T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/90 Esas
KARAR NO : 2025/139
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/02/2020
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin, ... 806 ada 1 ve 2 parselde kain 6 blok ve 75 adet daireden oluşan ... konut sitesini yaptığını, projede kullanılacak asansörler için davalı firma ile 03.05.2016 tarihli Asansör Temin ve Tesisi Sözleşmesi imzalandığını ve akabinde 10.05.2016 tarihli Asansörlerin üretim menşeine ilişkin Ek protokol yapılarak asansörlerin davalı firmadan satın alındığını, satın alınan asansörlerin davacı larafça montaj ve kurulumunun yapıldığını, toplam iş bedeli 800.000-USD * KDV olarak sözleşme ile belirlendiğini ve müvekili şirketin ödemeleri yaptığını, kabinlerde paslanma ve lekelenmeler oluşması üzerine davalı firmaya gerekli bildirimlerin yapıldığını ancak davalı şirketin sorunu çözmekten kaçındığını ve paslanmaz yenisi ile değiştirmekten veya bedel iadesinden kaçındığını, sözleşme incelendiğinde 2. Maddede tüm asansörlerdeki kabin duvarlarının paslanmaz çelik olacağının karşı tarafça kabul ve taahhüt edildiğini, ancak buna rağmen kabinlerin bir çoğunda paslanma ve lekelenmeler ortaya çıktığını, ürünlerin ayıplı olduğu anlaşıldığını, bunun üzerine ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.İŞ sayılı tespit davası açıldığını, tespit dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini, davalı firmanın eksik ve ayıplı imalat nedeniyle sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; artan kur oranlarına dair hakları mahfuziyeti kaydı ile davanın kabulü ile 423.617,64-TL zararın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tazmini ile müvekkili şirkete verilmesine, yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket ile davacı ...Tic. A.Ş arasında 03.05.2016 tarihinde imzalanan Asansör Temin ve Tesisi Sözleşmesi ile müvekkili şirketin 4 Adet 7 duraklı 630 kg (8 kişi),4 Adet 7 duraklı 800 kg (10 kişi),3 Adet 8 duraklı 630 kg (8 kişi),3 Adet 8 duraklı 800 kg (10 kişi), 2 Adet 9 duraklı 630 kg (8 kişi), 2 Adet 9 duraklı 800 kg (10 kişi),6 Adet 21 duraklı 800 kg (10 kişi), 3 Adet 22 duraklı 800 kg (10 kişi) asansörün yapım işini yüklendiğini, daha sonra taraflarca anlaşılarak 2.etapda bulunan 15 asansörün siparişi iptal edildiğini, 1.etapta bulanan 12 adet ünite sözleşme şartları çerçevesinde eksiksiz, çalışır vaziyette teslim edildiğini, teslime ilişkin teslim protokolleri taraflarca 21.07.2017 ile 29.07.2017 tarihlerinde imzalandığını, teslimden tam 2,5 yıl sonra davacı yanca ünitelerde söz konusu problemin yaşandığı bilgisinin müvekkili şirkete verildiğini, müvekkili şirketçe yapılan incelemeler sonucunda problemin davacı tarafından kullanılan deterjan/temizlik malzemesinden kaynaklandığının ayrıca montaj aşamasında davacı yanın su problemlerine kalıcı çözüm bulmaması nedeniyle ürünlerin ıslanmış ve nemli ortamda olmasından dolayı pas probleminin yaşanmış olduğu tespiti yapıldığını, ünitelerde ayıp olmadığını, kullanıcı hatası nedeniyle yaşanan problemlerden dolayı müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından montaj sürecinde davacı yana sözleşme gereği inşai işlerin eksiksiz tamamlanması bu kapsamda kapı kenarlarının ve eşik önlerinin kuyu içerisine inşai malzeme düşürülmemesine dikkat edilerek yapılmasını, çatıdaki açık kapılardan ve kuyu diplerinden gelen su probleminin kalıcı olarak giderilmesi ve diğer işlerin yapılması gerektiğinin hatırlatıldığını, mahalde yapılan kontrollerde inşai işlerin gereği gibi yapılmadığı anlaşıldığından asansör inşai işleri ayrıntıları ile anlatıldığını, davacı yan tarafından inşai işlerin yapılması sürecinde müvekkili şirket tarafından yapılan uyarılar ve hatırlatmalar dikkate alınmadığından malzemelerin bulunduğu bölgeyi su bastığını ve bir kısım malzemelerin ıslandığını, montajları tamamlanan asansörlerin çatılardaki açık kapılar sebebi ile ve kuyu üstünde bulunan boşlukların kapatılması sırasında da davacı yanca yeterli izolasyon sağlanmadığını ve söz konusu asansörlerin elektronik kartlarının ıslandığını, kuyu diplerinin su basması sebebiyle bu bölgede bulunan mekanik ve elektronik parçaların yeniden ıslandığını, şantiyenin genelinde bulunan su problemleri nedeni ile asansörlerde yaşanan ve yaşanacak olan hem mekanik hem dekoratif parçalarda pas oluşması hem de elektronik malzemelerin bozulması konularında taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmayacağının davacı yana bildirildiğini, davacı yana söz konusu su problemlerinin kalıcı olarak giderilmesi konusunda bildirimlerde bulunulmasına rağmen davacı yan edimlerini gereği gibi ifa etmeyerek pas oluşumuna sebebiyet verdiğini, dolayısıyla davacının iddiasının aksine üniteler ayıplı olmayıp davacının edimlerini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle paslanma ve lekelenme sorunları yaşandığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından asansör kabin duvarlarının ... kalite paslanmaz çelik malzemeden yapıldığını, davacı yanın ünitelerin çalıştığı alanı sözleşmedeki şartlar dahilinde tutmaması ve davacı yanca söz konusu ünitelerin temizlenmesi için kullanılan malzemenin yanlış seçilmiş olması, uygun olmayan deterjan ile temizlik yapılmış olmasından nedeniyle pas problemi yaşanmış olup paslanmaz çelik malzemede herhangi bir ayıp söz konusu olmadığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; eser sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı alacak davasıdır.
HMK'nun 137 ve 320 maddeleri uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasındaki 03/05/2016 tarihli Asansör Temin ve Tesisi Sözleşmesi ile bu sözleşmeye bağlı 10/05/2016 tarihli ek protokol kapsamında; davalı tarafından davacıya teslim edilen asansörlerden 12 adedinde ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp mevcut ise niteliğinin(açık, gizli) ne olduğu, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ortaya çıkan paslanma ve lekelenmenin imalat hatası mı kullanıcı hatası mı olduğu, davacının bedel indirimi talebinin yerinde olup olmadığı, bedel indirimi talebinin yerinde olması halinde indirim tutarının ne olacağı tespit edilmiştir.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Makine Mühendisi ..., Patent ve Marka Vekili Kimya Mühendisi Ekonomi Hukuku, LL.M ..., Öğretim Görevlisi Dr. Öğr. Üyesi ..., İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 29/04/2022 tarihli, 25/06/2024 tarihli ek rapor, Medeni ve Borçlar Hukuk ..., Mak. Yük. Mühendisi ..., SMMM ... tarafından düzenlenen16/01/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, mahallinde keşfen yapılan inceleme ve sonrasında bilirkişi tarafından davaya konu asansörlerden alınan numune üzerinde İTÜ laboratuvarında düzenlenen analiz raporu ve dosya kapsamına ibraz edilen bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında, 03.05.2016 tarihli sözleşme ve eki 10.05.2016 tarihli protokol ile olup sözleşmeye göre 4 adet 7 duraklı (2 blok), 3 adet 8 duraklı (2 blok), 2 adet 9 duraklı (2 blok), 6 adet 21 duraklı, 3 adet 22 duraklı asansörün yapım işini, toplam (A2-A3-A4-A5-A6 BLOKLAR-282.500USD, A1-A8-A9-B1-B2-B3 BLOKLAR-517,500USD) 800.000USD+KDV tutarda yapılacağı, tüm asansörlerdeki kabin duvarlarının 441 kalite paslanmaz çelik malzemeden yapılacağı belirlenmiş olduğu,
... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı tespit dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda " “ A4, A5, A3 ve A7 bloklardaki asansörlerin duvar panellerinde sözleşme gereği kullanılması gereken kimyasal açılımı,... olan ... kalite sac malzemenin spesifikasyonunda yer aldığı üzere genel anlamda ve özellikle 'pitting delinme ile sonuçlanan benekli paslanma' şeklindeki reaksiyonlara dayanıklı olması gerekirken, gözlemlerimizde pitting diye tabir edilen benekli paslanma bölgelerinin tespit edildiği, bu şekilde tanımlanan kusurun eksik ifa ve ayıplı ifa kapsamında olduğu, Böylece sözleşmede yer alan Md. 10.1- "Teslimden itibaren tesis, işçilik ve malzeme bakımından 3 yıl şirketin garantisi altındadır." Md. 10.3- "Garanti süresi içerisinde imalat hatasından veya montajın kötü yapılmış olmasından meydana gelen kusurlar uygun bir sürede ve bedelsiz olarak giderilir" şeklindeki hükümleri çerçevesinde, ya söz konusu A4, A5, A3 ve A7 bloklarda bulunan toplam 8 adet asansör kabini için kabin içindeki sorunlu duvar panelleri paslanmaz sacların sözleşmeye uygun özellikte yenileri ile değiştirilmesi, ya da ....bir adet asansör bedelinin 29.629- USD+KDV olduğu bilinmekle, diğer taraftan asansör teknolojisinde en son jenerasyonu içeren bir marka olan Schindler asansörleri için kendine özel fiyatları olduğundan kusurlu olduğu kanaatinde olduğumuz beher asansör kabini için 5.000-USD +KDV değerinin uygun olacağı, böylece sorunlu olduğu tespit edilen 8 adet asansör için (8 x 5.000=40.000) şeklindeki hesaplamayla toplam 40.000- USD+KDV tutarındaki zararın, söz konusu imalatlarını yapan ...A.Ş şirketi tarafindan tazmin edilmesi gerektiği " hususunun bildirildiği görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonrası ibraz edilen birinci bilirkişi raporu ile dava dosyasındaki mevcut belge, bilgi ve tarafların iddia/savunmaları birlikte dikkate alındığında;
*Dava konusu asansörlerin, insan taşıyan sistemde olduğu,
*Taraflar arasında imzalanan sözleşmede kabin yüzeyinin ... Çelik malzemeden olacağı,
*Keşif anında, paslanmaz malzeme nitelikli kabin gövdesini oluşturan sac yüzeyinde leke, deformasyon ve çizilmelerin bulunduğu, belirlenmiş olup oluşan çizik nitelikteki hasarların asansörün teslimi sonrası oluştuğu belirgin olduğu,
Davacı taraf, asansörlerde oluşan lekeler ile ilgili ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı tespit dosyasına ibraz edilen rapor ile ; “Keşif anında faal olan asansörlerden A2 ve A6 bloklarda inceleme yapılmamış olup sadece sorunlu olduğu belirtilen A3-A4-A5-A7 bloklardaki asansörlerin incelenmesi sonucunda paslanmaz duvar panellerinin bazı kısımlarında paslanma oluştuğu” belirtilmiş ise de mevcut durumda 2 ve 6 bloktaki asansörlerde de aynı lekelenmelerin oluştuğu ancak bu lekelerin paslanma olmadığı, keza “kuyu diplerinde su olmadığı” belirtilmiş ise de asansör inşaası esnasında tarafların email yazışmaları ve olaya ait fotoğraflar ile keşif anındaki incelemelerde kuyu diplerinde su sirayetle lekelerin olduğu belirlendiği,Paslanmaz çeliğin kalitesinin spektrometre adı verilen cihaz ile ölçülmekte olup göz veya elle paslanmaz çeliğin kalitesini belirlemesi imkânsız olduğunun belirlenmesi nedeni ile analiz yapılmak üzere bilirkişi tarafından alınan numuneler İTÜ Kimya Laboratuvarına gönderilerek analiz raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Davacı ve davalı arasında kurulan “Asansör Temin ve Tesis Sözleşmesi” ine göre Müşterinin Sorumlulukları başlığı altında 8.10 numaralı maddede: inşaatta yapılan hatalardan kaynaklı malzemede meydana gelen zarar ve ziyandan Müşterinin sorumlu olduğu şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı tarafından davacının 31.01.2017 tarihinde asansör inşai işlemlerinin ayrıntılarıyla ilgili bilgilendirildiği görülmüştür. Buna göre; "Burada yer alan durum tespitine göre; A2 ve A3 numaralı bloklarda yapılan kapı kenarı kapatma işlemlerinde kuyu içerisine çok fazla inşai malzeme düştüğü, diğer bloklarda daha dikkatli davranılması gerektiği, asansör montajlarına başlanmadan önce bazı bölgelerin su içerisinde kalmasından kaynaklı asansör malzemelerinin ıslandığı, ıslanan elektronik malzemelerin kurutularak önlem alındığı, montajları tamamlanan asansörlerin çatısındaki açık kapılar sebebiyle ve kuyu üzerinde bulunan boşlukların kapatılması sırasında yeterli izolasyon sağlanmamasına bağlı olarak asansörlerin elektronik kartlarının ıslandığı, kuyu diplerinin su basması sebebiyle bu bölgede bulunan mekanik ve elektronik parçaların yeniden ıslandığı ve davacı tarafına fotoğraflarının iletildiği, şantiye genelinde bulunan su problemleri nedeniyle asansörlerde yaşanan ve yaşanacak olan hem mekanik hem de dekoratif parçalarda PAS oluşması hem de elektronik malzemelerin bozulması konularında davalı şirketin sorumlu olmadığı, asansörlerin devreye alınma çalışmaların başlayabilmesi için inşai işlerin tamamlanması ve su probleminin kalıcı olarak çözülmesi gerektiği davacı tarafa bildirilmiş," ise de; Davalı tarafından davacı tarafa iletilen ve dosya kapsamına ibraz edilen fotoğrafların siyah beyaz olması sebebiyle iddia konusu inşai pislikler ve su basması tam olarak ayırt edilemediği keşfen yapılan bilirkişi raporu ile ortaya konulmuş, ayrıca burada belirtilen hususların tamamlanmasının ardından asansörlerin devreye alınması test ve teslim işlemlerinin gerçekleştirileceği belirtilmiş olmakla asansörlerin devreye alınmasından bu olumsuz hususların davacı tarafça giderildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı ve davalı arasında kurulan “Asansör Temin ve Tesis Sözleşmesi” ine göre Müşterinin Sorumlulukları başlığı altında 8.10 numaralı maddede inşaatta yapılan hatalardan kaynaklı malzemede meydana gelen zarar ve ziyandan Müşterinin sorumlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Davalı tarafça 17.05.2019 tarihli teknik rapor ile bildirilen davaya konu asansörlerde kullanılan paslanmaz çelik malzemenin yüzeyinin temizliğinde kullanılabilecek ürünler ve kullanılma şekli davacı tarafa bildirilmiş olup davacı tarafın davalıya gönderdiği 22 Mayıs 2019 tarihli mailinde asansörleri zaten kullanılması gereken malzemeler ile temizliğinin yapıldığını iletildiği görülmüştür.
Davacı tarafça “tüm asansörlerdeki kabin duvarlarının paslanmaz çelik olacağı, davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince paslanmaz özellikte asansör kabini satışı söz konusu iken sözleşmede bu ürünlerin de paslanacağında dair bir içerik de yer almadığı, ürünün "paslanmaz" olarak tarifinin yanıltıcı ve aldatıcı bir hüküm olduğu” iddia edilmiş olup ,bilirkişi raporu ile ;davaya konu asansörlerde ... kalite paslanmaz çelik malzeme kullanıldığı asansörlerde kullanılan malzeme, bileşimi nedeniyle paslanmaz çelikler sınıfında yer aldığı, davaya konu Asansörlerde kullanılan malzemenin bileşiminin gözle belirlenmesi mümkün olmadığı ,asansörlerde kullanılan malzemenin bileşiminin gözle belirlenmesi mümkün olmayıp ancak malzemenin ... kalitede paslanmaz çelik olup olmadığı analizle mümkün olduğu belirtilmiş olduğundan mahkememizce davaya konu asansörlerden bilirkişi tarafından numune alınmak sureti ile İTÜ Kimya Metalürji Fakültesina analiz için gönderilmiştir.
25.08.2023 tarihli İTÜ Kimya Metalürji Fakültesi öğretim görevlisi ... ve Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından hazırlanan raporda, "…incelenen çeliklerin ... kalite çelik olup olmadığını belirlemeye yönelik olarak, kimyasal analiz ve mikroyapı incelemesi yapılmıştır. Kimyasal analiz sonuçları ... Kalite paslanmaz çeliğin standart değerleriyle karşılaştırmalı olarak incelendiği ve incelenen örneklerin Nb oranı 0,238-0,256 aralığındadır. Diğer elementlerin oranları ise standart değerlere uygun olduğu, incelenen çeliklerin Nb oranı açısından standart değerleri sağlamadığı, bu nedenle standart ... kalite çelik olarak kabul edilemeyeceği, Kimyasal analizin yanı sıra örneklerin mikro yapısı üzerinde yapılan inceleme neticesinde incelenen tüm çeliklerin ferritik bir matris mikroyapısına sahip olduğu ve mikroyapıda belirgin bir süreksizlik bulunmadığı ,...kalite çeliğin standart kimyasal bileşim değerlerini tümüyle sağlamadığı için, incelenen örneklerin ... kalite paslanmaz çelik malzemeden yapılmadığı, örneklerde imalat ve montaj hatası olmadığı, incelenen örneklerin yüzeylerinde klor iyonları bulunduğu ve gözlenen kusurların oluşmasında dış etken olarak klor iyonlarının varlığının etkili olduğu, örneklerin yüzeyindeki kusurların gizli ayıp niteliğinde olmadığı, ancak incelenen örneklerin ... kalite paslanmaz çeliğin standart değerlerini tümüyle sağlamamasının gizli ayıp olarak değerlendirilebileceği,’ ifade edildiği görülmüştür.
Hükme esas alınan ..., Mak. ..., ve ... tarafından düzenlenen16/01/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiş olup , Dava konusu asansör kabin duvarları taraflar arasında 03.05.2016 tarihli sözleşme ve 10.05.2016 tarihli ek protokol imzalanan işin tanımı "Tüm asansörlerdeki kabin duvarları .... kalite Paslanmaz Çelik olacaktır" ifadesine aykırı olarak,...kalite paslanmaz çeliğin standart değerlerini tümüyle sağlamaması sebebi ile gizli ayıp niteliğinde olduğu,29.07.2017 tarihinde eseri teslim alan iş sahibi davacının , ayıplar hakkında davalı ile sürekli irtibat halinde olduğu ve asansörlerde mevcut kusuru davalıya ilettiği gizli ayıplarda muayene külfeti bulunmayan iş sahibi davacının sonradan ortaya çıkan gizli ayıbın varlığı hakkında kesin bir kanaate ulaştığı andan itibaren uygun bir süre içerisinde ihbar etmesi gerektiğinden ve ihbar külfeti herhangi bir şekle tabi bulunmadığından davacı tarafça inbar koşulunun yere getirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
TBK’nın 223 maddesi kapsamında;, dava konusu uyuşmazlıkta davacı ...A.Ş.nin yaptığı, 6 Bloktan oluşan ... 75 asansör yapımı için davalı ...Ş. ile 03.05.2016 tarihli “Asansör Temin ve Tesisi Sözleşmesi” ve 10.05.2016 tarihinde de “Asansörlerin Üretim Menşeine İlişkin Ek Protokol” imzalanarak davalı şirketten asansör satın alındığı dava konusu ...4.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasından yapılan bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere “A4,A5,A3 ve A7 bloklardaki asansörlerin duvar panellerinde benetli paslanma tesbit edilmesinden” kaynaklanan bu bloklardaki 8 asansörün sözleşmeye uygun şekilde yenileri ile değiştirilmesi ya da asansör bedellerinin davalı tarafınan tazmin edilmesi ve bu paslanmanın asansörün teslimi sonrası oluştuğunun belirlendiği ancak sonrasında paslanmanın bilirkişi raporu alınmayan A2 ve A6 bloklarda da oluştuğu davacı taraf, sözkonusu asansörlerdeki oluşan paslanmayı kanun hükümleri gereğince makul sürede tesbitini yaptırarak davalı tarafa bildirdiği, dosyada yer alan belgelerden davalının 31.01.2017 tarihli Asansörün inşai işlerin ayrıntıları ile ilgili olarak bilgilendirme yazısı ilettiği ve bu yazı ile taraflar arasında 03.05.2016 Tarihli sözleşmede “Müşterinin yükümlülükleri” başlıklı bölümde 8.maddeden başlayan kısımlarla alakalı bildirimde bulunduğu, işlerin ayrıntıları ve fotoğrafların iletildiği özellikli olarak kapı kenarlarının ve eşik önlerinin yapılması, kuyu içlerine gelen su problemlerinin çözülmesinin gibi şantiye ile ilgili sorunların bildirildiği ,bu konuların çözülmesini müteakib asansörlerde çıkan paslanma ile ilgili olarak davacı şirket tarafından davalıya bildirimde bulunulmuş, bunun üzerine davalı şirket tarafından 17.05.2019 tarihli yazı ve yazı ekleri ile temizlik işlemlerinde davaya konu asansörlerde paslanmaz çelik yüzeyindeki lekelenme ortamı ile asansörlerin temizliğinde kullanılabilecek ürünler tarif edilmiş, temizliğin nasıl yapılması gerektiği de tarif edildiği davacı taraf ise 22.05.2019 tarihli cevabi mail yazısı ile asansörlerin gerekli malzemeler ile temizliğinin yapıldığının bildirildiği bu kapsamda ayıbın ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş sayılı tespit dosyasına ibraz edilen 01.10.2019 tarihli rapor ile gizli ayıp olduğu anlaşılmış ve davacının uygun bir süre içinde davalıya ayıp bildirimde bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca davalının 3 yıl müddetle garanti ve bakım yükümlülüğü altında olup davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığı anlaşılmıştır.
Anılan durum karşısında ; Taraflar arasında imzalanan 10.05.2016 tarihli ek protokolde “Toplam 27 adet asansör Avrupa menşeili olarak imal edileceği belirtilmiş bu durumda kusurlu olduğu anlaşılan 12 asansör icin her asansör kabini için 5000 USD+KDV değerinin kadri maruf olduğu 12 adet asansör için; 5.000 USD + KDV x 12 adet = 60.000 USD + KDV 04.02.2020 dava tarihi itibarı ile 60.000 USD + KDV = 423.384 TL (03.02.2020 tarihinde TCMB alış USD/TL kuru = 5,9755 TL) alacağı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Zamanaşımı itirazının reddine,
2-Davanın Kısmen Kabulü ile, 423.384,00 TL'nin dava tarihi olan 04.02.2020 tarihinden beri işleyen avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 28.921,36-TL nispi karar ve ilam harcından 7.234,34-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 21.687,02-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 7.234,34-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 67.507,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 233,64-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 43.990,45-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre %99 'unun davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.000,00-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre %1'inin davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 1.306,80-TL'sinin davalıdan, bakiye 13,20-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır