T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/337 Esas
KARAR NO : 2025/521
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/11/2018
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; İşbu davanın klasik bir sebepsiz zenginleşme davası niteliğinde olmadığını, dava konusunu oluşturan 60.000 USD bedelli çekin, ... A.Ş. tarafından, Faktöring Şirketlerinin tabii oldukları mevzuat hükümlerine açıkça ve fahiş şekilde aykırı olarak ciro yoluyla iktisap edilerek tahsil edildiğini, ... Tic. A.Ş.'nin kendisine sözleşmedeki borcunu ifa etmesi karşılığında verilen ... Seri No’lu, Keşide Yeri ... olan, 30.11.2018 tarihli, 60.000 USD bedelli çeki, ... Konya Şubesine haksız ve hukuksuz şekilde teslim aldığını, ... ise söz konusu çeki 30.11.2018 de yani vade tarihinde müvekkilin banka hesabı aracılığıyla tahsil ettiğini, taraflarından ... A.Ş.’ ye çekilen ... yevmiye no’lu 10.12.2018 tarihli ihtarda kendisine yaptığı işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirterek zararlarının tazmin etmesini istediklerini ancak ... tarafından ... 31. Noterliğinden gönderilen ... tebliğ tarihli, ... yevmiye no’lu ihtar ile davalı tarafın taleplerini reddettiğini, bu sebeple işbu davanın ikame edildiğini, ... tarafından yapılan işbu tahsilin hukuki bir zemine dayanmadığını, bilindiği üzere Kambiyo Senedi vasfı taşıyan belgelerin temeli olan hukuki işlemlere dayanan def’ilerin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sürülemeyeceğini ancak ... A.Ş.'nin yaptığı iş gereği iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olmadığını, bu nedenlerle dava konusu çekin bedelinin tamamının ve bu bedelin tahsil edildiği 30.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle beraber davalılardan tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davalı taraf şirket ...da bulunduğunu beyan ederek yetki itirazında bulunduğunu; ...Tic. A.Ş. İle aralarında geçerli bir faktoring ilişkisinin mevcut olup usulüne uygun ciro silsilesi ile müvekkili kuruma geçtiğini ,müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu , dava konusu çek üzerinde avans çeki olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istimid davasıdır.
Davacı ...Şirketi tarafından, davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi ... Şubesi aleyhine ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan "Alacak" dava dosyanın ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 04/02/2020 tarihli duruşma zabtı ile davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi ... Şubesi aleyhinde açılan davanın tefrik edilmesine karar verildiği, bu davalılar yönünden dava dosyasının ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasa kaydının yapıldığı, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ... esas ...karar sayılı yetkisizlik karar sayılı üzerine dosya mahkememizin ... esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Tefrik edilerek mahkememize gönderilen iş bu dosyanın diğer davalılar ... A.Ş. Ve ...'a yönelik olarak açılıp ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile nihayetlendirilen ve ayını alacak talebe ilişkin olan ana dosyadaki yapılan yargılama sonrasında verilen kararın gerekçeli kararında : "Davacının, davalı şirket ile aralarında 08.08.2018 tarihinde mal alım sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin imzalanması ile birlikte sözleşmede belirtilen ödeme koşullarına göre davacı şirketin ödemesi gereken 30.000,00 USD karşılığı olarak 157.950,00 TL nakit bedeli ve 60.000,00 USD 30.11.2018 tarihli tanzim edilen çeki davalı şirket yetkilisine teslim ettiğini, ayrıca buna ek olarak taraflarınca davalı şirkete 25.09.2018 tarihinde 5.000,00 USD karşılığı olarak 30.650,00 TL ve 05.10.2018 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak şirketin sözleşmede belirtilen termin tarihlerinde borcunu ifa etmediğini, davalının sözleşme icabı teslim edebildiği tek malın 25.09.2018 tarihinde yaklaşık 115.000,00 TL değerinde olan eksik kolonlar olduğunu, davacı firmanın sözleşmeden kaynaklanan malların teslimi için davalılara taraflarınca ... tarihinde ... 32.Noterliğinden ... yevmiye no'lu ihtar çekildiğini ve malları 3 iş günü içerisinde teslim edilmesini aksi takdirde sözleşmeden doğan haklarını kullanacaklarının ihtar edildiğini, ancak süresi içerisinde davalı şirket tarafından herhangi bir teslimat olmadığını, sözleşme gereği önden ödemesi peşin olarak yapılan malları teslim alamayan davacı şirketin davalıdan sözleşme imzalanması sırasında teslim ettiği ... Bankası ... Şubesine ait ... Seri nolu, keşide yeri ... olan 30.11.2018 tarihli, 60.000 USD bedelli çek aslını kendisine teslim edilmesini talep ettiğini ancak davalıların çeki iade etmeye yanaşmadıklarından bahisle; Dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait ... Seri nolu, keşide yeri ... olan. 30.11.2018 tarihli, 60.000 USD bedelli çekin bedelsizliğine, dava konusu çekin bedelinin tahsili halinde bu bedelin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı şirkete taraflarınca banka kanalı ile gönderilen 157.950,00 TL, 50.000,00 TL ve 30.650,00 TL olmak üzere toplam 238.600,00 TL'den iade mal bedeli olan 115.000,00 TL'nin tenkis edilerek toplam 123.600,00 TL alacaklarının istirdadına, ihtarname tarihinden itibaren avans faizi tatbikine, kefil ...'un da müşterek müteselsil kefil sıfatı ile taleplerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalıların duruşmalara katılmadıkları gibi davaya karşı da herhangi bir cevap vermedikleri görülmüştür.
Davanın; TBK’nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinden kaynaklanan İİK'nun 72. maddesi gereğince menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu görülmüştür.
2004 sayılı İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.... Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." şeklinde, 6098 sayılı TBK'nun 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır."şeklinde, TBK'nun 123.maddesinde; "Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir." şeklinde, TBK'nun 124.maddesinde; "Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa." şeklinde, TBK'nun 125.maddesinde; "Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklinde, TBK'nun 470. maddesinde; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde, TBK'nun 471. maddesinde; "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." şeklinde, TBK'nun 479/1. maddesinde; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur" şeklinde düzenlemeler yapıldığı,
Davacı şirketin adresinin bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak; 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle uyuşmazlık konuları ile sınırlı olarak rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM&KGK Bağımsız Denetçi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin davalı şirketten 432.942,00 TL tutarında alacaklı olduğunun bildirildiği, mahkememizce bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetimine açık olması nedeniyle hükme esas alındığı, davalı şirkete meşruhatlı davetiye çıkartılarak 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerini dosyaya sunması veya incelenmesi halinde ne şekilde hazır edileceğine yönelik beyanda bulunması için kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmadığı gibi ne şekilde hazır edileceğine yönelik beyanda da bulunmadığı, bu nedenle ticari defterlerini sunmaktan kaçındığı, HMK'nun 222.maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerinin kendisi leh ve aleyhinde delil teşkil edeceği,
Davacı ile davalı şirket arasında 08.08.2018 tarihinde ... Sistemi uygulama sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince kolonların 27.08.2018 tarihinde, bakiye ürünlerin Ağustos ayı son haftası galvaniz fabrikasında teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme gereğince dava konusu davacı ...Şirketi tarafından davalı ...Anonim Şirketi'ne... Bankası ... Şubesine ait ... Seri nolu, keşide yeri ... olan 30.11.2018 tarihli, 60.000 USD bedelli çekin verildiği, davacı ... Şirketi tarafından davalı ... Şirketi'ne ...Bankası ... Şubesi aracılığı ile 08.08.2018 tarihinde 157.950,00 TL tutarındaki bedelin havale edildiği, yine ...Bankası ... Şubesi aracılığıyla 25.09.2018 tarihinde 30.650,00 TL, 05.10.2018 tarihinde 50.000,00 TL avans ödemesi yapıldığı, davacı şirketin kabulünde olan ancak davalı şirketçe sözleşme konusu malların üretilip teslim edildiğine ilişkin hiçbir beyan ve iddianın olmadığı ve davacı tarafın beyanına itibar edilmek suretiyle davalı tarafça sözleşme konusu mallardan 115.000,00 TL değerinde kolonların 25.09.2018 tarihinde davacıya teslim edildiği, davacı şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan malların teslimi için davalı şirkete 07.11.2018 tarihinde ... 32.Noterliğinden ... yevmiye no'lu ihtar çekildiği ve ihtarnamenin ... tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı tarafından malların teslimine ilişkin her hangi bir iddianın ileri sürülmemesi nedeniyle mahkememizce belirlenen ve ihtarname ile verilen süre içerisinde davalı şirket tarafından davacıya bakiye herhangi bir teslimatın yapılmadığının kabul edildiği, davacı tarafından taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, TBK'nun 125. Maddesi kapsamında Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleride, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebilecekleri, davacı şirketin ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin davalı şirketten 432.942,00 TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı şirket tarafından menfi tespit talep edilen ... Bankası Mercan Şubesine ait ... Seri nolu, keşide yeri ... olan 30.11.2018 tarihli, 60.000 USD bedelli çekin dava sırasında 30/11/2018 tarihinde mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es....Kar. Sayılı ve mahkememizin 04.02.2020 tarihli ara kararı ile tefrik edilerek mahkememizin ...Es.... Kar. Sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilen dosyanın davalısı ... Aş. Tarafından tahsil edildiği, menfi tespit davasının İİK7nun 72/7.maddesi gereğince istirdata dönüştüğü, davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, 30/11/2018 keşide tarihli, ... Çek nolu, keşidecisi ... Şirketi olan 60.000 USD bedelli çekten dolayı davalı şirkete borçlu olmadığı, çekin döviz cinsinden olduğu ve davacının döviz cinsinten istirdat talebinde bulunduğu, bunun yanında TL cinsinden yapılan toplam 238.000,00 TL den teslim aldığı malların bedeli 115.000,00 TL'nin mahsubundan sonra 123.600,00 TL teslim edilmeyen ürünlere ilişkin fazla ödemesinin bulunduğu, bu bedellerin davalı şirketten talep edebileceği, diğer davalı ...'un taraflar arasındaki sözleşmede kefil olarak imzasının bulunduğu, sözleşmenin tarafı olmadığı gibi TBK'nun 581.vd.eden maddeleri gereğince bu davalıya böyle bir talebin yöneltilemeyeceği, geçerli bir kefaletin bulunmadığı ve bu davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının ...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, 30/11/2018 keşide tarihli, ... Çek nolu, keşidecisi ... Ticaret Anonim Şirketi olan 60.000 USD bedelli çekten dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından 30/11/2018 tarihinde ödenen çek bedeli 60.000 USD'nin ödeme tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Devlet Bankalarının bir yıl vadeli USD cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacının 123.600,00 TL alacağının temerrüt tarihi olan 15/11/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." Denilerek Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle; "-Davacının ...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, 30/11/2018 keşide tarihli, ... Çek nolu, keşidecisi ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olan 60.000 USD bedelli çekten dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından 30/11/2018 tarihinde ödenen çek bedeli 60.000 usd'nin ödeme tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı kanun'un 4/a maddesi gereğince t.c. devlet bankalarının bir yıl vadeli usd cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş olup hükmün 24.03.2025 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06.10.2021 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça davacı ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında 08.08.2018 tarihinde mal alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin imzalanması ile birlikte, sözleşmede belirti len ödeme koşullarına göre davacı şirkete ödenmesi gereken 30.000 USD karşılığı olarak 157.950,00 TL nakit bedeli ve 60.000 USD 30.11.2018 tarihli tanzim edilen çekin karşı şirket yetkilisine teslim edildiği, ve ayrıca 25.09.2018 tarihinde 5.000 USD karşılığı olarak 30.650,00 TL ve 05.10.2018 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı şirketin sözleşmede belirtilen tarihlerde borcunu ifa etmediği davalının sözleşme icabı teslim edebileceği malın 25.09.2018 tarihinde yaklaşık 115.000,00 değerinde eksik kalanlar olduğu, müvekkil firmanın sözleşmeden kaynaklanan malların teslimi için davalılara sözlü i letişime geçildiği ve sonuç alınamadığı davalı tarafa ... tarihinde ... 32. Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname çekildiğini ve malların 3 iş günü içerisinde tesliminin sözleşmeden doğan hakların kullanılacağının ihtar edildiği, bu süreçlerde herhangi bir teslimat olmadığını, ödemesi peşin olarak yapılan malları teslim alamayan müvekkil in davalıdan sözleşme imzalaması sırasında teslim ettiği ...Bankası ... Şubesine ait ... seri nolu keşide yeri ... olan 30.11.2018 tarihli 60.000 USD bedelli çekin istirdatı ile bedelsizliğine hükmolunmasını talep etmiş davalı ise dava dışı (tefrik edilen ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası davalısı) ... Tic. A.Ş. ile aralarında geçerli bir faktoring ilişkisinin mevcut olup usulüne uygun ciro silsilesi ile müvekkili kuruma geçtiğini ,müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu , dava konusu çek üzerinde avans çeki olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir.
Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, ...E, ... K sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışında kalan kambiyo borçluları bakımından uygulanabilecek bir hükümdür. Başka bir anlatımla, faktoring işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa (keşideci, lehdar veya ciranta) onlar hakkında 6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi hükmü uygulanacaktır.
Her ne kadar bilirkişi raporunda, gerçekleşen ve incelenen tüm faktoring işlemlerinin tabi olunan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde faktoring teamül ve kurallarına uygun olarak yapıldığı, belirtilmiş ise de, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansmal Şirketleri Kanunun 9.maddesinin 2. Fıkrasına göre, davacının, faktoring şirketinin tarafı olan dava dışı ...Tic. A.Ş.' ne karşı sürebileceği defilerini, faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğinden, tarafların faktoring ilişkisi içerisinde yer alması dikkate alındığında şahsi def'îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde öngörülen "bile bile borçlunun zararına hareket etmesi” koşulu aranmayacağı, söz konusu faktoring işleminde davacı faktoring ilişkisinin üçlü köşelerinden biri olduğundan taraflar arasında alacağın temliki hükümleri uygulanacağı, şahsi defilerin davalı hamile karşı da ileri sürülebileceği, böylelikle dava konusu bedelsiz çek nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının dosya arasına alınıp ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında kesinleşen kararı ve davacının davalıya borçlu olmadığının incelenen ticari kayıtlar ile sabit olduğu, davalının temlik alınan alacağın gerçek bir mal ve hizmet bedeline ilişkin faturaya ve alacağa dayalı olup olmadığı konusunda yasal düzenlemelerin kendisine yüklediği araştırma ve özen yükümlülüğünü usulünce yerine getirmediği davalının bedelsizliği mahkeme kararı ile kesinleşen çeke dayalı olarak TBK 188/1 maddesi kapsamında temlik alınan alacağa dayalı bedelsizlik iddiasının davalıya karşı da ileri sürülebileceği anlaşılmakla iş bu dosyanın ana dosyası mahiyetinde olup aynı davanın diğer davalıların yönelik yapılan yargılama sonucunda karar verilen ... 3.Atm ye ait ...E. - ... K. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bedelsiz kaldığı anlaşılan çek bedelinin istirdatına karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile (... 3.Atm ye ait ... e - ... k sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait 30/11/2018 keşide tarihli, ... çek numaralı, Keşidecisi ...A.Ş olan 60.000-USD bedelli çekin bedelsiz kaldığı anlaşılmakla 60.000-USD 'nin ödeme tarihi olan 03/12/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4a maddesi gereğince işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 21.725,03-TL nispi karar ve ilam harcından 5.432,80-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 16.292,23-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 50.885,76-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.432,80-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.200,00-TL Bilirkişi ücreti, 363,15-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.995,95TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafça yatırılan gider avansından bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır