki çekten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borcun sona ermeyeceğini bildirerek yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesine, aksi halde davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115.maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu bilgilere göre; 7445 sayılı Kanun'un 31.madde hükmü ile TTK'nın 5/A hükmünde değişiklik yapıldığı, davanın çek istirdadı istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olduğu, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren çek istirdadı davasının da 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği, davanın konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, arabuluculuk yoluna başvurmadığı sabit olan davacı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." belirtilmiştir.
6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davaya konu çekin aralarındaki ticari ilişki kapsamında dava dışı ... San. Ltd. Şti.tarafından düzenlenerek arkası cirosuz bir şekilde davacıya gönderilmek üzere kargoya verildiğinin, çekin kargoda kaybolduğunun çekin arka yüzünde bulunan kaşe ve imzanın davacıya ait olmadığının, davalı tarafından haksız icra takibi başlattığının beyan edilerek çek istirdatı ve menfi tespit talepli bu davanın açıldığı, davanın ticari dava olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi kapsamında davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak üzere 23/09/2025 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararında 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince sunulan 28/04/2025 tarihli arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde başvurucusunun davacı olmadığı dava dışı keşideci olduğu, davacı yönünden 10/09/2025 tarihli başvuru formunun sunulduğu, davacı yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulduğu ve verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşıldığından davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının peşin alınan 8.538,75 TL peşin harç ve 948,62 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.487,37 TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 8.871,97 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle ve ön inceleme aşaması tamamlanmadan karar verilmiş olduğu göz önünde bulundurularak AÜTT uyarınca hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır