T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/21 Esas
KARAR NO : 2025/923
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 07/03/2017
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
İstanbul 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/11/2017 tarih, 2017/104 Esas ve 2017/583 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23/05/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında hayati tehlike atlattığını, kafasından aldığı darbeler nedeni ile beyin hasarına bağlı olarak %70 malul hale geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ... plakalı araç içerisinde 3.kişi konumda olduğunu ve kaza sonrası meydana gelen beyin hasarı sonucu konuşma yeteneğini, zihinsel ve sinirsel fonksiyonlarının büyük bir kısmını ve kendi başına hareket edebilme özgürlüğünü kaybettiğini, müvekkilinin akıl zayıflığı ve ayırtım gücünden yoksun olması nedeniyle kendisine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... K. Sayılı dosyasında... Üniversitesi Tıp Fakültesinin 26/08/2016 tarihli raporunda ''beyin hasarına bağlı davranış bozukluğu tedavi ile işlevselliği düzelmeyen hastalık'' tanısı ile vasi atanmasının uygun olduğunun belirtildiğini, yerel Mahkemece de müvekkiline vasi olarak kardeşi ...'nin atandığını, müvekkilinin .. 11.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında 06/06/2013 tarihinde feragat verdiğini, müvekkilinin MK md.13 gereği akıl zayıflığı, akıl hastalığı nedeni ile ayırtım gücünden yoksun olduğunu, fiil ehliyetinin de bulunmadığını, bu nedenle ... 11.Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esasına kayden yürütülen davada vermiş olduğu feragat beyanının yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin feragat beyanının yok hükmünde olduğunun tespiti için işbu davanın ikame edildiğini, müvekkilinin feragat beyanının hukuki sonuçlarının farkında olmadan söz konusu beyanı verdiğini, müvekkilin akıl zayıflığından yararlanılarak söz konusu feragatın kendisine imzalatıldığını, müvekkilinin neye imza attığını dahi bilemediğini beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla ... 11.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyasındaki ...'nin feragate ilişkin beyan dilekçesinin hukuki sonuç doğurmadığının yok hükmünde olduğunun tespitine, yargılama masraf ve giderlerinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu kazanın 23.05.2009 tarihinde gerçekleştiğini, motorlu araç kazalarından doğan zararlar nedeniyle ... Hesabından tazminat taleplerinin zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, yasa ve yönetmelikte belirtilen bu 2 yıl sürenin geçtiğini, davacı yanca yasada belirtilen zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame olunan davanın usulden reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, davacı yanca ikame olunan ... 11.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasından verilen... Karar sayılı karar ile “görev yönünden dava dilekçesinin reddine” karar verildiğini, davacı yanca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmadığından dolayı da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın iddia ettiği gibi feragat sebebi ile reddedilen bir dava söz konusu olmadığından feragatin geçersizliği nedeniyle yeni dava ikame edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, işbu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacının dava konusu kaza sebebiyle 24/05/2009 tarihinde verdiği ifadede davacı, kaza sebebiyle herhangi bir çarpma ve yaralanmadan bahsetmediği gibi olaydan 6 ay sonra verdiği 13/11/2009 tarihli ifade de yine çarpma olayından herhangi bir yaralanma ve tedaviden bahsetmediğini, üstelik daha önceki şikayetini de geri alarak kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını da belirttiğini, yine ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/09/2011 tarih, ... E. Ve... K. sayılı ilamında ...'nin kimseden şikayetçi olmadığını ve zararının karşılanmasını bildirdiğinin belirtilmesine rağmen işbu davada iddia edildiği gibi maluliyetine ilişkin herhangi bir tespit ve beyana yer verilmediğini, davacı yanca daha önce ikame olunan ... 11.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında mevcut dava dilekçesinde iddia edilen raporların yetersiz olduğunu, teknik ve tıbbi verileri içermediğini, davacı tarafından tedaviye ilişkin tıbbi belgelerin istendiğini ancak herhangi bir belgenin sunulmadığını, nitekim ... 11.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasına ihbar olunan ...’nun beyanında; ''davacı ...’nin meydana gelen trafik kazasından önce tam olarak zihinsel anlamda %100 sağlıklı bir olmadığı, davacının kazadan önce zihinsel olarak problemleri bulunduğu, ailesinde de buna benzer nitelikte engelli kardeşinin olduğunu, bu durumun ailelerinin sağlık geçmişlerinde bulunduğunu, kaza ile davacının iddia ettiği maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığının belirtildiğini, davacının kazadan 3 yıl sonra almış olduğu rapor ile haksız çıkar sağlamaya çalıştığını beyanla görevsiz mahkemede açılan davanın görevsizlik sebebi ile ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, aksi halde davacı yan davasının ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin...Esas sayılı dosyasından verilen ... Karar sayılı görevsizlik kararı gereği işlem yapılmamış olması sebebi ile açılmamış sayılması gerektiğinden reddine, aksi halde dosyada mevcut deliller ile sabit olduğu üzere iddia olunan maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı söz konusu olmadığından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... esas, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas (Kapatılan ... ASCM'nin ...esas) sayılı dosya asılları celp edilmiş, hasar dosyası, SGK kayıtları, davacının hastane kayıtları ve tedavi evrakları celbedilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak ATK raporu alınmıştır.
Mahkememizin 07/05/2018 tarihli duruşmasının (8) numaralı ara kararı ile; "Davacı vekilinin zamanaşımı def'inin eldeki dava tazminat davası olmadığından 2918 Sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığından REDDİNE" karar verilmiştir.
.... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı bilirkişi raporunda özetle;
... ve ... oğlu 21.12.1987 doğumlu, ... TC kimlik numaralı ...'nin yapılan muayeneleri, incelenen dava dosyası sonucunda şahısta 23.05.2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrasında gelişen beyin hasarına bağlı tedaviyle işlevselliği düzelmeyen davranış bozukluğu tanısının olduğu, 03.06.2013 tarihli feragat dilekçesini verdiği tarih itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığı tıbbi görüş ve kanaati bildirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... karar sayılı ön raporunda özetle;
"... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... tarih ve ...sayılı yazısı ile gönderilen ... hakkındaki evrak tetkik edildi.
1-Şahıs hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için, görmüş olduğu tüm tedavilere ait tıbbi belgelerinin (Yatış evrakları, poliklinik kayıtları, reçete, rapor vb) dava dosyasının onaylı fotokopisi ile birlikte muayene edilmek üzere Kurulumuza gönderilmesi,
2-Şahsın muayene olabilmesi için, UYAP sistemi üzerinden randevu alındıktan sonra, gönderilirken kimliği ile birlikte kişiye ait en son çekilmiş iki adet vesikalık fotoğrafın arkasının ilgili mahkemece mühürlenip, adı soyadı yazılı olarak tasdik edilip gönderilmesi..." görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 17/07/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacı vekiline; Adli Tıp Kurumu'nun ...tarih ve ...sayılı cevabi yazısı ile bildirilen 10/02/2025 günü müvekkilini ATK'da hazır edip etmediği ile işbu cevabi yazıya ilişkin beyanda bulunması için kendisine iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyadaki mevcut delillere göre değerlendirme yapılacağı ve işbu bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının kendisine işbu duruşma zaptının kendisine tebliği ile birlikte ihtarına" karar verildiği, işbu duruşma tutanağının 23/08/2025 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği ve fakat verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, tespit davasıdır.
HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının ... 11.ASHM'nin ... esas sayılı dosyasında 03/06/2013 tarihli dilekçesi ile verdiği feragat beyanının yok yükmünde olup olmadığı, davacının Amasya SHM'nin ... esas sayılı dosyasında akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmasına karar verildiği anlaşılmakla, dilekçenin verildiği tarih itibariyle kısıtlılığına esas hastalığının mevcut olup olmadığı, dilekçe tarihi itibariyle davacının fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davada ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, davacının 03/06/2013 tarihli feragat dilekçesini verdiği tarih itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığını ispat etmesi gerektiği, İstanbul Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun... tarih ve ... karar sayılı ön raporunda da belirtildiği üzere şahsın muayenesinin gerektiği, Mahkememizce bunun üzerine davacının eksik evraklarının toplanması ve davacının muayene olması için celselerce işlem yapıldığı/dosyanın tekemmül ettirilmeye çalışıldığı fakat usul ekonomisi ilkesi, yargılamanın sürüncemede bırakılmaması ve dosyanın geçirmiş olduğu safahat ile Mahkememizin 17/07/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile işbu ara karara karşı davacı vekilinin beyanda bulunmadığı/davacının muayeneye gitmediği anlaşıldığından Mahkememizce ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 31,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 584,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan delil avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025
Katip
¸
Hakim
¸