T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/994 Esas
KARAR NO : 2025/365
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2017
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilleri ..., ... ve ... ’nun müflis ...Tic. A.Ş.’nin hissedarları olduğunu, 60.000,00 TL sermayeli müflis ...Tic. A.Ş.’nin toplamda 60.000 adet hissesi bulunduğunu, müvekkillerinin müflis şirketteki hisseleri toplamının ise 300 adet olduğunu, davalıların büyük bir çoğunluğunun müflis şirketteki hisseleri inançlı işlem ile elde ettiğini, dava dışı ...’ın müflis şirkette 44 yıl boyunca istihdam edildiğini, müvekkillerinin müflis şirketteki toplamda 52.000 adet hissesini 15.03.2005 tarihinde haciz tehdidi geçinceye kadar davalı ...’a devrettiğini, ilgili hisselerin devredilebilmesi için ETTK zamanında davalı ...’ın uhdesinde 3.000 adet hisse bulunması gerektiğini, söz konusu devir işleminin gerçekleştirilebilmesi için davalı ...’a 3000 adet hisse verildiğini, davalı ...’ın eline geçen toplamda 55.000 adet hissenin 1.000’er adedinin müvekkillerinin talimatlarıyla (müflis şirket çalışanları olan) diğer davalılardan ..., ..., ... ve ...’a devredildiğini, müvekkillerinden ... tarafından davalılardan ...’a 1.000 adet hisse devri gerçekleştirildiğini, müvekkillerinden ... tarafından davalılardan ...’a 1.000 adet müflis şirket hissesinin devredildiğini, davalılarla müflis şirket üzerindeki haciz tehdidi son bulunca ilgili hisselerin müvekkillerine iade edileceği konusunda inanç anlaşması yapıldığını, davalılardan ... ve ...’a inançlı işlemle devredilen hisselerin iadesinin sağlanması maksadıyla adı geçen davalılara tarihsiz bir hisse devir sözleşmesi imzalatıldığını, müflis şirketin kurulması için ETTK döneminde en az 5 hissedarın bulunması zorunluluğu sebebiyle şirket hisselerinden 3.000 adetinin yine inanç anlaşmasıyla davalılardan ...’a verildiğini, söz konusu işlemler ile müflis şirketin 59.700 adet hissesinin bir kısım davalılara devredildiğini, davalılardan ...’in müvekkillerinden ...’nin kuzeni olduğunu, ilgili inanç anlaşmasından haberdar olan davalı ...’in diğer davalı ... ile birlikte hareket ederek hukuka aykırı bir şekilde ... mirasçılarında bulunan bir kısım müflis şirket hisselerinin kendilerine devredilmesini sağladıklarını, davalı ...’ın müvekkillerinden ...’ye gönderdiği 26.11.2015 tarihli e-mailde taraflar arasında yapılan inançlı işlemi ikrar ettiğini, davalılardan ...’in müvekkillerinden ...’ye gönderdiği 01.05.2015 tarihli e-mailde kendisinin gayrimenkul komisyoncusu olduğunun ve müflis şirkete ait otelin gerçek sahibinin müvekkilleri olduğu konusunda ikrarda bulunduğunu belirterek; davalılardan ... ve ... adına yolsuz olarak tescil edilen toplamda (37.000+20.000=) 57.000 adet hisse devri sonucunda müvekkillerinin uğradığı zararın aynen tazmini ile adı geçen davalıların uhdesine geçen toplamda 57.000 adet hissenin davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine, söz konusu durumun şirket pay defterine tesciline; davalılardan ..., ... ve ...’a inançlı işlemle devredilen hisselerin davalılardan alınarak müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 21/12/2022 tarihli ıslah dilekçesinde ve özetle; ...'ın, 44 yıl boyunca müvekkillerinin murisi ...’nin yanında çalıştığını, ...'ın, ... vefat ettikten sonra da müvekkilleri ile birlikte davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, ...'ın, müvekkillerinin murisi ile 44 yıl çalışması nedeniyle bir yandan baba emektarı ve bir yandan da aileden biri olduğunu, ...’a müvekkillerinin duyduğu bu güven nedeni ile müvekkillerinin dava konusu İflas Halinde ... Şirketi’ne ait 52.000 adet şirket hissesini haciz tehdidi geçinceye kadar, ...’ın mülkiyetinde kalması için, inançlı işlemle ...’a inançlı temlik yaptığını, ...'ın haciz tehdidi geçtikten sonra şirket hisselerini müvekkiline iade edeceğini, müvekkili ...'nin 15.03.2005 tarihinde 22.600 adet hissesini ...’a devrettiğini, dava devam ederken vefat eden müvekkillerinin miras bırakanı ...'nin 15.03.2005 tarihinde 26.500 adet hissesini ...’a devrettiğini, müvekkilinin Annesi ...'nin 15.03.2005 tarihinde 2.900 adet hissesini ...’a devrettiğini böylece ...’a inançlı işlem kapsamında toplam 52.000,00-Adet hisse devredildiğini, şirket yönetiminde yer alacağı için otelde garson olarak çalışan ...’a (1.000 Adet Hisse), ...’ya (1.000 Adet Hisse), ...’ya (2.000 Adet Hisse) ve ...’a (1.000 Adet Hisse) müvekkillerinin talimatı ile ... tarafından inançlı işlemle hisse devirleri yapıldığını, böylece ...'ın uhdesindeki 5.000 adet hisseyi diğer çalışanlara devretmiş ve inançlı işlem gereği kendisinde bulunan hisse adedinin 50.000 adete düştüğünü, ...'nin, davalılardan ...'a şirket yönetiminde yer alacak olması nedeniyle inançlı işlem kapsamında 1.000 adet hisse devrettiğini, davalı ...'ın, bu hisselerin müvekkiline iadesi için tarihsiz bir hisse devir sözleşmesi de imzaladığını, müvekkillerinden ... 'nun davalılardan ...'a şirket yönetiminde yer alacak olması nedeniyle inançlı işlem kapsamında 700 adet hisse devrettiğini, davalı ...'ın bu hisselerin müvekkiline iadesi için tarihsiz bir hisse devir sözleşmesi de imzalandığını, müvekkillerinin murisi döneminde yürürlükte olan eTK hükümlerince anonim şirketin en az 5 hissedar ile kurulması gerektiğini, bu nedenle 3.000 adet hissesini o vakit ... adına tescil edildiğini, ... 13. ATM’nin ... E. Sayılı dosyasında ... bu hisselerinin müvekkillerine devri ile alakalı olarak adi yazılı bir hisse devir sözleşmesi imzaladığını, ...’nda 30.000.000,00-USD değerinde bir otel binasına sahip şirketin 60.000 adet hissesinin 59.700 adedinin şirkette çalışan işçiler tarafından satın alınmasının hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine aykırı olduğunu, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yapılan hisse devirlerinin inançlı işlem kapsamında yapılmış olan hisse devirleri olduğunu, davalılardan ... ve ...'a müvekkillerinin onayı ve bilgisi dışında yapılan devirlerin hukuka aykırı olduğunu, davalılardan ...'in, müvekkilinin ...’nin amcasının oğlu olduğunu, dava konusu hisselerinin inançlı işlem kapsamında ...’a ve diğer şirket çalışanlarına devredildiğini, yakinen ve çok iyi bildiğini, bu hisselerin müvekkillerine ait olduğunu bilen ...'in, davalılardan ... ile birlikte hareket edip, bu hisseleri TBK 49/2 aykırı hareket ederek, ahlaka aykırı filler ile diğer davalılardan devraldığını ve müvekkilini zarara uğrattığını belirterek; ... adına yolsuz olarak tescil edilen 37.000 adet hisse ile ... adına yolsuz olarak tescil edilen 20.000 adet hisse, ... adına 1.000 Adet Hisse , ... adına 1.000 Adet hisse ve ... adına 700 Adet hissenin 3. şahıslara rızai veyahut cebri icra marifeti ile de olsa devrinin ve satışının yasaklanmasına” ilişkin ihtiyati tedbir verilmesini, davanın kabulü ile davalılar; ... mirasçıları ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin inançlı işlem kapsamında kendilerine emaneten verildiğinin kabulü ile iştirak halinde malik olunan 50.000 adet hissenin mülkiyetinin ... ve ...'a geçmediğinin tespiti ile, davalılar ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin inançlı işlem kapsamında müvekkiline iadesine ve bu hususun davalı şirket pay defterine tesciline; bu talebin kabul görmemesi halinde, ... mirasçıları ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin ... ve ...'ın TBK 49/2 kapsamındaki ahlaka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilimizin uğradığı zararların TBK 51. Maddesi hükmünce davalılardan aynen tazmini ile İflas Halinde ... Şirketi'nin, ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan geçen hisselere karşılık ...'daki (20.000 adet hisse) ile davalı ...'deki (30.000) adet hissenin davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine ve bunun davalı şirket pay defterine tesciline; İnançlı işlem kapsamında davalılar ... (1.000 adet hisse), ... (1.000 adet hisse) ve ... (700 adet hisse) adına kayıtlı İflas Halinde ... Şirketi'nin hisselerin davalılardan alınarak müvekkilimiz adına tesciline ve bu hususun davalı şirket pay defterine tesciline;inançlı işlem kapsamında davalı ...'a verilen 1.000 adet hisse, ...'ya verilen 2.000 adet hisse, ...'a gönderilen 1.000 adet hisse ve ...'a devredilen İflas Halinde ... Şirketi'nin hisselerinin ... ve ...'ın TBK 49/2 kapsamındaki ahlaka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların TBK 51. Maddesi hükmünce davalılardan aynen tazmini ile İflas Halinde ... Şirketi hisselerinin davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine ve bunun davalı şirket pay defterine tesciline; yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle:davacıların soyut bir iddiadan hareketle müvekkillerine karşı dava ikame ettiğini, davacıların müvekkilleri tarafından satın alınan hisselere konu satış sözleşmesinin dahi tarafı olmadığını, davacıların huzurdaki davanın konusu ile aynı konuda açılan bir başka davanın halen derdest olduğunu, ilgili davanın ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, davacıların müvekkilleri hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, bahse konu ...Sor. no’lu dosyada müvekkilleri hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacıların inançlı işlem iddiasının gerçek olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde ve özetle: davacıların kötüniyetli olduklarını, davacıların ileri sürdükleri iddiaları ispata elverişli herhangi bir somut delil bulunmadığını, sahibi olduğu hisseleri usulüne uygun bir şekilde devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle: davacılar tarafından daha önceki bir tarihte aynı konuda müvekkiline karşı dava açıldığını, huzurdaki davanın derdestlik sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davacıların ... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasının 10.02.2017 tarihli celsesinde müflis şirket hisselerinin devir tarihinde herhangi bir değer ifade etmediği yönünde beyanda bulunduklarını, müvekkili ...’in aciz halinde bulunan şirketin çoğunluk hissesini iktisap ederek şirketin devlete olan vergi borçları ile üçüncü kişilere olan borçlarını ödediğini, müvekkilinin şirketin sermayesinin kurtarılması için yoğun bir çaba harcadığını, müvekkilinin hukuka uygun olarak hareket ettiğini, huzurdaki davanın tarafları arasında herhangi bir inançlı işlem bulunmadığını, davacıların %0.16’lık hissesi ile kanunun etrafında dolanmaya çalıştıklarını, şirketin müvekkili tarafından satın alındıktan ve borçları ödendikten sonra kıymetli hale geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde ve özetle: davacıların kötüniyetli olduklarını, davacıların ileri sürdükleri iddiaları ispata elverişli herhangi bir somut delil bulunmadığını, sahibi olduğu hisseleri usulüne uygun bir şekilde devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde ve özetle: dava konusu hisseleri kendi istediği ile devrettiğini, davacıların kendisini ve diğer davalıları mağdur etmeye çalıştıklarını, şirket hisseleri devrinin herhangi bir inançlı işlem anlaşmasına konu edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Müflis ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve özetle: ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden ... A.Ş.’in 16.07.2007 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, ilgili şirketin iflas tasfiye işlemlerinin halen devam etmekte olduğunu, söz konusu iflas tasfiyesinin ... 2. İflas Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası üzerinden sürdürüldüğünü, davacıların kendi muvazaalarına dayalı tazminat talebinde bulunamayacaklarını, huzurdaki davanın müvekkili müflis şirkete ikame edilmesinin esas bakımından hatalı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğundan müvekkili müflis şirket bakımından usulden reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle: müvekkili ...’ın tekstil sektöründe başarılı bir iş adamı olduğunu, müvekkilinin binlerce kişinin istihdamını sağladığını, müvekkilinin iflas eden ...Tic. A.Ş.’nin hisselerini satın alarak müflis şirketi kar eden bir şirket haline getirmeyi hedeflediğini, müvekkili ...’ın söz konusu hedef doğrultusunda müflis şirkete ait hisseleri iktisap ettiğini, müvekkilinin 18.08.2015 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nda müflis şirketin yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, müvekkilinin iflas eden şirketin neredeyse tüm borçlarını ödeyerek şirketi iflastan çıkacak duruma getirdiğini, müflis şirketin değer kazanması üzerine davacıların harekete geçtiğini, davacıların inançlı işlem iddiasının gerçeği yansıtmadığını, huzurdaki davaya derdestlik ve zamanaşımı yönünden itirazda bulunduklarını, davacılardan ... tarafından ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasında görülen davayı ıslah ettiğini, ilgili davanın ıslah edilmiş halinde müflis şirketin 54.000 adet hissesinin kendi adına tescil edilmesinin istendiğini, huzurdaki davanın hisse devrine ilişkin istem bakımından tefrikine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında gerçekten bir inançlı işlem olsa dahi bu durumun iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki müvekkilini bağlamayacağını, davacıların aynen tazmin talebinin yerinde olmadığını, davacıların zarara uğradığına dair herhangi bir belge ibraz etmediklerini belirterek derdestlik ve zamanaşımı yönünden usulden, davacıların haksız ve hukuka aykırı istemleri bakımından esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; açılan davanın usul ve esas bakımından yasaya aykırı ve hukuki mebnetten yoksun bir dava olduğunu, davacılar ile müvekkili arasında hisse geri devri yapılmadığını, dosyaya sunulan belgeyi kabul etmediklerini, anonim şirket hisse devri isil ve şekline aykırı bir belge olmasının yanında belgedeki imzanın da müvekkilinie ait olmadığını, dava dilekçesinde davacıların, alacaklılarından mal veya hak kaçırmak amacıyla şirket hisselerini devrettiklerini beyan ettiklerini ancak böyle bir işlemin olmadığını, müvekkilinin parasını ödeyerek hisse aldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla muvazalı bir devir vadıysa neden dosyaya sunulan ve kabul etmedikleri belgede bedel yazıldığını belirterek; davanın reddine yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi , yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava;Davacılar tarafından hisselerin inançlı işlemle devredildiği iddiası ile davalılardan hisselerin geri alınarak davacılar adına tesciline ve bir kısım davalılar açısından haksız fiil zararının yani hisselerin aynen tazminine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacılar tarafından hisselerin inançlı işlemle devredildiği iddiası ile davalılardan hisselerin geri alınarak davacılar adına tesciline ve bir kısım davalılar açısından haksız fiil zararının yani hisselerin aynen tazminine ilişkin olduğu görülmüştür.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, tanık beyanlarına başvurulmuş, mirasçıların yemin edası yapılmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi ..., ..., ... tarafından düzenlenen 12/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ve 03/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Tanık ... 15/10/2024 tarihli yeminli ve imzalı beyanında;" Davacılardan ... ve ... benim eski arkadaşım olur ve yıllarca mali müşavirliklerini gerçekleştirdim, davalı şirket zor durumda olması sebebiyle ...'tan kredi aldı, ... ve ... şahsi kefaletlerini koydular, şirketin eski avukatı, davacı ... bizzat benim ofisime geldiler, hisseler üzerine haciz gelmemesi için ve şirketin batık olması sebebiyle hisselerin bir kısmını yanlarında 35 - 40 yıldır çalışan ... ve diğer çalışanları olan davalılara devrettiler, bu işlem bizzat benim ofisimde ve yanımda gerçekleşti, aradan 1,5 yıl geçtikten sonra hisse devirleri için ofisime geldiler, tarihsiz olarak hisse devirleri düzenlendi ancak karar defterine işlenmedi, davacılardan ... sonrasında benim ofisime geldi, akrabası olan ..., ... mirasçılarına giderek vergi borçlarının olduğunu ve ödeyemeyeceklerini beyan ederek hisselerini satın almıştır, ... bu hususa dair telefon konuşmasını benim odamda yapmıştır, vergi ve SGK borcundan korkmaları sebebiyle hisseleri devrettiklerini telefon ile itiraf etmişlerdir , ...'in devirlerden haberi vardı zaten davacılar onun akrabası olur, otelin satışından haberi vardı hatta komisyon karşılığı otel satım işi ile ilgilenmekteydi" demiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacılarca müflis ... Tic. A.Ş.’ye ait hisselerin inançlı işlemle birtakım kişilere devredildiğini, davalılardan ... ve ...’ın söz konusu inançlı işlemi bilmesine rağmen inançlı işlemle devredilen bu hisseleri devralarak müvekkillerini zarara uğrattıklarını ileri sürmektedir
Dosya kapsamı ile Davalı müflis şirketin 06.01.2005 tarihli olağan genel kurul toplantısında tutulan hazirun cetvelinde ilgili şirketin hisse yapısının,
... 27.600,00 27.600
... 3.000,00 3.000
... 23.400,00 23.400
... 3.000,00 3.000
... 3.000,00 3.000
TOPLAM 60.000,00 60.000 hisse yapısına sahipken
Davacılar ...’nin davalı şirketteki 22.600 adet hissesini, ...’nin 26.500 adet hissesini, ...’nin 2.900 adet hissesini 5.03.2005 tarihinde ...’a devrettiği,
Davalı müflis şirketin 10.05.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısında tutulan hazirun cetvelinde hisse yapısının,
... 100,00 100
... 100,00 100
... 100,00 100
... 3.000,00 3.000
... 50.000,00 50.000
... 1.000,00 1.000
... 700,00 700
... 2.000,00 2.000
... 1.000,00 1.000
... 1.000,00 1.000
... 1.000,00 1.000
TOPLAM 60.000,00 60.000 şeklinde olduğu,
Davalı müflis şirketin 10.05.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısında tutulan hazirun cetvelinde hisse yapısının,
... 100,00 100
... 100,00 100
... 100,00 100
... 3.000,00 3.000
... 50.000,00 50.000
... 1.000,00 1.000
... 700,00 700
... 2.000,00 2.000
... 1.000,00 1.000
... 1.000,00 1.000
... 1.000,00 1.000
TOPLAM 60.000,00 60.000 şeklinde olduğu,
... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile, ...'ın davalı şirketteki 1.000 adet hissesini 1.000 TL bedel ile davalı ...’e devrettiği,
... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile, ...'nın davalı şirketteki 2.000 adet hissesinin tamamını 2.000.TL bedel ile davalı ...'e devrettiği,
... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile, ...'ın davalı şirketteki 1.000 adet hissesinin tamamını 1.000,00 TL bedel ile davalı ...'e devrettiği,
... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile, ... varisi ...’in davalı şirketteki 18.750 adet hissesinin tamamını 18.750 TL bedel ile davalı ...'e devrettiği,
... 8. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiyesayılı Düzenleme Şeklinde Miras Payının Devri Sözleşmesiyle, ... varisi ...'ın davalı şirketteki 18.750 adet hissesinin tamamını 18.750 TL bedel ile davalı ...'e devrettiği,
... 9. Noterliğinin ... tarihli ve .... yevmiye sayılı Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesiyle, ... varisi ...’ın davalı şirketteki 12.500 adet hissesinin tamamını 12.500 TL bedel ile davalı ...'e devrettiği,
29/07/2015 Tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile, davalı ...'in davalı şirketteki hissesinin 20.000 adetini 20.000 TL bedel ile davalı ...'a devrettiği,
18.08.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısı hazirun cetvelinde hisse yapısının :
... 3.000,00 3.000
... 34.000,00 34.000
... 1.000,00 1.000
... 700,00 700
... 1.000,00 1.000
... 20.000,00 20.000
... 100,00 100
... 100,00 100
... 100,00 100
TOPLAM 60.000,00 60.000 şeklinde olduğu,
... 9. Noterliğinin ... tarihli ve ... sayılı Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesiyle, ...'ın davalı şirketteki 3.000 Adet hissesinin tamamını 3.000 TL bedel ile davalı ...'e devrettiği, buna göre dava tarihi itibarıyla son hisse yapısının aşağıdaki gibi oluştuğu,... 9. Noterliğinin 02/09/2015 tarihli ve 6402 sayılı Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesiyle, ...'ın davalı şirketteki 3.000 Adet hissesinin tamamını 3.000 TL bedel ile davalı ...'e devrettiği, buna göre dava tarihi itibarıyla son hisse yapısının:
... 37.000,00 34.000
... 1.000,00 1.000
... 700,00 700
... 1.000,00 1.000
... 20.000,00 20.000
... 100,00 100
... 100,00 100
... 100,00 100
TOPLAM 60.000,00 60.000 şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalılar ... ve ...’ın TBK 49/2 kapsamındaki ahlaka aykırı eylemleri nedeniyle davacılaraın uğradığı zararların TBK 51. maddesi hükmünce davalılardan aynen tazmini ile İflas Halinde ... Şirketi’nin ...’daki (20.000 adet hisse) ile davalı ...’deki (37.000 adet) hissenin davalılardan alınarak davacılara verilmesi ve bunun davalı şirket pay defterine tescilini ve İnançlı işlem kapsamında davalılar ... (1.000 adet hisse), ... (1.000 adet hisse), ... (700 adet hisse) adına kayıtlı hisselerin davalılardan alınarak davacılar adına tescili talebinde bulunulmuş olup, taraf sıfatı def’i niteliği taşımadığı ve mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bir husus olduğu nazara alınarak davacı tarafça davadaki talebin davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...’a karşı yöneltildiği bu nedenle kendilerine karşı herhangi bir talep yöneltilmeyen ve dava tarihi itibariyle de şirket hisse yapısı içerisinde bulunmayan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ve davalı müflis şirket İflas Halinde ... Tic.'nin taraf sıfatı (pasif husumeti) bulunmadığı anlaşılmakla davanın bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı ... tarafından mahkememize ibraz edilen 07.05.2018 tarihli beyan dilekçesi ile; aleyhine açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiş olup bu durumda davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabul nedeni ile kabulü ile ... Tic.A.Ş'nin davalı ... adına kayıtlı 1000 adet hissesinin davalıdan alınarak şirket pay defterine davacılar adına tesciline karar vermek gerekmiştir.
... 14. Asliye Mahkemesine ait ... Esas ... karar sayılı dosyası ile davacı ... tarafından davalılar ... ...,... ,..., ..., ..., ..., ..., ve müflis şirket aleyhine açılan davada davacının, davalıların inançlı işlemi bilmelerine rağmen hisseleri devralmasının haksız olduğundan hareketle hisselerin kendisine devrilmesi istemi reddedilmiş ve karar İstinaf 43. Hukuk dairesinin 29.11.2022 tarihli ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarihli ilamı ile onanarak 29.05.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İş bu dava kapsamında davacılardan ... ’nun ... ve ...’da bulunan müflis ... Tic. A.Ş. hisselerinin kendisine verilmesi istemi ile ... 14. Asliye Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasındaki istemi aynı olduğundan, davalılardan ... ve ... yönünden derdestlik itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte iş bu davada davacı konumunda ; ..., ... ve ... olup 13.11.2017 dava tarihinden sonra davacı ... 10.02.2022 tarihinde vefat etmiş olup geriye mirasçı ... ve ... kalmış yine davacı ... 26.08.2024 tarihinde vefat etmiş olup geriye tek mirasçı ... kalmıştır. Davacı ... hem kendi adına asaleten hemde diğer davacılar yönünden iştirak halinde miras hükümlerine göre dahili davacı konumunda olması nedeni ile davacı ... tarafından davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın ... 14. Asliye Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasındaki istemi ile aynı olduğundan bahisle derdestlikten reddi cihetine gidilmemiştir.
Davacı ... tarafından davalılar ..., İflas Halinde ... Ticaret A.Ş. ve ... aleyhine ... 13. ATM nin ... Esas sayılı dosyası ile; öneriye öncelikle muhatap olma hakkı kapsamında ; ...' ın 3.000,00 adet hissesinin ... adına tescili için alınan yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ve bu hisselere ilişkin davalı ... adına şirket pay defterine yapılan yolsuz tescil işleminin iptaline,
Müvekkilimizin huzurdaki davada öneriye öncelikle muhatap olma hakkını kullandığının kabulü ile davalının dava konusu 3.000 adet hisseye karşılık ödediği 3.000,00-TL satış bedelinin müvekkilimiz tarafından depo edilmesi neticesinde; ...'in sahip olduğu yolsuz tescile konu 3.000 adet hissenin davacı adına tescili talep edildiği yargılama neticesinde davanın reddine kara verildiği İş bu dava kapsamında ise iştirak halinde mülkiyet esasına dayanarak inançlı işlem neticesi ... mirasçıları ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin inançlı işlem kapsamında kendilerine emaneten verildiğinin kabulü ile iştirak halinde malik olunan 50.000 adet hissenin mülkiyetinin ... ve ...'a geçmediğinin tespiti ile, davalılar ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin inançlı işlem kapsamında müvekkilimize iadesine ve bu hususun davalı şirket pay defterine tescili talebinde bulunulduğu bu kapsamda ... 13. ATM de görülen dava ile ile iş bu dosya kapsamında kesin hüküm durumu söz konusu olmadığı görülmüştür.
Davacılarca; müflis ... Tic. A.Ş.’ye ait hisselerin inançlı işlemle birtakım kişilere devredildiği, davalılardan ... ve ...’ın söz konusu inançlı işlemi bilmesine rağmen inançlı işlemle devredilen bu hisseleri devralarak davacıları zarara uğrattıkları ileri sürülmektedir.
İnançlı işlem, inananın bir hakkını belirli bir süre veya amaçla inanılana geçirmeyi, inanılanın da inananın emir ve talimatlarına göre kullanıp amaç gerçekleşince veya süre dolunca hakkı tekrar inanana devretmeyi yüklendiği sözleşmeler olarak tanımlanabilir
Yargısal kararlarda ise inançlı sözleşme, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erdikten veya belirli bir süre geçtikten sonra inanana veya üçüncü kişiye devretme taahhüdünü içeren bir anlaşma olarak tarif edilmiştir. İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muamele olarak tanımlanabilir. Bu sözleşme, tarafların hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.
İnançlı işlem sonucunda inanılan inanç sözleşmesine konu olan malın mülkiyetini devren kazanır. İnanılan, inançlı işlemin konusu malvarlığı değeri üzerinde malik sıfatını haiz olur. Devir işleminden sonra inanılan, mülkiyet hakkının kendisine tanıdığı yetkilerin hepsinin kullanabilir. İnanç sözleşmesi ile malın kullanımı veya tasarrufu hakkında yeni malik için kısıtlayıcı hükümler getirilmiş olsa bile yeni malikin böyle hükümlerin bulunmasına rağmen yapacağı tasarruf işlemleri geçerlidir. Ancak bu durumda inanç sözleşmesine aykırı davranışlar inanç sözleşmesinin ihlali ve borca aykırılık teşkil edecektir. Yeni malikin yaptığı tasarruflar ise geçerlidir. Malvarlığını yeni malikten devralan üçüncü kişinin iyiniyetli veya kötü niyetli olmasının da önemi yoktur. Söz konusu üçüncü kişiye yapılan devir yolsuz tescile de sebep olmaz. Çünkü inanılan gerçek maliktir ve malvarlığı değeri gerçek malikten iktisap edilmiş durumdadır. İnanç sözleşmesi üçüncü kişiler için bağlayıcı değildir. Yani inanılan inanç sözleşmesine konu malvarlığı değerini bir üçüncü kişiye devrederse inanan inanç sözleşmesinden doğan haklarını devralan üçüncü kişiye karşı ileri süremez. Ancak üçüncü kişi açısından sadece şartları oluşmuşsa TBK m. 49 çerçevesinde haksız fiil hükümlerine başvurulabilir.
İnanç sözleşmesine aykırılık olduğu durumlarda TBK m. 112 uyarınca inananın, inanılandan tazminat talep edebileceği de açıktır.
Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği üzere “İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa HUMK’nın 292. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Böyle bir durum söz konusu değilse, taraflar yakın akraba olsalar dahi inanç ilişkisinin varlığı tanıkla kanıtlanamaz. Yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı yoksa inançlı işlem iddiasının ikrar (HUMK’nın 236. maddesi), yemin (HUMK’nın 344. maddesi) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır”
Davacılar tarafından dosya kapsamına her hangi bir yazılı delil sunulmamış olup, davacılar vekilinin, davalılardan ...’in cevap dilekçesine karşılık sunduğu 25.01.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, davalılardan ...’ın ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına sunduğu kabul dilekçesi ile taraflar arasındaki inanç anlaşmasının varlığını kabul ettiğini, davalılardan ...’ın sunduğu dilekçenin huzurdaki davanın yazılı delili olduğunu ileriye sürmüş ise de taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olup birisi tarafından ileri sürülen feragat ya da kabul beyanı diğer davalılara sirayet etmeyeceği davalılardan Bülent Kadri Önal’ın söz konusu beyanın yazılı bir delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığı bu kapsamda davacılar tarafından dosyaya sunulu yazılı bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından delil başlangıcı olduğu iddia edilerek taraflar arasındaki inanç sözleşmesinin varlığını gösterdiğini öne sürdüğü ... tarafından gönderildiği iddia edilen 26.11.2015 e-maillerin taraflar arasında inanç anlaşması bulunduğu yada şirket hisseleri üzerinde hak iddia etmediğine ve davacılara iade edilmesi gerektiğine dair herhangi bir ifade bulunmadığı bu kapsamda davacıların inançlı işlemi ancak yazılı delil ile ispatlayabileceği bu nedenle ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından ... vefat etmeden evvel İflas Halinde ... A.Ş.'de adına kayıtlı 50.000 adet nama yazılı hisse bulunduğu, ...'ın vefatı ile birlikte mirasçıları arasında kendiliğinden Miras Ortaklığı kurulduğu, ... mirasçısı davalılar ..., ... ve ... ellerinde bulundurdukları 50.000 adet nama yazılı hisse üzerinde, TMK 640/I maddesi gereği, miras ortaklığı kapsamında tereke malları üzerinde elbirliği ile hak sahibi oldukları bu nedenle mirasın paylaşılmasına kadar, 50.000 adet hisse üzerinde tek başlarına tasarrufta bulunamayacaklarından bu tasarrufun kesin hükümsüz olduğunu iddia etmiş ve ... ile ... arasında ... 8. Noterliği'nin ... ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Miras Payının Devri Sözleşmesi gereği devredilen hisselerin kesin hükümsüzlüğünü ileri sürerek davalı ... ile devreden olarak davalılar ... ve ... ile farklı tarihlerde ayrı ayrı akdedilen 18.750 ve 12.000 adet hisseyi konu alan iki ayrı hisse devir sözleşmesi, devreden ilgili davalılar, elbirliği ile hak sahipliği olup söz konusu hisseler üzerinde tek başlarına hak sahibi olmadıkları dolayısıyla tasarruf yetkisi ve fiil ehliyetine sahip olmadıkları için, hisse devir işlemlerinin kesin hükümsüz olduğu dolayısıyla davalı ...'in davalı ... ve ... ile ayrı ayrı akdettiği iki ayrı hisse devir sözleşmesinin konusu toplam 31.250 adet hisse üzerinde hak sahibi olamadığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddianın davacılar tarafından iş bu dosya kapsamında ileri sürülemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından davacı ... mirasçılarına yemin teklif edilmiş olup ;
... 08/04/2025 tarihli celsedeki beyanında; "İflas Halinde ... Şirketi’nin toplam 60.000 adet nama yazılı hissesinden, davacıların (... ile müteveffa ... ve ...) sahibi olduğu dava konusu 50.000 adet nama yazılı hisseyi; davacılara karşı başlatılacak icra takipleri kapsamında haczedilmemesi için, haciz tehdidi geçinceye kadar muhafaza etmek ve haciz tehdidi geçtikten sonra davacılara geri vermek (devretmek) üzere, davacılar (... ile müteveffa ... ve ...) tarafından emaneten murisimiz ...' a devredildiğini bilmediğime yemin ederim." demiştir.
... 08/04/2025 tarihli celsedeki imzalı ve yeminli beyanında;"İflas Halinde ... Şirketi’nin toplam 60.000 adet nama yazılı hissesinden, davacıların (... ile müteveffa ... ve ...) sahibi olduğu dava konusu 50.000 adet nama yazılı hisseyi; davacılara karşı başlatılacak icra takipleri kapsamında haczedilmemesi için, haciz tehdidi geçinceye kadar muhafaza etmek ve haciz tehdidi geçtikten sonra davacılara geri vermek (devretmek) üzere, davacılar (... ile müteveffa ... ve ...) tarafından emaneten murisimiz ...' a devredildiğini bilmediğime yemin ederim." demiştir.
Anılan durum karşısında davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müflis ... Tic. A.Ş.’nin pasif husumeti bulunmadığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden ise vekilinin tam ıslah sureti ile talep ettiği; ... mirasçıları ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin inançlı işlem kapsamında kendilerine emaneten verildiğinin kabulü ile iştirak halinde malik olunan 50.000 adet hissenin mülkiyetinin ... ve ...'a geçmediğinin tespiti ile, davalılar ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin inançlı işlem kapsamında davacıya iadesine ve bu hususun davalı şirket pay defterine tesciline; bu talebin kabul görmemesi halinde, ... mirasçıları ..., ... ve ...'ın iştirak halinde sahibi oldukları 50.000 adet hissenin ... ve ...'ın TBK 49/2 kapsamındaki ahlaka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilimizin uğradığı zararların TBK 51. Maddesi hükmünce davalılardan aynen tazmini ile İflas Halinde ... Şirketi'nin, ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan geçen hisselere karşılık ...'daki (20.000 adet hisse) ile davalı ...'deki (30.000) adet hissenin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve bunun davalı şirket pay defterine tesciline, İnançlı işlem kapsamında davalılar ... (1.000 adet hisse), ... (1.000 adet hisse) ve ... (700 adet hisse) adına kayıtlı İflas Halinde ... Şirketi'nin hisselerin davalılardan alınarak davacı adına tesciline ve bu hususun davalı şirket pay defterine tesciline, İnançlı işlem kapsamında davalı ...'a verilen 1.000 adet hisse, ...'ya verilen 2.000 adet hisse, ...'a gönderilen 1.000 adet hisse ve ...'a devredilen İflas Halinde ... Şirketi'nin hisselerinin ... ve ...'ın TBK 49/2 kapsamındaki ahlaka aykırı eylemleri nedeniyle davacının uğradığı zararların TBK 51. Maddesi hükmünce davalılardan aynen tazmini ile İflas Halinde ... Şirketi hisselerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve bunun davalı şirket pay defterine tesciline yönelik taleplerinin davacıların inançlı işlemi ancak yazılı delil ile ispatlayabileceği ancak ispat koşulunun gerçekleşmediğinden reddi gerektiği ,davalılardan ... tarafından 07.05.2018 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında inançlı işlemin varlığından bahisle davayı kabul ettiği nazara alınarak davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının mevcut olup kabul beyanının sadece kendisi yönünden geçerli olduğu nazara alınarak davalı ... yönünden davanın kabulü nedini ile kabulü gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin tüm davalıların isticvapı yönündeki talebinin reddine,
2-Davacılar tarafından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müflis ... Tic.A.Ş yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
3-Davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabul nedeni ile kabulü ile ... Tic.A.Ş'nin davalı ... adına kayıtlı 1000 adet hissesinin davalıdan alınarak şirket pay defterine davacılar adına tesciline,
4-Davacılar tarafından; davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 68.310,00-TL nispi karar ve ilam harcından 17.737,85-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 50.572,15-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 152.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar ..., ..., ..., ... yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 152.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
8-davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müflis ... Tic.A.Ş yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 30.017,75 -TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
10-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
11-Davalı ... tarafından yapılan 575,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
12-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
13-Diğer davalılarca dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır