T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/414 Esas
KARAR NO : 2026/399
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/06/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davalı tarafından 28.09.2024 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirket tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 7.431,79-TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 7.431,79-TL hasar bedeli ile 758,65-TL işlemiş faiz olarak toplam 8.190,44-TL'nin tahsili amacıyla ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ... ödeme emrinin gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalının davaya konu eyleminin, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil teşkil ettiğini, müvekkilinin uğradığı zararın tazmininden sorumlu olduğunu, zararın kesin tutarının ancak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkabileceğini, bu nedenle, 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesi gereğince kısmi dava açma haklarını kullandıklarını, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak görüşmenin anlaşılamama olarak sonuçlandığını bildirerek davalının ... 32. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz HMK madde 109 gereği şimdilik 5.955,50-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte kendilerine ödenmesine, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; öncelikle davaya konu alacaklara karşı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmadığını, davanın ... A.Ş. ye ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, ancak asla davayı kabul etmemek itirazıyla müvekkili şirket ile ilgili işlerin yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yaptığını, öncelikle müvekkili şirketin davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmadığını ancak bir an için var olduğunu düşünsek dahi dava konusu çalışmaların tamamının ... A.Ş. tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü, dolayısı ile ihbar olunanın çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını, davanın öncelikle müvekkili şirket lehine husumet yönünden reddinin gerektiğini, asla davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı tarafın teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket etmediği ( hatların en az 80 cm derinlikten geçmesi gerekmekte iken davacı tarafça yapılan kazı maksimum 50 cm derinliğe inmekte ve ayrıca kabloları da 15 - 30 cm derinlikten geçmekte olduğunu) ve kabloların varlığına dair özel renkli kum ve bantlar koymadığının anlaşıldığını, davacının tek taraflı olarak düzenlendikleri tutanakla bir takım taleplerde bulunmasının kabul edilemez olduğunu, davacı tarafça hasara ilişkin arızanın giderilmesi için bir miktar talep edilebilmesi için davacının ekiplerinin orda bir kazı yapmasının gerektiğini ancak somut olayda bu hususun gerçekleşmediğini, davacının dava konusunu farazi ve mesnetsiz iddialarla değil, mahkeme kanalı ile yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile ispatlaması gerektiğini, şayet davacının dava konusu hasar iddiasında samimi ise bu durumu, Mahkeme kanalıyla yaptırılacak bir tespitle kanıtlamasının gerektiğini, davacının bu yolu seçmek yerine tek taraflı olarak hazırladığı belgeler üzerinden giderek işbu davayı ikame ettiğini, her halükarda işbu davanın kabul edildiği anlamına gelmemesi kaydıyla; davacının işbu davayı açmasının haksız olduğu gibi icra inkâr tazminatı talebinde bulunmasının Yargıtay’ın Yerleşmiş İçtihatlarına ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek öncelikle davanın ihbarına, akabinde davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafça davacıya ait elektrik dağıtım hattına zarar verilip verilmediği, sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, miktarının tespiti, icra dosyası yönünden itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına elektrik mühendisi bilirkişi Taner Tekin tarafından sunulan 10.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda; "1. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının yer altı kablolarında ve tesislerinde meydana gelen hasarın davalı veya ihbar olunan şirket tarafından yürütülen bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile söz konusu hasarın oluşumunda davacının kusurlu olup olmadığının ve onarıma ilişkin çıkarılan bedellerin oluşan hasarla uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, 2. ... Fen İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıya göre, davacının yer altı elektrik kablolarında hasar oluştuğunu iddia ettiği adreste adına kazı çalışması yapmak üzere ruhsat alındığı anlaşılan davalı ... ŞİRKETİ’ nin kazı çalışmasından ve davacının yer altı elektrik kablosunda meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, 3. Davacı ... tarafından sunulan harcama kalemlerine göre; kazı çalışmalarından kaynaklandığı belirtilen hasarın kablo dış çeperinde zedelenme şeklinde bir hasar olduğu ve 1.Adet ISI BÜZÜŞMELİ MUF kullanılarak onarımının yapıldığı, 4. ... tarafından yaptırılan onarıma ilişkin ayrı bir ödeme yapıldığını gösteren fatura, makbuz vb. belge de olmadığı için, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının yalnızca kullanılan malzeme bedelini talep edebileceği, 5. Sonuç olarak; davacı ... tarafının 28/09/2024 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu dış yüzeyinde zedelenmeye sebep olduğu anlaşılan hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 505,60 + KDV (%.20) = 606,72.-TL malzeme bedelini talep edilebileceği ve alacak tutarının 17/12/2024 takip tarihi itibariyle 689,30.-TL olduğu kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Dava; Davalı tarafça yapılan alt yapı çalışması sırasında davacının şebeke hattına verilen zararın tazminine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir. Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nce verilen .... Esas -... Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin ... Esas- ... karar nolu başka bir ilamında ise "tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği " belirtilmiş olup davacı vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir. "belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, belirtilen adreste 28/09/2024 tarihinde davalı tarafından yapılan kazı esnasında davacıya ait enerji dağıtım kablolarına zarar verdiğinin, bu zarar nedeniyle davaya konu icra takibinin başlatıldığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, ... 32. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 7.431,79-TL hasar bedeli ve 758,65 TL faiz olmak üzere toplam 8.190,44-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı vekilince dava dilekçesinin ekinde ve icra dosyasında takip dayanağı belge olarak sunulan hasar tespit tutanağı ve hasara ilişkin fotoğraflardan ve ... Belediye Başkanlığından gelen müzekkere cevabından davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları neticesinde davacıya ait elektrik dağıtım kablosuna zarar verildiğinin anlaşıldığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davalıya ait hizmetlerin düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında ihbar olunan tarafından yapıldığının belirtilerek husumet itirazında bulunulmuş ise de davalının işveren konumunda olarak yüklenicinin vereceği zararlardan sorumlu olacağı, bu nedenle işveren olarak davalının sorumlu olacağı ve husumet yöneltilebileceği, kusur oranlarının ve zarar miktarının tespiti yönünden elektrik mühendisi ...'den rapor alındığı, davaya konu hasarın davalı tarafça yapılan kazı neticesinde meydana geldiği anlaşılmakla yapılan tüm bu tespitler ve yukarıda davalının husumet itirazı yönünden belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu hasarın davalı tarafınca yapılan kazı neticesinde meydana gelmekle zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu ve sorumlu olacağı, davacı tarafça icra dosyasında talep edilen hasar bedeli incelendiğinde kdv hariç 5.955,50 TL'sinin malzeme ve montaj, 88,74 TL'sinin dağıtılamayan enerji, 148,92 TL'sinin eşik kesinti süresi aşım bedeline ilişkin olduğu, yukarıda belirtilen istinaf ilamında açıklandığı üzere davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli ve dağıtılamayan enerji bedeli talep edemeyeceği, dava dilekçesinde de kısmi talepte bulunularak malzeme ve montaj bedeli olan 5.955,50 TL miktar yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, raporda belirtildiği üzere davacı tarafça davaya konu hasarın kendi işçisi dışında davaya konu hasara özel işçi tutup çalıştırdığı ispat edilemediğinden ayrıca işçilik ve montaj bedeli talep edemeyeceği, alınan rapor kapsamında davaya konu hasar nedeniyle davacının talep edebileceği malzeme bedelinin kdv dahil 606,72 TL olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren avans faizi talep edilebileceği, hasar bedeli üzerinden haksız fiilin gerçekleştiği tarihten takip tarihine kadar süre içerisinde hesaplama yapıldığında talep edilebilecek işlemiş faizin 68,82 TL olduğu, haksız fiillerde zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu ve takibin zamanaşımı süresi dolmadan başlatıldığı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davalının ... 32. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 606,72-TL asıl alacak, 68,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 675,54-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 32. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 606,72-TL asıl alacak, 68,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 675,54-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 675,54 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi gereğince davalı lehine takdir olunan 675,54 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.560,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 630,68 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarf edilen toplam 20,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 17,73 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 521,78 TL'nin davalıdan, 4.078,22 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair miktar yönünden kesin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar verildi. 28/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır