T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/659 Esas
KARAR NO: 2024/219
DAVA: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/12/2019
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin dava dışı müflis ....A.Ş.’nin davalı banka nezdindeki gayrinakdi risklerine karşılık davalı bankanın ... Şubesi’nde bulunan ... numaralı hesabındaki mevduatın 25.000,00 TL’lık kısmını 21.10.2013 tarihinde rehin etmek üzere sözleşme imzaladığını ve ayrıca 27.000,00 TL tutarlı emre muharrer senedi teminat olarak verdiğini, banka tarafından müvekkile iletilen gayrinakdi risklere ilişkin listedeki bilgiler ışığında risklerin sona erdiği tespit edilince 19.03.2018 tarihinde hesaptaki blokenin kaldırılması ve teminat senedinin iade edilmesi konusunda davalı bankaya ... 12. Noterliği’nin ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalı banka tarafından 31.03.2018 tarihinde gönderilen ... 14. Noterliği’nin ... yevmiye no.lu cevabı ihtarnamesinde risklerin sona erdiğini kabul etmediği ve sadece teminat senedinin iade edileceğini bildirdiğini, davalı tarafın, 20.11.2018 tarihinde üçüncü kişi müflis ...San.A.Ş.’nin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü ... 3. İflas Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasına müracaat ederek, teminat mektuplarının icra imkanının kalmadığını, kararların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle müflis davalı nezdindeki gayrinakdi risklerin kapatılması için muhataplara teminat mektuplarının iadesi için müzekkere yazılmasını talep ettiğini, 06.09.2019 tarihinde davalı bankadan hesap üzerindeki blokenin kaldırılarak mevduatın faizi ile birlikte iadesini talep ettiklerini, ancak davalı tarafından blokenin kaldırılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesinde, 15.290,00 TL anapara ve 11.934,02 TL faiz olmak üzere toplam 27.224,02 TL yönünden blokenin kaldırıldığını beyan ettiğini, ancak müvekkilin itirazı kayıtla 01.10.2019 tarihinde kabz ettiği miktarın 24.459,02 TL olduğunu, Rehin sözleşmesi ile müvekkilin hesabına bloke konulan riskin sadece müflis ...A.Ş.’nin risklerine karşılık iken, teminat mektuplarından görüldüğü üzere, asıl risk sahibinin dava dışı bir başka firma olan ... A.Ş. olduğunu, ayrıca davalı bankanın olması gerekenden daha az faiz işlettiğini belirterek takibin başlatılmasından sonra yapılan ödeme sonrasında kalan faizli bakiye 25.303,10 TL hakkındaki hukuka, usul ve yasaya aykırı borca yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı hakkında tüm icra dosyası üzerinden % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Teminat mektubunda oluşan ilişkide garanti alanın muhatap, riski garanti edenin banka ve teminat mektubundan faydalananın ise lehtar olduğunu, bankaların lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişkide üçüncü kişi durumunda olduğunu, teminat mektubundan doğan riskin sona ermesi için anılan teminat mektubunun iade edilmesi veya süreli ise sürenin tazmin talep edilmeden sona ermiş olması ya da muhatabın bankayı ibra etmesi gibi koşulların gerçekleşmesi gerektiğini, davaya konu teminat mektuplarının icra dairelerine/mahkemelere verilmiş kesin ve süresiz nitelikli teminat mektupları olduğunu, takibe konu tutarın, müvekkil bankanın vermiş olduğu teminat mektupları için teminat olarak rehin verilmiş tutar olduğunu, teminatın serbest bırakılabilmesi için riskin tamamen ortadan kalkması gerektiğini, buna rağmen ...’ın vadeli mevduat hesabındaki faizli bakiyesinden (36.934,02 TL) 12.475,00 TL devam eden risk için blokenin devam ettirildiğini ve 24.459,02 TL’lık kısım üzerindeki blokenin ise kaldırıldığını, belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki mevduat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde alacağın varlığı, miktarı, takibe konu tutarın davalı bankanın vermiş olduğu teminat mektupları için rehin verilmiş bir tutar olup olmadığı, rehin verilmiş bir tutar olması halinde davalı banka tarafından bloke altında tutulup tutulmadığı, blokenin yerinde olup olmadığı, riskin devam edip etmediği ve icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına, ... 3. İflas Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası, ...2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına, Müvekkilin 21.10.2013'te imzaladığı mevduat rehin sözleşmesine, ... 12. Noterliği'nden gönderilen ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesine, ... 14. Noterliği'nden gönderilen ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine, bilirkişi incelemesine ve yasal her türlü delile delil olarak dayanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Banka kayıtlarına, icra dosyasına ve tüm yasal delillere delil olarak dayanmıştır.
