T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/45 Esas
KARAR NO: 2018/453
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2018
KARAR TARİHİ: 26/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
10/12/1999 tarihinde...bank ... Şubesinde...adına ... hesabı açıldığını, 21/12/1999 tarihinde...’nin ...bank’a el koyduğunu, bu paranın yurtdışı ... hesabına gönderilmediğini, ... hesabındaki faiz ödemelerini sürekli ana banka olan ...bank A.Ş.‘nin yaptığını, dolayısıyla sorumluluğun onun üzerinde olduğunu, ...bank’ın hükmi şahsiyetinin 02/01/2002 tarihinde birleşme suretiyle ...bank’a geçtiğini, bilahare ...bank’ın ... Bank A.Ş. tarafından satın alınarak ...bank’ın hak ve borçlarının bu şirket üzerine geçtiğini beyan ederek, bugüne kadar tahsil edemedikleri 57.300,00 TL alacaklarının 10/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, muh.masraf ve vekalet ücretiyle davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
...ile ...bank A.Ş. arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince ...bank A.Ş.nin külli halefiyet prensipleri çerçevesinde ...bank A.Ş. ile devren birleştirilmesine karar verildiğini, hisse devir sözleşmesinde, devir tarihinden önceki döneme ilişkin açıldığını ve açılacak davanın, takip ve benzeri hukuki uyuşmazlıklardaki tüm sorumluluğun ...’na ait olacağı kararlaştırıldığını, dava konusu iddiaların ve iddia edilen borç varsa borcun muhatabı ve sorumlusunun bocu üstlenen... olduğunu, neticeten davanın davalısının, davanın slı yükümlüsünün neticeten tüm hukuki ve mali vecibesinin tamamıyla...'ye ait olduğunu, bankanın borcun tarafı olmadığından mahkemenin resen taraf değişikliğine hükmetmesi ve banka açısından davanın husumetten reddini talep ettiklerini, hisse devir sözleşmesinin 6.13. maddesi ve yürürlükte olan 5411 sayılı bankacılık kanununun 107/5b-5m. 107. Md. 6. 140 mucibince....nin taraf olduğu sözleşmeler uyarınca bankalarının sorumlu olmadığı, sadece....nin davalı sıfatı olması gerektiğinden, husumet itirazlarının kabulüne, davalının tahsilini talep ettiği alacağın ...bank ... Bank Ltd’e havale edildiğini, müvekkili bankadan çıkarak ... nezdinde bir alacak haline geldiğini, davacının parasını ...bank ... Ltd. de değerlendirmeyi seçtiğini, müvekkili banka ile ... Ltd. farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu, başka bir kuruluş için bankaya husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, herhangi bir iştirak olmadığı gibi aralarında herhangi bir organik bağda olmadığını, davacının davasını birçok hukuksal nedene bağlamış olup, kabul anlamına gelmemek üzere hukuksal nedenlerin tümü için özellikle, açık olarak haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve hile iddiaları için iş bu davanın zamanaşımına uğradığını, genel zamanaşımı süresi olan 10 yıldan yararlanmasının mümkün olmadığını, kendisine karşı hile kullanılarak iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmekte olup, iddiaları kabul etmemekle birlikte, BK. 39. Md. (Eski BK. 31.) düzenlemesi gereği, hata ve hilenin anlaşıldığı tarihten itibaren 1 yıl süre içine dava açılması gerektiğini, davacının hata veya hilenin olduğu düşünüldüğünde BK. 39. maddeleri gereği 1 yıllık süre içerisinde dava açılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, BK. 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin de geçtiğini, tüm bu sebeplerle; borcu üstlenmiş olan...’ye ve hisse devir sözleşmesi’nin tarafı olan ...’a HMK.nun 61. madde gereğince ihbar edilmesine, husumet itirazlarının kabulüne, hisse devir sözleşmesinin 6.13. md. ve yürürlükteki 5411 sayılı bankacılık kanunu 107. madde. 6. fıkrası ve eski 4389 sayılı bankalar kanunu 14. madde 6. fıkrası c bendi uyarınca davanın husumetten reddine, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine, aksi halde davanın esas yönünden reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretini davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 13/04/2015 tarihli celsesinde dava ihbar edilen... ve ...’ın feri müdahilliğine karar verilmiştir.
İhbar olunan ve feri müdahil... vekili dilekçesinde özetle; davacının olayda dayandığı hukuki nedenin açıklanmasını, davacının parasını yatırdığı Finans kuruluşu hakkında gerekli araştırmayı yapmak suretiyle tedbirli bir tutum içerisine girmesi gerekirken, kendisinden beklenen bu özeni göstermemiş olmasından ya da riske girmesinden davalı bankanın sorumlu tutulamayacağını, davalı bankanın ...bank ... Ltd. nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisi bulunmadığını, dava konusu işlemler tarihinde ... bankaların Bankalar Kanunu’na tabi olmadıklarını ve bu bankalara yatırılan mevduatların tasarruf sigortası kapsamında olmadığını mudilere bildirmek gibi bir yükümlülüğü bulunduğu şeklinde bir kabulün mevcut olmadığını, davalının vekalet görevini yerine getirdiğini, ayrı tüzel kişiliğe sahip banka hakkında olumsuz beyanlarda bulunmanın bankalar kanununa göre cezai müeyyideyi gerektiren bir eylem olduğunu, davacının ... hesap cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazda bulunmadığını, bu durumun beraberinde birtakım sonuçlar doğurduğunu, ceza mahkemesindeki yargılamanın hukuk mahkemesindeki yargılamaya etkisinin; davalı banka eski yöneticilerine karşı açılmış kesinleşmemiş bir ceza yargılaması ile ilgili olarak iddianamede, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarında yer alan bazı noktaların kesin kanıt kesin kanıt olarak göz önüne alınarak davalıya karşı bir kanı oluşturacak şekilde ileri sürülemeyeceğini, dava kesinleşmiş olsa dahi borçlar kanunu ilgili maddesi gereği mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, davacının ...bank A.ş. tarafından dolandırılmasının söz konusu olmadığını, paranın fiilen Kıbrıs’a gönderilmediği iddialarının dinlenmesine imkan ve olanak bulunmadığını, kayden transfer fiktif (sanal) transfer olmadığını, nimete sahip çıkıp külfete katlanmamayı hukukun korumadığını, bu nedenlerle öncelikle usuli itirazları çerçevesinde davanın usulden reddine, aksi halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ve feri müdahil ... vekili dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun davalı bankanın borçlarını üstlenmediğini, 18.06.2007 tarihli hisse devir sözleşmesinin... Bank A.Ş. ile değil şirket merkezi yurt dışında bulunan... Bank N.V ile imzalandığını, bu davalarda kesinleşmiş yargı kararları ile....nin borcu üstlendiğini açıkça beyan etmiş, hükümlerin borcu üstlenen sıfatıyla... aleyhine kurulduğunu, bu nedenlerle; davanın asıl muhatap olan...'ye tevcih edilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ileride kurumun hak kaybına ve zararına uğramasını önlemek üzere davaya, davalı yanında fer’i müdahil olarak katılmalarına ve usul ve yasaya aykırı iş bu davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 19/10/2015 tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesinin' nin 12/09/2017 tarih, ... Esas,... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, davanın yeni esas kaydı yapıldı.
Mahkememizce Yargıtay Bozma ilamına uyulmuştur.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava, ... hesabına yatırılan paranın istirdadı talebini içermektedir.
Dava tarihinden önce, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.Aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) nolu bendinde, "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki işlem tüketici işlemi niteliğinde bulunmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Dava ve karar temyiz kanun yoluna tabi olmakla birlikte,kısa kararda kanun yolu sehven istinaf olarak gösterilmiş, gerekçeli kararda bu maddi hata giderilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır