T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/494 Esas
KARAR NO : 2024/730
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/05/2016
KARAR TARİHİ : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; dava dışı ... A.Ş.'nin kendilerinin ... Şubesinden olan kredi talebine dair olarak, ... mülkiyetindeki ..., ..., ... mah. 28010 Ada, 2 Parselde kayıtlı .. arsa paylı 29 nolu dükkan niteliğindeki taşınmazın kredinin teminatı olarak sunulduğunu, davalı şirketin ekspertiz raporu sonrası gayrimenkul üzerinden 1. sıra ve dereceden ipotek tesis edildiğini ve kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi sözleşmesinin kat edilerek.. 9. İcra Müdürlüğünün ...esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 2010 yılında 975,000-TL değerinde olduğu değerlendirilen taşınmaz hakkında da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidildiğini, icra dosyası için yapılan kıymet taktirinde gayrimenkule 140.000,00-TL değer biçildiğini, ... 12. İcra hukuk Mahkemesi ... E sarılı dosyasında da kıymet taktirine itiraz edildiğinden davanın reddedildiğini, taşınmazın satılması için girişimde bulunulduğunu ancak borçlu tarafından yönlendirilen bir alacaklı tarafından ipoteğin fekki karşılığı 325.000-TL bedelle devredildiğini, raporda 600 metrekare olduğu belirtilen gayrimenkulün 62 metrekare faydalı alana sahip olduğu mahkeme kararı ile tespit edilip öğrenildiğini, eksperlik sözleşmesi gereği davalı şirketin iş yaptırdığı, istihdam ettiği kişilerin hatalı değer tespiti sebebiyle oluşan zararı 5.1 maddesi gereği karşılamayı kabul ettiğini, yine davalı şirketin BK-98.96 maddeleri gereği sorumlu olduğunun da SPK tebliğleri ile sabit olduğumu, yine tebliğ ile sorumluluklarının da belirtildiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının sözleşme ve kanun hükümlerini ihlal ederek müvekkili bankaya vermiş olduğu 402.524,00 TL zararın, 26.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkiline verilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının kendilerinden kaynaklanan bir zararının olmadığını, taşınmazın dükkan ofisten oluştuğunu, benzerlerinin metrekare satış fiyatları esas almarak saptamanın yapıldığını, tapuya güven ilkesi gereği kendilerinin tapu kayıtlarını esas alarak hazırladıkları raporda hukuka aykırılık olmadığını, yine eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının da kesildiğini, kredinin kullandırılması ve borcun ödenmemesi hususlarında davacı bankanın da kusurlu olduğunu, ipotek sehebiyle tahsil edilmiş bedeller dikkate alınmaksızın mahsup yapılmaksızın talepte bulunulduğunu, kendilerinin... Sigorta Şirketine mesleki sorumluluk sigortası yaptırdıklarını, bu şirketin de kendileri ile beraber müteselsil sorumlu olduğunu belirterek; haksız yere açılan davanın dava şartı yokluğundan ve zamanaşımından dolayı usulden reddine, şayet mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, ayrıca davanın ...Sigorta Şirketine ihbar edilmesine son olarak yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; taraflar arasında yapılan 06.08.2007 tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi nedeniyle davacı bankanın zarar iddiası ile davalıdan 402.524,00 TL tazminatın 26.01.2012 tarihinden itibaren Ticari faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, talimat raporları alınmıştır.
... 13.Aliye Ticaret Mahkemesinin ...talimat sayılı dosyasından alınan Harita Mühendisi ..., Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 17/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda; ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain, 28010 ada, 2 parselde konumlu 29 Bağımsız Bölüm nolu dükkan vasıflı taşınmazın bulunduğu semt ve mevkii, emsallerin alım satım rayiçleri, inşa tarz ve evsafı, yüzölçümü, kullanılan malzeme ve işçiliğin kalitesi, kent ve iş merkezlerine yakınlığı, yaya sirkülasyonu, yıpranma payı, değer takdirini etkileyen olumlu ve olumsuz yönleri ile günün ekonomik koşulları da nazara alındığında KIYMETİNİN : 200.000TL (ikiyüzbin Türk Lirası) değerinde olduğu belirtilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasından alınan ... tarafından düzenlenen 23/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda; dava tarihi itibariyle tahsil edilemeyen 427.025,68-TL. asıl alacak ve 207.253,70-TL işleyen faiz alacağı dolayısıyla zararı gözüktüğü belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Dava, taraflar arasında imzalanan ekspertiz hizmet sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı şirket, davacı bankanın genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı ....AŞ' ne verdiği, krediye teminat oluşturmak üzere ipotek koyduğu taşınmazın, gerçek değerinin tespiti için gayrimenkul değerleme raporu düzenlemiş, davacı taraf, davalının düzenlediği raporun gerçeğe aykırı olduğunu belirterek uğradığı zararın tazmini için bu davayı açmıştır.
Davalı şirketin, bankalara değerleme hizmeti verdiği, Türkiye Değerleme Uzmanı Birliğinin üyesi olduğu ve halen bankalara değerleme hizmeti verme konusunda yetkiyi haiz kuruluşlar arasında yer aldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen 06/08/2007 tarihli Ekspertiz Hizmet Sözleşmesinde, davacı bankanın ekspertiz hizmeti satın alan, davalı şirketin ekspertiz hizmeti veren olduğu, sözleşmesinin 2. maddesinde, sözleşme konusunun, banka tarafından incelenmesi talep edilen tüm gayrimenkullerin ekspertiz raporlarının hazırlanması işi olduğu, sözleşmenin 5.1 maddesinde, eksper, yanında istihdam ettiği kişiler ve iş yaptığı kurum ve kişilerde dahil olmak üzere ekspertize konu gayrimenkulün hatalı değer ve yer tespiti nedeniyle oluşan bankanın zararını ödemeyi gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt ettiği görülmüştür.
Davalı şirket tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda, değerleme konusu taşınmazın,..., ..., ... mah. 28010 Ada, 2 Parselde kayıtlı ... arsa paylı 29 nolu dükkan niteliğindeki taşınmazın 2010 tarihi itibariyle rayiç değerinin 975.000,00 TL olduğu tespiti yapıldığı taşınmazın kredi borçluları hakkında başlatılan ... 9. İcra müdürlüğünün ...E sayılı'(yeni esas ...) dosyası ile yapılan yasal takip işlemleri esnasında ... 13. İcra hukuk mahkemesi ...Esas sayılı değerinin 140.000 TL olduğunun ve taşınmazın 600 m2 olarak değerlendirildiği bildirilmesine karşın 61 m2 faydalı alanın bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiş Mahkememiz tarafından ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası ile yapılan bilirkişi incelemesi neticesi ibraz edilen rapor ile ..., ..., ... mah. 28010 Ada, 2 Parselde kayıtlı ... arsa paylı 29 nolu dükkan niteliğindeki taşınmazın bağımsız bölümün toplam 277 m2 brüt alana sahip olup yaklaşık 100 m2olarak belirtildiği dükkan değerinin 19.03.2010 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın piyasa rayiç değerinin 200.000,00 TL olduğu bildirilmiştir.
... 9. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile yapılan yasal takip işlemleri esnasında davacı alacaklı banka, kredi borçlusu ... AŞ ile ipotek borçlusu ... aleyhine 03.03.2011 tarihinde 850.00 TL bedelli senede dayalı olarak 800.554,39 TL asıl alacak istemi ile hem ilamsız takip işlemleri başlattığı hem de İzmir 9. İcra müdürlüğünün 2011/3766 sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya evrilmesi yoluna gidildiği 975.000 TL olduğu düşünülen taşınmazın 01.08.2012 tarihinde 325.000,00 TL bedelle satıldığı, yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra ibraz edilen 23.10.2018 tarihli bilirkişi raporu uyarınca dava tarihi itibari ile davacının 427.000,00 TL tahsil edilmeyen alacağı olduğu bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça, ... 9. İcra müdürlüğünün ...esask sayılı dosyasından verilen aciz vesikası dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Davacı bankanın dava dışı ... Şirketine kredi kullandırdığı, bu kredileri teminat altına almak için taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettirdiği, kredinin kullandırılması aşamasında ipotek verilen taşınmazın değerinin tespitinin yapılması bakımından davalı şirket ile ekspertiz hizmet sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketçe taşınmazın değerinin tespit edildiği, davacının kullandırdığı kredilerin kredi borcu sorumluları tarafından ödenmediği, davalının değerleme hizmeti verdiği taşınmazın icra kanalıyla satıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Davacı taraf, işbu davasında değer tespiti hizmeti veren davalı şirketlin kredi verilmesi aşamasında, kredinin teminatı olarak üzerinde ipotek tesis ettirilen taşınmazın değerinin, gerçeğin çok üzerinde tespit ettiğini, bu nedenle zarara uğradığını iddia etmektedir.
Taraflar arasındaki 06/08/2007 tarihli Ekspertiz Hizmet Sözleşmesin 5.1 maddesi gereğince davalı şirket, davacı bankanın ekspertize konu gayrimenkulün hatalı değer ve yer tespiti nedeniyle oluşan zararını ödemekle yükümlüdür. Davacının somut olay sebebiyle talep edebileceği zarar miktarı, kredi alacağı bulunması, kredi borçlularından tahsil edilememesi ve alacak miktarını geçmemesi kaydıyla, taşınmazın değerleme tarihindeki gerçek değeri ile davalının belirlediği bedel arasındaki fark kadar olduğunun kabulü gerekmektedir.
Emsal ... Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinafı sonrasında BAM 17. Hukuk Dairesince verilen ...Esas...Karar kaldırma kararında belirtildiği üzere :davacının kredi alacağının asıl sorumlusu kredi borçlusu olup davacı zararının, davalı yönüyle kredi alacağının kredi borçlusundan tahsil olanağının kalmaması halinde doğduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25/03/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında " davacı banka hatalı ekspertiz raporu nedeniyle uğradığı zararı, davalı eksperden talep edebilmesi için öncelikle teminat olarak alınan ipoteği paraya çevirmesi ve satıştan sonra ödenmeyen bir alacağının kalması halinde bunun için kesin veya geçici rehin açığı belgesi (İİK m.152, 150/f) alınması, ayrıca asıl borçlu hakkında tüm takip yolları tüketilmesine rağmen, tahsil edilemeyen bakiye alacak için aciz vesikası alınması (İİK m.105) zorunludur. Zira ödenmeyen kredi borcunun, rehin paraya çevrilerek veya asıl borçludan tahsili halinde, eldeki davanın konusuz kalacağı açıktır. Bu nedenle, asıl borçlu hakkında aciz vesikası ve rehin açığı belgesi alındıktan sonra eldeki davaya devam edilmesinde davacının hukuki yararının olduğu kabul edilmelidir." şeklinde ifade edilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı bankanın, kredi borçluları aleyhine teminat altına alınan ipoteğin paraya çevirmesi yoluyla icra takibi başlattığı, ipotekli taşınmazın satışı yapıldığı, ancak satışa rağmen davacının zararını karşılanmadığı, dava tarihi itibariyle kredi borçlularından alacağı bulunduğu, aynı zamanda aynı alacak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı, işbu takip dosyasından borçluların haczedilebilir hiç bir malı bulunmadığından alacaklı bankanın talebi üzerine İİK 143. Maddesine dayalı olarak borç ödemeden aciz vesikası düzenlendiği anlaşılmıştır.
Anılan durum karşısında ;davacı bankanın, dava tarihi itibariyle asıl kredi borçlularından kredi alacağının tahsil etme olanağının bulunmadığı, zararının doğduğu ispatlanmış olmakla davanın taleple bağlı kalınarak 402.524,00-TL nin temerrüt tarihi olan 26/01/2012 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 402.524,00-TL nin temerrüt tarihi olan 26/01/2012 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 27.496,42-TL nispi karar ve ilam harcından 6.874,11-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 20.622,31-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 64.378,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.405,61-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/11/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır