T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/790 Esas
KARAR NO : 2026/373
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2025
KARAR TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili davacı ... A.Ş. ve davalı ... A.Ş. arasındaki ticari ilişki neticesinde, davalının VEKALETLİ GÜMRÜKÇÜSÜ olarak gümrük işlemlerini takip ettiğini, davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında iş ilişkisinin mevcut olduğunu, davacı müvekkili şirketin, vekaletnamede yazan yetkiler kapsamı ile gümrük işlemlerinin takibinde, bu işlemler sonucunda doğmuş olan damga vergisi, harçların ödenmesi ve sigorta vb. konularda davalıya hizmet verdiğini, verilen hizmetlere ilişkin dekont, makbuz ve faturaların icra takibine dayanak belge olarak sunulduğunu ancak verilen hizmetler nedeniyle davalı şirketin müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin davalıya verdiği hizmet ve gümrük işlemleri sebebiyle ödenmiş olan dekontlar nedeniyle doğmuş bulunan alacağının tahsili için, müvekkili şirket kayıtlarında mevcut bakiye cari hesap alacağı olan 96.951,67-TL ve 1.175,37-TL geçmiş gün faizi bedeli olmak üzere toplam 98.127,04-TL üzerinden, ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı şirket tarafından bu icra takibinde, "Alacaklı olduğunu iddia eden tarafa müvekkil şirketin hiçbir borcu bulunmadığından, ÖDEME EMRİNE, BORCUN TAMAMINA, fer’ilerine, işlemiş ve işleyecek faizin tamamına itiraz eder, itirazımızın kabulüne karar verilmesini vekaleten talep ederiz. Böylelikle, takibin tamamına itiraz eder, müvekkil şirket yönünden takibin durdurulmasını talep ederiz." gerekçesiyle itirazda bulunulduğunu, süresinde yapılan tüm bu itiraz nedeniyle takibin durduğunu, haksız itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla öncelikle zorunlu dava şartı arabulucuya başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyası ile görüşmeler gerçekleştiğini ancak görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlandığını bu nedenle de işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı şirketin takip dayanağı olan cari hesap ekstresinde mevcut ana para, işlemiş faiz ve ferileri toplamı 98.127,04-TL’lik alacak kalemine itiraz ettiğini, oysa cari hesap dikkatle incelendiğinde müvekkili şirketin, davalı şirkete vermiş olduğu gümrük hizmeti nedeniyle, cari hesapta görülen miktar kadar alacaklı olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu hususun tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile de ispatlanacağını, dolayısıyla davalının borca itirazının yerinde olmadığını, borçlunun malları kaçırma kastının olması sebebiyle, borçlunun malları üzerine ihtiyati tedbir konulması için Mahkemece müracaat etme zorunluluğunun hasıl olduğunu bildirerek öncelikle haklı davalarının kabulü ile, davalı şirket tarafından, ... 20. İcra Dairesi 'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan haksız itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesini, kötü niyetli itiraz nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, borcun açık ve kesin olmadığını, davacı tarafın alacak iddiasını hiçbir somut belgeye dayandıramadığını, sunduğu faturaların tek başına borcun varlığını ispat etmeye yeterli olmadığını, davalı şirket ile davacı arasında ileri sürülen borca ilişkin teslim irsaliyesinin olmadığını, sözleşme veya sipariş formunun bulunmadığını, mutabakat yapılmadığını, ticari defter kayıtlarında davacı tarafın iddialarını doğrulayan bir kayıt olmadığını, bu nedenle ortada açık, kesin ve likit bir alacak bulunmayıp, tamamen hukuki ihtilaf konusu olan tartışmalı bir iddianın bulunduğunu, borç ilişkisi tartışmalı olduğundan icra inkâr tazminatının şartlarının oluşmadığını, İİK m. 67/2 gereği icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; borcun açık, likit ve kesin olması, borcun haksız ve kötü niyetle inkâr edilmiş olmasının gerektiğini, somut olayda müvekkilinin itirazınnı kötü niyetle olmayıp, alacağın dayanaklarının belirsizliği, teslimin ispat edilememesi ve borç ilişkinin hiç kurulmamış olması nedeniyle olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği (borcun likit olmaması, belgeyle ispatlanamaması, borçta açık ihtilaf bulunması) hâllerinde icra inkâr tazminatının asla uygulanamayacağını, bu nedenle davacının tazminat talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın alacağını ispat yükünü yerine getiremediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, sunduğu tek taraflı düzenlenmiş belgelerin borcun varlığını ispatlamayacağını, davacının mal veya hizmet teslimini, borcun hesaplanma yöntemini, alacağın miktarını ispatlayamadığını, bu durumda itirazın kaldırılmasının davacının ispatına bağlı olduğundan, icra inkâr tazminatı koşullarının yine oluşmadığını bildirerek davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının reddine, alacak likit ve kesin olmadığından davacı tarafın talep ettiği icra inkâr tazminatının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilen 16.02.2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; işbu dava dosyası kapsamında müvekkilinden gelen talep doğrultusunda huzurdaki davadan, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olan hak ve alacaklarından müvekkili adına feragat ettiklerini bildirerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafın feragate yönelik beyanlarına karşı sunduğu 16.04.2026 tarihli dilekçesinde özetle; işbu dava dosyası kapsamında müvekkilinden gelen talep doğrultusunda ve davalı taraf ile anlaşmış oldukları protokol kapsamında, huzurdaki davadan, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olan hak ve alacaklarından müvekkili şirkte adına feragat ettiğimizi bildirerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Davadan feragat HMK.nun 307. ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Açıklanan nedenler ışığında; davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.675,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 943,77 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Talep olmadığından taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/04/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy