T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/328 Esas
KARAR NO: 2025/539 Karar
DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 12/05/2025
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı şirkete kendisine ait banka hesabı üzerinden '' şirkete verilen borç ödemesi'' açıklaması ile belirli aralıklarla borç para göndermiş olduğunu, müvekkiline davalı şirket tarafından kısmi ödemeler yapılmış ise de müvekkilinin hali hazır durumda davalı şirketten 1.626.152,54 TL alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten alacağının tahsili amacı ile ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça haksız olarak icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, daha sonra müvekkilce keşide edilen ... 12. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi ile davalı borçluya söz konusu para borcunu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödemesi hususunda ihtarda bulunulduğunu, söz konusu ihtarname davalıya 30/10/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeni ile davacı tarafın TBK md. 392 de düzenlenen altı haftalık süre beklenerek 20/12/2025 tarihinde alacağın tahsili amacı ile ... numarası ile ticari dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak yapılan görüşmeler neticesinde 06/01/2025 tarihinde anlaşmama tutanağı tutulduğunu, bu sebeplerle müvekkilin davalıya borç olarak göndermiş olduğu şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan 15/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Ltd. Şti. ile davacı ... arasında 2023 yılı başlarında başlayan ticari ilişki kapsamında taraflar arasında karşılıklı para transferleri ve hizmet alımları gerçekleştiğini; ancak aradaki alacak-borç ilişkisi ve ödeme şartları konusunda ihtilaflar doğduğunu, davacı tarafından müvekkiline gönderildiği iddia edilen paraların toplamı ve ödenmeyen miktar olarak talep edilen 100.000,00 TL alacak iddiası gerçek durumu yansıtmadığını, davacının ileri sürdüğü alacak miktarının temelini oluşturan işlemler, faturalandırma ve ödeme belgelerinde tutarsızlıklar, KDV oranlarında hatalar ve eksik kayıtlar bulunduğunu, bu hususların araştırılması, incelenmesi ve doğruluğunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle; davacı ... tarafından talep edilen alacak kalemlerinin ve miktarlarının tamamının dayanaktan yoksun olduğu gözetilerek, davacının davasının hem usulden hem esastan reddine, müvekkil ... firmasının ticari yükümlülüklerini yerine getirdiğinin ve davacının taleplerinin kötü niyetli olduğunun tespitiyle, davacının açtığı davanın haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE:
Dava taraflar arasında akdedilen Cari Hesap veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı Alacağa ilişkin ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesi ve 5/2. Maddesi ile özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir. Birinci koşul her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasıdır. Somut olayda, Mahkememizce davacının tacir araştırması yapılmış ve davacının tacir sıfatı bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla TTK.'nun 16/2 maddesindeki düzenleme kapsamında da İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazı cevabında davacı tarafın tacir sıfatı bulunmadığı açıktır. Eldeki davada davacı, TTK 16/2 Maddesi gereği de tacir sayılmadığından, netice olarak Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nun 114(1)-c ile 115/(2) maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır