T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/32 Esas
KARAR NO : 2025/629
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13.01.2015
KARAR TARİHİ : 01.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle: ... A.Ş.tarafından ... tarafından müvekkili .... Şti satılan emtialara karşılık alınan müşteri çekleri kurumsal anlaşmalarından dolayı ...15/01/2014 tarihinde teslim edildiğini, bu çekleri alan kamyonet faili meçhul kişiler tarafından soyulduğunu, çalınan çeklerden 2 tanesi ... A.Ş.nin elinde olduğunu, bu çeklere ödemeden men yasağı konulduğunu, davanın keşidci .... Şti ne davanın ihbar edilmesini istediklerini, davalının iyi niyetli meşru hamil olmadığını, davalının söz konusu çalıntı çekleri iktisap ederken basiretli tacir gibi gerekli önem ve hasssasiyeti göstermediğni belirterek söz konusu çeklerin icra takibine konu edildiği takdirde icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, çekin yetkili meşru hamilinin müvekkillerinden ... A.Ş.olduğunun tespiti ile müvekkillerinin davalı-alacaklı ... herhangi bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı ... vekili 16/10/2014 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirketin merkez adresi, İstanbul Adliyesi yargı içerisinde bulunduğunu, dolayısıyla iş bu davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini belirterek yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği, Ticari Defterler, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Hz ve ... Hz. Suç duyuruları ... 20 Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası. Müvekkil şirketlerin defterleri, BDDK yönetmeliği ve genelgeleri, ... yönetmelik ve genelgeleri, Faktoring Derneğine atılan mailler, Çek aslı, Banka kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının dava konusu çeklerin meşru hamili olup olmadığı, ve çalıntı olduğu iddia edilen bu çeklerden dolayı davacıların davalı şirkete borçlu olup olmadıklarına ilişkin olduğu tespit edildi.
12/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda" Davalı faktoring şirketi tarafından dava konusu iki adet çek ile ilgili olarak yapılan faktoring işlemlerinde kendisine atfedilecek ağır kusur ve ihmalin söz konusu olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
07/02/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda" Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu, ceza dosyası ve soruşturma evrakı örnekleri, davacı vekilinin itirazları üzerinde yapılan incelemelerde; Rapor içersinde açıklandığı üzere, gerek ceza dosyasında yeterli bilgi ve belgelerin mevcut olmadığı, gerekse davacı vekilinin dayanak gösterdiği bir kısımı delil ve belgelerde eksikliklerin mevcut olduğu, bu nedenlerle 12.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda arz edilen, davalı faktoring şirketi tarafından dava konusu iki adet çek ite ilgili olarak yapılan faktoring işlemlerinde kendisine atfedilecek ağır kusur ve ihmalin söz konusu olmadığı yönündeki kanaatimizin değişmesini gerektirecek hususların tam olarak ortaya konulmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Davacıların keşidecisi müvekkili ....Şti. olan ... Bankası ... Şubesi ... no.lu, 25/05/2014 vadali 4.000,00 TL bedelli çek ile, keşidecisi ...Şü. olan ... Bankası ... Şubasi ... nolu 30/05/2014 vadeli 3.000,00 TL bedelli çeklerin davacı ...Limited Şirketi tarafından davacı ...Şirketine gönderilmek üzere kargolandığını, kargoda çeklerin çalındığından bahisle davacıların davalılara borçlu olmadığını talep ettikleri, davalı ... şirketinin de iyiniyetli olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
İş bu davaya konu ... Bankası ... Şubesi ... no.lu, 25/05/2014 vadeli 4.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin ...Şti. olan olduğu, ... Bankası ... Şubesi ... nolu 30/05/2014 vadeli 3.000,00 TL bedelli çekin keşidecisisinin ...Şti olduğu, çeklerin ...Şti.emrine düzenlendiği, çeklerdeki ciro silsilesinin ise sırasıyla ...Şti., Ayaltın İnşaat ....Şti., ... ve...A.Ş. Olduğu ,ciro silsilesinin düzgün olduğu, silsilede şeklen kopukluk bulunmadığı görülmüştür.
... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasında ve ... 3. Ağır ceza mahkemesinde ... E sayılı dosyasında davaya konu olan çeklerin, mahkememizdeki iş bu davaya konu olan çekler olmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre: "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.''
6361 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasına göre: "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." aynı maddenin 3. Fıkrası ise:" Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoringşirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklindedir. Dava konusu çekin istirdadı talebi yönünden iş bu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedi elinde bulunduran davalı faktoring şirketinin kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacılar ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığının tarafların kabulünde olması, davacı ...Şirketi nın çeklerdeki imzasına itiraz etmemiş olması ve iş bu dava yönünden davacının ispatlanması gereken hususun davalının kötüniyetli iktisabı olduğu, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve davacı ...A.Ş.yetkilisi ... tarafından ...'ne gönderilen mail'in 17/Ocak/2014 günü saat 10.44'de gönderildiği ,dava konusu iki çek ile ilgili temlik işleminin ve çeklerin alınış tarihinin da 17/Ocak/2014 tarihi olduğu, davalının temlik işleminin ve çeklerin alınmasının çeklerin sisteme işlenmesinden sonra bilerek gerçekleştirildiği hususunda herhangi bir kanıt bulunmadığı, buna göre davalı faktoring şirketi dava konusu çek mevzuat uyarınca tevsik edici belge ile usulüne uygun olarak aldığı kabul edilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre: "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Buna göre her ne kadar davacı ...AŞ çeklerin müşteri çeki olduğu ve taraflarına gönderildiğini, çeklerin istirdatını talep ettiği, ...AŞ nin ticari defterlerinde davaya konu çekleri diğer davacı ... Şirketi hesabında alacak olarak kayıtlasa da davalı faktoring şirketinin kötüniyetini ispat etmesi gerektiği, yukarıda açıklandığı üzere davalı faktoring şirketinin 6361 sayılı kanunun 9/3. fıkrası ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/03/2022 tarihli ... esas ... karar sayılı içtihatı dikkate alınarak dosya kapsamı itibariyle çek üzerindeki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı ve davalının çekin çalıntı olduğunu bilerek, davacının zararına olacak şekilde, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadığından iyiniyetli olarak davaya konu çekleri iktisap ettiği değerlendirilmiştir. Davacılar davalının kötüniyetli olduğunu kanıtlayamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddedilmiş olması nedeniyle davacını tazminat talebinin reddi gerekmiş, TTK'nın 792. Maddesinde tazminatın düzenlenmemiş olması İİK'nın 72/4.. Maddesi uyarınca herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması nedenleriyle yasal koşullarının bulunmadığından davalı tarafın tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, davacı taraftan peşin olarak alınan 119,55 TL harçtan mahsubu ile eksik 495,85 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 7.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okundu usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır