T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/88 Esas
KARAR NO: 2018/90
DAVA: İcra Takibinin İptali
DAVA TARİHİ: 08.12.2015
TEFRİK İLE YUKARIDKİ ESASA KAYIT TARİHİ:23/01/2018
KARAR: GÖREVSİZLİK
Mahkememizde açılan icra takibinin iptali davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili ile davalı ... Ltd. Şti. Arasında bulunan ticari ilişki kapsamında, müvekkiline teslim edilmesi gereken sipariş verilen malların karşılığında davalı ...'a ve davalı ... Ltd. Şti'ne 01/01/2015 tarihi ile dava tarihine kadarki süreçte çok sayıda çek ve bono verildiğini, ancak buna karşın müvekkiline teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediğini, ve müvekkil şirketin davalı ... ve ... Ltd. Şti'ne borcu bulunmadığını, müvekkilin alacaklı konumda olduğunu, müvekkileri tarafından mal karşılığı verilmiş ancak karşılığı ifa edilmeyen bono ve çeklere ilişkin dava ve talep haklarını şimdilik saklı tuttuklarını, davalı ...'a söleşmenin kendisine yüklediği mal teslimini gerçekleştirmesi karşılığında, ... düzenlenme tarihli, ... vade tarihli 40.000,00 TL tutarındaki bono davacı müvekilce verildiğini, ancak işbu bono karşılığında, müvekkilerine teslim edilmesi gereken malların teslim edilmemiş olduğunu, müvekkilin mağduruyetine sebebiyet verildiğini, keza malların teslim edilmemesi durumunda söz konusu bononun müvekkile teslim edilmesi gerekirken, davalı ... bonoyu, ödeme almak amacıyla tedavüle çıkartmış, önce kendi şirketi olan davalı ... Ltd. Şti'ne, sonra davalı ... A.Ş'ye cira ettiğini, ve müvekkillerini hukuka aykırı yollardan, keşideci sıfatıyla borçlu durumuna düşürüldüğünü, müvekkilin üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini, sözleşmede belirlenen şekilde aldığı malların karşılığında ödemesi gereken kambiyo senetlerini ödediğini, buna rağmen davalı ... Ltd. Şti üzerine düşün görevi, mal teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ve dava konusu bonoyu haksız ve kötüniyetli olarak tedavüle çıkartıdığını, iade edilmeyen bononun tedavüle çıkarılması neticesinde müvekkilin karşılaşmış olduğu karşılacağı maddi ve manevi zararlardan davalıların sorumlu olduğunu, iş bu bono sebebiyle müvekkilleri aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E. No lu ve.../2015 tarihli ödeme emri ile takip başlatıldığını, haksız ve kötüniyetli olarak müvekkillerine ait işyerine ihtiyati haciz kararı ile hacze gelindiğini, müvekkile ait işyerindeki mallara ve arabaya haciz konulduğunu ve müvekkil söz konusu bono bedelini icra tehdidi altında ödemek durumunda kaldığını, haczedilen malların icra kanalıyla satıldığını, müvekkilin ticari itibarının da zedelenmesine sebebiyet verdiğini, bahçi geçen bono bedeline karşılık teslim edilmesi gereken malların teslim edilmemesi, iadesi gereken bononun ise hukuka aykırı bir şekilde tedavüle çıkarılması sonucunda meydana gelmiş/gelecek tüm zararlardan davalıların sorumlu olduğunu, müvekkilin devam eden icra takibinde uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve dava konusu bononun iptaline karar verilmesini, müvekkilce davalı ... Ltd. Şti'ne sipariş edilen mallar karşılığında keşide edilmiş ancak karşı edimi ifa edilmemiş ... düzenleme tarihli , ... vade tarihli 40.000,00 TL tutarındaki bononun,... İcra dairesinin ... esas no.lu dosyası kapsamında tedavüle çıkarılması nedeniyle, müvekkilinin ödemiş olduğu, masrafların avans faizi ile birlikte davalı tarafınca karşılanması gerektiğini, bu konuda çekilen ihtarname bulunduğunu ancak her 3 davalının da ihtarnameyi tebliğ almalarına karşı bir cevap verilmediğini, ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu ve 21/07/2015 tarihli ödeme emrine ilişkin olarak yaptığı ödemelerin davacı müvekkilin 27/06/2015 tarihinde ... A.Ş'nin alacağının tahsili için davalı vekili ....'a 1.500,00 TL elden ödeme yapıldığını, 06/08/2015 tarihinde ... İnternet Bankacılığı aracılığıyla Eft yapılarak ... A.Ş'nin avukatı ...'ın hesabına 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, 07/08/2015 ve 31/08/2015 tarihinde ... İnternet aracılığı ile Eft yapılarak davalı ... A.Ş'nin avukatı ...'ın hesabına 10.000,00 TL ve 13.000,00 TL ödeme yapıldığını, ve bunların istirdatının gerektiğini, davalı ...'un ise mal ayrılığı kuralına uymayan bir ortak, ortaklık alacakları söz konusu olduğunda, borçlulara karşı mal ayrılığı kalkanını kullanamayacağını, ortaklık mallarından ötürü şahsi malvarlığı ile sorumlu olacağını, iş bu davada, davalı ... Ltd. Şti'nin sahibi konumundaki davalı ... müvekkil davacı ile aralarında bulunan söz konusu ticari ilişki gereği malları teslim etmekle yükümlü olması karşılığında elinde bulundurduğu kambiyo senetlerini, zaman zaman şirket adına kendine ciro ettiği, kambiyo senetlerini bu şekilde tedavüle koymak yolunu seçtiğini, bu durumun açıkça kendi malvarlığı ile şirket malvarlığını birbirine karıştırmak çerçevesinde planlandığı ve TMK md. 2/1 ve md. 2/2'yi açıkça ihlal ettiği; kanuna karşı hile niteliğinde olduğu ve müvekkilin bu şekilde zarar uğratılmak amacıyla yapıldığının dava konusu yapılan çek ve bonoların ve bu kambiyo senetlerine yapılan ciroların incelenmesinden de bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, dolayısıyla işbu davalarının ... tüzel kişiliğin perdesinin aralanmasıyla ortaya çıkacak sebeplerle sorumlu olmakla birlikte; talep edilen alacaklara karşı şahsi malvarlığından dolayı da sorumlu tutulması gerektiğini, davalılar aleyhine açılan davanın kabulünü, davalı ... Ltd. Şti ile yapılan ticari sözleşme gereğince belirlenen yükümlülüklerin davalı ... Ltd. Şti tarafından kasten yerine getirmemesinden dolayı, davacı müvekkilin davalı şirket lehine keşide ettiği çek ve bonolar karşılığında davalı ... Ltd. Şti'ne ve diğer cirantalara herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, dava konusu 40.000 TL değerindeki bonoya dair yapılan ...İcra Müdürlüğünün ... E. Nolu icra takibinin iptaline, davacı tarafından davalı tarafa yapılmış olan ödemelerin davalı taraftan istirdatına, davalı tarafa, %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı ... Matbaacılık San. Ve. Tic. A.ş vekilince sunulan cevap dilekçesine özetle; Müvekkili ... ... Ambalaj arasında herhangi bir ticari münasebet bulunmadığını, müvekkillerinin sadece davalılardan ... Matbaacılık San. Ve Tic. Ltd. Şti ile 2013 yılından beri bir ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkillerinin davalı ... ile kağıt-karton ürenleri bakımından düzenlenen fatura bedellerine karşılık müvekkile birçok bono-çek verdiğini, ve bu davanın konusu olan ... Tanzim ve ... vade tarihli 40.000 TL bedelli Tanzim edeni .... San. Ve Tic. Ltd.Şti ve Lehdarı ... olan bir adet bono'nun da davalı/borçlu ... tarafından müvekkilerinin alacağına karşılık 11.12.2014 tarihinde verildiğini, işbu bono bedelinin vadesinde ödenmediğini, vadesinde ödenmeyen bono bedelinin ihtarnamenin keşide edilmesi üzerinede ödenmediğini, dava konusu bono dayanak yapılarak keşideci ..., lehtar ... ve Ciranta ... hakkında ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden 24/07/2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ve takibin tüm borçlular hakkında yasal süresi içerisinde kesinleştiğini, icra takibi başlatıldıktan sonra da borcun ödenmediğini, ve alacağın tahsiline engel olduğunu bu yüzden iş bu davayı açtıklarını, Müvekkillerinin ... ve ... arasındaki ilişkinin tarafı olmadığını ve bu firmalar arasındaki ilişkinin mahiyetinide bilmediğini, senet borçluları arasındaki ilişkinin tarafı olmadığını, bu ilişkinin içeriğini bilmediğini, bilebilecek durumda olmadığını, takip konosu bonoyu alacağına karşılık ciro yoluyla davalı ... 'ten alan müvekkilerine karşı senet metninden anlaşılmayan şahsi defilerin ileri sürelebilmesi hukuken mümkün olmadığını,icra takibinin diğer davalılar ile müvekkil şirket arasında danışıklı olarak başlatıldığının ileri sürülmesinin abestle iştigal olduğunu, dilekçe ekinde sunulan cari hareket ekstelerinden de açıkça anlaşılacağı 2013 yılından itibaren süregelen cari hesap ilişkisi çerçevesinde davalı ... müvekkile halen dahi 66.169,28 TL borçlu olduğunu, 2014 yılına ait cari hesap ekstresi ve çek senet tahsilat makbulu incelendiğinde dava konusu bononun 11.12.2014 tarihinde ...'in cari hesabına alacak kaydedildiği görüleceğini, müvekkilin ticari defter ve kayıtları ile de bu durumun sabit olduğunu, diğer davalı borçlular hakkında da ihtiyati haciz kararı alınması, icra takibi başlatılması ve haciz tatbik edilmiş olması davacı/borçlunun danışıklı takip yapıldığı iddiasının gerekçekdışı olduğunun açıkca ortaya koyacağını, yine davacı/borçlu ... tarafından alacağına karşılık müvekkillerine verilen davacı ... tarafından davalı ... emrine keşide edilen
... sıra numaralı .... keşide tarihli (post-date vadeli) 25.000,00 TL bedelli) bir adet çek bulunuduğunu, Post-date vadeli bu çekin 09/02/2015 tarihinde müvekkile verildiğini, ibrazı ile birlikte karşılıksız işlemi gören bu çekinde ödenmemesi üzerine keşideci ... ve ... aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı/borçlu dilekçesinde nedense bu dosyadan bahsetmediğini, bu çek ve dava konusu bononun alacağına karşılık müvekkile verilmesinin üzerinden bir yıla yakın süre geçtikten ve icra takipleri kapsamında cebri icra işlemlerine başlanılmasından sonra asılsız iddialarla böyle bir davanın ikame edilmesi davacının, borçtan kurtulma gayreti içerisinde olduğunu açıkca gösterdiğini, 11/12/2014 tarihinde alacağına karşılık müvekkile verilen bu tarih itibariyle müvekkilin elinde bulunan bononun 01/01/2015 ve sonrasında diğer davalı/borçlulara verildiğinin iddia edilmesi abesle iştigal olduğunu,davacı/borçlunun bono bedelini iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkilerine ödemek zorunda olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla ödemeler bakımından ileri sürülen istirdat iddiasının reddinin gerektiğinin, İhtarnamenin müvekkillerine keşide edilmemesi, ihtarnamede müvekkile karşı herhangi bir isnatta bulunulmaması ve ilk defa dava dilekçesinde bahsi geçmesi ile vakıf olduklarını ihtarnameye müvekkilin bir cevap vermesi verebilmesinin zaten söz konusu olmadığını, bu hususlar müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunun bizzat davacı tarafından da bilindiğini kabul gördüğünün en açık göstergesi olduğunun, müvekkilin alacağına kavuşmasına engellemek amacıyla ve asılsız iddialarla işbu davayı ikame eden davacı/borçlu kötüniyetli olduğunu davanın reddi ile birlikte davacı/borçlunun alacağın %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davacı/borçlu üzerinde bırakılmasına, ücreti vekaletin davacı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve davalı ...'un davaya cevap vermediği anlaşıldı.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; tarafların iddia ve savunmalarından, anlaşamadıkları hususlar, anlaştıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler şu şekildedir:
Davacı şirketin iddiası gereği talebi;
''-menfi tespit,
-bono iptali,
- ... İcra Dairesi' nin ... E sayılı takip dosyasında icra takibinin iptali'' dir.
Davalı taraf genel mahiyette davanın reddini savunmaktadır.
Mahkememizin ... E. sayılı dosyasındaki talepler incelenmiş, 11.01.2018 tarihli celsede taleplerin birbirleri ile beraber yürütülmemesi gerektiği değerlendirilip 6100 Sayılı HMK' nın 167. maddesi gereğince dava konusu olan icra takibinin iptaline ilişkin talep yönünden dosya tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydolmuştur.
İcra takibinin iptali ve ertelenmesi; icra takibinin kesinleşmesinden sonraki devrede ödemiş, süre verilmiş yani ertelenmiş veya zamanaşımına uğramış borç için alacaklı haksız şekilde takibe devam etmek isterse borçlunun buna engel olması için takip hukukuna özgü borçluyu takip içerisinde korumaya yönelik bir hukuksal yoldur. Borçlu bu talebini icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinden isteyebilir. Basit yargılama usulüne göre yargılama yapılıp karar verilir.
Dava şartları 6100 Sayılı HMK' nın 114. maddesinde düzenlenmiş olup 115. Madde gereğince incelenmektedir. Görev konusu re' sen yargılamanın her aşamasında incelenmesi gereken dava şartlarındandır. Dava şartlarının eksikliği halinde davanın usulden reddine karar verilir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; mahkememizin görevli olmadığı ... Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesi' nin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde kanunen görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davacının davasının 6100 Sayılı HMK'nın 114/1 ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.nun 20. Mad. uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin usulen başvurusu halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
3- Yargılama giderlerinin görevli mahkemesince hüküm altına alınmasına,
4- HMK 20. maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde başvuru yapılmaz ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ve yargılama giderleri konusunda karar verileceğinin ihtarına,
Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tensiben karar verildi.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır