T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/224 Esas
KARAR NO : 2024/713
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 11/06/2020
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan AlacakAlacakAlacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... AŞ’nin (...) %100'üne karşılık gelen payların özelleştirme yolu ile satılmasına ilişkin 14.03.2008 tarihli ihale sonucunda 1.610.000.000 USD bedel ile en yüksek teklifi veren ... ve ... AŞ ortakhklarının oluşturduğu ... Gubunun ihaleyi kazandığını, ihaleye teminat olarak ... Başkanlığına ...'ya ait 50.000.000 USD bedelli teminat mektubu verildiğini, ihalenin alınmasından sonra davacı ve dava dışı 3. şahıs konsorsiyum ortağı ile davalı şirket arasında ...'a ait hisselerin satın alınması maksadıyla davacının vermiş olduğu teklif ile ilgili ortak girişime katılma kurallarını düzenleyen 16.05.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca tarafların teklif ve işlemle ilgili olarak mali, hukuk, muhasebe ve vergi, ticari, teknik emeklilik ve sigorta danışmanları tutacağı ve taraflardan her birinin bu danışmanların masrafları, ücretleri ve cepten harcamalarının kendisine düşen orandaki bölümünü karşılamayı kabul edeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca "..., teklif ile ilgili olarak geçici teminat düzenleme ve vermeyi taahhüt eder. Söz konusu geçici teminatın masraftan taraftarca kendi hisselerine orantılı şekilde paylaştırılacaktır. Genel bir kural olarak taraftardan her biri geçici teminat veya teminat tahtındaki diğer taahhütler konusunda sadece teklifteki kendi hisselerine düşen yükümlülükleri taşıyacaktır. Eğer herhangi bir şekilde herhangi bir taraf başka bir taraf adına mali katkıda bulunmak zorunda kalırsa katkıda bulunan taraf kendi hissesine katkısını yapmada temerrüde düşen tarafa rücu etme hakkına sahip olacaktır.” hükmünün yer aldığını, tarafların 16.05.2008 tarihli sözleşmeye ek olarak imzaladıkları 14.07.2008 tarihli ön anlaşma tadili ile davalı şirketin ...’ın %33,3’lük kısmına sahip olacağının kararlaştırıldığını, anılan sözleşme maddeleri uyarınca da davalı şirketin yapılan masrafların %33,3'ünden sorumlu olduğunu, davacı tarafından yapılan masrafların yaklaşık olarak 712.069 USD danışmanlık masrafı, 1.903.751 USD teminat mektubunun masraf ve komisyonu, 30.000 USD banka danışmanlık ücreti, 7.884 USD seyahat ücretleri, 290.481 USD diğer masraflar olmak üzere toplamda 2.944.185 USD olduğu, bu masraflardan davalının hissesine düşen meblağın 31.03.2010 tarihi itibariyle 1.535.045 USD olduğu, davalının bu güne kadar yapmış olduğu ödemelerin 1.298.127 USD olduğu dolayısıyla ödemesi gereken bedelin yaklaşık olarak 236.918 USD olduğu, davalının talep edilmesine rağmen bu bedeli ödemediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 USD’nin, dava tarihinden itibaren devlet bankalarının yabancı para cinsinden mevduata uygulamış oldukları l yıl vadeli hesaplardaki en yüksek faiz oranı işletilerek müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... AŞ’nin (...) % 100’üne karşılık gelen payların özelleştirme yolu ile satılmasına ilişkin 14.03.2008 tarihli ihale sonucunda 1.610.000.000 USD bedel ile en yüksek teklifi veren ... ve ... AŞ ortaklıklarının oluşturduğu ...Gubumın ihaleyi kazandığını, ...’ın hisselerini devralma üzere kurulacak ortak girişime katılma konusunda ..., ... ve davalı...’in 16.05.2008 tarihinde bir ön anlaşma imzaladığını, 14.07.2008 tarihinde de mevcut taraflara ... AŞ’nin de katılımıyla Ön Anlaşma 1 numaralı tadilinin imzalandığını, ön anlaşmanın 4., 5. ve 6. maddelerinin taraflar arasındaki temel anlayışı gösterdiğini, madde 7 ve 8'de ise ortak girişim şirketi tarafından ...’ın hisselerinin alınması ile ilgili olan masrafların ve ... tarafından ihalede sunulmuş olan ve Ön Anlaşma Ek l’de gösterilen masrafların taraflarca anlaşılan hisseleri oranında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin kendi payına düşen ödemelerin tamamını yaptığını, ihale şartnamesinde yazan bazı izinlerin ... tarafından zamanında veya hiç alınamadığını, ...’in ortak girişimde hissesine düşen finansmanı sağlayamadığı ve ekonomik sıkıntılar yaşadığını, bu nedenle ihalenin iptal edildiği, ...’in tüm ihale sürecinde tek başına hareket ettiğini ve kararları davalı şirkete danışmadan aldığını, resmi kurumlarla yaptığı görüşmeleri davalı şirkete zamanında ve doğru bir şekilde aktarmadığını ve ...'in yine davalı şirkete danışmadan belediye aleyhine dava açtığını, ...’in iddialarının aksine davalı şirketin ödemelerini tam ve eksiksiz yaptığını, ...’in hissesine oranla eksik ödemede bulunduğunu, davalı şirketin ...’in yaptığı hesaplamadaki bazı kalemlere itiraz ettiğini, buna göre ...’in belediyeye karşı açmış olduğu dava ile ilgili masraflardan, davada sunulmuş olan 7,7 USD’lik teminat mektubu da dahil olmak üzere, sorumlu olmadığını, söz konusu davanın davalı şirkete danışılmadan açıldığını, davalı şirketin ... ile yaptığı anlaşma uyarınca geçici teminat mektubunun masrafları için ödemeyi işlemlerin yapılacağı ilk yıl için kabul ettiğini, 11.03.2008 tarihli teminat mektubunda da bu mektubun son teklif tarihinden itibaren 364 gün süreyle geçerli olacağının yazılı olduğunu, 1 yıllık süre sonrasında davacı ...'in belediyeye açmış olduğu dava nedeniyle meydana gelen masraflardan davalı şirketin sorumlu olmadığını, ... tarafından uygulanan kurların mutabakat metniyle uyuşmadığını, uygulanacak kurun ilgili fatura tarihindeki piyasa kuru olması gerektiğini, ... tarafından masraf olarak kaydedilen kapanış sonrası denetleme masraflarının da kabul edilebilir olmadığı zira işlemin kapanışının hiç bir zaman yapılamamış olduğunu, ...’in davalı şirket tarafından yapılan ödemeleri eksik gösterdiğini, ... İngiltere'deki avukatlarınca gönderilmiş olan 08.102010 tarihli tablonun davacı ... tarafından belediyeye açılan davanın masraflarını kapsamadığı söylense de dava masraflarının da dahil edilmiş olduğunu, ... tarafından yapılan hesaplamalarda bir çok tutarsızlığın olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında imzalanan adi ortaklık sözleşmesi uyarınca yapılan masraflardan davalının payına isabet eden kısmının tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, taraflar arasında imzalanan 16.05.2008 tarihli sözleşme, 14.07.2008 tarihli ön anlaşma tadili, yapılan danışmanlık masraflarına ilişkin masraf dökümü ve ..., ... ve Mali Müşavir...'dan oluşan uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 21/10/2012 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/01/2014 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Mahkememizin 24/02/2016 gün, ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili kararı temyiz etmiş, karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26/11/2018 gün, ...Esas, ... Karar sayılı ilamıyla " Dava, davacı ortağın adi ortaklık için payından fazla gider yaptığı iddiasıyla davalı ortağın payına düşen giderin tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK'nun 527 nci maddesinin birinci fıkrası (yargılama sırasında yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun 627 inci maddesinin birinci fıkrası) hükmü uyarınca; ortaklardan birinin şirket işleri için yaptığı giderlerden veya üstlendiği borçlardan dolayı diğer ortaklar, ona karşı sorumlu olurlar; bu ortağın, yönetim işleri yüzünden doğrudan doğruya uğradığı zararlar ile ortaklığın yönetiminden kaynaklanan tehkikeler sonucunda doğan zararları, diğer ortaklar gidermekle yükümlüdürler. Ancak, ortaklardan birinin tedbirsiz davranışından doğan giderler diğer ortaklara yükletilemeyeceği gibi ortağın ortaya çıkan zararda kusuru varsa (bu kusur hafif olsa bile), diğer ortaklardan ortaya çıkan zarara katılmalarını isteyemez.
Davalı ortağın, adi ortaklığın konusunu oluşturan ihale nedeniyle davacı yönetici ortak tarafından yapılan giderlerin bir bölümü nedeniyle ödeme yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ihale sürecinde verilen 50.000.000 USD tutarındaki teminat mektubunda belirtilen sürenin geçmesinden sonra yapılan masraf ve komisyon giderleri, teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle açılan dava giderleri ve seyahat giderlerine, davacı ortağın sebebiyet verip vermediği noktasındadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ortak tarafından, ... aleyhine ihale sürecinde verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesi suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesi ile bu ihale şartnamesinden kaynaklı bir borcun bulunmadığının tespiti istemiyle ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı davanın açıldığı, yine davacı şirket ile dava dışı ... AŞ tarafından ... Belediyesi aleyhine Danıştay 13. Dairesinde ihale aşamasında verilen 50.000.000 USD geçici teminatın irat kaydedilmesine ilişkin ... tarihli ve... sayılı ... Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle ... Esas, ...A.Ş. nin özelleştirilmesine ilişkin görev ve yetkinin Başbakanlık Özelleştirme İdaresine geçmesi nedeniyle ihale aşamasında verilen teminat mektubunun aynı kuruma devri konusunda başvuruya cevap verilmeyerek reddine ilişkin istemin iptali istemiyle de ... Esas sayılı davaların açıldığı, temyize konu iş bu davanın karara bağlandığı tarih itibariyle her üç davanın da derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece; adi ortaklığın yöneticisi olan davacı ortak tarafından ihaleyi düzenleyen ... Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılmış olan davalar hakkında verilecek kararların iş bu davayı etkileyeceği gözetilerek sonuçlanmalarının beklenilmesi ve ondan sonra gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." bahisle bozulmuştur.
Davacı vekili bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, davalı vekili bozma ilamına karşı direnme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bekletici mesele yapılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyanın tetkikinden, asıl dava ile davacılar ... Aş tarafından davalı ... aleyhine, birleşen dosya ile davacı ... Aş ile ...Aş tarafından davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı aleyhine açılan menfi tespit ve muarazanın giderilmesi davaları olduğu, yapılan yargılama neticesinde, asıl dava ve birleşen dava yönünden mahkeme kararlar temyizen kesinleşmekle, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, hükmün Yargıtay aşamasından onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Danıştay 13. Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının tetkikinden, davacılar ... ve ... Aş tarafından davalı ... Başkanlığı aleyhine davalı idare tarafından ... A.Ş.'nin %100 oranındaki hisselerinin özelleştirilmesi amacıyla 14.03.2008 tarihinde yapılan ihalede en yüksek teklifi veren davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim grubunun, istenen ek geçici teminatı verilen süre içerisinde yatırmadığından bahisle ihale aşamasında vermiş olduğu 50.000.000,00 USD geçici teminatın irat kaydedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... kararının iptali istemiyle açılan dava olduğu, yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Danıştay 13. Dairesi'nin... esas sayılı dosyasının tetkikinden, ... ve ... Aş tarafından davalı ... Başkanlığı aleyhine, ...A.Ş.'nın % 100 oranındaki hisselerinin özelleştirilmesi amacıyla 14.03.2008 tarihinde yapılan ihaleye ortak girişim grubu olarak katılıp en uygun teklifi veren davacı şirketler tarafından, davalı idarenin anılan şirketin hisselerinin özelleştirmesine ilişkin işlemleri, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu'nun Geçici 3. maddesine 5669 sayılı Kanun ile eklenen (e) bendinin 2. fıkrasında belirtilen süre içerisinde gerçekleştirmediği ve adı geçen şirketin hisselerinin özelleştirilmesine ilişkin görev ve yetkinin aynı madde uyarınca Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na geçtiğinden bahisle ihale aşamasında verdikleri teminat mektubunun Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na devri konusunda yapılan 11.05.2010 tarihli başvurunun cevap verilmeyerek reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava olduğu, yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Daha önce dosya kapsamında alınan 09/10/2013 tarihli kök ve 03/01/2014 tarihli ek bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bekletici mesele yapılan dava dosyalarında alınan bilirkişi raporlarının işbu dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarıyla uyumlu olması sebepleriyle 09/10/2013 tarihli kök ve 03/01/2014 tarihli ek bilirkişi raporların karşı itirazların reddi ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince idari yargıda yeni açılan Danıştay 13. Dairesi ... esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin adil yargılanma hakkının bir şubesi olan makul sürede yargılanma hakkı, mevcut dava dosyasının ilk açılış yılının 2014 olması, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bekletici mesele yapılan dosyaların tamamının kesinleşmiş olması ve gelinen aşamada aynı olaya ilişkin olarak açılacak yeni bir idari davanın sonucunun beklenilmesinin davanın esasına katkı sağlamayacağı gibi makul sürede yargılanma hakkına halel getirebileceği kanaatiyle mezkur talebin reddine, karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Mahkememizin 24/02/2016 gün, ...Esas ... Karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26/11/2018 gün, ... Esas, ...Karar sayılı ilamı, tarafların bildirdiği belgeler, taraflar arasında imzalanan 16.05.2008 tarihli sözleşme, 14.07.2008 tarihli ön anlaşma tadili, yapılan danışmanlık masraflarına ilişkin masraf dökümü ve ..., ... ve Mali Müşavir ...'dan oluşan uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 21/10/2012 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/01/2014 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyası, Danıştay 13. Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, Danıştay 13. Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları, tarafların bildirdiği belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; davacı ve davalının ... A.Ş ile 14/03/2008 günü yapılan ihale sonucunda ihaleyi ... AŞ ve ... A.Ş ortaklığın oluşturduğu ... grubunun kazandığı ihale teminatı olarak ... Başkanlığına ...'ın teminat mektubunun sunulduğu, ihalenin alınmasından sonra davacı şirket ile davalı yabancı şirket ve 3. şahıs konsorsüyum ortağı olarak ... A.Ş hisselerinin satın alınması maksadıyla 16/05/2008 tarihli sözleşme imzalandığı, 16/05/2008 tarihli sözleşmede davanın tarafları ve arasındaki ilişkinin düzenlendiği, daha sonra ek olarak 14/07/2008 tarihli sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşmeye ...'nın konsorsüyuma 4. ortak olarak ... A.Ş'yi iktisap ederken oluşacak payların belirlendiği, davalı şirketin bu konsorsüsyumun % 33,3 kısmından hak sahibi olacağı bu işlerin yapılması sırasında danışmanlık ücreti 712.069 USD; ihale ile ilgili olarak verilen teminat mektubunun masraf ve komisyonları 1.903,751 USD ve diğer proje masrafları ile birlikte toplam 2.944,185 USD ödeme yapıldığı bu masrafların dava konusu edilerek davalının 31/03/2010 tarihi itibariyle hissesine 1.535.045 USD isabet ettiği halde davalının 1.298,127 USD ödeme yapmış olduğu tespit edilerek yaklaşık 236.918 USD'nin eksik ödendiği vakıalarına dayanıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; davacı yan tarafınadn iddia edilen konsorsisyum giderlerinin miktar itibariyle kabul edilmediği davalı tarafından konsorsüyum kasasında toplam 2.784.830 USD toplam harcama yapıldığı, bunun % 33,3'üne denk gelen miktarın 1.303.282 USD ödeyerek % 33'ü aşan oranında ödeme yaptığını, bu sebeple davacı yanın talep etmesi gereken bir alacak bulunmadığı vakıalarına isnat edildiği, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktasının konsorsiyum için yapılan toplam harcama miktarından ve bu bağlamda davacı yanca harcandığı iddia edilen bazı ödemelerin davalı tarafça kabul edilmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mübrez belgelerden; davacı ve davalının ... A.Ş ile 14/03/2008 günü yapılan ihale sonucunda ihaleyi ... AŞ ve ... A.Ş ortaklığın oluşturduğu ... grubunun kazandığı ihale teminatı olarak ... Başkanlığına ...'ın teminat mektubunun sunulduğu, ihalenin alınmasından sonra davacı şirket ile davalı yabancı şirket ve 3. şahıs konsorsüyum ortağı olarak ... A.Ş hisselerinin satın alınması maksadıyla 16/05/2008 tarihli sözleşme imzalandığı, 16/05/2008 tarihli sözleşmede davanın tarafları ve arasındaki ilişkinin düzenlendiği, daha sonra ek olarak 14/07/2008 tarihli sözleşmesinin imzalandığı, dava konusu sözleşme incelendiğinde, tarafların bir ortak girişim ile ilgili hususları düzenlemeyi hedefledikleri, sözleşmede ortak girişimin amacı olarak davaya konu ihalenin kazanılması, bu kapsamda belediye ile hisse satım anlaşmasının imzalanması ile bir anonim şirket şeklinde ortak girişim şirketinin kurulması hususlarının belirlendiği, sözleşme uyarınca kurulmuş olan ortak girişimin ayrı bir tüzel kişiliğinin olmadığı ve kurulan ortaklığın, ticaret kanununda yer alan ortaklık türlerinden biri de olmadığı dolayısıyla somut olayda yer alan ortaklığın bir adi ortaklık olduğu, davacı ... ile dava dışı ... AŞ’nin oluşturduğu ortak girişimin, ... AŞ’nin özelleştirilmesiyle ilgili ihaleye katıldığı ve en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazandıkları, söz konusu adi ortaklığın ihaleyi kazanmasından sonra ise davalı ... LTD ortaklığa dahil olduğu, davalı şirket tarafından 50.000.000 USD'lik teminat mektubundan kendisinin sorumlu olmadığı zira teminat mektubu üzerinde isminin yazılı olmadığını ileri sürmekte ise de; eBK'nın md 532. maddesi ile TTK md 178/2’nin kıyasen uygulanması sonucunda davalı şirketin adi ortaklığa katılmakla, katılma tarihinden önce doğmuş olsa bile, ortaklığın tüm borçlarından ve taahhütlerinden de diğer ortaklarla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya başlayacağı, davalı tarafça somut olayda iki farklı adi ortaklık olduğu, bunlardan ilkinin söz konusu ihaleye katılmak amacıyla, ikinci adi ortaklığın ise ihale sonucu ...’in hisselerinin satın alınması amacıyla kurulduğu, bu sebeple de davalının ilk adi ortaklıktan kaynaklanan giderlere katılmak zorunda olmadığı ileri sürülmüş ise de; bir adi ortaklığın sona ermesinin ortaklığı tasfiye aşamasına soktuğu, dosya kapsamında yapılan incelemede, davalı tarafından "ilk adi ortaklık” olarak nitelendirilen adi ortaklığın tasfiye aşamasına girdiği ile ilgili herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmede "ilk adi ortaklığın" ortakları olan davalı ... ile dava dışı ... AŞ’nın oluşturduğu ortaklığın "... ” şeklinde sözleşmede taraf olarak gösterildiği, dolayısıyla somut olayda iki farklı adi ortaklık olduğundan bahsedilmesi mümkün olmadığı, davalı tarafça somut olaydaki sözleşmenin geciktirici şarta bağlı olarak yapıldığı, şartın gerçekleşmediği, bu sebeple de sözleşmenin kurulmamış olduğu ileri sürülmüş ise de; Sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen hususların şart olarak düşünülemeyeceği, bunların ...’e sözleşme kapsamında yüklenen sorumluluklar olarak belirlendiği, kaldı ki bu maddede belirtilen "...EPDK ve Rekabet Kurulundan gerekli onayların alınmasına bağlı olarak...” ibaresi ayrı olarak düşünüldüğünde dahi müzekkerelere gelen cevabi yazılardan davacı şirketin Rekabet kurumundan gerekli izni aldığı, EPDK’dan ise iznin Belediye ile yapılacak hisse satım sözleşmesinden sonra alınması gerekliği, dolayısıyla şartın varlığının kabul edilmesi halinde dahi şartların gerçekleşmiş ve sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğu, dava konusu olayda kazanılan ihale, ... Büyükşehir Belediyesi tarafından iptal edilerek davadaki ortak girişimden ihalenin geri alındığı, ihalenin iptal edilmesiyle de şirketin amacına ulaşması imkansız hale geldiği ve ortaklık ilişkisinin BK md 535/1- b.l maddesi uyarınca sona erdiği, davalı tarafça ortaklığın amacının gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesinin davacı ... firmasından kaynaklandığı vakıasına dayanıldığı, dosya kapsamında bulunan müzekkere cevapları tetkik edildiğinde; Rekabet Kurumu’nun işleme onay verdiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan ise şu aşamada izin alınmasına gerek olmadığı yönünde cevapların geldiği, ...Başkanlığı tarafından müzekkereye yazılan cevabi yazıda ise davacı ... ihmalkar, gayriciddi ve kusurlu tutumu nedeniyle ihalenin iptal edildiğinin belirtildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26/11/2018 gün,...Esas, ... Karar sayılı bozma ilamı uyarınca mahkememizce bekletici mesele yapılan Danıştay 13. Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının tetkikinden, ... ve ... Aş tarafından davalı ... Başkanlığı aleyhine, ... A.Ş.'nın % 100 oranındaki hisselerinin özelleştirilmesi amacıyla 14.03.2008 tarihinde yapılan ihaleye ortak girişim grubu olarak katılıp en uygun teklifi veren davacı şirketler tarafından, davalı idarenin anılan şirketin hisselerinin özelleştirmesine ilişkin işlemleri, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu'nun Geçici 3. maddesine 5669 sayılı Kanun ile eklenen (e) bendinin 2. fıkrasında belirtilen süre içerisinde gerçekleştirmediği ve adı geçen şirketin hisselerinin özelleştirilmesine ilişkin görev ve yetkinin aynı madde uyarınca Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na geçtiğinden bahisle ihale aşamasında verdikleri teminat mektubunun Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na devri konusunda yapılan 11.05.2010 tarihli başvurunun cevap verilmeyerek reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava olduğu, yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, Danıştay 13. Dairesi'nin... esas sayılı dosyasının tetkikinden, davacılar ... ve ... Aş tarafından davalı ... Başkanlığı aleyhine davalı idare tarafından ...A.Ş.'nin %100 oranındaki hisselerinin özelleştirilmesi amacıyla 14.03.2008 tarihinde yapılan ihalede en yüksek teklifi veren davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim grubunun, istenen ek geçici teminatı verilen süre içerisinde yatırmadığından bahisle ihale aşamasında vermiş olduğu 50.000.000,00 USD geçici teminatın irat kaydedilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı ... Encümeni kararının iptali istemiyle açılan dava olduğu, yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyanın tetkikinden, asıl dava ile davacılar ... ve ...Aş tarafından davalı ... Başkanlığı aleyhine, birleşen dosya ile davacı ... Aş ile ... Aş tarafından davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı aleyhine açılan menfi tespit ve muarazanın giderilmesi davaları olduğu, yapılan yargılama neticesinde, asıl dava ve birleşen dava yönünden mahkeme kararlar temyizen kesinleşmekle, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, hükmün Yargıtay aşamasından onanarak kesinleştiği, gerek işbu dava dosyası kapsamından gerekse yukarıda izah edilen ve bekletici mesele yapılan dava dosyaları kapsamından davacı ... firmasının ihalenin iptal edilerek ortak girişimin konusunun imkansız kalması suretiyle sona ermesinden kusuruyla sorumlu olduğu, davacı ... firmasının ihale şartnamesinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu durum da ihalenin feshedilmesine yol açarak davaya konu ortaklığın konusunun imkansız hale gelmesi suretiyle sona ermesine sebebiyet verdiği, davacı ...’in özen yükümlülüğüne aykırı davranarak ortaklığın sona ermesine sebebiyet verdiği, dolayısıyla ortakların bu sebeple ortaya çıkan zararlarını tazmin etme yükümlülüğü altında olacağı, bu bağlamda, kusurlu ortağın adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde yaptığı masrafları diğer ortaklardan talep etmesinin, tazminat borcu olarak sonradan iade edeceği bir bedelin talep edilmesi anlamına geldiği, tazminat hukukundaki, hiç kimse sonradan iade ile yükümlü olduğu şeyi talep edemez ilkesi uyarınca davacı ...’in davalı ...’den herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmakla; 21/10/2012 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/01/2014 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporlarına itibar edilerek Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26/11/2018 gün, ... Esas,... Karar sayılı bozma ilamı uyarınca mahkememizce bekletici mesele yapılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ... karar sayılı, Danıştay 13. Dairesi'nin ... esas sayılı, Danıştay 13. Dairesi'nin... esas sayılı dosyaları kapsamında toplanan tüm deliller dikkate alınarak, davacı tarafça ileri sürülen vakıaların sübuta etkili delillerle ispat edilemediği kanaatiyle davanın reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 356,20-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 71,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 23.985,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
6-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'nın 427. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün süre içerisinde YARGITAY nezninde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.14/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*