... 8. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyası celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İcra dosyasının tetkikinde; davacının davalı banka aleyhinde alacağının tahsili amacı ile 49.762,12-TL üzerinden icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı banka vekilinin itirazı üzerine takibin durduğu, davalı vekilinin 02/12/2019 tarihli haricen tahsil bildirimi talep dilekçesi ile dosya borcunun 24.459,02-TL'lik kısmının davalı bankaya ödendiği, haricen yapılan kısmi tahsilat ile ilgili gerekli tahsil harcının dosyaya yatırıldığı anlaşılmıştır.
...Bankası ... Şubesi'ne 01/03/2020 tarihinde yazılan müzekkere ile davacı ...'ın ... numaralı hesabına ilişkin tüm kayıt ve belgelerin ve taraflar arasında imzalanan 21/10/2013 tarihli mevduat rehin sözleşmesi aslının incelenmek üzere mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, ... Bankası'nın 08/04/2020 tarihli cevabi yazısında rehin sözleşmesi aslının bulunamadığı bildirilmiştir.
12/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı ... ile davalı ... Bankası arasında Müflis ...AŞ lehine 2003 -2004 yıllarında bazı kuruluşlar ile mahkeme ve icra dairelerine hitaben düzenlenen gayrinakdi yükümlülüklerin teminatını teşkil etmek üzere, aynı zamanda anılı şirket ile davalı banka arasında imzalanmış Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefalet imzası alınan ... kefil sıfatının yanı sıra, bankanın ... Şubesinde kendi adına açılmış 25.000,00 TL tutarındaki mevduatını rehin etmek suretiyle depo edildiği ve davacı tarafından da bu durumun kabul edildiği, yürürlükte olan mektuplardan 5 adette toplam 15.290,00 TL tutarındaki teminat ve kefalet mektuplarının iade edilmesini, ayrıca çek yapraklarından kaynaklı 6.580,00 TL tutarındaki banka yükümlüğünün çek yasası kapsamında 30.06.2018 tarihinde sona ermesiyle mektup riskinin 4 adette 12.475,00 TL'ye düştüğü halde rehin alınan mevduatın nemalandırılması sonucu oluşan tutarın davacının kullanımına gecikmeli olarak sunulduğu ancak davacı açısından bir kayba neden olmadığı, 05.09.2019 tarihli yasal takip sonrası 01.10.2019 tarihi itibariyle mevduat hesabındaki bakiyeden (36.934,02 TL) 12.475,00 TL rehin sözleşmesi kapsamında 12.475,00 TL tutarındaki teminat ve kefalet mektupları için rehin sözleşmesine dayalı olarak bloke edildiği ve işlemin yerinde olduğu, bankanın ibrası yada mektupların iadesi halinde blokenin çözülebileceği ve tutarın iade edilmesi gerektiği, geriye kalan 24.459,02 TL'nin haricen davalı...'a ödendiği, bu durumda asıl alacak olarak kabul edilen rehin tutarı 25.000,00 TL'dan 540,98 TL'nın ödenmediği, ... 8.İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosya üzerinden başlatılan takibe bu tutar üzerinden devam dilebileceği, takip tarihinden itibaren alacağın tahsiline kadar ilgili bölümdeki eğerlendirmeler dikkate alınarak bankalarca fiilen uygulanan bir yıl vadeli ortala mevduat faizi oranı %14,52 üzerinden faiz işletilebileceği ve bunun istenebileceği ve dava tarihi itibariyle davacı ...'ın 785,39-TL alacaklı olduğu, bu haliyle itirazın iptali yada kabulü ve mevduat hesabındaki alacağın tahsili amacıyla ... 8. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya üzerinden açılan talep edilen faize ilişkin değerlendirmeler esas alınarak bu haliyle takibe, sadece talep edilen rehin tutarı 25.000,00-TL üzerinden ve 01.10.2019 tarihinden sonrada yapılan ödeme dikkate alınarak kalan tutar 540,98-TL üzerinden devam edilmesi hususunun mahkemenin taktirinde olduğu" bildirmiştir.
30/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı ...'ın mevcut Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesi'nde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak (710.000.000.-TL.) kefaleten sorumluluğu bulunduğu, davacı, kefil sıfatının yanı sıra, Dava dışı müflis ... San.A.Ş. lehine 25.000,00-TL tutarında mevduatını rehin ederek, bankayla “Rehin Sözleşmesi” imzalandığı, söz konusu sözleşmenin taraflar arasında kabul edildiği, dava dilekçesinde belirtilimemesine karşın, davanın ilerleyen safhalarında davacı vekili tarafından işaret edilmiş olan, rehin sözleşme unsurlarının eksik olduğu şeklinde öne sürülen gerekçeler ve yine Sayın Mahkemenin 01.03.2020 tarihli "rehin sözleşmesi” nin aslının ibraz edilmesi yazısına cevaben, ... Bankasının yazısında, ...'a ait mevduat rehin sözleşmesinin aslının bulunamadığı, bankanın çatı sözleşmesi olarak tanımladığı anlaşılan Taahhütnameye istinaden, ... A.Ş. riskinden TM.'ları, grup firmalarından biri olan ve mevcut“Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi”nde kefalet sorumluluğu (496.000.,000-TL.'Tık) bulunan, ...A.Ş. lehine verilmiş, risk ise ...A.Ş. üzerinden takip edildiği, bu durumun davalı ve davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakla birlikte, tarafımızca, konu dava konusunun dışında olduğu, davacı ...'ın 19.03.2018 tarihli ilk kez çekmiş olduğu ihtarnamede bankanın tanzim etmiş olduğu TM,'ları üzerinden 10 yıl geçtiği ve TM.'larının hükümsüz olduğu, rehinli hesabın serbest bırakılmasının talep edildiği, bu konuda bankaya somut bir belge muhataplardan hükümsüzlüğü ispat edici belge sunulmadığı, banka buna istinaden 31.05.2018 tarihinde öncelikle ...'ın müşterek borçlu meteselsil kefaletinin devam ettiği ve ayın zamanda ... A.Ş.'nin ihtarname tarihi itibariyle 34.345,00-TL riski bulunduğu, bu itibarla bankanın davacıya herhangi bir ödeme yapmamasının doğal olduğu, ayırca bankaca 31.05.2018 tarihinde davacıya yapılan tebligatta TM.'larından iadelerinin sağlanması durumunda veya 30.06.2018 itibariyle eski çeklerin sistemden çıkarılması halinde yapılacak risk düşümü kadar kısım için hesabın serbest bırakılabileceği, davacıya ihtar mahiyetinde tebliğ edildiği ancak davacının bu konuda eylemde bulunmadığı, rehin sözleşmesine istinaden bloke edilen hesap, bankaca VdI. olarak değerlendirilerek faiz işletildiği, bu konuda bankanın basiretli şekilde davrandığı, öte yandan banka blokeli hesap üzerinde birikmiş faizi davacıya gecikmeli olarak ödendiği, ancak nihai olarak, hesabın faizlendirilmesine ve faizli bakiye üzerinden devam edildiği, ödemede gecikme söz konusu olduğu, davacının faiz kaybı bulunmadığı, 01.10.2019 itibariyle davacıya eksik ödeme yapılmadığı, hali hazırda mevcut olan (meri) ve kesin ve süresiz olarak düzenlenmiş bulunan TM.'ları nedeniyel TM.'ları kadar tutarın bankaca bloke tutulmasının uygun olduğu, banka yönünden TM risklerinin devam ettiği, davalı yönünden icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminat koşullarının oluşmadığı" bildirilmiştir.
04/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Davacı tarafın bahse konu itirazları incelendiğinde; esas olarak, davacı (kefil) tarafından İadesi sağlanmamış olan T.M.'larının “kesin ve süresiz” şekilde bankaca düzenlenmiş olmasına karşın, mevcut mektupların risklerinin bulunmadığı, bu itibarla, bankada blokeli olarak vadeli hesapta tutulan tutarın, kendilerine iadesinin sağlanmasının talep edildiği, dava konusu T.M'ları “kesin ve süresiz” olarak düzenlenmiş mektuplar olup, halen yürürlükte oldukları tespit edilmiş, bu nedenle, davacı ...'ın kefil sıfatıyla sorumluluğunun devam ettiği" bildirilmiştir.
20/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı .... A.Ş. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığı ve söz konusu sözleşmelerde davacı ... ile dava dışı ... A.Ş.’nin kefaletlerinin bulunduğu, davalı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan 650.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine istinaden, dava dışı asıl borçlu şirketin kredi limitinden, asıl borçluya ve dava dışı kefil ... A.Ş. lehine mahkeme ve icra dairelerine hitaben kesin ve süresiz (vadesiz) teminat mektupları verildiği, Davalı bankanın ... Şubesi’nde davacı ...adına ...tarihinde ... hesap numarası ile 25.000,00 TL tutarlı vadeli mevduat hesabı açıldığı ve adı geçen tarafından, davalı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’ne hitaben 21.10.2013 tarihinde düzenlenen “Üçüncü Kişiye Ait Mevduat Rehni” beyan ve taahhütnamesi ile ...A.Ş. lehine açılmış ve açılacak kredilerin teminatı olmak üzere, söz konusu mevduat hesabı üzerine davalı banka lehine 25.000,00 TL’lık rehin/bloke konulduğu, ayrıca davacı ile dava dışı...’ın borçlu olduğu 21.10.2013 tanzim tarihli, 27.000,00-TL bedelli bononun teminat olarak verildiği, davacı tarafından davalı bankaya gönderilen, ... 12. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile blokeli olan hesapta nemalandırılan tutarın 25.000,00 TL’yi aşan kısmının kullanıma açılması ve riski devam eden teminat mektuplarının iptal edilmesinin talep edildiği, davalı banka tarafından davacıya gönderilen ... 14. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu cevabi ihtarnamesinde ise, ihtarname tarihi itibariyle 34.345,00 TL gayrinakdi borcun bulunduğu belirtilerek, kefillerin kefalet sorumluluklarının devam ettirildiği ve 27.000,00 TL’lık borç senedinin de iade edileceğinin bildirildiği, davalı banka kayıtları incelendiğinde, cevabi ihtarnamenin gönderildiği 31.05.2018 tarihi itibariyle 9 adet teminat mektubu nedeniyle 27.765,00 TL ve iade edilmemiş çek yapraklarının banka sorumluluk tutarından dolayı 6.580,00 TL olmak üzere, davalı bankanın toplam 34.345,00 TL gayrinakit alacağı bulunduğu, takip tarihinden önce 30.06.2018 tarihinde, iade edilmemiş çek yapraklarından kaynaklanan 6.580,00 TL’lık tutarın 5941 sayılı Kanun uyarınca risk çıkışının yapıldığı, ayrıca davacı tarafından 5 adette 15.290,00 TL’lık teminat mektubunun davalı bankaya iade edildiği, böylece davalı bankanın 06.09.2019 takip tarihi itibariyle riski devam eden 4 adet teminat mektubundan dolayı, 12.475,00 TL’lık gayrinakdi alacak tutarının bulunduğu, davalı banka lehine üzerinde 25.000,00 TL’lık rehin/bloke bulunan... no.lu vadeli mevduat hesabına, bankaca ilan edilen faiz oranlarına ilave olarak fark faizi verilerek nemalandırıldığı ve zaman içerisinde ... hesap no.su ile devam eden vadeli mevduat hesabının 06.09.2019 takip tarihi itibariyle 36.934,02 TL bakiye ulaştığı, bu durumda, takip tarihi itibariyle riski devam eden teminat mektup tutarlarının risk tutarını aşan 24.459,02 TL’lık (=36.934,02 TL – 12.475,00 TL) mevduat tutarının, davacı lehine serbest bırakılması gerektiği, söz konusu mevduat hesabına 21.10.2013 rehin/bloke tarihinden takip tarihine kadar, vadeli mevduat faiz oranlarından faiz işletildiğinden, takip tarihi itibariyle mükerrer faize sebebiyet verilmemesi için ayrıca faiz hesaplanmaması gerektiği, davalı banka lehine rehinli/blokeli olan davacıya ait ... no.lu vadeli mevduat hesabının takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce, 01.10.2019 tarihide kapatılarak, davacıya aynı gün 24.459,02 TL’lık ödeme yapıldığı ve söz konusu ödenme sonrasında kalan 12.475,00 TL’lık tutar ile davacı adına ... numarasıyla yeni bir vadeli mevduat hesabı açıldığı ve hesap üzerine davalı banka lehine 12.475,00 TL tutarında rehin/bloke kaydı konulduğu, rehinli/blokeli olan söz konusu vadeli mevduat hesabının dava tarihi itibariyle 12.573,77-TL bakiyeye ulaştığı, 02.12.2019 dava tarihi itibariyle 4 adette toplam 12.745,00 TL tutarlı vadesiz (süresiz) teminat mektubunun mer’i durumda olduğu, bu durumda söz konusu mektupların iade edileceği ya da muhatabın bankayı ibra edeceği tarihe kadar risk çıkışının yapılamayacağı ve bu sebeple davacıya ait hesap üzerinde, risk tutarı kadar rehin/blokenin devam ettirilebileceği" bildirilmiştir.
01/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; "davacı tarafın beyan ve itirazlarının bir kez daha ayrıntılı olarak değerlendirildiğini, davacı tarafın beyan ve itirazları konusunda 20.01.2023 tarihli kök raporda belirtilen hususların özünde bir değişiklik bulunmadığı" bildirilmiştir.
14/09/2023 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; "06.09.2019 Takip tarihi itibariyle davacının, davalı bankaya rehinli olan ... no.lu vadeli mevduat hesabından dolayı, 25.000,00-TL Anapara ve 11.934,01 TL İşlemiş Faiz olmak üzere, toplam 36.934,01 TL alacak tutarı bulunduğu, mevduat rehini karşılığında verilen bir kısım teminat mektuplarının 06.08.2019 tarihinde çıkışı sonrasında, davalı bankanın 06.09.2019 takip itibariyle 4 adet vadesiz (süresiz) teminat mektubundan dolayı toplam 12.475,00 TL’lık gayrinakit alacak tutarı bulunduğu, rehinli mevduat karşılığında kullandırılan teminat mektubu borç tutarının 12.475,00 TL’ye düşmesi ve davacının talebi nedeniyle, davalı banka tarafından davacıya, rehinli mevduat hesabından 01.10.2019 tarihinde 24.459,02 TL ödeme yapıldığı ve ödeme sonrasında kalan 12.475,00 TL’lık tutar ile davacı adına ...no.lu yeni bir vadeli mevduat hesabı açıldığı ve hesap üzerine davalı banka lehine 12.475,00 TL rehin/bloke kaydı konulduğu, davacının, rehinli olan... no.lu vadeli mevduat hesabından dolayı 02.12.2019dava tarihi itibariyle 12.475,00 TL Anapara ve 98,77 TL İşlemiş Faiz olmak üzere, toplam 12.573,77 TL alacak tutarı bulunduğu, davaya konu teminat mektupları vadesiz (süresiz) teminat mektupları olarak düzenlendiği, bu sebeple, teminat mektuplarında bir vade söz konusu olmadığından, teminat mektuplarının risk çıkışının yapılabilmesi için teminat mektuplarının iade edilmesi ya da muhatabın bankayı ibra etmesi hallerinde banka tarafından risk çıkışı yapılabileceği ve o miktarda risk azaltılarak rehinli mevduat hesabından iade yapılabileceği" bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı Banka ile dava dışı ...AŞ. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamındaki gayri nakdi risklere teminat alma amacıyla verilen teminatın iadesine dair başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Bankacı bilirkişiden alınan rapor sonucunda davacı tarafından ... 8. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında 06.09.2019 tarihi itibariyle davalı bankanın 4 adet vadesiz (süresiz) teminat mektubundan dolayı toplam 12.475,00 TL’lık gayrinakit alacak tutarının bulunduğu, rehinli mevduat karşılığında kullandırılan teminat mektubu borç tutarının 12.475,00 TL’ye düşmesi ve davacının talebi nedeniyle, davalı banka tarafından davacıya, rehinli mevduat hesabından 01.10.2019 tarihinde 24.459,02 TL ödeme yapıldığı ve ödeme sonrasında kalan 12.475,00 TL’lık tutar ile davacı adına ... no.lu yeni bir vadeli mevduat hesabı açıldığı ve hesap üzerine davalı banka lehine 12.475,00 TL rehin/bloke kaydı konulduğu, davacının, rehinli olan ... no.lu vadeli mevduat hesabından dolayı 02.12.2019 dava tarihi itibariyle 12.475,00 TL Anapara ve 98,77 TL İşlemiş Faiz olmak üzere, toplam 12.573,77 TL alacak tutarı bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle takibe konu edilen 24.459,02 TL alacak yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı anlaşılmakla bu kısım bakımından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, takipten sonra ödenen 24.459,02 TL alacak yönünden takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faizi, icra masrafları ve icra vekalet ücreti bakımından takibin devamına, konusuz kalan kısım dışında kalan ve itirazın iptali istenen alacak talebi yönünden alacağın devam ettiği davanın reddine, karar vermek gerekmiştir.
Konusuz kalan kısım bakımından davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla açıldığı tarih itibariyle davacının davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmıştır. Davacının alacağı likit nitelikte olup (Yargıtay 19. HD' nin 2016/12900 E.,2017/994K. Sayılı ilamı) davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İİK'nın 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren konusu kalan miktarın %20'si oranında (4.891,80 TL) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın reddedilen kısmı yönünden; her ne kadar haksız takip başlatılmış ise de takibin kötü niyetli olduğu tespit edilmediğinden davacı aleyhine talep edilen kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın ... 8. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 24.459,02 TL alacak yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı anlaşılmakla bu kısım bakımından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
-Davanın konusuz kalan kısım yönünden açıldığı tarih itibariyle davacının haklılık durumu göz önünde bulundurularak davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
2-Konusuz kalan kısım dışında kalan ve itirazın iptali istenen alacak talebi yönünden davanın reddine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Takipten sonra ödenen 24.459,02 TL alacak yönünden takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen avans faizi, icra masrafları ve icra vekalet ücreti bakımından takibin devamına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.670,79-TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken davacı taraftan peşin olarak alınan 183,31-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.487,48-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan ve (5) numaralı maddede mahsup edilen peşin olarak alınan 183,31-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900 -TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 8.400,00-TL bilirkişi raporu masrafı, 874,80-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 9.319,20-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve ret oranına göre; 4.752,79-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre davacıdan alınarak davalıya verilmesine kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
12-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davadaki kabul ve ret oranına göre; 673,20-TL'sinin davalıdan, 646,80-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar dikkate alındığında kesin olmak üzere karar verildi. Açıklandı 20/03/2024 09:41:50
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır