T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/53 Esas
KARAR NO : 2025/47
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/12/2014
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizden verilen 06/04/2017 tarih, 2014/1455 Esas ve 2017/243 sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 22/11/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın kusurlu bir şekilde yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda 24/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında küçüğün ağır şekilde yaralanarak ... Devlet Hastanesinden alınan Engelli Raporundan da anlaşılacağı üzere en az %25 oranında sakat kaldığını, sigorta şirketine 13/10/2014 tarihinde yapılan başvurudan ise sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla, (belirsiz alacak) geçici ve kalıcı iş gücü kaybına karşılık olmak üzere 15.000,00-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 06/01/2016 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de talep miktarını, 135.966,74-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunarak, vekil edeni şirketin tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, beden gücü kaybı zararının belirlenmesi için de maluliyet oranının ve kusur oranının ATK'ca belirlenmesi istediklerini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında SED araştırması yapılmış, davacının tedavi evrakları, hasar dosyası, SGK kayıtları celbedilmiş, ... plakalı aracın tescil ve malik bilgileri celp edilmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, bilirkişi raporları ve ATK raporları alınmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş'nin kazaya karışan ... plakalı araca ... poliçe numaralı ve 16/03/2011-2012 tarihlerini kapsayan 200.000,00-TL limitli Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi düzenlediği, davacının 13/10/2014 tarihinde davalıya başvurduğu, 17/10/2014 tarihinde ... sayılı hasar dosyasının açıldığı, getirtilen poliçe ve hasar dosyasından anlaşılmış davalı sıfatı bulunduğu tesbit edilmiştir.
Davacı ...'ın kaza sırasında yaya olduğu ve ... plakalı aracın kaza tarihinde sürücü ... adına kayıtlı olduğu va davacıların işleten sıfatı bulunmadığı araç tescil kaydından tespit edilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilmiş incelenmesinde; davacıların şikayetçi olmaması nedeniyle... tarih ve ... sayılı Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüphelinin ..., Mağdurun ... olduğu kusur raporu alınmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı vekilinin talebi üzerine 28/10/2015 tarihli ara karar ile (davacı tarafından davalıya başvuruda bulunulup ödeme yapılmadığı gözetilerek) sonradan mahsup edilmek üzere 10.000 TL geçici ödeme karar verilmiştir.
Küçük ...'ın maluliyet oranının tespiti bakımından tedavi evrakları getirtilmiş ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalı sağlık uygulama ve araştırma merkezi nin 04/01/2016 tarihli raporu alınmıştır.Alınan raporu düzenleyen heyette Yargıtay 17 Hk dairesi uygulamalarına göre akademisyen seviyesinde dört adli tıp uzmanı ile çocuk ve ergen psikiyatristi, ortopedi uzmanı bulunduğu gözetilerek, rapor denetlemeye elverişli ve yeterli bulunmuştur. Raporda özetle küçüğün yaşına göre %44 oranında meslekte kazanma gücünden kaybedeceği tespit edilmiştir.
Davacı küçük ... ın 21/04/2000 doğumlu olup kaza tarihinde 11 yaşında bulunduğu, alınan okul belgesine göre halen öğrenci olduğu tespit edilmiş,davacı vekili müvekkilinin gelirinin asgari ücret üzerinden kabul edilmesini dava dilekçesinde istemiştir.
Mahkememizce kusur ve tazminat konusunda Aktüer bilirkişi ... ve kusur bilirkişisi ... ın 04/11/2016 tarihli raporu alınmıştır.Raporda özetle; meydana gelen kazada davacı küçük ... ın %60 ... plakalı araç sürücüsü ... nun %40 oranında kusurlu oldukları davacının hesaplanan %44 sürekli maluliyet oranına göre gerçek maddi zararının 135.966,74 TL olacağı bildirilmiştir.
Davacı vekili 06/11/2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini 135.966,74-TL'ye artırdıklarını bildirmiş ve 07/11/2016 tarihinde eksik nisbi harcı tamamlamıştır.
Mahkememizin 06/04/2017 tarih, ...Esas ve ...sayılı karar sayılı ilamı ile; ''1-135.966,74-TL'nin 30/10/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine
(Mahkememizce 28/10/2015 tarihli ara karar ile davalının davacıya 10.000 TL geçici ödeme yapması kararı verildiğinden ancak bu paranın davacı tarafça tahsil edililip edilmediği konusunda taraflarca belge ibraz edilmediğinden davalı tarafça geçici ödeme yapılmış ise bu ödemenin tahsilde dikkate alınmasına)...'' karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 22/11/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; ''...Mahkemece, olayın niteliği gözetilerek; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları varsa getirtilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak ATK 3. İhtisas Dairesinden davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulanmadığı ve varsa oranı, belirlenecek çalışma gücü kaybının hangi nedene dayandığı, davacıda var olduğu ileri sürülen travma sonrası stres bozukluğunun dava konusu trafik kazasıyla illiyet bağının olup olmadığı, davacının kazadan sonra iki kez düşerek aynı yerin yeniden kırılması halinin malüliyetin artmasına katkı sağlayıp sağlamayacağının da değerlendirilmesiyle birlikte davacı hakkında daha önce düzenlenen raporları da irdeleyen bir biçimde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerekirken, bunun yapılmamış olması ve bu konudaki davalı tarafın haklı itirazları değerlendirmeden karar verilmiş bulunması hali, HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında davalı taraf delillerinin hiç toplanılmaması olup, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bundan ayrı, istinaf aşamasında davacı ... reşit olduğundan dava ehliyeti kazanmıştır. Bu durumda, davacının kendisi ya da vekili aracılığıyla yargılamayı sürdürmesi gerekmektedir. Davacının, vekil tayin ettiğine ilişkin vekaletnamede dosyada yer almamaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde de durulması ve dava şartına ilişkin bu eksikliğin de giderilmesinden sonra, az yukarıda açıklanan şekilde işlem ve yargılama yapılması gerekir.
HÜKÜM: Gerekçe uyarınca;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına,
2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine..." karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği ve Mahkememizin 2019/53 Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'nun 14/02/2024 tarih ve ... karar sayılı raporunda özetle;
1.... ve ... oğlu, 21/04/2000 doğumlu ...’ın 24/07/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 30/05/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacı vekiline 26/03/2024 fatura tarihli ve Adli Tıp No: 2024/3096 numaralı 3.875,00-TL bedelli olan fatura tutarını yatırıp makbuzunu dosyaya ibraz etmesi için kendisine iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının kendisine ihtarına (ihtar edilemedi, işbu zaptın tebliği ile birlikte ihtarına)," dair karar verildiği, davacı vekiline duruşma tutanağının 04/06/2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde ve hatta bir sonraki celse olan 31/10/2024 tarihine kadar adli tıp faturasını yatırmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, trafik kazası nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 vd. maddeleri ile 97 maddesi kapsamında maddi tazminat talepli eda davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davaya konu kazada kusur durumu, davacı Salih Can ın maluliyet oranı ve talep edebileceği zararın miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1.maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır:
"a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler.
g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler."
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Toplanan deliller, bilirkişi raporları, yukarıdaki yasal düzenlemeler, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 22/11/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 22/11/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda eksik kalan tedavi evrakları celbedilerek yine BAM ilamında yer alan ''... kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak ATK ... İhtisas Dairesinden davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulanmadığı ve varsa oranı, belirlenecek çalışma gücü kaybının hangi nedene dayandığı, davacıda var olduğu ileri sürülen travma sonrası stres bozukluğunun dava konusu trafik kazasıyla illiyet bağının olup olmadığı, davacının kazadan sonra iki kez düşerek aynı yerin yeniden kırılması halinin malüliyetin artmasına katkı sağlayıp sağlamayacağının da değerlendirilmesiyle birlikte davacı hakkında daha önce düzenlenen raporları da irdeleyen bir biçimde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması...'' ibaresi nazara alınarak Mahkememizin 13/07/2023 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile 21/12/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı doğrultusunda dosyanın ATK'ya tevdiine karar verilmiş ve işbu ara karar doğrultusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... karar sayılı raporu alınmış, yine Mahkememizin 30/05/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacı vekiline ... fatura tarihli ve Adli Tıp No: ... numaralı 3.875,00-TL bedelli olan fatura tutarını yatırıp makbuzunu dosyaya ibraz etmesi için kendisine iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının kendisine ihtarına (ihtar edilemedi, işbu zaptın tebliği ile birlikte ihtarına)," dair karar verildiği, davacı vekiline duruşma tutanağının 04/06/2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde ve hatta bir sonraki celse olan 31/10/2024 tarihine kadar adli tıp faturasını yatırmadığı tespit edilmiştir. Eldeki davada ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, davacı tarafın davaya konu kaza nedeniyle maluliyetinin bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, buna ilişkin Mahkememizce aldırılan ATK raporuna ilişkin ATK faturasını verilen kesin süre içerisinde ve hatta bir sonraki celse olan 31/10/2024 tarihine kadar yatırmadığı, bu durumda bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmakla Mahkememizce ispat olunamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 51,24-TL harçtan mahsubu ile bakiye 564,16-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 130,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2025
Katip
¸
Hakim
¸